PAZARLAMANIN HARFLERİ, İK'YI STRATEJİKLEŞTİREBİLİR Mİ?

'İnsan Kaynakları'nın son yıllarda geçirdiği değişim, hiçbirimizin yadsıyamayacağı bir gerçek. Bugün hepimiz çok iyi biliyoruz ki, kurumların çalışanları seçtikleri dönem sona erdi.

Geçtiğimiz yıllara bakıldığında personel kavramından insan kaynakları kavramına geçilmesi bile mucize. Ünlü iletişim ustası Ali Saydam’a göre; İnsan Kaynakları anlayışı hiç de modern bir anlayış değil. Ona göre insan; sanayi toplumu süresince tüketim üzerinden açıklanan “kaynak” kavramından ziyade bir kıymet. Müşterisine kıymet olarak yaklaşan şirketlerin çalışanlarına da kıymet olarak yaklaşmaları gerekir. 

PEKİ GÜNÜMÜZDE BU NE KADAR MÜMKÜN? 
Çok emin değilim, bu alanda ciddi bir yolumuz olduğunu düşünüyorum. Çünkü İnsan Kaynakları alanında “insan değeri”ni ortaya koyan bir yaklaşım sergilemek için her şeyden önce her iş alanında olan “teknik” konuların ki, bunlar özlük hakları, çalışan kayıtları, aslında ‘Personel Sevk ve İdaresi’nde yer alan tüm hizmetleri harfiyen yerine getirilmesi gerekir. Teknik konular yerine getirildikten sonra ancak “hassas” ve “stratejik” konulardan bahsedilebilir.

İNSAN KAYNAKLARI, ÇALIŞANIN ARKASINDAN KOŞUYORSA, O ŞİRKETİN HALİ YAMAN! 
Bugün hepimiz çok iyi biliyoruz ki, kurumların çalışanları seçtikleri dönem sona erdi. Ve yine çok iyi biliyoruz ki, özellikle 2050 yılında iş hayatının yüzde 70’ini oluşturacak olan Y Kuşağı’nın iş seçim kriterinde maaş hiç de tahmin ettiğimiz gibi birinci sırada yer almıyor. Hal böyle olunca, ‘İnsan Kaynakları’nın bir an önce toparlanıp koşması gerekiyor. Eğer bir şirkette İnsan Kaynakları çalışanın arkasından koşuyorsa, o şirketin hali yaman. Acil aksiyon alıp çalışanlarını kendi peşinden sürüklemeli hem de hevesle.

PEKİ! PAZARLAMA BU TABLONUN NERESİNDE? 
Bence tam da ortasında. ‘İnsan Kaynakları’nın kıymet yaklaşımına doğru geçmesi için pazarlamanın elinden sıkıca tutması hatta sımsıkı da sarılması gerekiyor. Pazarlama derken, sadece insan kaynakları biriminin faaliyetlerinin şirket içinde duyurulmasını tabii ki kastetmiyorum. Pazarlama derken, aynı kıymet olarak gördüğümüz müşterimize yaptığımız sonuç odaklı stratejilerin / planların çalışanlarımız için de yapılması gerektiğinin altını ısrarla çiziyorum. Çalışanımıza da her an bizi seçtiği ve her gün bizimle olduğu için kendini özel hissettirmemiz lazım. Sizce de pikniklerin ve toplu verilen hediyelerin vakti geçmedi mi? 
‘İnsan Kaynakları’ bu aksiyonu almaz ise kıymete doğru evrilemeyip, yönetim kurulu masasında oturamayacak. Pazarlama ise bu fırsatı değerlendiremezse çok önemli bir hedef kitlesinden olacak...  

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.6.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları