EVDEN ÇALIŞIRKEN VERİMLİ OLMAK VE ZİHİNSEL SAĞLIĞI KORUMAK İÇİN ÖNERİLER

Evden çalışmak birçoklarına, yolda geçen zamanı aile, dinlenme ve kişisel ilgiler için kullanmak adına, çok iyi ve rahatlatıcı bir imkân gibi gelir. Bu konunun, CovId-19 nedeniyle birçok iş yerinde hayata geçirilmesi gündemde...


Kriz dönemlerinin klasik klişesi “her krizin aynı zamanda bir fırsat içerdiğidir”. Sahip oldukları anlayış ve kurum kültürü açısından evden çalışma düzenini aklına dahi getirmeyecek olan kurumlar, son günlerdeki gelişmeler nedeniyle, bu sisteme uyum sağlama çabası içindeler. Bu durum çalışanların içindeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkartmak için bir fırsattır. 

GELECEĞE HAZIRLIK AÇISINDAN BİR SINAV 
Başta IT ve İK bölümleri olmak üzere, çalışanlar ve yöneticiler değişime uyum ve geleceğe hazırlık açısından bir sınav sürecindeler. Bu aynı zamanda moda kavram olan “kurumsal ve yönetsel çeviklik” açısından da bir test olarak değerlendirilebilir.
Evde olmak ve işe odaklanmak, iki tarafı keskin bir kılıçtır. Bu hem kurumlar hem de çalışanlar için geçerlidir. Kurumlar açısından zorluk, birçok iş alanında ve şirkette çalışanın gerçek verimliliğini ölçmenin zorluğundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çalışanlar ‘göz önünde ve el altında’ olurlarsa, işlerini yaptıkları varsayılır. Özellikle kurucu babanın yöntemlerinin geçerli olduğu şirketlerde, patron işten ayrılmadan iş yerini terk etmek, çalışmayı hafife almak sayılır ve iyi gözle bakılmaz.
Diğer taraftan çalışan açısından da durum kolay değildir. Öz disiplini zayıf ve dış otorite tarafından yönetilmeye alışmış, dış kontrol odağına sahip bireylerden oluşan, Türkiye gibi toplumlarda, kişilerin görevlerini kendi iradeleriyle iş ortamı ölçüsünde ciddiyetle yapmaları kolay değildir. 

“NE DE OLSA ZAMANIM VAR!” DÜŞÜNCESİ... 
Örneğin, evde birikmiş çamaşır yığınına gözün takılması ve aklındaki bu yükten kurtulmak, bazılarına işi sonra yapmak için bir neden olabilir; bazılarına ise Netflix’te uzun zamandır izlemeyi düşündüğü mini diziyi izlemek, erteleme için nedendir. Bu gibi dürtüsel nedenler patron veya yöneticinin kişiye yüklediği işten daha cazip gelebilir. “Ne de olsa sorumluluğumda olan işi yapmak için zamanım var” diye düşünmek rahatlatıcıdır. Oysa işe odaklanmak ve görevi tamamlamak için özel gayret ve sistemli bir yaklaşım gerektirir. 
Evden çalışma konusunu araştıran MetaFilter adlı web bloğunun kurucusu Matt Haughey, bu çalışma düzeni için uyulması gereken bazı ilkelerin verimliliği artırdığını yazmıştır. Bu ilkeler yöneticiler açısından:

1- DÜZENLİ TOPLANTILAR YAPMAK: Evden çalışma düzenine geçen kurumların mutlaka uygulamaları gereken bir uygulama, düzenli sabah toplantıları yapmaktır. Sabah belirli bir saatte 15 dakikayı aşmayan ekip toplantılarında çalışanlar günlük programını açıklar ve bir gün önce koydukları hedeflerde aldıkları yolu dile getirirler. Bazı kurumlar buna akşam bir toplantı daha ekleyerek topluca günlük hedeflerin üzerinden geçmeyi tercih etmektedir. Böylece yöneticilerin, özellikle güncel olan Covid-19 pandemisi gibi durumlarda, çalışanlarla mümkün olduğu kadar iletişim içinde olmaları, çalışanları bilgilendirmeleri ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirmeleri mümkün olur.

2-EKİP BAĞI OLUŞTURMAK: Harvard Business School’dan Prithviraj Choudhury, uzaktan çalışma konusunu araştırdığı çalışmasında, coğrafi olarak farklı mekânlarda yapılan pizza partileri gibi dostluk geliştirici yöntemler önermektedir. Örneğin; US Patent Office çalışanları, aynı saatte ısmarladıkları aynı pizzayı yemenin ekip bağı oluşturduğunu bildirmişlerdir. Benzer şekilde ekip üyelerinin doğum günlerini video konferans aracılığı ile kutlamak ve her üyenin doğum gününü kutlayan kişiye özelleşmiş mesaj göndermesini sağlamak, ekip bağını güçlendirmektedir.

SONUÇ:
Evden çalışmak başlangıçta çok rahatlatıcı, özellikle İstanbul gibi büyük bir şehirde trafikteki zaman ve enerji kaybını önleyeceği için verimlilik artırıcı ve rahat bir uygulama gibi gözükse de birçok kişi için uygun bir yöntem değildir. Böyle bir çalışma düzeni, kişilik özelliklerine bağlı olarak, herkes için belirli ölçüde streslidir. Bu duruma uyum sağlamak hem kurumlar hem de çalışanlar için özel hazırlık ve disiplin gerektirir. Ancak sonucundaki ödüllere ulaşmak her şeyden önce endişeleri bir yana bırakıp zihinsel hijyene sahip olmakla mümkün olacaktır.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.04.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları