ORKA HOLDİNG'İN BALLI PLANI

Başarılı, güçlü ve akıllı? Kendi bireysel markalaşma sürecini de çok iyi yönetiyor. Zamanını doğru değerlendiriyor, sürekli üreterek rol model oluyor. Bu röportaj, kadınların iş hayatındaki girişimci ruhunu yeniden hatırlatıyor. Onların yolunu, Orka Vitals Genel Koordinatörü Ahu Orakçıoğlu aydınlatıyor. Tanınmış bir haberci, TV ekranlarının aranılan spikeri CV'sine de sahip olan Orakçıoğlu ile arılardan gelen şifa ve sağlık iksiri 'Apivital'i konuştuk. Röportaj konuğumuz cemiyet hayatının ünlü bir ismi olunca, iş dışı yaşamdan da çok özel kesitler ortaya çıktı.

Doğal arı ürünleri markası Apivital; Damat, Tween ve D'S Damat markalarına sahip Orka Group güvencesinde olunca, biz de şirketin Okmeydanı’ndaki merkezinin yolunu tuttuk. Çok defalar kapısından girdiğimiz binada, bu kez Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’yla değil, saygıdeğer eşi Ahu Orakçıoğlu ile bir araya geldik. Orka Vitals Genel Koordinatörü’nü dinlerken, “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” sözünü tersten de yazabilen dopdolu bir profille karşılaştık…

AİLEVİ SORUMLULUKLARINI ÇOK ÖNEMSİYOR
“Çocuk da yaparım kariyer de” hedefi, onunla pek örtüşmüyor. Çünkü o, kızı Sare'nin doğduğu 2011’den çok önce de Türkiye’nin yakından tanıdığı bir isim. Ailevi sorumluluklarını önemsiyor. Başarısında eşinin rolünü inkar etmiyor. Özverili bir anne olduğu kadar, başarılı da bir iş insanı. Apivital, içmimarlık şirketinin ardından bir diğer girişimi. Misafir edildiğimiz teras katına henüz adım atmışken o da içeriye giriyor. Birkaç dakikalık gecikme nedeniyle dahi özür dilerken, mütevazılığından ilk izleri sunuyor. Bizim de İstanbul trafiğine takıldığımızı anlayınca, “Kahveleri beraber içelim” diye iliştiriyor. Hemen keyifli bir sohbete başlıyoruz…

SİNERJİYİ ANINDA YÜKSELTİYOR
Sevdiği işinde ehil, terminolojiye hâkim, meraklı, motivasyonu üst düzeyde, enerji ve heyecan dolu, ışığı parlak, ortamdaki sinerjiyi anında yükseltiyor. Aynı zamanda kibar ve müthiş diksiyonunu İngilizceye de taşıyor. Her cümlede kendini yeniliyor, fiziki görünümü gibi düşünceleri sportif. Her daim yeteneklerini tazelemeye çalışıyor ki, mental sağlığına çok dikkat ediyor. Kuralcı; ama ketum değil. Bu noktadaki kontrol mekanizması, yaptıklarını daha akılcı kılıyor. Farklı yöntemlerle çözüme ulaşabiliyor. Yeni şeyler denemekten asla çekinmiyor. Pervasızca karar vermeyen, riski hesaplayabilen yapısı, anlatımına da yansıyor. Başarısızlıktan dersler aldığını itiraf ederken hiç gocunmuyor.

O TAM BİR TÜRKİYE SEVDALISI
Ülke gerçeklerinin farkında. “Para benim değil mi, canımın istediği gibi harcarım” demiyor. Market ve pazar alışverişlerini bizzat kendisi yapıyor ki, tezgahlardaki fiyatlardan birebir haberdar. Tam bir Türkiye sevdalısı. “Dünyanın her yerinde mağazalarımız var; ama yurt dışında yaşamam” diyor. Urla ve Alaçatı’da geçirdiği hafta sonunu anlatırken gözleri parlıyor. Eğitimin önemini vurguluyor. Jest ve mimikleri, iyi ilişkiler kurmasına ve şekillendirmesine büyük katkı sağlıyor. 

AİLEDEN BİRİ GİBİ HİSSETTİRİYOR
Fotojenik ve güler yüzlü… TV ekranlarındaki tecrübesini konuşturuyor. Kendine vakit ayırdığını belli eden bakımlı görüntüsü, favori rengi beyazla gelen sade güzelliğiyle de sayfalarımız için en iyi kareyi sunuyor. Hiçbir ricamızı kırmıyor. Korsan sorularımızı (!) poz verirken bile cevaplamaya çalışıyor. Eşine ait, arşivimizde yer alan bir fotoğrafla aynı kompozisyonu oluşturduğumuzda espriyi patlatıyor: “Artık beni de çok kullanırsınız!” Biz çalışmamızı tamamlayıp çıkışa yöneldiğimizde kapıya kadar da uğurluyor. Orka Holding’in basın dostu Kurumsal İletişim Direktörü Burhan Denizli ve asistanı Nilay Kesoğlu’nun da yer aldığı toplu görselle, bize aileden biri gibi hissettiriyor…

BEBEK DOĞMUŞTU, BİZ ADINI KOYDUK
- Orka Holding güvencesiyle hizmete sunduğunuz doğal arı ürünleri markası “Apivital”in kuruluş aşamasından bahseder misiniz? Böyle bir iş fikri, aklınıza nasıl geldi?

Apivital, bize olgunlaşmış bir aşamada ve son kullanıcıya dönük hazır bir ürün olarak geldi. Apivital bir grup akademisyenin propolis, perga, arısütü gibi arı ürünleri üzerinde çalışarak yıllarca emek verdiği bir Ar-Ge çalışmasının meyvesi. Arkasında onlarca üniversite ve fakülteler arası interdisipliner bir çalışma var. Ürün son aşamaya geldiğinde güçlü bir perakende grubu arayışına giren akademisyenler, sektörde güven veren ve tecrübeli bir firma olarak bizi buldular. Özetle bebek doğmuştu, biz adını koyduk ve tüm dünyaya tanıtma, anlatma vizyonuyla heyecan duyarak işe başladık. 

EKOLOJİK SERTİFİKALI HAMMADDEYİ TERCİH EDİYORUZ
- Fikirlerinizi olgunlaştırdınız, çalışmalarını projelendirdiniz. Peki! Nasıl harekete geçtiniz?

Nihai kullanıma hazır, gerekli testlerden geçmiş ürünleri, 6 ay kadar kendi üzerimizde denedik. Yani gönüllü kullanıcı olduk. Sağlığımız üzerinde kuvvetli etkisini test ettikten sonra motive olduk ve yatırımcı olmaya karar verdik. Geçen yıl faaliyete başlayan “Apiterapi” firmamız, Ankara Üniversitesi Teknokent’te. Ürünlerimiz Ankara Üniversitesi gıda güvenliği enstitüsünün kalite güvencesi altında, tamamı tescilli ve sertifikalı. Ekolojik sertifikalı hammaddeyi tercih ediyoruz. Teminini ise sözleşmeli aracılarımızdan yapıyoruz. 

İLAÇ DEĞİL, GIDA TAKVİYESİ…
- Sağlık Bakanlığı’nca ‘Antibiyotikte değil, sağlığınızda ısrarcı olun’ kampanyası düzenlendi. Apivital’in ürünleri, bu slogan kapsamında hangi misyonu üstleniyor?

Apivital ürünler, bir ilaç ve hastalıkları tedavi etmeye dönük değil. Ancak, gıda takviyesi olarak kullanıldığı zaman bağışıklık artırıyor. Doğru ekstrakte edildikleri için etken maddeleri kuvvetli. Sağlığı kaybetmenin maliyeti, maddi ve manevi her bakımdan çok yüksek. Dolayısıyla sağlığı korumak artık en güçlü hedefimiz ve motivasyonumuz olmalı.

YOLA, GLOBAL BİR HEDEFLE ÇIKTIK
- Hedef kitlenizin ve pazarların seçiminde hangi kriterleri baz alıyorsunuz?

Ürünlerimiz, arı ürünlerine alerjisi olmayan 7’den 77’ye, herkes tarafından kullanılabilir. 
Sağlığını koruma konusunda hassasiyeti olan; ancak piyasadaki ürün ve bilgi kirliliğinden dolayı kafası karışmış, doğal ve güvenilir ürün arayan herkes müşterimiz. Bütün dünya bizim pazarımız. Global bir hedefle çıktık yola.

İNANMADIĞINIZ ÜRÜNÜ SATAMAZSINIZ!
- Hiç, “Ya başarısız olursam” diye endişelendiğiniz oldu mu? Şirketi kurarken en çok nerede zorlandınız?

Hiçbir işe “Ya başarısız olursam” endişesiyle başlamazsınız.. Biz ürünlerimizin etkisini önce kendimiz test ettik, koruyucu gücünü gördükten sonra yatırımcı olmaya karar verdik. İnanmadığınız ürünü satamazsınız. Biz önce inandık, sonra sağlam bir motivasyonla kolları sıvadık. Arkamıza akademinin, üniversitelerin onlarca yıllık emeğini, Ar-Ge çalışmasını aldık. Özetle; sırtımızı sağlam yere dayadık. Dolayısıyla geleceğe güvenle bakıyoruz. 

ANALİTİK BAKIŞ AÇIM VAR
- Parlak bir kariyere sahipsiniz. Eski, başarılı bir haberci, tanınmış bir ekran yüzü ve ünlü bir spikerdiniz. Bu alanda ki, özellikle ekonomi basınında elde ettiğiniz tecrübeleriniz, girişimlerinize nasıl yön veriyor?

Yıllarca habercilik sektöründe çalışmam, kulağımın delik olmasına yardımcı oluyor. Eğildiğim alanda analitik bakış açım var. Çok yönlü sorgularım, meraklıyımdır. Derinlemesine bilgilenmekten ve pek çok konuda okuyup araştırmaktan zevk alırım. Bu özelliklerimden yalnız girişimcilik konusunda değil, hayatımın pek çok alanında faydalanıyorum. 

EŞİM, AYNI ZAMANDA ‘MENTOR’UM 
- En çok hangi iş insanının tavsiyelerine kulak kabartıyorsunuz? 

Sevgili eşim; Süleyman Orakçıoğlu başarılı bir mentordur her zaman. Bu bakımdan kendimi şanslı hissediyorum. 

KADININ İŞ HAYATINDAKİ YERİ KONUSUNDA EKSİKLERİMİZ ÇOK
- Dünya StartUp ekosisteminde kadınların oranı %17, ülkemizde %15 civarında. Türkiye’de neden yeterli ölçüde kadın girişimci yok?

Girişimcilik bir kültür. Kadın veya erkek açısından bakmayalım. Toplumun genelinde bu ruhu istediğimiz ölçüde yaygınlaştırmadık. Tabii mesele yalnız kültürel değil. Bu ekosistemin güçlenmesinde, devletin çıkaracağı kolaylaştırıcı yasalarla, düzenleyici bir rolü var. Maalesef yeterince adım atılmadı. 
Kadın meselesine gelince... Bırakın girişimci olmayı, kadının iş hayatının içindeki yeri, görünürlüğü konusunda o kadar eksiklerimiz var ki… “Neden yeterince girişimci kadınımız yok” sorusu, bu ortamda biraz lüks kalıyor. Aile işini devam ettirenler dışında kadın girişimciler, ekseriyetle uzun yıllar iş hayatının içinde çalışanlar arasından çıkıyor. Özetle; önce şirket çalışanı oluyoruz, İşi öğrendiğimize inandığımız bir noktada yatırımcı, patron...

ÖNCE KENDİNİZE GÜVENECEKSİNİZ
- En kıymetli başarısızlığınızdan bahseder misiniz? Neyi öngöremediniz?

Uzun yıllar medyada haberci ve televizyoncu olarak çalıştıktan sonra işe dönmede bir karar anı yaşadım. Aceleyle ticaret hayatına atıldım. İçmimarlık ve tasarım alanında yatırımcı olmayı seçtim. Teknik uzmanlık gerektiren bir konuda tamamen ortağıma güvenerek soyunduğum iş 5 yıl sürebildi. Başladığınız işte önce kendinize güveneceksiniz. Hiç kimsenin teknik bilgi becerisi üzerine iş bina etmeyeceksiniz. Ve Hep B planınız olacak. 

BAZEN EN DOĞRU KARAR, YANLIŞTAN DÖNMEK…
- Nasıl bir ders aldınız? Neticede başarı nasıl geldi?

Şükür ki, çok pahalı olmayan bir ders aldım. Bazen yanlıştan zamanında dönmek de verilmesi gereken en doğru karar oluyor. 

EN ÖNEMLİ MOTİVASYONUM; AİLEM
- Yenilenme yönteminizi nasıl keşfettiniz? Değişimlerle başa çıkmayı buna mı borçlusunuz?

Fiziksel sağlık rutinimde temel vazgeçilmezim; spor yapmak. Ruh sağlığımı zinde tutmada ise en önemli motivasyonum; ailem, kızım ve sevdiklerimle içtenlikli vakit geçirmek. 

HER GÜN 7 KİLOMETRE YÜRÜYORUM
- Uyanma saatiniz ile birlikte temponuzu nasıl bir enerjiyle başlatıyorsunuz?

Uyanınca ılık bir bardak limonlu su içerim ve 7 kilometre yürürüm. Ardından Apivital arı ürünlerimizi kullanır, yoga veya pilates yaparım. Bu, enerjimi yükseltmemde çok yardımcı oluyor. Kan dolaşımımı hızlandırıp, terledikten sonra güne dinç ve tazelenmiş başlıyorum. Bazen tempo veya seyahat nedeniyle birkaç gün spora ara vermek zorunda kaldığımda, kendimi iyi hissetmiyorum. Vücudumdan geç olmadan ‘Sos’ sinyalleri geliyor. Ve hemen rutinime geri dönüyorum. 

HEM ANNE HEM İŞ KADINI
Ankara'da doğup büyüdü. Üniversite tahsilini tamamladıktan sonra 1998'de, TRT'nin açtığı yetenek sınavını kazandı ve bu kurumda 10 yıl spiker olarak çalıştı. Ana haberden, Eurovision yayınlarına, muhabirlikten programcılığa ve radyoculuğa kadar her türlü yayında görev aldı. İstanbul'a yerleşince birçok TV kanalından teklif geldi. 2008'de TRT'den ayrılıp özel sektöre geçti. 2011’de hayatını, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’yla birleştirdi. Kızı Sare'nin dünyaya gelişiyle TV kariyerini noktaladı. İş hayatına atılıp içmimarlık ve dekorasyon şirketi kurdu. Şubat 2019’da Orka Vitals Genel Koordinatörü unvanıyla, Orka Group güvencesindeki doğal arı ürünleri markası Apivital'in lansmanı yaptı.

AHU ORAKÇIOĞLU’NUN İŞTEN BOĞULMAMA SIRRI
- Her şeyden önce hayat, işten ibaret değil. İş dışında keyif ve zevk alanları yaratabilmeliyiz. 
- İşi doğru delege etmek, yani doğru işi doğru insana vermek önemli; ama sonucu takip ederim. 
- Bütün detaylara hâkim olmanın formülü, işleri delege ettikten sonra, “Nasılsa yapılmıştır” diye düşünmeyip takip etmek ve rapor almaktır. 
- İzlenebilir bir sistem altyapısı oluşturulmalı. 
- İş geliştirme ve pazar oluşturma sorumluluğu bende kalan tüm detayları ekibe delege ediyorum. Ancak her işin mutlaka sorgulamasını ve takibini yapıyorum. 

AHU ORAKÇIOĞLU’NUN EKİP RUHU
- İşin başlangıç aşamasındayız. Küçük; ama profesyonel bir ekibimiz var.  
- Şu an herkesin özveriyle çalıştığı bir gelişim sürecindeyiz. 
- Sağlam bir çekirdek kadro üzerinde, büyüyen bir yapıyla ilerliyoruz.
- Başarılı iş girişimleriyle ilgili en temel gözlemlerimden biri, işin delegasyonunda doğru kişiyi seçmek. 
- Önemli olan doğru kişiye, doğru işi vermek. Doğru ekip her şeydir. 

AHU ORAKÇIOĞLU’NUN GÜNLÜK AJANDASI
- Kesinlikle sabah insanı değilim. Erken kalkarım; ama kendime ayıracağım bir zaman olmaz. Alelacele koşturmaya başlarsam mutsuz olurum. 
- 11’e kadar spor ve hazırlığımı bitirip sonrasında günlük akışıma geçerim. Bu lüksümü kaybetmemeye çalışıyorum. 
- Kendimi her yere yetişmesi gereken bir insan olarak görmüyorum. Önceliklerim var. Gerekli ve gereksiz şeyleri birbirinden ayırt etme konusunda tecrübeliyim. 
- Günlük akış içinde kendime konsantre düşünme ve plan yapma vakti yaratıyorum.  
- Uzun yıllar televizyonda, canlı yayında çalıştığım için bir pratikliğim, adrenalin yönetme ve telaşsızlık özelliğim var. Bu da bana stres yönetiminde fayda sağlıyor. 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz