GELECEKTEN YANA KAYGILI GENÇLER

Biz ne ara bu ülkenin geleceğinin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür gençlere emanet edilebileceğini unuttuk!

“Ey, iki adımlık yerküre Senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!” Nilgün Marmara / “Düşü Ne Biliyorum”

Geçtiğimiz ay, çok sayıda üniversiteli gencin burs mülakatlarına katıldım. Çarpıcı, sarsan, umutlandıran, ağırlaştıran, düşündüren nice görüşme yaptık. Yurdun dört bir yanından, onca yokluk ve yoksunluğa karşın, ailelerinin eğitim seviyesinin çok ilerisine çıpa atmış pırıl pırıl gençlerle tanıştık. Hem mutlu hem de milyonlarca gencin önüne geçip, hayâl edilen üniversitelerin en prestijli bölümlerine girmiş olmalarına karşın epey kaygılıydılar. Ailelerine yük olmadan nasıl okuyabilirler, bilmedikleri bir şehirde, yepyeni bir ortamda nasıl tutunabilirler? Potansiyel bursları sürdürebilmek için gerekli o yüksek notları nasıl tutturabilirler? Mezun olduklarında nasıl bir ülkenin, dünyanın parçası olacaklar ?

“Cennet annelerin ayaklarının altındaysa, dünya da sırtlarında olmalı.”
Şebnem İşigüzel

KAHRAMAN ANNELER VE ADI VAR, KENDİ YOK BABALAR...
Adayların çoğunluğunda bizleri çarpan bir özellik vardı: “Kahraman Anneler” ve “Adı Var, Kendi Yok Babalar”. Ekmeğini taştan çıkaran, çocuklarını okutmak için geceyi gündüze katan anneler, mücadele ruhlarıyla çoktan bu gençlerin yaşamlarındaki örnek kişi konumuna ulaşmıştı. Anneler olmazsa, çoğunlukla yollarının çakıştığı bir kıymetli öğretmen ya da yakın çevrelerindeki iyi eğitimli bir akraba, onların ufkunu açmıştı. Değişen zamanı ilham aldıkları kişilerden de anlayabildik. En çok adı dile gelen Elon Musk oldu. Uzaktan eğitim şartları zorlayıcı, donanımları fazlasıyla kısıtlıydı. Kardeşler arası kapanın elinde kalan cihazlar, odaklanma problemi çekenler, çalışma ortamındaki ya da internet erişimlerindeki zorluklar beklemedikleri yerden gelen sınav soruları gibiydi. Büyük şehirlerin arka mahallelerindeki şartların en az Anadolu’nun ücra köşelerindeki kadar çetin olduğunu deneyimledik. Hayranlık uyandıran özellikleri ise fazlasıyla sahici ve samimi olmaları, otoriteye prim vermemeleriydi. 


GENÇ İŞSİZLİK...

Benim için en vurucu olan, kaygı seviyeleriydi. Ülkemizin en önemli meselesini sorunca “Ekonomi” dediler ve bu bağlamda gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve genç işsizliğinin altını çizdiler. En temel problemleri, kendilerini güvende hissetmemeleri ve gelecekten yana endişe duymaları. Bugüne kadar şahsi deneyimleri zorluklarla baş etme ve pozitif yönde ayrışma yönünde olsa da “Mezun olduklarında milyonlarca genç gibi iş bulamazlarsa, mutlu oldukları, performans ve yetkinliklerine bağlı bir kariyer yolculuğu yapamazlarsa, varsıl ve yoksul arasında giderek açılan farklara takılırlarsa” diye düşünmekten kendilerini alamıyorlardı.

KÜRESEL KÖYÜN KAYGILI ÇOCUKLARI 
Yazar, danışman, kuşak araştırmacısı Sevgili Evrim Kuran “Küresel Köyün Kaygılı Çocukları” diye tanımlıyor bu kuşağı. İlla ki bir harfle sembolize edeceksek Z-kuşağını. Uluslararası Gençlik Vakfı’nın ‘Global Youth Wellbeing Index-2019 araştırmasının sonuçlarına bakılırsa, ortalama mutluluk seviyesinde Türkiye 30 ülke içinde 20. sırada. Ancak, ayrı ayrı göstergelere bakılınca tüm ülkeler içinde stres seviyesi en yüksek olan gençlik –maalesef %72 oranıyla- Türkiye’de. Gençliğe sunduğumuz ekonomik fırsatlar, cinsiyet eşitsizliği ve sivil katılım, sınıfta kaldığımız konular. Eğitime erişim oranımız yüksek; ama eğitim sisteminden memnuniyette sondan 4. sıradayız. 

GENÇLERİN ANCAK YÜZDE 26’SI MUTLU 
Yeditepe Üniversitesi ve MAK Danışmanlık tarafından yapılan “Gençlik Araştırması” da hayatlarını bütün olarak düşündüklerinde, gençlerin ancak %26’sının mutlu ya da çok mutlu olduğunu ifade ettiğini, %78’inin siyasilerin gençlerle ilgili yeterli politika üretmediğini yine %78’inin Türkiye’de işe girmek için torpilin liyakattan daha etkili olduğunu düşündüğünü, eğitim ya da iş amacıyla yurt dışına gitmeyi istediklerini gösteriyor. Yurt dışının onlara temelde daha iyi bir gelecek, daha huzurlu bir hayat ve daha adil/eşit bir yapı sunacağını öngörüyorlar. 

BURSİYER ADAYLARINDA YURT DIŞI HEDEFİ %100! 
Universum’un 2020 yılı araştırmasının Türkiye etabında, 55 bin öğrenci ve 17 bin genç profesyoneli kapsadıklarını belirten Evrim Kuran, Z kuşağının “Çokulusçu” profilinin dikkat çekici şekilde öne çıktığını söylüyor. Araştırmaya göre; öğrencilerin %78’i, genç profesyonellerin %76’sı, Türkiye dışında kariyer yapmayı hedefliyor.  Görüştüğümüz bursiyer adaylarında yurt dışı hedefi hemen hemen %100’dü ve çoğu, yaşadığı şehirden dahi dışarı çıkmamış, kazandığı üniversiteyi ve olduğu şehri görmemişti. 

SİYASİ KAYGILARLA GENÇLİK İNŞA ETME ÇABASI!
Özdemir Asaf “Hatırlamamak insanlık hali / Unutmak namus meselesi” der. Biz ne ara bu ülkenin geleceğinin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür gençlere emanet edilebileceğini unuttuk! Unutmakla kalmadık, siyasi kaygılarla bir gençlik inşa etme çabasına girdik. Onları geleneksel rollere, içi boşalmış bir eğitim sistemine kilitleyip geleceğe hazırlamayı marifet sayar olduk ? Hangi ara, yeni kuşakları bu denli maddiyat ve kariyer odaklı hale getirdik, adalet duygularını sarstık, güç, başarı , statü kavramlarını ve toplumsal değerleri yozlaştırdık? 

İLLA Kİ OLACAK...
Oysa unutması namus meselesi olabilecek tek husus. Atatürk ilke ve devrimleri ve tüm kuşakları ile çağdaş bir Türkiye hayâli olmalıydı. İlla ki olacak, bütün ümidimiz olan, tüm olumsuzluklara rağmen mücadele eden, sahici kalan ve hayâl eden gençlikle ve bu düzenin iyiye, güzele gitmesi için emek veren bizlerle olacak.

“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.” Mustafa Kemal Atatürk 

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.12.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları