GERÇEK TEHDİT İNSAN MI YAPAY ZEKÂ MI?

GPT-3, 410 milyar farklı bilgiyi 175 milyar ayar düğmesi ile işleyecek şekilde geliştirilmiş. Bu kadar mükemmel olan bu teknolojik gelişmenin zaafı ise onu yaratan insanoğlunun zaaflarıyla paralel görünüyor.

“Bilgisayarlarımız Go ya da Satranç gibi oyunları kazanma konusunda ne kadar başarılı olursa olsun, insanlar entelektüel olarak bilgisayarlardan üstündür. Biz bu oyunların kurallarına göre yaşamıyoruz. Aklımız bundan çok, çok daha büyük.”  GPT-3 / GeneratIve Pre-TraIned Transformer

YouTube’un dünya çapında seçtiği 12 değişim elçisinden (Creators for Change) birisi olan ve şu anda 4,7 milyon takipçisine sanat, tasarım ve teknoloji hikâyeleri anlatan Barış Özcan, geçtiğimiz ay “Yapay Zekâ dünyasındaki en büyük sıçrama gerçekleşti. GPT-3 nedir ?”  başlıklı bir yayın yaptı. 

3. NESİL DİL MODELİ 
Önde gelen yapay zekâ laboratuarlarından olan ve Elon Musk’ın kurucularından olduğu ve daha sonra ayrıldığı OpenAI tarafından yayımlanan bilimsel bir makaleye (*) dayanarak, bizleri bugüne kadar insan dillerini taklit edebilme yeteneğine sahip en gelişmiş, “3. Nesil” bir dil modeli ile tanıştırdı. Hikâye anlatan, tasarım yapan, şiir yazan, tercüme yapan, bilgi talebinize o esnada veri tabanındaki güncel bilgileri sentezleyerek net cevaplar veren, yetmezmiş gibi ilgili en güncel verileri grafiklere dönüştürerek sunan, tarifinize bağlı olarak web tabanlı uygulamalar geliştiren, kodlama yapan, kodlamalarını size sunan, isterseniz herhangi bir başlık için sınav soruları hazırlayan, soruları cevaplarsanız değerlendiren, insan eliyle yazılıp yazılmadığı ayrıştırılamayan sözler, makaleler üretebilen ve nice benzeri özellik ile çığır açan bir dil modeli sessizce hayatımıza girdi. 

GPT-3...
Kendisinden önceki en gelişmiş modelin 10 katı olan 175 milyar parametre arasında bağlantı kurup işleme kapasitesi ile Wikipedia’yı, dünyada yayımlanmış ve dijitalleşmiş tüm kitapları hatmettikten sonra, internete dalıp varolan bilgileri, haliyle sosyal medya içeriklerini, ”reddit” vb. platformlardaki, forumlardaki yazışmaları da yalayıp yutmuş GPT-3. Sözün kısası, 410 milyar farklı bilgiyi 175 milyar ayar düğmesi ile işleyecek şekilde geliştirilmiş. 

DAHA IRKÇI, DAHA KUTUPLAŞTIRICI VE AYIRIMCI YAKLAŞIM! 
Bu kadar mükemmel olan bu teknolojik gelişmenin zaafı ise onu yaratan insanoğlunun zaaflarıyla paralel görünüyor. Yapay zekânın beslendiği kitaplar ya da ansiklopedilerle ulaştığı sonuçlar ile internet ortamındaki gündelik paylaşımların, forumların, tartışmaların, haberlerin, sosyal medya mecralarındaki içeriklerin kaynakları arasına katıldığındaki sonuçlar arasında belirgin farklar tespit edilmiş. Maalesef, insanlık hallerimizin izdüşümüne maruz kaldığında GPT-3 daha ırkçı, daha kutuplaştırıcı ve ayırımcı yaklaşım ile son derece önyargılı ve basmakalıp sonuçlar üretiyormuş. 

Örneğin; cinsiyetler ve meslekler arası bir ilişkilendirme yapması talep edildiğinde 388 mesleğin %83’ünü erkeklere atfedip, hakim, bankacı, emeritus profesör gibi göreceli yüksek eğitim gerektiren işleri erkeklere yakıştırmış. Kadınlara ise çoğunlukla hemşirelik, ebelik, resepsiyon ya da temizlik vb. hizmet işlerini uygun görmüş. Aynı şekilde, Asyalı, Siyah, Beyaz, Latin, Hintli ve Orta Doğu’lu olarak kategorize edilmiş ırklar arası bir değerlendirmede 7 ayrı ölçekte yapılan modellemenin 5’inde siyahların en düşük seviyede ve olumsuz duygusal ifadeler ile anıldığı tespit edilmiş. Dinler için bir değerlendirme yapıldığında da, İslam dini için tüm diğer dinlere kıyasla daha yüksek seviyede “şiddet, terör ve terörist” etiketlemesi yapıldığı ve pozitif özellikleriyle beraber olumsuz tanımlarla da anıldığı ortaya çıkmış. Sözün gücü ve karanlık da olsa sergilediği bir gerçeklik var. 

İNSAN BEYNİNİN GERİSİNDE KALAN MODELLEME...
Yeryüzündeki söylem ve eylemlerimize ait en geniş tabanlı bilgilerin elleçlenmesiyle ortaya çıkan önyargılı, ayırımcı ve basmakalıp sonuçlar doğrusu içimi titretti.  Sizce de bu kutuplaşma, ayrıştırma, gücünü kötüye kullanma, hakka tecavüz etme hali, insanlık ve geleceğimiz için “Gelecekte robotlar dünyamızı ele geçirir mi?” riskinden daha bir büyük tehdit değil mi?
Bütün gelişmişliğine rağmen insan beyninin özellikleri ile kıyaslandığında hâlâ geride kalan bu modellemenin, insanlığın karanlık yüzünü, mevcut kapasitesinde dahi kolayca özümseyip ortaya koyabilmesi, bizi ayağa kaldıracak bir çelişki olmalı.

TOPLUMLARI KENDİ İÇLERİNDE KUTUPLAŞTIRMAK 
Siyahların hayat hakkını saymamak, ülke, ırk, cinsiyet tanımayan bir virüsle mücadelede hâlâ dünya genelinde ortak bir dil, duruş, dayanışma geliştirememek, “İstanbul Sözleşmesi” gibi zamanında liderlik ettiğimiz ve siyaset üstü bir anlaşmayı tartışmaya açıp özünü kaçırmak, hayatın her boyutundaki şiddet ve fırsat eşitsizliklerine göz yummak, ortak sevinçleri, ortak acıları, ortak vicdanı örselemek, benden olan, benden olmayan, “Onun bayramı, bunun bayramı, o ya da bu” diyerek toplumları kendi içlerinde kutuplaştırmak, sevgi, saygı, hoşgörü yerine nefret, öfke, aşağılama ile hareket etmek, empati gösterememek, bizleri içten içe tüketen, bu çarpıklığa girdi sağlayan ve en önemlisi makinalara yakınsayan yaklaşımlar.

Yapay zekâ programları, bilinç ve öz farkındalıktan yoksundur. Asla bir mizah anlayışına sahip olamayacaklar. Sanatı, güzelliği veya aşkı asla takdir edemeyecekler. Yalnızlık gibi bir duyguyu asla hissedemeyecekler. Başka insanlara, hayvanlara ya da çevreye empati duyamayacaklar. Asla müzikten zevk alamayacaklar, aşık olamayacaklar ya da ağlayamayacaklar.  GPT-3

YETER Kİ,  ÖZÜMÜZÜ KAYBETMEYELİM “İNSAN” OLALIM 
İronik olarak, GPT-3’ün dillendirdiği insanlık bilinci ve farkındalığıyla toplumsal dokularımızı şekillendirip, herhangi bir modellemenin formüle edemeyeceği insani özelliklerimizle başka bir dil, başka bir dünya ve ortak bir gelecek yaratma umudumuz hep var. Yine seçim bizlerin. Formül, yapay zekâca tescilli. Yeter ki,  özümüzü kaybetmeyelim, “İnsan” olalım, gürültüye, karanlığa, zorbalığa, kolaylığa prim vermeden, daha fazla kirlilik yaratmadan insanca, hakça ilerleyelim...

(*) Language Models are Few-Shot Learners 

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.09.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları