YURTTAŞLIK BİLİNCİ VE SORUMLULUKLARIMIZ

Bu dönemin politik tutumlar, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlük konusundaki etkileriyle ilgili hikâyesi halk tarafından yazılacak.

Büyük toplumsal krizlerin çözümünde, üç kuruma güven büyük önem taşır: Akademi (bilim), kamu yönetimi ve medya. Bunlara güven ne kadar güçlüyse, krizler o ölçüde az zarar verir, hızlı aşılır ve sonrasında hayat, eski normaline geri döner. Bilim, ilk kez karşılaştığı ve sürekli dönüşüm geçiren bir ajanla mücadele ettiği için şimdilik yetersiz gözüküyor. 

YAŞADIĞIMIZ VE ÇALIŞTIĞIMIZ SİSTEM, DEĞİŞTİ 
Covid-19 ile birçok iş yeri açılmamak üzere kapandı, günlük hayat saymakla bitmeyecek şekillerde farklılaştı ve ekonomik politikaların değişimi hız kazandı. Sonuç olarak, içinde yaşadığımız ve çalıştığımız sistem, küçük veya büyük birçok açıdan değişti. Pandemi, dünyada normal kabul edilen düzeni sarsabilecek potansiyel bir tehdit olma özelliği taşıyor. Başta sağlık sistemi, politik ve ekonomik kurumlar olmak üzere tüm dünyada birçok kurum sorgulanmaya başladı. Bunun nasıl sonuçlar doğuracağı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Sonucu iki yönde gelişme gösterebilir: İnsanlar daha liberal ve çevreye karşı daha duyarlı olabilecekleri gibi; daha hoşgörüsüz, yabancı düşmanı ve ırk ayırımı yanlısı olabilir. 


GÖNÜLLÜ İTAAT ALANI

Geçen yüzyılın başında Lord Mounten, sistemli bir devlet yapısı için “Kanun ve Davranış” adlı makalesinde üç alan tanımlamıştır: 
1. Özgür seçim alanı: Bireylerin tercihlerini diledikleri gibi kullandıkları, istediklerini yaptıkları alan.
2. Yasaların egemenlik alanı: Sınırları kanunlarla tanımlanmış alan (ve bu iki alanın ortasında kalan).
3. Gönüllü itaat alanı: Bireylerin özgür iradeleriyle kendileri için yararlı ve kolay olandan vazgeçmesi. 
Birincisi, kişinin kendi tercihine göre istediğini yapmakta özgür olduğu özel alandır. İkincisinde yapacakları ve yapamayacakları yasalarla tanımlanmıştır. Üçüncüsü, polis zoru olmaksızın yasalara gönüllü olarak uyulan alandır. Bu, her toplumda yurttaşlık bilinci tarafından şekillenir. Tarihi fedakârlıklarla ve cesaret hikâyeleri ile dolu olan Türk milletinin bu anlayışı göstermesini beklemek, aşırı bir talep olmasa gerek. Sadece koronavirüsü yenmek için değil, birlik ve beraberlik içinde yaşamak için de zayıflayan bu duyarlılığı oluşturmaya çalışmalıyız. Yurttaşlık bilinci, ortak değer sistemine sahip olarak, tasada ve sevinçte birlik olmayı; toplum için yararlı olanı kişisel çıkar ve rahatlığının önüne koymayı gerektirir. 

ÇEVRE DUYARLILIĞI...
Gönüllü itaat anlayışının egemen olduğu toplumlarda, insanlar yolu kısaltmak için bir meydandaki çimene basmazlar ve bunun için “çimenlere basılmaz” levhasına ihtiyaç duymazlar. Benzer şekilde, pandemi sebebiyle yapılan kısıtlamalara vatandaşlık bilinci olan bir kişi, ceza almamak için değil, gönüllü olarak uyum gösterir. Ülkemizde ve dünyanın bazı yerlerinde sorunlar bu noktada düğümleniyor. Sabırsızlık göstermek, sıkılmak ve önlemleri abartılmış bularak ve bunları göz ardı ederek yaşamak, sadece bireysel risk içermiyor, çevreye karşı da sorumsuzluk anlamını taşıyor. 

ÖZLEMİ ÇEKİLEN HAYATA DÖNÜŞ, GECİKİYOR
Başkalarının hayatını ve sağlığını tehlikeye atan davranışlar, sadece ülkemizde değil, dünyadaki örnekleri ile her gün televizyon ekranlarından, hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, evlerimize geliyor. Özlemi çekilen hayata dönüşü de geciktiriyor. Bireyler kendi özgür tercihlerini yapma konusundaki kararlılıklarını, başkalarını da gözetmek yönünde genişlettiklerinde, hasretini çektikleri normale kavuşmaları hızlanacak. Bilim insanlarının ülkemizdeki virüs yayılımını önlemek için aradıkları sihirli anahtar belki de budur. 

SONUÇ:
Pandeminin büyük resimdeki uzun dönemli sonuçları, tarihte bir dönüm noktasını belirleyecek. İnsanlara nasıl yaklaştığımız, sahip çıktığımız ve desteklediğimiz değerler yalnızca hükümetleri değil, ortadaki toz duman yatıştıktan sonra karşılaşılacağımız dünyanın gerçeklerini şekillendirecek. Zor günler; her bireye, eskisinin yerine koyacağımız yeni dünya anlayışına ilham verecek bir örnek olma sorumluluğunu yüklüyor.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.10.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları