CEO'LAR TEMPOYU NASIL DELEGE EDİYOR?

Sahip olduğumuz en değerli unsurlardan biri vakit. Özellikle iş insanlarımız, zamanın işler için yetmediğinden sıkça dert yanar. Bu noktada en önemli araçlardan biri, doğru zamanda, uygun süreçlerin astlara delegasyonu. Yani yetkiler ve sorumluluklar da belirli şartlar yerine geldikçe devredilmeli. Elbette bu, kesinlikle sorumluluktan kurtulmak anlamına gelmiyor. Temmuz 2019 sayımızda CEO'ların zaman yönetimi konusuna odaklandık...

Günlük ajandası çokça tartışılan CEO’ların 24 saati nasıl geçirdikleri ve üzerinde durduğu konular her zaman konuşulur. Günlük operasyonlara odaklanmamak, resmin bütününü oluşturan stratejiye ve gelecek planlarına yeterince zaman ayrılamamasına yol açar. CEO’ların rutin işlere gereğinden fazla zaman ayırmaları ve gelecek stratejilerine yeterince eğilmemeleri de sıkça eleştirilir. 

‘VAKİT YETMİYOR’ ŞİKÂYETİ
CEO’lar, farklı iletişim kanallarından gündemi takip etmenin dışında, e-postaları kontrol etmek, toplantılara girmek, rapor okumak, sahaya inmek, müşteri ziyaretlerinde bulunup çalışanlarla bir araya gelmeyi de tempoya dahil eder. Ortak görüş, bunların engel oluşturmadığı yönünde. Ancak farklılık yaratma ve stratejiler oluşturma noktasında vaktin yetmediğinden şikâyetçi olanların sayısı göz ardı edilemez. 

HAFTA SONLARI DA İŞ DÜŞÜNÜYORLAR
Bazı CEO’lar zamanla yarıştıklarını, haftada 50 saati aşkın çalıştıklarını vurguluyor. İş seyahatlerini ya da hafta sonlarını, plan ve projeleri düşünmek için fırsat bilenler dahi var. Bazı yöneticiler ise işleri delege ederek bu yoğunluğun üstesinden gelmeyi başarıyor. Böylelikle hedeflerine odaklanmayı devam ettiriyorlar.

ZAMAN YÖNETİMİNDE BİREYSEL HAREKET
İş dünyasında birçok isim, zamanı yönetirken kendilerine göre adım atıyor. Buna karşın, bazen doğru dengeyi kurmada istedikleri kadar başarılı olunmuyor. Yeni bir işyerinde sahiplerinin ya da yöneticilerinin her türlü detayla ilgilenmesi normal kabul edilebilir. Ancak belirli bir aşamadan sonra hepsiyle ilgilenmeleri çok zorlaşır. Süreçleri astlarına devretmeyip ısrarla kendileri yürütmeye kalktıklarında, zor durumda kalarak işlerini bir türlü bitiremeyebilirler.

- Yoğunluğun üstesinden, iş programınızı nasıl delege ederek geliyorsunuz?
- Günün yapılacaklar listesini revize ederken nelere dikkat ediyorsunuz?
- Detayda kaybolmadan, bütüne nasıl hâkim oluyorsunuz?
- İşten boğulmama formülünüz nedir? 
- İyi bir ekiple çalışmanın günlük işleri dengede tutmadaki yeri nedir?


PEGASUS HAVA YOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET T. NANE:
GÜN SONUNDA HEDEFLEDİĞİM TÜM İŞLERİ TAMAMLIYORUM
Güne çok erken başlayanlardanım. Zamanı verimli kullanan, planlı biriyim. İyi bir ekiple çalışmanın da günlük işleri dengede tutmada çok önemli bir yeri var.

Yoğun iş tempomu dengeli yönetebilmek için şirketin mesai saatinden daha erken işe başlar, sabah 07.00 gibi işte olurum. Çünkü işi vaktinde ve gün içinde bitirmek gibi bir kuralım var; yıllardır bunu uygularım. Çok istisnai durumlar haricinde gün sonunda hedeflediğim tüm işleri tamamlayarak ofisten ayrılıyorum.

İŞİN ACİLİYETİNE VE ÖNCELİK SIRALAMASINA DİKKAT EDERİM
Günlük ya da haftalık yapılacaklar listemi hazırlarken işin aciliyetine ve öncelik sıralamasına dikkat ederim. Planlı biri olduğum için de listemi adım adım tamamlar, günümü noktalarım.

DOĞRU İNSANLARLA ÇALIŞMAK...
Doğru insanlarla çalışır, onlara güvenir ve bu güveni onlara yansıtabilirseniz, onlar da sorumluluklarını en doğru şekilde yerine getirir. İşin aslı doğru insanlarla çalışmak, yetki devretmek ve güvenmek. Mikro işlerde boğulacak olursak, olaya makro bir bakış açısıyla bakma yetimizi kaybederiz. Çalışma arkadaşlarınıza güvenmelisiniz, her birine kendi uzmanlık alanı doğrultusunda inisiyatif vermelisiniz. Başarının formüllerinden biri de budur.


VAKKO CEO’SU JAKLİN GÜNER:
TUTKU, İNSANI DİNÇ KILIYOR
Hafta içinde iş planım neredeyse tüm vaktimi alıyor. Hızlı hareket etmeyi başarmak önemli. CEO’nun en kritik konusu, değişimin yönünü ve temposunu belirlemek...

Tutku, insanı dinç kılıyor. Çünkü bu, insana en zor koşullarda bile daha fazlasını, iyisini yapmayı teşvik eder ve mücadele gücü verir. Yüksek doğrulukta kararlar almak için büyük resme doğru genişlemek gerekiyor. Çevik ve sonuç odaklı uygulama için ise detaylara inmek lazım.

İZLENECEK YOLU, ARKADAŞLARIMA AKTARIRIM
Önceliklerime gelince… “Verileri, rakamları çabucak yorumlamak, fırsatları ve boşlukları tanımlamak, bunları yol haritasına dönüştürmek.” Ayrıca bu bakış açısını, önümüzdeki dönemde izlenecek yolu, çalışma arkadaşlarıma aktarmak, en sabırlı ve detaycı olduğum noktalar arasında. CEO, takımı oluşturmalı ve ekibin farklılaşma vizyonundan ilham alarak kararlı bir şekilde yürünecek yolları açmalı. Güler yüzüyle pozitif hava yaratmalı ve bunu korumalı.

GENİŞ BİR NETWORK'E SAHİP OLMAYI DEĞERLİ BULUYORUM
İş hayatımın başında pozitif düşünen, herkesle sürekli ve iyi bir iletişim içinde olmaya özen gösteren, çevrelerinde sevilen ve fikirlerine saygı duyulan profesyonellerle beraberdim. Geniş bir Network'e sahip olmayı değerli buluyorum. Bunun güncel kalmayı, birçok gelişmeden erkenden haberdar olmayı, hızlı hareket etmeyi kolaylaştırdığı fikrindeyim.

EKİBİMİZ İÇİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ PROJELERDEN BESLENİYORUM
Öncelikle kurumsal olarak ekibimiz için gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan besleniyorum. Kendini güncel tutmaya yatırımın önemini, beni tanıyanlar çok iyi bilir, arkadaşlarımı bu hususta teşvik ederim, zorlarım. Bir işi dünyada en iyi kim yapıyorsa onun neyi iyi yaptığını ve hangi sonuca vardığını öğrenmek, hazır tecrübelerden faydalanmak ise büyük fırsat ve avantaj...


DOĞA SİGORTA CEO’SU NİHAT KIRMIZI:
ERKEN KALKAN YOL ALIR, GERİDE KALIRSAN EL ALIR! 
Güne 06.30’da başlarım. En verimli saatler, öğlen yemeğinden önceki zaman dilimi, hatta 08.30-11.00 saatleri. Günümüzde sadece erken kalkmak yetmiyor. Gelişmelere göre aksiyonlarınızı revize etmeniz gerekebilir. Değişen koşullar ışığında strateji belirlersiniz.

Erken kalkan yol alır, geride kalırsan el alır! Ancak başarılı olmak için birçok parametreyi iyi kullanmak gerekiyor. Bunların başında da teknoloji geliyor. Artık birçok işimizi anlık takip etmek zorundayız. Zaman eskisinden defalarca kat hızlı ilerliyor, buna ayak uyduramazsak çok geride kalırız ki, mesafeyi kapatmamız zorlaşır. 

GÜNLÜK PLANLAR ÇOK ÖNEMLİ
Uzun vadeli planlar rahatlamanıza, zamanınızı daha cömert kullanmanıza neden olabilir. Çok uzun toplantılar etkinliği azaltır, konulardan sapmalara ve vakit kaybına neden olur. Dikkat odağını ve motivasyonu da azaltır. Daha kısa, gerekiyorsa sık toplantılar ve daha fazla müşteri ziyareti, zamanı en etkin kullanma yoludur. Aynı zamanda ulaşılabilir olmalısınız.


MERCEDES-BENZ TÜRK İCRA KURULU BAŞKANI SÜER SÜLÜN:
OFİS ASİSTANLARIMA, YÖNETİCİLERİM KADAR GÜVENİRİM
Şirketimizde iş görev ve tanımları belirgin olduğu gibi, yardımlaşma ve takım çalışması önemli bir yer alıyor. Güçlü ve alanında uzman bir ekip avantajına sahip olduğumdan, işleri gönül rahatlığıyla delege edebiliyorum. 

Yönetim kadromuzu oluşturmadan önce kapsamlı incelemeler yapıyoruz. İşe alım süreçlerimizde kriterlerimize özen gösteriyoruz. Aynı zamanda atamalarda da başarıyı hedefliyoruz. Detayların eksiksiz aktarılması da önemli. Bir sonraki aşamada, ekipler ile bir araya gelerek iş takibini sürdürüyoruz. 

YOĞUN BİR PROGRAMIM BULUNUYOR
Sadece şirket içinde değil, üyesi olduğum dernekler ve iletişim halinde olduğumuz paydaşlardan da çok sayıda davet alıyorum. Ayrıca yurt içinde ve yurt dışındaki görüşmeler sebebiyle yoğun bir programım var. Şirket dışında çokça bulunuyorum. Yöneticilerim gibi ofis asistanlarıma da bir o kadar güvenerek hareket ederim. Günlük ajandamın oluşturulmasını da büyük ölçüde onlara delege ediyorum. 

KARAR AŞAMASINDA BÜTÜNSEL FAYDAYI GÖZETİYORUM
Gündemimizi tartışırken her zaman bütünsel yaklaşıp konunun şirketin geneline ve iş sonuçlarına etkisini anlamaya çalışıyorum. Yorum yaparak almaya özen gösterdiğimiz kararlarımızın farklı süreçlere etkisini mutlaka inceliyorum. Bütünsel faydayı gözetiyorum.

ÇALIŞTIĞINIZ EKİBİN İYİ OLMASI ÖNEMLİ
7 bin kişilik Mercedes-Benz Türk ailesi olarak, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biriyiz. Böylesine büyük bir organizasyonu her konunun en küçük detayına inerek yönetmek elbette mümkün değil. Performansını kanıtlamış, güven duyduğunuz bir ekip oluşturduktan sonra iş ve sorumluluğu bir arada delege ederek ancak bu denge kurulabilir.


ALLİANZ TÜRKİYE CEO’SU TOLGA GÜRKAN:
EN ÖNEMLİ ÖNCELİĞİM, EKİBİMDEKİ SORUMLULUKLARI NETLEŞTİRMEK
Sorumlulukların net olduğu iş yapış modellerinde delegasyon da kolay. Bu tarz bir çalışma şekli, hem iş süreçlerimizde çevikliği getiriyor hem de iş sonuçlarının takibi açısından büyük katkı sağlıyor. 

Ortak hedeflere aynı inanç ve tutkuyla yürüyen büyük bir takımız. En önemli önceliğim, ekibimdeki sorumlulukları netleştirmek, ardından onlara bunları yerine getirmelerini sağlayacak nitelikte yeterli ve yetkin kaynakları sağlamak. Rutin değerlendirmelerle de ilerlemeyi ekip arkadaşlarımla birlikte takip ediyoruz. 

PROGRAMIMI BİR HAFTA ÖNCEDEN NETİCELENDİRİRİM
Kendimce ulaşmam gereken hedefler ve bunların net bir zaman planı mevcut. Bu, yolculuktaki kademeleri de içeriyor. Programımı bir önceki haftadan neticelendiririm. Toplantılarım ise aylar öncesinden belirlenmiş durumdadır. Yapmam gereken ya da yapıldığından emin olmam gereken konuları da günlük planıma yazarım ve mutlaka bitirmeye çalışırım. 

DANIŞMANLIK GEÇMİŞİMİN KATKISI BÜYÜK
Kariyerimdeki danışmanlık geçmişimin, bütüne hâkim olmada çok katkısı var. Her zaman gelecekteki konumumu tanımlamaya çalışırım. Bu noktada rekabet, teknoloji ve diğer faktörlerin gelişimini de dikkate alırım. Kararların, bu hedefe yönelik yolculuğun yapı taşları olmasına özen gösteririm. Tabii her zaman kısa vadeli çözümler de gündemde olur; ancak uzun vadeli perspektifle denge sağlamaya çalışırım. İyi, ahenkli ve sorumlulukları net bir ekip, en önemli önceliğim. Aynı amaca odaklandığımızda, tercihlerimizin net olduğu bir ortamda denge kendiliğinden oluşur.


AVİVASA CEO’SU FIRAT KURUCA:
EKİBİNİZ DOĞRUYSA HER ŞEYİ BAŞARABİLİRSİNİZ
Ekip ruhunu, işini inanarak ve severek yapmayı, inisiyatif almayı ve iş takibini çok önemseyen bir yöneticiyim. İşin özünde insana inanan bir vizyonum var. 

Hem sektörümüz çok hareketli hem de yapılacak çok güzel işler var. İşimiz, ülke, toplum ve bireyler adına çok yararlı ve değerli. Yoğunluk, beni motive ediyor. Ekibiniz doğruysa ve doğru bir şekilde çalışıyorsa, başarılamayacak hiçbir şey yoktur. 

İŞLERİN VERİMLİ YÜRÜTÜLEBİLMESİ ÖNEMLİ
İşlerin aksamadan ve verimli yürütülebilmesi son derece önemli. Ancak liderlerin, günlük işleyişten ziyade daha stratejik konulara eğilmesi açısından sorumluluk alabilen yetkin ve güçlü ekiplere ihtiyaç var. Bu açıdan şanslıyım. 

ÇOK DETAYCI DEĞİLİM
Kafanızdaki çalışma modeline en uygun ekibi kurmak en önemli konu. Çok detaycı olduğum söylenemez; ama işin kalitesi konusuna oldukça hassasım. Yapılan işe gösterilen özen, kaliteyi çok etkiliyor. Bu da çıktılara ve performansa doğrudan yansıyor.


OPET CEO’SU CÜNEYT AĞCA:
ŞİRKETİMİZİN DİNAMİK YAPISI, PLANLARI ESNETİYOR
Güne mutlaka önceliklendirme ve planlama ile başlıyorum. Toplantılarımızı ve iş gezilerimizi de bu doğrultuda şekillendiriyorum.

Sektörümüzün ve şirketimizin dinamik yapısı, planlamalarımızda bir miktar esnek olmayı da zorunlu kılıyor. En iyi profesyonellerle çalıştığımız için OPET’te takım çalışması ve iş birliği, işlerimizin delegasyonu ve takibi açısından büyük kolaylık sağlıyor. İşin akışı ve ihtiyaca göre süreçlere dahil olarak konuları sonuçlandırıyoruz. 
Yoğun tempoda iş-özel yaşam dengesini kurmayı ihmal etmiyorum. Sıkça bu konuda telkinlerde bulunurum. Çalıştığımız kadar dinlenmeyi ve eğlenmeyi de bilmeliyiz ki, daha verimli olabilelim. Müzik dinlemeyi, konserleri, sinemayı ve seyahat etmeyi severim. Galatasaray taraftarıyım, maçları da yakından takip ediyorum.   

Seyfettin Bayram
s.bayram@businesslife.com.tr
Mehmet Tufan
m.tufan@businesslife.com.tr

 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz