BİR TEK ŞEY YETERLİ: BERRAK ZİHİNLER

Bugün, hiç olmadığı kadar, birbirini anlayan insanlara ihtiyaç duyulan dönemleri yaşıyoruz. Bunun olabilmesi için, ne ekonomi, ne politika, ne de bir başka şeye ihtiyaç var.

Bir zamanlar ‘Vantrolog’ların (Sesi bir başkasından geliyormuş gibi konuşabilenler), insanları en çok şaşırtan numaralarından biri, karnından konuşmak idi. Ustanın ustalığı, karnından konuşmadaki maharetine bağlıydı.    

BİRBİRİNİ ANLAYAN İNSANLARA İHTİYAÇ DUYUYORUZ
Zaman geçip, bilginin yerini başka şeyler aldıkça, insanların kafası karışmaya başladı ve “karnından konuşmak” herkes tarafından uygulanan bir davranış biçimi haline geldi. Bir anlamda dünya, “karnından konuşan”lar cumhuriyetine dönüştü. Herkesin konuştuğu; ancak birbirini anlamakta zorlandığı zamanlardayız…
Oysa bugün, hiç olmadığı kadar, birbirini anlayan insanlara ihtiyaç duyulan dönemleri yaşıyoruz. Bunun olabilmesi için, ne ekonomi, ne politika, ne de bir başka şeye ihtiyaç var. Bir tek şey yeterli; “Berrak zihinler”… Evet… Doğru düşünme yetisine sahip berrak zihinler.

IŞIKLI BİR GELECEK...
Düşüncelerin şeffaf ve geçirgen olabilmesi, paylaşılabilmesi ve sürdürülebilir olabilmesi için, üretildiği zihnin de bu özelliklere uygunluğu şart. Geleceğin “ışıklı bir gelecek” olması isteniyorsa, bu doğrultuda yapılandırılması için büyük bir zihin inşa faaliyeti gerekiyor.
Her gün yeni yeni teknolojilerin, anlayışların ortaya çıktığı, bir önceki günün eski sayıldığı iş dünyasında ise, bu inşa faaliyeti hayati bir önem taşıyor. Problemlerin tek tek ele alındığı ve yine her problemin analiz edildiği bir zihin, bugünün karmaşık yapısıyla baş edebilir ancak. Yoksa, çoktan seçmeli bir formasyonla yapılandırılmış akıllar, “akıl olmak”tan uzaklaşırlar. Bu nedenledir ki, şeffaflaşabilmek; ancak büyük resmi algılayabilmek ve onun da ötesinde içselleştirebilmekten geçiyor.

TÜM DUVARLARI YIKMALI
Zihnin berraklaşabilmesi, flu alanların ortadan kalkması, her konunun kendi içinde enine boyuna ele alınması ile mümkün olabiliyor. Genel bilgiler, deneyimler çözüm üretme konusunda önemlidir; ancak zihni berraklaştırmak için yeterli değildir.
Zihin berraklığı;
Analiz becerisini geliştirme,
Bütüne hakim olma,
Yeni düşüncelerle yoğrulma ve belki de en önemlisi hem hayatı, hem de kendini keşfetme duygusuna sahip olma ile oluşabilmekte… O nedenledir ki, zihnin etrafındaki tüm duvarları yıkmalı ve içeri ışık girmesi sağlanmalı…
Işık, zihni berraklaştırır…

ZAMAN TÜNELİ YOLCULUKLARI
Zaman tünelinde yaşanmış “her şey”, yaşandığı zamanın ruhu ve koşulları içinde değerlendirildiğinde; “tadından yenmeyen yemiş” gibi çok değerlidir.

İnsanın tarihte yolculuğu ilginç ve bir o kadar da incelenmesi gereken konulardan biridir. İlginçtir; zira olmuş olaylar bahçesinde dolaşmak, anılar denizinde yüzmek gibidir. Her kulaç; ya bir insana, ya bir olaya, ya bir yapıya, ya da hiç bilmediğimiz bir ‘şey’e dokunmaya benzer.
İncelenmesi gerekir; bu yolculukların başlangıcı ile sonu arasında, yolculuk yapan insanın zihninde gelecek adına bir karşılık oluşur. Daha önce aldığı dersleri olduğu gibi “tekrar”mı eder, yoksa aldığı dersler için; “Aldığım dersler, aldığım zamanların dersleri idi, bugün yeni dersler almak lazım” diyerek, yeni sonuçlar mı çıkarır?

ESKİ DERSLERİ TEKRAR ETMEK İÇİN YAPIYORUZ
“Değişimler”, “dönüşümler”, “kararlı olmak” veya “aptalca tutarlılık” işte bu iki farklı davranışın sonuçlarıdır. Zaman tünelinde yaşanmış “her şey”, yaşandığı zamanın ruhu ve koşulları içinde değerlendirildiğinde; “tadından yenmeyen yemiş” gibi çok değerlidir. Ancak hayat bize her gün gösteriyor ki, zaman tüneli yolculuklarını yeni dersler çıkarmak için değil, eski dersleri tekrar etmek için yapıyoruz. Oysa bugün eski derslerin tekrarından çok, yeni dersler çıkarmanın zamanı.

STATÜKO İLE DEĞİŞİM ÇATIŞMASI
“Olmuş olayların dersleri bellidir, dolayısıyla yeni nasıl bir ders çıkarılır?” diyenler çoktur… Zaman bize öğretmiştir ki, her çıkarılan ders, çıkarıldığı zamanın dersidir. “Statüko” ile “değişim” dediğimiz kavramların çatıştığı nokta tam da burasıdır. Statüko, bir ders çıkarır ve yüzlerce yıl onu dillendirir…
Değişim ise; her yeni gün yeni bir ders çıkarır. Kurumlar, şirketler, insanlar… Her günün sonunda, tarihlerinin sayfalarına bir satır daha eklerler. Bu ekledikleri her bir satırı, yarın nasıl okudukları, onların hayat karşısındaki davranışlarını belirliyor.
Ve yine hayat bize gösteriyor ki; değişim için “yeni okumalar” yapabilen zihni berrak insanlar, geleceğe daha emin bakabiliyorlar...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.6.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları