TASARRUF, YATIRIMIN OLSUN

Okullarda zorunlu ders olarak hangi ders okutulmalı? diye sorulsa, tereddütsüz cevabım "finansal okuryazarlılık" olur.

İşçi, işveren, öğrenci, öğretmen, ev hanımı; hayatta konumu, sosyal seviyesi ne olursa olsun herkesin mutlaka bilmesi ve öğrenmesi gereken konu finans. İster kendi hayatınızı, ister şirketinizi yönetin; hesaplama, banka işleri, gelir-gider ve basit muhasebesel konuları bilmek çok önemli. Bir kişi için bunları nasıl yöneteceğini bilmemek, tasarruf veya yatırım yapmaya engel teşkil eder. Bundan dolayı finansal okuryazarlılık her şeyin başı.

‘GELİR ARTMADIKÇA BORÇLANMA ÇIĞ HALİNİ ALIR’

Ülkemizdeki gibi finansal okuryazarlılığın yetersiz olduğu durumlarda yatırımcılar yatırımlarını, vatandaşlarsa kendi finanslarını yönetmekte zorlanırlar. BDDK verilerine göre; ülkemizde toplam 32 milyon kişinin kredi kartı borcu var. 3 milyon 248 kişi de kredi kartı yada bireysel kredi sebebiyle yasal takip altında bulunmakta. Bunlar maalesef ki finansal olarak kendimizi ne kadar yönetemediğimizin göstergesi. Bu demektir ki, gelir-gider döngüsünde de ciddi dengesizlik var. Borçlanma, gelir artmadıkça veya sıkı tasarruflar yapılmadıkça büyür ve büyür, kartopu etkisiyle de çığ halini alır. 

‘HARCAMALAR GELİRİMİZİN %80’İNİ OLUŞTURMALI’

“Tasarruf nasıl ve ne şekilde yapılır?”. Biraz da bunu ele alalım. Tasarruf yapılırken 80-20 gibi gelir-gider dengesi oturtmak mantıklı olacaktır. Mecburi giderler ve harcamalarımız gelirimizin yüzde 80'nini, birikimlerimiz ise yüzde 20'sini oluşturmalı. Bununla beraber gerçekten bir şey satın almadan önce en az birkaç hafta bekleyip, karar vermek ihtiyacımız olmayan masraflardan bizi vazgeçirecektir. Tasarruf yapmak ve tasarrufları korumak bir konuyken diğer konu tasarruflardan gelir elde etmek ve onu büyütmektir. “Tasarrufları nasıl yatırıma dönüştüreceğinizle” ilgili biraz yardım almakta üzerine düşünülmesi gereken konulardan biri. Para için çalışmak yerine paranın sizin için çalışması anlamlı olacaktır. Ufak tasarruflar ve bunları değerlendirmeniz sizi zengin etmez ama size güven verir. 

‘KREDİ KARTI SADECE BİR ÖDEME ARACI’

“Hayatınızı ihtiyaçlarınız mı yoksa istekleriniz mi yönlendiriyor?” buna da bakmak lazım. Bankacılık işlemleri ve finansal enstrümanlarla ne kadar içli dışlı ve bilgiliyseniz, hayatınızın finansal kısmını yönetmek o kadar kolay olacaktır. Hayatın her noktasında bunları bilmek ve lehimize kullanmak bizi olası sıkıntılardan uzak tutar. Şüphesiz ki tüketim odaklı bir dünyada yaşıyoruz. Bu tüketim kimi zaman günlük beğeniler, kimi zaman statü sembolü ürünler için olabilir. Bu anlamda kredi kartını doğru kullanmak ve onun ödeme aracı olduğunun bilincinde olmak gerekir. Sadece ve gerçekten ihtiyaç için harcama yapmak, şahsi finansal hedeflerimizi tutturduktan sonra kendinizi ödüllendirmek en doğrusu olacaktır.

‘AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT’

Bu konularda atasözlerine de kulak vermek doğru olacaktır. “Ak akçe kara gün içindir”, “Ayağını yorganına göre uzat” gibi sözler, bizim için çok eskilerde kalmış gibi görünse de her zaman geçerliliğini koruyan ve aslında günümüzde daha da kulak verilmesi gereken sözler. Herkes kendi kendinin finansçısı olup doğru bütçe planlamasıyla sıkıntı çekmeden, hem istediklerine sahip olurken hem de geleceklerini garanti altına alabilirler.  

‘BİREYSEL EMEKLİLİK VE SAĞLIK SİGORTASI, DOĞRU YATIRIM’

Bireysel emeklilik, sağlık sigortası gibi düzenli; ama küçük ödemeli konular, ilerleyen yaşlar için yapılabilecek doğru yatırımlardır. Kendinize yapabileceğiniz en iyi yatırımsa, finansal okuryazarlılığı mutlaka iyi öğrenip yaşam kalitenizi arttırmaktır.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.2.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları