RENAULT CAPTUR HİBRİT!

"Captur'un hibriti mi çıktı?" diyeceksiniz. Hayır; ama eğer yakıt istasyonunun yolu unutmak istiyorsanız ilk tercihiniz Renault Captur olmalı?

Elektrikli+benzinli motor yakıt tüketim rakamlarını ilk duyduğum araç, Volvo XC90 T8’di. 400 hp güç üreten bu canavarın 100 km’de 2.1 lt yakıt tükettiğini duyunca aklım durmuştu. Bu araçla İstanbul’dan Adana’ya sadece 21 lt benzin yani yaklaşık 150 TL harcayarak 1.000 km gidebiliyordunuz. Ayrıca onu fişe takmanıza bile gerek yoktu. Fakat satış fiyatına baktığınızda herkesin harcı değildi. Eğer ekonominizi düşünen biriyseniz, uygun fiyata satın alabileceğiniz ve uzun vadede de yakıt tüketiminde cebinizde para kalmasını sağlayacak ilk tercihin Renault Captur olduğunu fark ettim.

100 km’de yaklaşık 4 litre dizel tüketen bu harika gözüken küçük SUV, yakıt istasyonunun yolunu unutmanıza sebep oluyor. Sadece 150 TL harcayarak 580 km gittiğim yeni Renault Captur, cebimi gerçekten düşünmek üzere tasarlanmış. Hibrit araçların gerçek tüketim rakamlarına yaklaşan ve konfor ve sürüş keyfinden hiç ödün vermeyen bu sevimli otomobili kesinlikle tavsiye ediyorum.

ORİJİNAL A-SERİSİ
Asfalta çok daha iyi yapışan, son teknolojilerle dijitalleşmiş bir kokpit, keyifli sürüş dinamikleri ve sonuç olarak gerçek bir Mercedes-Benz’de hissettiren bir bütünsellik…

Mercedes-Benz A-Serisi’ni test ettim. Kullanılan malzemelerin yüksek kalitesi, Mercedes-Benz S-Serisi’nden kopyalanmış eşsiz detaylar, yola ciddi anlamda yapışan sürüş dinamikleri, hepsi beni tek bir sonuca getirdi: Daha önce A-Serisi’ni bir Mercedes olarak görmüyordum. Ama şimdi o tekrar bir Mercedes-Benz olmuş. En ciddi anlamda iyileşme, markanın iddia ettiği gibi aracın konuştuğunuzu anlayabiliyor olması gibi yeni teknolojiler alanında değil, sürüş dinamikleri ve yol tutuşunun ne kadar çok iyileştirilmiş olduğuydu.

Gençleri ve özellikle de kadınları hedefleyen yeni A-Serisi çok eğlenceli hale gelmiş. “BMW 1 Serisi mi A-Serisi mi?” diye sorarsanız cevabı kesinlikle A olur. 

X-MEN: FIRST CLASS
Türünün X örneği sloganıyla lanse edilen Mercedes-Benz X-Class, bana X-Men First Class filmini hatırlatan bir ön algıyla gelmişti... 

X-Men film serisiyle doğa üstü güçlere sahip, mutasyona uğramış Marvel kahramanlarından bahsettiğimizi biliyorsunuzdur. Mercedes-Benz’in global kreatif ajansının da yeni pick-up modelleri X-Class reklamları için X-Men serisinden esinlendiklerini düşünüyorum. 
Mercedes-Benz markası her yeni teknolojide, hatta son dönemde her yeni tasarımda hep öncülük rolüne soyunur. Pick-up segmentinde ise biraz geç kaldı. Öncesinde, lüks kokpitlerle ve güçlü mutasyonlu motorlarla bizlere seslenen yılın pick-up’ı Nissan Navara’lar, binek sportif sürüş dinamikliğini pick-up yüksekliğinde sunabilen sürüş teknolojilere sahip VW Amarok Aventura’lar ve şimdi Mercedes-Benz X-Class...

X-Class güçlü ve Amarok Aventura kadar konforlu. Çok lüks kokpiti ahşap ve deri dikişlerin arasında E-Serisi’nin çok yüksek bir versiyonunda hissi yaratıyor. Amarok’un sunduğu güven hissi X-Class’da uzun yolda kendini gösteriyor. Reklam filmiyle bizi büyüleyen bu hikâye, gerçek sürüş dinamiklerine de geçmiş...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.6.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları