ROBOTLAR GELİYOR!

Gelecek 10 yıl içinde robotlara ihtiyaç olacağı kadar yaratıcı, sosyal zekası yüksek ve empati yeteneği olan insanlara da büyük gereksinim duyulacak.

2030 yılına kadar robotlar 20 milyon insanın işini elinden alacak. Oxford Economics’nin raporuna göre; küresel imalat iş gücünün yüzde 8.5’ini robotlar yapacak. Bir diğer ifadeyle bu hızla giderse 10 yıl içinde her bir robot 1.6 işçinin yerini alacak. Bu da dünyadaki gelir adaletsizliğini daha da artıracak.

SADECE OLUMSUZ SONUÇLAR DOĞURMUYOR
Rapora göre; otomasyon nedeniyle en büyük riski ekonomisi zayıf olan bölgeler taşıyor. Bu da robotların daha az yetenek sahibi insanların yerini kolayca alması anlamına geliyor. Artan ekonomik eşitsizlikler ve politik kutuplaşmalardan ötürü yüksek risk taşıyan dünyada, robotlar tarafından yerlerinin alınması beklenen insanların, robotların yapamayacağı işlere yönelmesi öneriliyor. Ama tüm bu gelişmeler, insan iş gücü için sadece olumsuz sonuçlar doğurmuyor. Aynı zamanda bu teknolojik değişimlerin yeni iş alanları ve fırsatlar yaratması da bekleniyor.

YENİ DÖNEMDE YETENEK ÖN PLANA ÇIKACAK
Yeteneğin ön plana çıkacağı bir döneme giriyoruz. Genel olarak, insanlar bu gelişmelerle birlikte tamamıyla iş gücünden uzaklaşmayacaklar. Çünkü gelecek 10 yıl içinde robotlara ihtiyaç olacağı kadar yaratıcı, sosyal zekası yüksek ve empati yeteneği olan insanlara da büyük gereksinim duyulacak.
Avrupa’da 400 bin, Amerika’da 260 bin ve Çin’de 550 bin iş üzerinde 2.000 yılından bugüne kadar yapılan araştırmalar sonucu, 1.7 milyon insanın otomasyon nedeniyle işsiz kaldığı belirlendi. Çin’ in 2030’da en az 14 milyon endüstriyel robot kullanması bekleniyor.

DOSTLAR MI, DÜŞMANLAR MI?
Eyvah! Robotlar geliyor ve işimizi elimizden mi alacak?
Günümüzde maalesef insanlar robotlaştı. Her gün işinizi yaparken aynı şeyleri, aynı şekilde yapıyoruz. Otomobil üreten bir fabrikada çalışan işçi, sürekli aynı parçayı her gün defalarca aynı yere takıyor. Üretimde çalışan insanlar, her gün aynı şeyi aynı hareketlerle yapıyor. Ya da operatörün başında telefonlara bakan biri, her gün aynı sorulara aynı yanıtları veriyor. Marketteki kasiyer, her gün ürünlerin barkotunu okutup aynı işi defalarca yapıyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bir gerçek var ki, maalesef insanlar robotlaşıyor. 

ASIL TEHLİKE İNSANIN MAKİNELEŞMESİ
İnsanın robotlaşması; düşünmemesi, kendinden bir şeyleri işine katmaması, kendini yenilememesi demektir. Asıl tehlike, insanın makineleşmesidir. Makineların ve robotların bu tarz işlerde insanın yerini alması, insanın da kendine ve sevdiklerine zaman ayırması daha iyi olmaz mı? Bu cümle kulağa güzel geliyor. Ama bu defa “İnsan geçimini nasıl sağlayacak?” sorusu akla gelince, sevincimiz kursağımızda kalıyor. Çünkü “Robotlar insanın yerini alınca bizler ne yapacağız?” sorusu yanıtsız kalıyor.

EKMEĞİ Mİ ELDEN ALIYOR YOKSA ZAMAN KAZANDIRAN BİR YARDIMCI MI?
Almanlar başta olmak üzere teknolojiye yatırım yapan ülkeler, bu sorunu aşmak için eğitim sistemini dijital dünyaya uygun hale getirdi. Robotların yapamayacaklarını vatandaşına öğretti. İnsanlar robotları yönlendirebilecek şekilde eğitim aldı. Yani insanın düşünmesi, analiz etmesi ve ölçümleme yapması sağlandı. Bu ülkeler, insanın yaratıcılığını geliştirip tasarım yapabilmesi için eğitim sistemlerinden köklü değişiklikler yaptı. Yani teknolojiye yatırım yaparken, insanına da yatırım yapan ülkeler bu tehlikeyi ortadan kaldırdı. Böylece robotlar onlar için ekmeğini elinden alan bir makine değil, kendilerine zaman kazandıran bir yardımcı haline geldi.
Bizim gibi eğitim sistemi sürekli değişen ve dijital döneme uygun olarak vatandaşını yetiştirmeyen ülkeler ise kapılarını robotlara açmakta zorlanacak. Çünkü eğitim sistemimiz robotları yönlendirecek şekilde planlanmıyor. İnsan altyapısını buna hazırlamayan ülkeler için dijitalleşmek, işsizlik sorununun daha büyük tehlike olmasına neden olacak...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.8.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları