MURAT KOLBAŞI UZAK DOĞU'YU YAKIN ETTİ!

Temelleri 1966'da atılan Arzum bugün; gıda hazırlama, pişirme ve kızartma, içecek hazırlama, temizlik, kişisel bakım ve ütü olmak üzere 6 kategoride, 250'den fazla ürüne sahip. Türkiye'de yılda 3,5 milyon satış gerçekleştiren bu değerli markamızın Yönetim Kurulu Başkanı, Murat Kolbaşı...

“Sen dokunursun değişir dünya” mottosuna sahip Arzum; yarım asırlık yolculuğunda, birçok ilke adını yazdırarak küçük ev aletleri sektörüne yön veriyor. 40’ı aşkın ülkede milyonlarca eve ulaşarak “dünya markası” olma yolunda ilerleyen Arzum’un, Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı’nın girişimci kimliğini kendisinden dinledik...

UZMANLIK VE TUTKU ÇOK ÖNEMLİ 
TOBB Genç Girişimciler Üst Kurulu Üyesi’siniz. Girişimcilerin kendilerine soracağı soruları hangi başlıklar ile özetlersiniz?

Sayfalarca başlık anlatabilirim bu konuyla ilgili; ama, öncelikle uzmanlık ve tutku çok önemli. Kendinizi ne kadar yeterli görüyorsunuz? Girişimde bulunacağız işle ilgili donanım sahibi misiniz? Eşit derecede tutkuya sahip misiniz? Çünkü karşınıza hiç aklınıza gelmeyecek birçok detay çıkacak. Bunlarla mücadele etmek tutku ister. Tutku; pes etmemeyi, tüm zorlukların üstesinden gelmeyi sağlar.

GENÇLER, MUTLAKA ÇİNCE ÖĞRENMELİ
Kendinizi “Meraklı bir girişimci, hayâlinin peşinden tutkuyla koşan, disiplinli biri” olarak tanımlıyorsunuz. Kariyer yolculuklarında gençlere neler önerirsiniz?

Öncelikle, gençlerin sevdikleri işleri yapmalarını tavsiye ediyorum. Bir mesleği seçerken de sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada o mesleğin genel bir fotoğrafını çekmelerini öneriyorum. Yani; mesleği icra eden kaç kişi, en çok hani ülkede popüler ve gelecekte ne vaat ediyor? Tüm bunlara bakıp, kararlarını öyle vermeliler. Ayrıca muhakkak zaman ayırıp, satranç oyununun mantığını anlamalarını, Çince ilk sırada olmak üzere Arapça, Japonca, Rusça gibi yabancı dilleri İngilizce ile birlikte öğrenmeliler. 

AR-GE ALANINDA GÜÇLÜ KASLARIMIZ VAR 
Benzer şeyleri düşünen olmasına rağmen, Arzum’un sektörünün öncü markalarından biri haline gelmesinin sırrı nedir?

Arzum, modayı ve trendleri yakından izliyor, inovasyonu merkeze alıyor. Hem ürünlerimizde hem de her aşamada sunduğumuz hizmette, tüketicilerimize fayda sağlayacak ilklere imza atıyoruz. Kuruluştan bugüne kadar, satış sonrası hizmetlerde de Arzum’u tercih edenlerin her daim yanındayız. Aynı zamanda ödüllerle özdeşleşmiş bir markayız. Bugüne dek birçok tasarım, inovasyon ödülü aldık. Türkiye ve dünya pazarında nasıl fark yaratacağımızı önemsiyoruz, çalışmalarımızı bu yönde gerçekleştiriyoruz. Güçlü ve yaratıcı iş birliklerimiz var. Tüketici ihtiyaçlarını ve trendleri takip ederek en doğru ürünü tanımlayıp kullanım kolaylığını ve tasarımı ön plana çıkarıp ilerliyoruz. Ar-Ge alanında güçlü kaslarımız var.  

E-TİCARETE YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARIN MEYVESİNİ ALDIK 
Sizin tabirinizle “İyiyi yönetmek her zaman kolay.” Peki! Pandemi süreci gibi kötü senaryolar için düşündüğünüz projeleri nasıl hayata geçirdiniz? 

“Evde Kal”dığımız dönemde, “Tüm işlerimizi online olarak yürütmenin üstesinden çok iyi geldik” diyebiliriz. Yıllardır yoğunlaştığımız dijital dönüşüm süreçlerimizle hazırlanmıştık, altyapımız da elverişliydi. Sahada ise ilk etapta hızla uyum sağlamaya çalıştığımız şey; tüketicilere, ulaşabildiğimiz her kanaldan ulaşmaya çalışmak oldu. Onlar evlerinde kalsalar da biz hep yanlarında olmalıydık. Tabi ki, kendi çalışanlarımızın da sağlığını  koruyarak...     

Pandemi döneminde kapıları açık olan noktalarda ihtiyaçlara hızla yetişmeye çalıştık, stoklarımızı düzenli kontrol ettik. E-ticaret ile de müşterilerimizle birebir iletişimde olduk. Bugüne dek e-ticarete yaptığımız tüm yatırımların meyvesini aldık. Tüm altyapımızla sorunsuz bir şekilde hizmet verdik. Tatmin edici müşteri deneyimi için her soruya hızla geri dönüş yaptık. Servis hizmetlerimile her daim yanlarında olduk. Hatta uzun bir süre evden çıkamayan 65 yaş üstü müşterilerimiz için evden eve ücretsiz destek sağladık. Tam da bu noktada bizleri oldukça mutlu eden bir yeniliğimizi de aktif hale getirdik. Arzum mobil uygulamamızı kullanıma açtık ve özel kampanyalar, fırsatlar sunduk. Yeni ürünlerimizin de lansmanını ertelemedik.

“ASYA PASİFİK”İ 1992’DE ERKEN KEŞFEDENLERDENİM 
Aynı zamanda DEİK İcra ve Yönetim Kurulu Üyesi, DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı ve Türkiye-Hong Kong İş Konseyi Başkanı’sınız. Sizce fırsatlar, hangi iş kollarında ve hangi ülkeler / coğrafyalarda? 

Sektörüm ve işim gereği, “Asya Pasifik”i 1992’de, erken keşfedenlerdenim. O tarihten bu yana, her yıl düzenli olarak başta Çin olmak üzere birçok Asya ülkesine seyahat ettim. Hong Kong ve Shanghai’da ofis açtık, özellikle Asyalı üreticilerle rekabet yapmak yerine iş birlikleri geliştirdik. Son 28 yılda Çin öncelikli, Asya Pasifik’teki ülkeler, dünya ticaretinde hizmet sektörlerinin tamamında ve akademik açıdan da çok büyük bir gelişim gösterdi. Gelecekte, o bölgenin lisanlarını konuşanlara, AP’ye sadece ürün almak için de değil, ürün satmak isteyen tüm marka ve firmalara çok büyük fırsatlar doğacağını düşünüyorum. Asla vazgeçmeden AP’ye ihracat için tüm sektörlerdeki Türk firma ve yöneticilerine tavsiyelerde bulunuyorum.

DÜNYADA VE SEKTÖRÜNDE GÜÇLÜ MARKALAR SATIN ALINMALI
2,3 milyar Euro cirosu bulunan Philips küçük ev aletlerinin konsorsiyum kurularak alınması önerinize; TOBB, DEİK, TİM, MÜSİAD ve TÜSİAD’tan tam destek geldi. Türk firmaları için bu tip hamlelerin geri dönüşüne dair öngörülerinizi öğrenebilir miyiz? 
Ülkemiz, Almanya’nın doğusundan Çin’in batısına kadar birçok iş kolunda, üretim üssü pozisyonunda... Önemli markalarımız ve üreticilerimiz bulunuyor. Dolayısıyla Türkiye, üretim anlamında kuvvetli bir altyapıya sahip. Markalarımız gitgide dünya pazarlarında, pazar payını yükseltiyor. Daha hızlı yol almak adına, dünyada ve sektöründe güçlü markaların satılması durumunda, alınmasını doğru buluyorum. Bu, Türkiye için değerli bir strateji. Bunları tek bir şirket alamıyorsa da konsorsiyum kurulmasını öneriyorum.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.09.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları