BİLGİ ÇAĞINDA İTİBAR YÖNETİMİ

Para bir şekilde kazanılır; ama itibarı kazanmak ve sürdürmek hiç de kolay değil. Özellikle de günümüz bilgi çağında...

“Para hiç bir şeydir, itibar herşey cümlesini, hayatımız boyunca kaç kere duymuşuzdur?” diye sorsam, hiç birimiz sayamaz. Aynı şekilde, tam zıttı olan “İtibar karın doyurmuyor’’ cümlesini de yüzlerce kez duyduğumuz kesin. O zaman bu işte bir terslik olduğu kesin. Peki, bu cümlelerden hangisi doğru? İlki mi, yoksa ikinci mi? İtibarı paraya çevirmek mümkün mü ya da parayla itibar satın alınabilir mi?

İNCE BİR STRATEJİ
Aslında asıl meselede burada başlıyor. Ne itibarı paraya çevirmek ne de parayla itibar satın almak basit. Önemli olan hem itibarı hem de parayı aynı anda kazanabilmek. Bu da ince bir strateji gerektiriyor. Aksi takdirde var olan itibardan olmak da an meselesi. İtibar gidince zaten işlerin doğru gittiği de görülmüş değil. Her neyse... Ben bu ayki yazımda size itibar yönetiminden ana hatlarıyla bahsetmek istiyorum. 

SÜRDÜREBİLİRLİĞİ EN ZOR KONULARDAN...
Günümüz dünyasında sürdürülebilirliği en zor konulardan birisi itibar. Küresel ekonomi ve özellikle sosyal medya mecralarıyla birlikte küresel iletişimin hayatımızın her alanını belirlediği 21’inci yüzyıl dünyasında bilgi en önemli güç kaynağı. Bu gücü üretmek ayrı bir disiplin gerektirirken, bunu kitlelere aktarmak ise bambaşka bir çalışma alanı. Bilgi, insanı ve ekonomiyi şekillendirirken, ilişkiler bütününü de domine ediyor. Durum böyle olunca da itibarımızı koruyup geliştirirken, değerini artırarak sürdürmek için de belli bir stratejik plan belirlememiz gerekiyor. Bu planı oluştururken de ilk ayrımına varmanız gereken noktanın, itibarın iletişimin bir alanı olduğu. Kısaca, itibarımızı korumak ve onu geliştirmek istiyorsak kendimizi en iyi şekilde müşterilere ve hedef kitlemize anlatmamız gerekiyor. 

ŞİRKET İSMİ, FİRMA İÇİN HAYATİ ÖNEME SAHİP
“Peki tamam da...’’ dediğinizi duyar gibiyim. Herkesin kendini bir şekilde başkalarına anlattığı günümüz dünyasında yalnızca kendimizi anlatmak yeterli mi? Elbette ki çok önemli; ama yeterli değil. Bunun yanında, kurumun etik kuralları, kimliği gibi kurumsal itibarı sağlayan tüm etkenler, yöneticiler ve çalışanlar tarafından benimsenmelidir. Bu  yönde çalışanlara ve yöneticilere materyaller hazırlanmalı, kurumsal kültürün özümsenmesi için organizasyonlar düzenlenmelidir. Diğer taraftan, markanın değeri olan şirket ismi firma için hayati öneme sahiptir ve kuruluş olarak ön plana çıkartılarak isme sahip çıkılmalıdır. O ismin varoluşun en önemli dinamolarından biri olduğu unutulmamalıdır.

ŞEFFAFLIK...
Kurum içi işleyişi ve kültürü sağlamanın ardından ise itibarın en önemli ayağı, yani kitleselleşme gelmekte. Buradaki en önemli öncelik ise şeffaflık. Yapılan hatalar açık yüreklilikle kabul edilmeli, gerekiyorsa tüm zararlar göze alınarak özür dilenmeli, oluşan zararlar karşılanmalı ve gerçek dışı söylmelerden uzak durulmalıdır. Unutmayalım ki, bugünkü yanlışlarımızdan dolayı bize kızabilirler; ancak geri barışma şansı her zaman vardır. Ancak yalan ve örtbas anlaşıldığı takdirde, kurumsal itibar hiç düzeltilemeyecek yaralar alır. Bu da kurumun sonu anlamına gelir. 

“BEN DE DUYARLIYIM” DEME VAKTİ ÇOKTAN GEÇTİ
“Tüm bunları yaptık; ancak hâlâ rakiplerimizden ayrışamıyoruz” derseniz de, o zaman günümüz dünyasını yakından takip etmekte ve insanların duyarlı olduğu konuları çok iyi tahlil etmenizde fayda var. Artık sadece “Ben de duyarlıyım” deme vakti çoktan geçti. İnsanlar kendi geleceklerini ilgilendiren konularda, artık müşteri olarak verdikleri şirketlerin de duyarlı olmasını, hatta ellerini taşın altına koymasını bekliyor. Halk dilindeki tabirle, duyarlılık kasma zamanı çoktan doldu. Şimdi öncü olma ve insanlık için mücadele etme zamanı. Bunun yolu da sosyal sorumluluk projeleri üretmeden ya da üretilen projelerde paydaş olarak yer almaktan geçmekte. Kutup ayıları için duyarlıysanız, kutupları korumak adına iklim değişikliğiyle ilgili adım atmanız şart. 
Yönetim ve çalışan ilişkisine ya da altyapı gibi uzun uzun anlatılacak ana maddelere girmiyorum. Yazıyı bağlamak gerekirse, para bir şekilde kazanılır; ama itibarı kazanmak ve sürdürmek hiç de kolay değil. Özellikle de günümüz bilgi çağında... 
 

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.11.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları