ŞEFKÂTLİ LİDERLERİN YÜZYILI BAŞLIYOR

Türkiye'de halen güçlü, "Superman" CEO'ları görmeye devam ediyoruz; ama fark yaratanlar şefkatli CEO'lar olacak. Çünkü onlara ihtiyaç arttı ve böyle de devam edecek.

Şefkatin içeriğinde, öncelikle “Empati yapmak, her konuda kendimizi karşı tarafın yerine koymak” var. Tanımı, zor durumlarda, karşı tarafın sıkıntılarını çözebilmesi için ona bir şekilde destek olmaya kadar uzanıyor. 

KADINLAR DAHA ŞANSLI
Bu konuda da kadınlar, erkek dünyasındaki o daha hırslı ve agresif yapıdan kendilerini daha rahat arındırabiliyor. Yani kadınlar, şefkatli liderliği göstermede daha şanslılar, doğal bir refleksleri var. Bu da önümüzdeki yıllarda bize, daha fazla kadın yöneticinin çalışmaya hayatında fark yaratmak için tercih edileceğini gösteriyor.
Bireyin önce kendisine gösterdiği şefkat ve özgüveni, özdeğerliliğini sağlıyor. Bu da onu başkaları ile rekabete sevk ediyor, gereksiz ve üretken olmayan bir şekilde kıyaslamasını engelliyor. Başka bir deyişle, kadın ya da erkek, sürdürülebilir başarının peşindeki liderlerin, kendi özdeğerine inanması, kendisine şefkatle yaklaşması şart. Ancak o zaman liderlerin çevrelerine aynı yaklaşımı göstermesini hatta daha da basite inerek, çevrelerindeki insanların hayatlarına dokunduklarını fark etmesini bekleyebiliriz.

SAMİMİYET VE VİCDAN FARK YARATACAK
Başarılı liderler sadece dokunan değil, “kendileri olmaya” cüret eden ve çevrelerini de değişmeye cesaretlendirenler arasından çıktığını giderek daha fazla göreceğiz. Kuru sayılar, Excel tabloları ve hareket eden hedefler değil; samimiyet, vicdan, ilişkiler uzun vadede fark yaratacak. Şefkatli liderler sürdürülebilir performansı sağlayabilenler olacak. Çevreye gösterilen şefkatin en önemli özelliği ise “bulaşıcı” olması. Karşılıksız verilen her şey gibi, etkisi katlanarak büyüyecek ve liderin dokunduğu birey de kendi çevresine şefkatli davranmaya, sorulmadan el uzatmaya, karşılıksız yardım etmeye başlayacak.


‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI’ İÇİN ADİL YÖNETİM ŞART

Hayatımızın büyük bir kısmını iş yerlerinde geçiriyoruz. Zorlu saatler boyunca sorumluluklar, görevler alıyoruz, karşılığında ücretlendiriliyoruz, gelişimimizle paralel ek görevler üstleniyoruz, ödüllendiriliyoruz ve hatta zaman zaman da açık açık ya da dolaylı olarak cezalandırılıyoruz. Bütün bu iş süreçlerinin adil icra edilmesi, iş ortamlarında huzuru ve dolayısıyla sürdürülebilir başarıyı beraberinde getiriyor.
Sadece adaletin dağıtılması değil, fırsat eşitliğinin sağlanması ve her seviyede çalışanların kendi seslerinin ve görüşlerinin dillendirilip seslendirildiğinden emin olmaları da iş hayatında adaletin sağlanması için ön şartlar. Çünkü toplumsal eşitliğin ve buna bağlı huzurun mikro düzeyde gerçekleştiği yer, çalışma ortamı. Bu şartların sağlandığı az sayıda kurumda ise, çalışanların işverene ve onun çalıştırdığı sisteme duyduğu güvenden bahsedebiliyoruz.

HER ŞEYİN BAŞI KARŞILIKLI SAYGI
Adil yönetilen ve çalışanların sisteme güven duyduğu kurumlar, çoğunlukla sürdürülebilir başarıyla öne çıkıyor. Bu bağlamda adaletli kurumların iş hayatında artması; toplumsal eşitliğin, başta cinsiyet olmak üzere her boyutta sağlanmasına da katkıda bulunuyor. Adil yönetimin, çalışanların motivasyonunu ve bağlılığını artırması ve katkısını azamiye çıkarması için önemli bir şart. Bunun altını çizmemiz gerekli, zira sahip olduğu varlıklarının, kaynaklarının tamamını kullanamayan organizasyonların gelişebilmesi, sürdürülebilir başarıyı elde etmesi mümkün değil. ‘Adil yönetim’ kavramının kurumların kültürü ve değerlerinin arasına girmesi her şeyden daha önemli.
Kurumsallaşma ve kurumsal yönetim modellerinde sürdürülebilir başarı için en önemli nokta, saygı. Çalışanın işverenine duyduğu saygı, işverenin çalışana duyduğu saygı; işverenin, müşterisine, tedarikçisine, rakibine duyduğu saygı; işverenin düzenleyici kurumlara, kanun koyucuya duyduğu saygı; çalışanın meslektaşlarına, çalışma arkadaşlarına, astına, üstüne duyduğu saygı, her birimizin kendimize duyduğumuz saygı... Kendimize saygı duymadan, çevremizdekilere de saygı duyabilmemiz mümkün değil...

*Egon Zehnder'in kıdemli ortağı & toplumsal cinsiyet eşitliği savunucusu & "Eyvah CEO Doğuruyor" kitabının yazarı

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.02.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları