FUTBOL DÜNYAMIZDA NEDEN KADIN BAŞKANLAR YOK?

Şirketlerimizde global başarısı kanıtlanmış o kadar nitelikli yöneticiler var, neden bu kaynak ihmal edilir? Çünkü onlar devreye girdiğinde mevcut vasatlar, taca çıkacağını bilirler! Hadi ileri gideyim. Neden birkaç istisna hariç, takımlarımızın kadın başkanı olmadı? Bence müthiş sempati toplar ve enerji yaratırlar.

Kulüplerimizde tüccar başkan, teknik direktör, menajer ve futbolcular güzel bir saadet zinciri kurmuştur. Gelen parayı bir şekilde üleşirler. Aralarına nitelikli adamları sokmazlar, aynen siyaset gibi.
Gazetelerimizin spor sayfaları sezon başında transfer haberleriyle dolar. Sonra oyuncuların, teknik direktörlerin ve hakemlerin performansı üzerine kurulur gündem. Birileri gider, birileri gelir, biri şampiyon olur vs... Sonuçta Türk futbolu dünyada iyi bir yerde değildir ve tablonun değişme ihtimali görünmemektedir.  

‘NEDEN Mİ?’ 
Çünkü işe taktik açıdan baktığınızda ana tabloyu değiştirmek zordur. Stratejik düşünmek gerekir. Ülkemiz futbol piyasasının ürettiği hasılat bellidir. Oyunu böyle kabul edersek paramızın yettiği kadar iş yaparız. Dünyadaki en iyi oyuncuları İngiltere, İspanya takımları toplar. Bize Avrupa’da şans bulamamış “elek altı” ikinci sınıf malzeme kalır. Yöneticilerimiz bunlar arasından en iyilerini, en ucuza kapatmaya çalışır. Teknik direktörlerimiz her maça en uygun kadroyu kurup soyunma odası nutuklarıyla motive ederler. Oyun alanımız budur. 

‘YAPILMAMIŞ ŞEYLER DÜŞÜNÜLMELİ’
Bu tabloyu değiştirmek için şimdiye kadar yapılmamış şeyleri düşünmek lazım. Aşağıda pazarlamacı gözüyle neler yapılabileceğine dair önerilerimi sıralıyorum: 
Kulüplerimizde tüccar başkan, teknik direktör, menajer ve futbolcular güzel bir saadet zinciri kurmuştur. Gelen parayı bir şekilde üleşirler. Aralarına nitelikli adamları sokmazlar, aynen siyaset gibi. Bence, takımlarımız çağdaş yönetim tekniklerinden ve ülkemizin parlak yöneticilerinden daha fazla yararlanmalıdır.
Şirketlerimizde global başarısı kanıtlanmış o kadar nitelikli yöneticiler var, neden bu kaynak ihmal edilir? Çünkü onlar devreye girdiğinde mevcut vasatlar taca çıkacağını bilirler. 
Hadi ileri gideyim. Neden şimdiye kadar, birkaç istisna hariç, takımlarımızın kadın başkanı olmadı?  Bence müthiş sempati toplar ve enerji yaratırlar. 

‘UZUN VADELİ PLANLAR YAPILMALI’
Onun üzerine uzun vadeli planlar yapmamız lazım. Küçüklerimiz büyüklerle, büyüklerimiz global devlerle her yıl transfer bazında yarışa giremez; çünkü bütçe farkları aşikâr. O yüzden bazı takımlar uzun vadeli planlar yapıp bunu taraftara anlatmalı. Önümüzdeki 5 yıla damgasını vuracak bir genç iskelet kurup ilk yıl skor değil, sistemin oturmasını bekleyen, öne çıkan oyuncuları büyüklere satmak yerine kadroda tutan, stratejik yol haritası hazırlayıp sabır gösteren var mı? Yok.  

‘BEŞİKTAŞ, UZAK DOĞU AÇILIMI YAPTI’
Küresel düşünülmelidir. Demba Ba, Ersan Adem Gülüm ve Dusko Tosic’in transferlerinin de etkisiyle Beşiktaş daha önce bir Çin açılımı yaptı. Şimdilerde ise Shinji Kagawa’nın imzasıyla birlikte Japonya rüzgârı esiyor. Çin girişiminin ardından “Umarım arkası gelir” diyecektim; ama Şenol Hoca’nın Çin dönüşü suratını görünce umudumu yitirmiştim. Ama bilin ki büyük futbol ve basketbol kulüpleri dünyanın her yerinden para kazanıyor. 

‘KAPSAMLI TARAFTAR ARAŞTIRMASI LAZIM’
Takımlarımız kapsamlı taraftar araştırmaları yapmalılar. Bu çalışmada taraftar profili, satın alma eğilimleri, bağlılık düzeyi, değerler, rakiplerle ilgili algılar vb. ölçülür. Araştırma sonuçlarına göre; marka-kimlik çalışmaları yapılarak marka anayasası mahiyetinde kılavuzlar hazırlanır. Burada markanın değerleri, söylemleri, tarzı, kişiliği vb. unsurlar netleştirilir ve bundan sonraki pazarlama ve iletişim faaliyetlerinin temelini oluşturur. Amaç, tüm paydaşların takım için ortak hedeflere kilitlenmesi ve ortak söylemler, eylemlerde bulunmasıdır. 

‘ÜNLÜ REKLAMCILAR VE MÜZİSYENLERLE ÇALIŞILMALI’
Yeni şarkılar ve sloganlar geliştirmek için ünlü reklamcılar ve müzisyenlerle çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye’deki takımlar aynı marşlarla takımlarını destekler ve bu ayrıştırıcı değildir. Sağlam ve düzenli bir seyircisi olmayan bazı takımlar, uzun vadede takıma bağlanacak bir taraftar grubu edinmek için pazarlama çalışması yapabilir. 

‘TRANSFERDE PSİKOJİK TESTLER GEREK’
Transferlerde değişik testler uygulanabilir. Şirketlere eleman alırken birçok yetkinlik testi yaparız. Futbolda ise menajerlerin iki dudağı arasında her şey. Transferde adayları teknik ve fiziksel testlerin dışında psikolojik testlerden de geçirerek takım değerleriyle uyumlu oyunculardan oluşan bir takım hedeflenebilir. 

‘MEDYA VE SUNUM EĞİTİMİ YAPILMALI’
Takımlar teknik ekibi ve futbolcuları medya ve sunum eğitimlerinden geçirebilir.  Özellikle televizyon önünde doğru mesajlar vermek ve kendini ifade etmek günümüzde çok önemli ve bunun eğitimi de atla deve değil!
Gibi…
Zor değil mi? Öyleyse size annenizin liginde başarılar…

AVRUPA’NIN İLK KADIN KULÜP BAŞKANI: ŞİRECİ
2009-2010 sezonu öncesinde Çankırı Belediyesi, kulübü Anadolu Gösteri Merkezi işletmecisi Sevda Karaali Şireci'ye devretti. Böylelikle Türkiye profesyonel futbol liglerinin ve Avrupa'nın ilk ve tek kadın başkanı olan Şireci tarihe geçti. İsim, 2011-12’de Çankırıspor olarak tescillendi.

FUTBOLA, BURSA’DA KADIN ELİ DEĞDİ
2011’de ahlaklı ve eğitimli sporcular yetiştirme amacıyla kurulan Bursa Ufukspor Kulübü'nün başkanlığını 7 yıldır Kübra Uslan üstleniyor. 23 yaşında koltuğa oturan Uslan, maddi kaygı olmaksızın başladığı bu görevde çeşitli alt yaş gruplarının eğitmenliğini de yapıyor. Sporla tanışan miniklerin yol göstericisi olan Uslan, bir kadının yeşil sahalarda da neleri başarabileceğini gösterdi.

Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz

Yazarın 1.3.2019 00:00:00. Tarihinden Önceki Yazıları