KUSURA BAKMAYIN!

Keşke tek çırpıda tasnifleyebilsem bir bir duygularımı. Meslek tezgahımızda ilmik ilmik sözcük dokurken, açık artırmaya çıkarılan kazanımlarımıza sahip çıkamayışımızın hüznüdür yüreğime oturan.

Yarınlardan sızan umut ışığı da olmasa, büsbütün teslim olacağım sanki kuruntu fiiliyatıma. Herkesin yaşadığı ya da dinlemek istediği hikâye farklı tabii ki! Ne bahşedilen ömrümüzün kıymetini biliyoruz ne de binbir güçlükle elde etmeye çalıştığımız demokrasi ve özgürlüğün! Çok kişilik hayatlarımızın üstüne, tek kişilik hayâlin hüznünü serpiyoruz. 

MERAMIMIN MEALİNİ ÇÖZENE AŞK OLSUN!
Negatif düşünceleri içtimada tutup, huzuru ve neşeyi doruğa çıkarmakta üstüme yoktur; ama kısır döngüleri hırçın duygularımla tersine çevirmeye gücüm yetmediğinde bir türkü ya da şarkı patlatıyorum muhalif olduğum yeryüzüne! Öyle yarım ağızla da değil, haksızlıklara isyan ede ede. Sırlı kahramanım sözcüklere, mahur notalar ekleyerek aşıyorum tembihli rüküşlükleri. Hele de sanatın, edebiyatın ve musikinin dengesi kayarsa, meramımın mealini çözebilene aşk olsun! Zaman ve mekân kavramı gözetmeksizin; sazımla, sesimle, sözümle kesiyorum duygu raconumu. Ağrı Dağı gibi yüce bir rakım ise çıkacağım zirve, meziyet sanılan eziyet yokuşunu mu sorun yapacağım? Kusura bakmayın! 

HAYAT ZATEN YOKUŞ YUKARI
Bu coğrafyada hayatlar hep yokuş yukarı yaşanmıyor mu zaten? Umuduma musallat sözlere takılmak yerine, düşlediğim ve niyaz ettiğim hayâllerime koşuyorum içimdeki coşkuyla. Zinhar, kindar değilim. Dünümde de yarınımda da evrensel kıymetlerin ikliminde yaşamaya çalışacağım ömür bataryası tükenene dek. Zaferlerim ve seferlerim kadar; yanılgı ve yenilgilerimi de seviyorum. İç sesimle, dış sesim bir benim. Ne kıdemli çığlıkları susturmuşum şu kısacık ömrümde. Cümleyi de ögelerine ayırıp kurallı hale sokmadan, fırlatmam öyle kimsenin çehresine. 

YILDIZLAR DA KAYAR, DURMAZ YERİNDE
Evet... Sesim de güzel sayılır, söylüyorum. Hiçbir müzik türünü ayırmadan. Halk müziği, sanat müziği, pop, arebesk... Hepsini büyük bir istekle... Hem de avaz avaz... Hele bir arabesk şarkı var ki, gece yarısı evimin bahçesine çıkıp gökyüzüne bakarak mırıldanıyorum: "Yıldızlar da kayar, durmaz yerinde"...

İYİ Kİ DUAYENLERİMİZ VAR
Gelelim işimize; emeğimiz, alın terimiz BUSINESS LIFE’ın 127'nci ve Temmuz 2021 sayısına... Yaz aylarının ve “tatil” ihtiyacının rehavetine kapılmayıp yine çok çalıştık. Kapak araştırmamızda, Türk iş dünyasının, sektörler özelinde duayenlerini ağırladık. Tuncay Özilhan, Abdulkadir Konukoğlu, Zeynep Bodur Okyay, Abdullah Kiğılı, Davut Doğan, Feyhan Yaşar ve Enver Yücel gibi kıymetli iş insanlarımızdan başarı sırlarını ve liderlik özelliklerini öğrendik. 

ÖZEL VE ÖZGÜN RÖPORTAJLAR...
Bizzat kendisinin tabiriyle “Hijyen Devrimcisi” bir kadın lider olan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk Hanımefendi’yi misafir ettik. Panasonic Life Solutions Türkiye Şirket Başkanı Yoshiyuki Kato’nun, ilk röportajını dergimize vermesinin gururunu yaşadık. Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı Mehmet Fırat’ı da detaylıca dinledik. 
CEO Ajanda, CFO’nun Tablosu, CMO’nun Rolü, İK’nın Keşfi ve İtibar Yönetimi kuşakları ile hazırlanan özel haberlerimizi; sektör, teknoloji sayfaları ve KSS & Sürdürülebilirlik projeleri takip etti... 
    Keyifli okumalar diliyorum...

SEYFETTİN BAYRAM
BusIness Life Genel Yayın Yönetmeni

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.07.2021 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları