BAĞIMSIZ DENETİMİN KATMA DEĞERİ

Bağımsız denetimin ve denetlenmiş finansal tablonun en önemli ve temel katma değeri, sermayeye ve işletmenin paydaşlarına sağladığı güven unsurudur.

2019’un şirketler açısından yönetilmesi gereken en önemli ve zorlu süreci, ucuz finansman kaynaklarına ulaşım. Şirketlerin finansal tablolarını incelediğimzide; özkaynak yapısı yeteri kadar güçlü olmayan, faaliyeti dövize dayalı hammadde girdisi olan, alacaklarını yerel para biriminden faturalayan ve borçlarını vadesinden daha uzun sürede tahsil etmeye çalışan firmaların, işletme sermayesi ihtiyacını dövize dayalı borçlanarak sürdürdüğünü gözlemleyebilirsiniz. 

SERMAYE, KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEDİĞİ DENİZLERE ÇIKMAYI SEVMEZ
Sonuç olarak; finansal tablolardaki kârları slilip süpüren finansman ve kur farkı giderleri ise şirketin finansman giderlerini karşılamak için tüm yıl boyunca bankalara çalışmasıyla sonuçlanıyor. Bu döngü kuşkusuz sürdürülebilir değil. Sermaye dünyada güvenli limanlara doğru akarken, kendini güvende hissetmediği denizlere çıkmayı sevmez. Dönem dönem yüksek getiri elde etmek için riskli piyasalara yatırım yapsa dahi, alacağı riskin bir limiti vardır. 

RİSK NOTU YÜKSEKSE DEV FONLARIN YÖNETİCİSİ YATIRIM YAPMAZ, YAPAMAZ
Dev fonların kendi iç yönetmelikleri nedeniyle eğer risk notunuz belirli seviyenin üzerindeyse, bu fonun yöneticisi, bu ülkeye yatırım yapmak istese de yapmaz, yapamaz. İşte bu noktada, sermaye bir güven unsuruna ihtiyaç duyar. Karar vermek için güvenilir, karşılaştırabilir ve zamanında bilgiyi bağımsız ve itibarlı bir göz tarafından incelettirip güvenilirliğini onaylatmak ve bu bilgilere dayanarak da karar vermek ister. İşte bağımsız denetimin ve denetlenmiş finansal tablonun en önemli ve temel katma değeri, sermayeye ve işletmenin paydaşlarına sağladığı güven unsurudur.

DÜNYACA TANINAN VE İTİBARLI BİR KURUMDAN ALINMALI
Şirketler de insanlar gibi uluslararası sermaye piyasalarında hareket edebilmek, ülkeden ülkeye seyahat edebilmek için uluslararası tanınırlığı ve ağırlığı olan bir pasaporta ihtiyaç duyarlar. Bağımsız denetim raporu ise işte bu pasaporttur. Dünyaca tanınan ve itibarlı bir kurumdan alınan bir denetim raporu, aynı bir pasaport gibi o şirketin sermaye piyasalarında hareket etmesine ve ucuz finansman kaynağı neredeyse oraya ulaşmasına olanak sağlar. İtibarlı bir denetim firmasından alınan bağımsız denetim raporu, şirketi finansörlerin ve yatırımcıların gözünde daha güvenilir bir yere taşır, paydaşları ihtiyaç duydukları güven unsuru konusunda destekler.  

‘DÖRT BÜYÜKLER’ HEMEN HER ÜLKEDE FAALİYETTE
Şu anda dünyada bağımsız denetim hizmetini “Dört Büyükler” olarak anılan uluslararası denetim firmaları veriyor. Bu firmalar Deloitte, E&Y, KPMG ve PWC. Ben de 21 yıldır Deloitte şirketinde bağımsız denetçi olarak çalışıyorum, firma ortağı ve yönetim kurulu üyesiyim. Bu firmaların uluslararası geçerliliği olmasının en önemili nedeni, markalarının yarattığı itibar ve güven algısı. Bir diğeri ise dünyada yaygın ve hemen her ülkede faaliyet gösteriyor olmaları. 

ULUSLARASI BİR ŞİRKET OLMAK İÇİN KAÇINILMAZ
Bir benzetme yapalım.. Dünyada Starbucks ve McDonald's ne kadar yaygın ise bence bağımsız denetim firmalarının ofisleri de neredeyse bu firmalar kadar yaygın. Kullandığı metotlar ve denetim teknikleri ise birebir aynı. Bir fon yöneticisi veya bir bankacı, önüne gelen bir denetim raporu için şunu biliyor: New York’ta yapılan denetim ile İstanbul’da yapılan denetim, birebir aynı kalite kontrol süreçlerinden geçiyor ve aynı güvenilirlik seviyesinde karşılaştırılabilir bilgiyi sağlıyor. 
Artık Çin’deki bir ayakkabı üreticisi ile Arjantin’deki bir ayakkabı üreticisinin finansal performansı, elma ile elmayı karşılaştıracak şekilde kıyaslayabilir ve karar verebilirim. Neden bu bilgiye güvendiğimi ise zaten firmaların markaları tüm paydaşlara açıklıyor. Bu anlamda eğer uluslarası bir şirket olmak ve uluslararası sermaye piyasalarında firmamıza finansman bulmak ve yatırımcı çekmek istiyorsak, bir bağımsız denetim çalışması yapmak kaçınılmaz. Bağımsız denetim firmalarının, kurumsal olgunluk seviyesine katma değeri ise apayrı bir yazı konusu.

BELİRLİ BÜYÜKLÜKTEKİ FİRMALAR İÇİN ZORUNLU
Ülkemizde bağımsız denetim, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun devreye girmesiyle birlikte adım adım kapsamı genişletilerek belirli büyüklükte firmalar için zorunlu hale getirildi. 35 milyon lira aktif toplamı, 70 milyon lira hasılat ve 175 çalışan kriterlerinden herhangi iki tanesini en az iki yıl üst üste sağlayan firamalar için, bağımsız denetim ülkemizde zorunlu. Zaten belli başlı holdingler, bankalar, finans kuruluşları, bağmsız denetimi bu saydığım nedenlerden yaptırıyordu; ancak denetimin tabana yayılması, şeffaflaşma ve kurumsal yönetim anlamında da ülkemiz ekonomisine katkı sunuyor. 

Günümüz rekabet ortamında fiyatı piyasa belirliyor. Her şey internet sayesinde tüketicinin parmaklarının ucunda. En iyi en avantajlı ürüne saniyeler içinde ulaşabiliyoruz. Firmaların elinde kendi kontrol edebilecekleri ve yönetebilecekleri alan ise maliyeletler, finasman ve nakit yönetimi. Bu nedenlerle firmaların finansman gidelerini kontrol etmek, takip etmek ve avantajlı kaynaklara ulaşması hayati önem taşıyor. 

KATMA DEĞERİ YADSINAMAZ
Uluslararası finans piyasaları ve paranın sahibi, şirketlerin finansal tablolarını, alıştığı ve kendini güvende hissettiği formada görmek istiyor. Bu kapıyı açacak anahtarlardan biri ise bağımsız denetim. Daha çoklayabileceğimiz nedenlerle firmalar için bağımsız denetimin katma değeri yadsınamaz. Firmaların yöneticilerinin hâlâ denetim yaptırmıyorlarsa mutlaka önceliklendirmesi gereken, bir kurumsal yönetim adımı...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.7.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları