TÜRKİYE'NİN DİJİTALLEŞME SINAVI

"Dünya Dijital Rekabet Gücü! sıralamasında Türkiye, 63 ülke arasında 52'nci basamakta ve bu, üç senedir de değişmiyor. Ülkemiz dijital yeteneklerini geliştirmek için çabalamazsa rekabet gücünü kaybedecek ve gelecekte zor günler geçirecek.

Dünya hızla dijitalleşiyor ve dijitalleşme süreçleri, beraberinde ülkeler arasında ciddi bir rekabet yarışı doğuruyor. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü (IMD) tarafından 2017 yılından bu yana açıklanan rapora göre “Dünya Dijital Rekabet Gücü” sıralamasında Türkiye, 63 ülke arasında 52’nci sırada yer alıyor ve bu sıra üç senedir de değişmiyor.

SİNGAPUR İLK SIRADA
Dijital dönüşüm hareketi, dünya genelinde yoğun ve aktif bir şekilde kullanılırken, ülkemiz de raporda yayınlanan rakamlara göre; maalesef oldukça geride kaldığımızı görüyoruz. 50 farklı kritere göre değerlendirilen “Dünya Dijital Rekabet Gücü” sıralamasında ilk sırada yer alan ülke Singapur. Singapur’un özellikle 2.000’li yıllarda yakaladığı başarıyı göz önüne aldığımızda sonuç, hiç de şaşırtıcı değil. Ülkemizin ise bu denli geride kalmasının en büyük sebeplerinden biri, teknoloji arasında teorik bilgi düzeyinin uygulanmaya yansımaması olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda ülkemizde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin fazla olmasına rağmen yüksek teknoloji içeren patent desteklerinin yetersiz kalması diğer bir etken.

Dijitalleşme sürecinde öne çıkan ülkeler olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Singapur ve Hong Kong gibi ülkeler, küçük coğrafyalara  sahip olmalarına rağmen uluslararası önemli ticaret merkezleri olarak konumlanmaları nedeniyle dijitalleşmeye de öncülük ediyorlar. Bununla birlikte, devlet politiklarında yaşanan gelişmeler ve girişimcilik sayılarının hızla artması ise diğer bir avantajları.   

VERİMLİLİK, KALİTE, HIZ, ESNEKLİK ARTIŞI... 
Dijital teknolojiler, şimdiye kadar insanlar tarafından geleneksel yöntemlerle yapılan birçok işin otonom bir şekilde yapılabilmesine olanak tanımakta, dolayısıyla da aynı üretimin daha az kişi istihdam edilerek yapılmasını mümkün kılmaktadır. Bununla birlikte, ekonomideki büyümenin sağladığı ek istihdam olanakları da ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, iş gücünün yeni yetenek ve beceriler kazanmasına yönelik strateji ve politikalar giderek artan bir önem kazanıyor. Bu bağlamda, dijital dönüşümle birlikte verimlilik, kalite, hız, esneklik artışı sağlamak ve iş gücü kaybına karşı yeni önlemler geliştirmek isteyen gelişmiş birçok ülke, dijital dönüşüm ile ilgili politika ve stratejiler geliştirerek dijital yol haritalarını hazırlıyor.

Ülkemiz ise gelişen dijital değişim sürecini yakalayabilmek adına, eğitimden teknolojiye uzanan ve 6 bileşenden oluşan bir “Dijital Türkiye Yol Haritası” yayınladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan yol haritasıyla birlikte Türkiye “Dijitalleşme” ve “Endüstri 4.0” yolculuğunda nasıl bir planlama yapılacağını, hangi adımların atılacağını, hangi alanlara öncelik verileceğini  açıkladı.

‘DİJİTAL TÜRKİYE YOL HARİTASI’
“Dijital Türkiye Yol Haritası”, eğitimden teknolojiye 6 bileşeniyle dikkat çekiyor.
1- İNSAN: Eğitim altyapısının geliştirilmesi ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi
2- TEKNOLOJİ: Teknoloji ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi
3- ALTYAPI: Veri iletişim altyapısının güçlendirilmesi
4- TEDARİKÇİLER: Ulusal teknoloji tedarikçilerinin desteklenmesi
5- KULLANICILAR: Kullanıcıların dijital dönüşümünün desteklenmesi
6- YÖNETİŞİM: Kurumsal yönetişimin güçlendirilmesi


‘TÜRKİYE’NİN VAKTİNİN GELDİĞİNE İNANIYORUZ’

“Dijital Türkiye Yol Haritası”nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Tüm sektörlerde dijital dönüşümü sağlamış, kamuda ve özel sektörde kurumsal kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Yeni dönemin ayırt edici vasıflarından olan dijitalleşmeye özel bir önem veriyoruz ve Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Bu süreçte bir taraftan yeni teknolojilere dayalı dijital sanayi yapısına geçerken, diğer taraftan insanımızı, zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdam edeceğiz. Coğrafyamızın ve dinamik genç nüfusumuzun avantajlarını da kullanarak ülkemizi küresel düzeyde bilgi üreten ve bilgiyi katma değere dönüştüren bir güç haline getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Elbette bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından böyle bir açıklaması yapılması çok önemli. Dijital dönüşümün özellikle Türkiye özelinde benimsenmesi konusunda kamuya da büyük görevler düşmekte. Yaşanacak değişime insanların adapte olabilmesi için tüm kurumların  temel hedefi dijitalleşme olmalı. Bu konuda da atılan adımların olduğunu biliyor ve güzel örnekleri takdir ediyoruz. Fakat üç yıldır aynı sırada yer almamız, kafalarda da şüphe uyandırıyor.

BAŞARMAMAMIZ İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK 
Her zaman belirttiğim gibi dijitalleşme; iş yapış biçimlerini, iş akışlarını, iş ortamlarını, güncel dijital teknojilerden faydalanarak iyi yönde dönüştürmek anlamına geliyor. Ülkemiz ise dijitalleşmeyi görmezden gelerek dijital yeteneklerini geliştirmek için çabalamazsa rekabet gücünü kaybedecek ve gelecekte çok ama çok zor günler geçirecek. Singapur’un ya da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin başardığı dijitalleşme sürecini bizim de başarmamamız için hiç bir neden yok. Sadece boş lafı bırakıp gerçek icraata geçmemiz yeterli. Elimizde teknik imkân da yetişmiş birey de mevcut.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.12.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları