DAHA AZ VERİYLE FALCONAI HIZINDA ÇÖZÜM!

FalconAI, yeni nesil yapay zeka algoritmaları ile mevcut öğrenme paradigmalarını değiştirmeyi hedefliyor. Üstelik, uluslararası yatırımcılardan destek almayı başaran bir girişim..

Yapay zekâ konusundaki yerli girişimler hızlı büyümesini devam ettiriyor. Bunlardan biri de FalconAI... Olcay Yılmazçoban, Berk Özer ve Orhan Tunç Çeliker tarafından kuruldu. Çok büyük veri setlerine ihtiyaç duyulması ve hafızanın transfer edilememesi gibi problemlere odaklanıyor. Nöroloji biliminden ilham alarak insanın öğrenme şeklini taklit eden teknikler geliştiriyor. Deneyimli araştırmacılar ve mühendislerden oluşan bir ekibe sahip olan FalconAI’ın hikayesini dinledik...

- Kendinizi tanıtır mısınız?
Merhaba biz Olcay Yılmazçoban ve Berk Özer, FalconAI’ın kurucu ortaklarıyız. 
- Girişim yapmadan önce neyle uğraşıyordunuz?
O.Y.: Bir risk sermayesi fonunda iş analisti olarak görev alıyordum.
B.Ö.: Bir yönetim danışmanlığı firmasının dijital ekibinde danışman olarak çalışıyordum.

‘TEKNOLOJİNİN SEKTÖRLERE ETKİSİNE KAFA YORDUK’
- Bu  iş fikri nasıl aklınıza geldi?

B.Ö: 2013 yılında Bilkent Üniversitesi’den mezun olduğumuz andan itibaren aklımızın bir köşesinde girişimcilik yapma planımız hep vardı. Hatta Olcay’ın 2015’te Silikon Vadisi’nde uzay haberleşmesi üzerine bir girişimi de oldu. 2016’da İstanbul’da tekrar bir araya gelmemizle birlikte, dünyadaki teknoloji trendlerini ve bunların hangi sektörleri nasıl değiştireceğine dair bilgi topladığımız ve fikir yürüttüğümüz bir çalışma içerisindeydik. Derin öğrenme gibi son yapay zeka tekniklerinin, sadece lüks moda mağazalarında sunulabilecek kişileştirilmiş bir yolculuk yaşatmak için yeterli olgunluğa ulaştığını fark ettik ve ortaya FashionI çıktı.

‘ESPOR DÜNYASINI ÇOK YAKINDAN TAKİP EDİYORDUK’
O.Y.: Espor dünyasını da çok yakından takip ediyorduk. Üniversite zamanlarımızda arkadaşlar arasında eğlenmek için oynadığımız oyunlar olan Dota 2 ve League of Legends’in ciddi anlamda büyük bir sektör haline gelmekte olduğunun farkındaydık. Oyuncuların kendilerini geliştirmek amacıyla saatlerce iyi oyuncuların videolarını izlemek zorunda olması ve danışmanlık almak için ciddi ücretler ödemek zorunda kalması, bizi bir çözüm arayışına itti. Yapay zeka kullanarak oyunculara kendilerini geliştirmeleri için tavsiyeler verdiğimiz SenpAI bu şekilde ortaya çıktı. 

‘ORHAN TUNÇ ÇELİKER’İ ARAMIZA KATTIK’
- Nasıl hareket ettiniz?

O.Y.: Berk ve benim Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nde lisans ve yüksek lisans eğitimimiz var ve temel anlamda yapay zeka tekniklerini biliyoruz. Ancak global ölçekte ses getirecek yapay zeka algoritmaları geliştirmek için çok daha deneyimli birine ihtiyaç duyduğumuzun farkındaydık. İlk iş olarak, MIT’de doktora eğitimine devam eden ve Bilkent’ten uzun yıllardır arkadaş olduğumuz Orhan Tunç Çeliker’i aramıza kattık. 

‘PROTOTİPLER ÜZERİNDEN GERİ BİLDİRİM TOPLADIK’
B.Ö: Fikirlerimizin ve kurucu ekibimizin şekillenmesinden sonra fikirlerimizi başarılı bir ticari ürüne dönüştürmek için planlama yaptığımız bir iş modeli kanvası hazırladık ve çeşitli prototipler geliştirdik. Bunlar üzerinden geri bildirimler toplayarak fikirlerimizi test ettik. İş modeli kanvasımızı yenileyip genişleterek ayrıntılı bir iş planı oluşturduk.  

‘ARZU KAPROL İLE KEYİFLE ÇALIŞIYORUZ’
- Kimlerden akıl aldınız?

O.Y.: Berk’le benim moda alanında sınırlı tecrübem vardı. Hem moda konusunda tecrübeli hem de yapay zeka teknolojilerini anlayarak iki farklı dünyayı birleştirebilecek bir montore ihtiyaç duyuyorduk. Akla ilk gelen isimlerden olan Arzu Kaprol ile iletişime geçtik. Çok kısa surede iyi bir sinerji yakaladık ve o günden beri birlikte keyifle çalışıyoruz. 

‘MENTORLERİMİZDEN BİRİ DE ERDOĞAN ÇEŞMELİ’
B.Ö: Kuruluş aşamasından bu yana bizimle birlikte olan mentorlerimizden biri de Erdoğan Çeşmeli. Erdoğan Bey’in ABD’de ciddi bir tecrübesi var ve StartUp ekosisteminin sürekli içerisinde. FashionI ve SenpAI’yin özellikle ABD’ye açılma planlarında ve bunların hayata geçirilmesinde bize çok destek oluyor. 

‘FALCONAI’I KURMAK SÜRPRİZ DEĞİLDİ’
- Ailenin, çevrenin tepkiler neydi?

B.Ö: Üniversiteden mezun olduktan sonra kurumsal hayatta geçirdiğim süreyi, kendimi geliştirmek ve girişimciliğe hazırlanmak için hazırlık evresi olarak yorumluyordum. Ailem ve yakın çevrem de bu durumun farkındaydı. Dolayısıyla, işimden istifa edip FalconAI’ı kurmak ne benim için ne de onlar için çok da sürpriz olmadı ve genel itibariyle destekleyici yorumlarda bulundular. 

‘AİLEM VE ÇEVREM, GİRİŞİMCİ KİMLİĞİME ALIŞIKTI’
O.Y.: FalconAI öncesi yaptığım işle de StartUp ekosisteminin zaten içerisindeydim. Ayrıca, daha önceki girişimimden dolayı ailem ve yakın çevrem girişimci kimliğime alışıktı. Bu yüzden, FalconAI ile girişimciliğe geri dönmemi doğal karşıladılar ve bu süreçte bana çok destek oldular.


 
‘ENDİŞEM HİÇBİR ZAMAN KORKU DÜZEYİNE ERİŞMEDİ’
- “Ya başarısız olursam” diye endişeniz oldu mu?

B.Ö: Elbette; ancak bu hiçbir zaman korku düzeyine erişmedi. Başarısızlığı, girişimciliğin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bana göre iyi bir girişimcinin sahip olması gereken en temel özelliklerden biri, başarısızlıkları daha sonraki başarıların ön hazırlık evresi olarak yorumlayabilmek; yaşanılan her başarısızlıktan yeni bir şeyler öğrenmek ve kendini yenileyebilmek… 

DENENMEMİŞ BİR ÇÖZÜM YOLU BULMAK...
O.Y.: Girişimcilikle hiç çözülmemiş bir probleme çözüm getirmeyi veya daha önce hiç denenmemiş bir çözüm yolu bulmayı hedefliyorsunuz. Bu durum belirsizliklerle dolu ve hata yapmaya açık bir dünyayı beraberinde getiriyor. Tabii ki hatalar yapacaksınız ve başarısız olduğunuz dönemler olacak. Önemli olan bunları erken aşamada fark edip sürekli hale getirmemek yani ‘hızlı bir şekilde başarısız olmayı’ başarabilmek…
- Sizi en çok kim teşvik etti?
O.Y.: Başta eşim Birsen olmak üzere ailem ve yakın arkadaşlarım hep yanımdaydı ve sürekli destek oldu. 
B.Ö: Bana da ailem ve arkadaşlarım çok yardımcı oldu. Yakın çevremde beni tanıyan herkes, girişimcilik hayalimi gerçeğe dönüştürmemde destek oldu...
 ‘ZAMAN YÖNETİMİNİ ÇOK DOĞRU YAPTIK’
- En çok nerede zorlandınız?

B.Ö: Çalıştığımız kurumlardan istifa edip FalconAI’ı resmi olarak kurmadan önce, yoğun tempolu işlerimize ek olarak bir de FalconAI için birçok çalışma gerçekleştirdik. Aylar süren bu geçiş döneminde, zaman yönetimini doğru yapmamız, özel hayatımızdan feragat etmemiz gerekti. 

‘KÜLTÜREL YAPIYI EN BAŞTAN İNŞA ETTİK’
O.Y.: FalconAI’yi kurarken global bir vizyona sahip bir Silikon Vadisi StartUp’ı, standartlarında yasal ve kültürel yapıyı en baştan inşa etmeliydik. Birçok yasal süreci, gelecek hedeflerimizle örtüşecek şekilde kısa sürede aşmamız gerekti.
- İlk büyük işinizi nasıl bitirdiniz? 
O.Y.: Kurulma ve ürünlerimizin ilk versiyonlarını tamamlama sürecinin sonuna geldik. Yılın ikinci yarısından itibaren ürünlerimizi hedef pazarlarına ulaştıracağız. 

‘KISA VE ORTA VADE HEDEF TANIMLARIMIZ VAR’
- Ve... Ne zaman “Tamam işte başarıyorum galiba” dediniz?

O.Y.: Elbette ki, kısa ve orta vade hedeflerimiz ve başarı tanımlarımız var. Ancak, “Tamam işte başarıyorum galiba” cümlesini kurduğumuz nokta, FalconAI’ın global ölçekte bir yapay zeka şirketi haline gelmesiyle olacaktır. Henüz bu cümleyi kuracak seviyeye ulaşmadık; ancak önümüzdeki süreçte tüm çalışmalarımız bu doğrultuda olacak...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.6.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları