AYHAN SİCİMOĞLU İLE EGE VE AKDENİZ ROTASI

Türk müzisyen, gezgin, radyocu, TV programcısı ve iş insanı Ayhan Sinan Sicimoğlu; genel kültürü, tarih bilgisi ve renkli kişiliğiyle seyahat deneyimlerini ekranda paylaşıyor. Sicimoğlu şimdi yeni kitabıyla Akdeniz ve Ege rotasına bir keşif sunuyor. "Kargadan Başka Kuş Tanımam" ülkeleri tarihi ve coğrafi özelliklerinin yanı sıra, farklı mutfakların bilinmeyen yönlerini de Sicimoğlu'nun kendine has üslubuyla okuyucuya aktarıyor.


Gittiği ülkeleri turist gözüyle milyonlara aktaran, dünyanın keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerini televizyon izleyiciyle buluşturan Ayhan Sinan Sicimoğlu, bu kez notaları değil, kelimeleri konuşturdu. 

“Kargadan Başka Kuş Tanımam” adlı yeni kitabıyla Sicimoğlu, rotasını Ege ve Akdeniz ülkelerine çeviriyor. Her zamanki naif anlatım tarzıyla Ege ve Akdeniz’deki farklı şehirlerin mutfağını, kültürünü ve tarihini, anılarıyla harmanlıyor. Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz’den Hırvatistan, Malta, Fransa ve Karadağ’a uzanan yolculukta “Düzgün yemek peşindeyseniz, o zaman benim tavsiyelerime kulak verin” diyor. Her destinasyonunda o bölgenin kendine özel mazisinden, halkın günlük yaşamından söz ediyor.
Renkli kişiliği ve entelektüel birikimiyle bilinen Sicimoğlu, gittiği her yerin eşsiz güzelliklerini ve deneyimlerini fotoğraflıyor. Dolayısıyla gezi görselleri de sayfalardaki yerini alıyor. Geçmişin izlerini ve ilgi çekici bilgilerini de aktarıyor.
 
‘O, ARTIK HAYATIMIZIN BİR PARÇASI’
Ayhan Sicimoğlu’nun sempatik üslubunu, mutfak tarihi ve tabiatı üzerindeki sürükleyici renkli anlatımını hepimiz biliyoruz. O, artık hayatımızın bir parçası oldu. Türk milletinin geçmişe göre, seyahate en çok düşkün olduğu bu zamanlarda şüphesiz Sicimoğlu’nun tespitlerinin payı var. Uzun zamandır gazete gibi günlük okunan ve sonrasında kaybolan bu yazıların bir kitap halinde toplanması arzu edilirdi. Kuzey Akdeniz’in, Adriyatik limanlarının, Yunanistan’ın, Ege adalarının bu gezi kitabında bir arada bulunması bir kazançtır.

* KARGADAN BAŞKA KUŞ TANIMAM KİTABI İÇİN İLBER ORTAYLI’NIN ÖNSÖZÜ

ÜLKELERİN TARİHİNİ, YEMEK KÜLTÜRLERİYLE HARMANLIYOR
Dünyanın sayısız ülkesine yapılmış sayısız yolculuk… Edinilen onlarca deneyim... Maceracılar için bir başucu kitabı. Ayhan Sinan Sicimoğlu’nun yazılarının bir bölümünün derlendiği ‘Hastasıyım’ Ağustos 2018’de raflardaki yerini almıştı. 

Ayhan Sinan Sicimoğlu’nun seyahat maceraları, her ülkenin bilinen ve alışık olunan özelliklerinin yanı sıra, bilinmeyeni de içeriyor. Sicimoğlu, Yunanistan’da 2 bin 500 yıllık geçmişi olan Maraton’u konu alırken, ‘Kavurma Sahanaki’ adlı yöresel bir lezzetin de ipuçlarını paylaşıyor. Yeni Zelanda’da Maori savaşçılarının ruhunu yaşıyor, o kılığa bürünüyor ve bu ülkede yaptırdığı dövmenin de hikâyesini anlatıyor. Okuyucu Nepal’de Budist tapınaklarına çıkıyor, Lizbon’un ıslak gecelerinde fado barlarına giriyor. Türkiye’den de Adana izlerini Sicimoğlu ile sürmek mümkün....

‘HASTASIYIZ AYHAN AĞA!’
Rönesans da reform da sensin
Sorarlarsa denizde dersin
Görünce seni içimiz açılır
Samba rumba saçılır
Hastayız Ayhan Ağa

* HASTASIYIM KİTABI İÇİN ATA DEMİRER’İN ÖNSÜZÜ
Kitaptan elde edeceği gelirin tamamını Türkiye'nin dezavantajlı bölgelerinde ihtiyaç sahibi çocuklara nitelikli eğitim desteği veren TEGV - Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na bağışlayacak. 

AYHAN SİNAN SİCİMOĞLU: TÜRKİYE TARİH CENNETİ
- 18 senedir her hafta program yapıyoruz. Birçok kişiye ilham oluyoruz. 
- Gezdiğim ülkeler arasında en garip gelen yer, Hindistan’ın Varanasi şehri. 
- Yunan Adaları yakın coğrafyada görülmesini tavsiye ettiğim yerlerin başında. Buradaki yaşam tarzı, insanlar, yemek kültürleri bizlere çok benziyor. Fakat bizimkiler daha güzel. Onlarınki kötü yapılmış Türk yemeğidir. Bunu bütün dünya biliyor.
- Ülkemiz derin ve köklü bir geçmişe sahip. Türkiye tarih cenneti. Bizimki gibi renkli, canlı ve çeşitli bir tarih, dünyanın hiçbir yerinde yok. Karayip Adaları’na gittim. Çok güzel bir doğası var; ama tarih yok. En eski tarih 200 sene öncesine dayanıyor. Amerika kıtasına gidiyorsunuz, 100 yıllık eseri tarihi diye gösteriyorlar, buna önem veriyorlar. Bizim yüzyıllar öncesine dayanan müthiş toprak altı eserlerimiz var; fakat biz bunun farkında değiliz.
- Geceler ve uzun uçak yolculukları, yazılar için ideal. Arayan yok, soran yok. Telefonlar suskun; ama en zoru da baskıya yetiştirme telaşesi. Minik bir adada veya bir Afrika köyünde internet bulabilsem ki yazıyı yollasam! Bir taş ile iki kuş vurmak, seyahatleri ve tecrübeleri hem görsel hem yazılı olarak kayda geçirmek inanın çok kolay değil. 
- Koskoca hayatlar bir ufacık kitaba nasıl sığsın? Beynimdeki hafızaya bile sığmıyor, yedeklemek için yazmak gerekiyor. Yazdıkça heyecanlandım, zorlandım, araştırdım, geceleri uykum kaçtı, kalktım okuma ışığımı yakıp devam ettim. Sabahları güneşten evvel uyandım, son noktayı koyduktan sonra, doğmuş güneş üzerine uzanıp huzur içinde uykuya daldım. 

Kerem Köfteoğlu k.kofteoglu@businesslife.com.tr


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz