ÇÖZÜM, FAİZLERİ ZORLA DÜŞÜK TUTMAK DEĞİL!

Merkez Bankası'nın politika faizini 475 baz puan artırma kararı, piyasaları tatmin etti, güveni pekiştirdi. Bankanın yeni yönetimine, öncekilere tanıdığımız krediyi tanımamız gerekiyor.

Faiz artırım kararından kaçıldıkça maliyet artıyor. Bu konuda ben de çeşitli uyarılar yapıyorum. Hep de şu örneği verdim: Denize 10 kamyon çakıl atmak gereken yerde “4 tane akşam atayım, geri kalanı sabah atarım” dersek, sabah uyandığımızda akşam attığımız çakılların dalgalar tarafından götürüldüğünü görürüz. Dolayısıyla işin maliyeti 14 kamyona çıkar! Kısacası ısrar ettikçe maliyet büyür. 

İŞ, NİHAYET TAMAMLANDI
22 Ekim'deki Para Politikası Kurulu toplantısında 200 baz puan artırılmayan Merkez Bankası’nın tabela faizinin maliyeti, 400 civarına çıkmıştı. Faiz artırım kararı ile iş nihayet tamamlanmış oldu. 


FATURANIN BÜYÜMESİ ÖNLENDİ 

Merkez Bankası Başkanlığı’na yeni atanan Naci Ağbal, faiz artırımını masasında buldu. Ekonomistlerin açıklamaları bir yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları diğer yandan sıkıştırdıkça yeni TCMB Başkanı ve yönetimi üzerindeki baskı zirve yaptı desem, yanlış olmaz. Karara yatırımcıların şaşırdı ve sevindi. Naci Ağbal, gelir gelmez yaptığı hamleyle faturanın büyümesini önledi diyebilirim. Kendisine bundan sonraki dönem için başarılar diliyorum. Merkez Bankası'nın eski iletişim tarzını bir kenara bırakıp, geniş tabanlı bir istişare ağı kurması gerekiyor. 

AĞBAL’A ZAMAN TANINMALI 
Naci Ağbal, iş dünyasının yakından tanıdığı, sert olmayan; ama dikkatli bir üslupla konuşan, karşısındakini dinleyen, aynı zamanda nüktedan bir yönetici. Ancak gelir gelmez kendisinden radikal bir hamle beklemiyorum. Bürokrasi kökenli, acele etmeyecektir. Azmanlar kendisine bir süre tanımalı.

UYSAL, YANLIŞ KARARLARIYLA GİTTİ 
Eski Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal'ın görevden alınmasına şaşırmadım. Murat Uysal atanmasından itibaren durumu gayet iyi idare ediyordu. Fakat bu istikrarını 22 Ekim’deki faizi sabit tutma kararıyla bozmuştu. Napolyon “Son yaptığın iş güzel olsun” demiş. Maalesef Murat Uysal’ın son yaptığı iş güzel olmadı. Uysal’ın aldığı yanlış kararların Türkiye’yi getirdiği nokta, hükümeti de mahcup eden bir hâl aldı. Enflasyon, işsizlik, büyüme, kur istikrarı ve diğer hedefleri patikadan çıkaracak hale getirdi. Faizler bir anda yüzde 12’den yüzde 18-20 arasına yükseldi. Özetle herkesin düzenini bozdu, keyfini kaçırdı.


YAPISAL REFORMLAR KARARLILIKLA HAYATA GEÇİRİLMELİ

Yüksek faizin olumsuz etkileriyle ilgili yakınmalar var. Yatırımların faizden daha az kâr getirdiği bir ülkede çözüm, faizleri zorla düşük tutmak değil, üretenin kârını artıracak ortamı yaratmaktır. Bu da risklerin ve enflasyonun azaltılması, yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesiyle ilgilidir. O zaman faiz de düşer. Yapısal reformlara başlamak için 2013 yılı şartlarına dönmek yeterli olacak. O dönemde Türkiye'nin CDS primleri 120 civarındaydı, kredi notu da ‘Yatırım yapılabilir’ seviyedeydi.


TRUMP SAATLİ BOMBA İDİ

ABD’deki başkanlık seçimi sonuçlarına gelince... Trump hâlâ yenilgiyi kabul etmiyor; ama normaldir. Zaten başkanlığı süresince de başka bir evrende yaşıyormuş gibi davranıyordu! Seçildiği ilk günden beri Trump’ın ABD Başkanlığı’na yakışmadığını hep söyledim. Vergi kaçıran, ırkçı, cinsiyetçi ve birçok konuda cahil bir adamın Amerika’yı idare etmesi, saatli bombanın üzerine oturmak gibi bir şeydi zaten...

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.12.2020 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları