CMO'NUN VAZGEÇEMEDİĞİ STRATEJİ

Tanınmış CMO'larımız, Ağustos 2019 sayımızda, marka yönetimi fonksİyonunun rekabette fark yaratmadaki rolünü paylaşmıştı. 'Farklılaşma Stratejileri'ni ve bunlardan şirketlerini üstün kılan hangilerini hayata geçirdiklerini de öğrenmiştik. Bu kez firmalarının ve bireysel olarak kendilerinin başından beri vazgeçemedikleri stratejilere kulak kabarttık. CMO'larımız, Ar-Ge ve pazarlamayla birlikte, rakiplerinden nasıl ayrılmaya devam edeceklerine dair düşüncelerini de Business Life okurlarıyla paylaştı...

Pazarlama işlevi giderek daha stratejik; ancak aynı derecede karmaşık ve zorlu bir hal aldıkça, CMO’nun görevi de evrim geçiriyor. CMO'luğun yükselişiyle birlikte “stratejik pazarlama” ve marka oluşturma birimlerinin, şirketlerin yönetim kurulu toplantılarında yüksek görünürlük kazandığına hiç şüphe yok; ancak bu, pek çok adımın sadece ilki...
 
ŞİRKET VİZYONUNU ÇOK İYİ ANLAMALARI GEREK
Başarılı CMO’lar, etkili yöntemleriyle alkışlanacak işlere imza atıyor. Yapılacaklar listesi de sürekli güncelleniyor. CMO’ların yenilikçilik, sürdürülebilir rekabet ve başarı hedefleriyle ilgili planları şimdi her zamankinden daha önemli. CMO'nun organizasyonun yol haritasını, şirket vizyonunu, mali hedefleri, paydaşların beklentilerini ve dış etkenlerin yansımasını (ekonomik, siyasi, toplumsal ve düzenleyici makam) çok iyi anlaması gerekli...

MÜŞTERİNİN VE PAZARIN NABZINI TUTMAK...
CMO'nun ayrıca, CEO'ya trendlerin, araştırma ve içgörülerin, "müşterinin ve pazarın nabzını" tutturması lazım. CEO ile CMO arasındaki ortaklıkların son derece üretken, verimli ve iki taraf için de besleyici ve iş birliğine dayalı bir süreç olması zorunlu. Yönetim kurulundaki sorumluluğu, pazarlama ve marka oluşturma birimini temsil temsil etmenin çok daha ötesinde olan CMO’larımız, Eylül 2019 sayımızda, vazgeçemedikleri stratejilere açıklık getirdi...

İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ CANAN SOYSAL:
EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZ, MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Tek bir amacımız var. Terminal binasından giriş yaptıkları andan uçağın kapısından girene kadar, tüm misafirlerimizin keyifli ve sorunsuz bir deneyim yaşamasını sağlamak...

11 yıldır Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işletmesini yapıyoruz. Bu süre zarfında en önemli hedefimiz, müşteri memnuniyeti. Bu, bugün geldiğimiz noktada artık dijital uygulamaların da devreye girmesi ile daha farklı bir boyut kazandı. “Yolcusuna zaman kazandıran havalimanı” derken, işte bu noktayı güçlendirmeye çalışıyoruz.

YOLCULARIMIZIN ISI HARİTALARINI İNCELİYORUZ
Terminal içinde yolcularımızın ısı haritalarını inceliyoruz. Yani nerede zaman kaybediyorlar? Ne kadar bekliyorlar? “Bu alanlarda onlara sunacağımız hizmetler neler olabilir?”i araştırıyoruz. Online chek-in kioskları, elektronik pasaport geçiş sistemi, self bagaj sistemi, terminal içi navigasyon uygulaması gibi uygulamalarla zaman kazandırma adına adımlar atıyoruz. Bu dijital uygulamalarımız, bundan sonra da devam edecek. Çipli kimlik kartlarıyla boarding yapma imkânı sağlayacak olan sistemimiz, yakın zamanda hayata geçireceğimiz projelerimizden biri olacak.

MERCEDES-BENZ TÜRK OTOMOBİL GRUBU İCRA KURULU ÜYESİ ŞÜKRÜ BEKDİKHAN:
KENDİ MARKA MİRASIMIZA YATIRIM VAZGEÇMEDİĞİMİZ STRATEJİLER ARASINDA
Bizim en büyük avantajlarımızdan biri, köklü ve güçlü bir marka oluşumuz. Kendi segmentimizde ürün ve hizmet kalitesinde müşterilerimize yıllardır sunduğumuz istikrarlı gelişim, bu duruşumuzu kuvvetlendiriyor. 

Köklü bir firma olarak farklılaşmak konusunda halen marka değerlerine yatırım yapıyoruz. Ve bu bizi aslında sürekli dijitalleşmekten ve gelişmekten de uzak kılmıyor. Bu anlamda, kendi marka mirasımıza yatırım vazgeçmediğimiz stratejiler arasında en önemlisi. 

DEĞİŞEN BEKLENTİLERİ DİKKATE ALIYORUZ
Otomotiv endüstrisi bir dönüşüm içinde. Elektrikli otomobillerden otonom sürüşe birçok yeni trendi konuşuyor ve takip ediyoruz. Değişen müşteri beklentileri de dikkate aldığımız başka bir dönüşüm hikâyesi... Tüm bu beklentiler doğrultusunda hem ürünlerimizi hem de pazarlama stratejilerimizi uyarlıyoruz. 

VESTEL TİCARET AŞ YURTİÇİ PAZARLAMA VE MOBİL ÜRÜNLERİ SATIŞ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI TUNÇ BERKMAN:
HAYATI KOLAYLAŞTIRACAK VE FAYDA YARATACAK ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ
Sadece bir teknoloji markası olarak değil, müşterinin hayatına her anında dokunan bir marka olma amacındayız. Vestel, öncü teknolojileri ürünleştirmedeki Ar-Ge üstünlüğü ve tasarımdaki yetkinliğiyle, ülkemizi geleceğin dünyasıyla buluşturuyor.

Pazarlama stratejimizin temelinde, tüketicinin ihtiyaçlarına yönelik, hayatını kolaylaştıracak ve fayda yaratacak çözümler sunmak yatıyor. 

HEDEFİMİZ, MARKA SADAKÂTİNİ SAĞLAMAK
Hedefimiz hem offline hem de online alanda hatırlanabilir deneyimler tasarlayarak sadakât sağlamak. Örneğin; “Kafe Vesto” ile Vestel mağazalarını müşterilerimizin gözünde yalnızca ihtiyaçları dahilinde geldikleri bir beyaz eşya mağazası konumundan çıkarıp, farklı bir ortamda keyifli vakit geçirebilecekleri; ama aynı zamanda Vestel’in yeni teknolojilerinden ve ürünlerinden haberdar olabilecekleri, onlarla çok daha sık temas edebileceğimiz noktalara çevirdik. 
Bunun dışında, mutfak workshop’ları düzenleyerek müşterilerimize keyifli zaman geçirtirken, birinci elden ürünlerimizi de deneyimleme ve geribildirim toplama imkânı da buluyoruz.

GÜCÜMÜZÜ YERLİ ÜRETİMDEN ALIYORUZ
Avrupa’nın tek alana kurulu en büyük fabrikalarından birine sahibiz. Gücümüzü yerli üretimden alıyor, yüksek teknoloji ile ürettiğimiz ürünlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmakla kalmıyor, dünyaya ihraç ediyoruz. “Gururla Yerli” bizim için bir reklam sloganından öte, Vestel markasının varoluş amacını temsil eden bir söylem.     Gerçekleştirdiğimiz marka çalışmalarımızın sonucunda tercih ve algı skorlarında büyük gelişmeler yaşandığını gördük. Müşteri önerilerimizi, tüketici iç görüleri ve değişen ihtiyaçları üstüne kurduk. İletişim stratejilerimizi, tüketicinin yeni medya ve içerik tüketim alışkılarına paralel olarak planladık. 
Sonuç olarak; Türkiye’deki televizyon pazarında lider, beyaz eşya pazarında ise ilk üç üreticiden bir olduk. Reklamlarımızın beğeni ve hatırlanma skorları, son derece yüksek seviyelere geldi. İletişim ödülleri de pazardaki başarımızı taçlandırdı.

PANASONIC LIFE SOLUTIONS TÜRKİYE KURUMSAL MARKA GENEL MÜDÜRÜ AYSEL ÖZALTINOK:
İLETİŞİM STRAJEJİMİZDE ÖNCELİĞİMİZ KURUMSAL İTİBAR
Varlığını güçlü bir şekilde sürdürmeyi hedefleyen şirketler için, marka iletişiminde de bir adım önde olmak ve hemen her süreçte farklılaşma stratejisine sahip olmak büyük önem taşımakta. 

Farklılaşmış olmanın ön koşullarından bir tanesi, kurumsal itibarı koruyup, marka bilinirliğini artırmayı sürdürmektir. Bu itibarı oluşturmak ve yönetmek ise hiç bir zaman vazgeçemeyeceğimiz temel stratejiler arasında yer almaya devam edecektir. Temel değerlerimizi destekleyen bir anlayışta ve kurumsal itibarın daima ön planda olacağı bir iletişim stratejisine sahibiz, bu kapsamda önemli farklar yaratıyoruz. 

MÜŞTERİLERİMİZ İÇİN DEĞER YARATMAYA ODAKLANDIK
Yeni ürün sunmaktan öte, müşterilerimiz için değer yaratmaya odaklanmış durumdayız. Bu nedenle inovasyonu, ürün kalite ve güvenliğini, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler sunuyoruz. Müşteri davranışlarını en iyi şekilde yorumlamanın gayretini taşıyor, şirketimizin tüm faaliyet ve aksiyonlarında insanların daha iyi bir yaşama sahip olmaları konusuna odaklanıyoruz. 

LİDERLİĞİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Panasonic’in geniş ürün gamından alacağımız desteğin de katkısıyla yaşam alanlarına konfor ve güvenlik teknolojilerini etkin bir şekilde entegre eden kullanıcı dostu, toplumu destekleyen yaşam çözümleri sunacağız ve tüm enerjimizle insan odaklı çözümlerle daha iyi ve konforlu bir ‘yaşam’ sunmaya odaklanacağız. Geniş ürün yelpazemizdeki Panasonic ve VİKO markalı ürünlere ilave olarak, pazara sunmayı hedeflediğimiz yeni ürün ve çözümlerle “Daha İyi Bir Yaşam, Daha İyi Bir Dünya” hedefi ile sektörümüzdeki lider pozisyonumuzu her geçen gün daha da güçlendirmek için çalışacağız.

MITSUBISHI ELECTRIC TÜRKİYE REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜR YARDIMCISI SAVAŞ CENEVİZ:
MUTLU İÇ VE DIŞ MÜŞTERİ YARATABİLMEK, EN ÖNEMLİ VAZGEÇİLMEZİM

Dünyanın "ilk"leri, "en hızlı"ları ve "en büyük"leriyle dolu başarılarının üzerine yeni başarılar inşa etmeyi sürdüren Mitsubishi Electric, ileri teknolojisini topluma katkıda bulunmak için kullanarak her adımında global ölçekte öncü bir yeşil şirket olarak yoluna devam ediyor. Bu noktada biz de pazarlama iletişimi yoluyla, teknoloji ve kalite eksenli faaliyetlerimizi paydaşlarımıza aktarmayı sürdüreceğiz. 

Mutlu iç ve dış müşteri yaratabilmek ve bunu sürdürebilmek bireysel olarak en önemli vazgeçilmezim… Marka olarak da aynı duruşla güven, kalite, teknoloji, etik kurallar, yurttaşlık, çevre ve büyüme odaklı 7 ana temel ilkemizin ekseninde stratejilerimizi geliştiriyoruz. 

ÜÇ AYRI KATEGORİDE GUINNESS DÜNYA REKORU 
Mitsubishi Electric, Ar-Ge’ye büyük önem veren ve bu alanda yaptığı yatırımlar sonucunda birçok ödülle taçlandırılan bir marka. Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan e-F@ctory konsepti, “2015 Frost & Sullivan Güneydoğu Asya Etkinleştirici Teknoloji Ödülü”ne layık görüldü. Dünyanın ilk spiral yürüyen merdivenini üreten Mitsubishi Electric, 2017’de en hızlı asansör, bir binada bulunan en uzun seyahat mesafesine sahip asansör ve en hızlı çift katlı asansör olmak üzere üç ayrı kategoride Guinness Dünya Rekoru kırdı. 
Yine 2017’de, 49 yıl 258 gündür piyasada satışı gerçekleşen Kirigamine isimli klimasıyla en uzun süredir satışı devam eden çapraz akış fanlı klima kategorisinde Guinness’e adını yazdırdı. 2010 yılında ise dünyanın en uzun ekranı olan Diamond Vision LED ekranı ile Guinness Rekorlar Kitabı’na girmişti. 

AR-GE HARİKASI DAHA BİRÇOK İLK
Ekipman sensörleri için dünyanın ilk siber saldırı algoritmasını geliştiren Mitsubishi Electric’in, Ar-Ge harikası daha birçok ilki bulunuyor. Örneğin; aynı zamanda farklı dilleri konuşan kişiler arasındaki iletişimi kolaylaştırmak amacıyla, canlı video kayıtlarında söylenenleri anında üç boyutlu metne dönüştürmek için dünyada ilk kez arttırılmış gerçeklik (AR) teknolojisinin kullanıldığı SwipeTalk Air kullanıcı arayüzü ya da Japonya’nın ilk büyük ölçekli yüksek saflıkta plastik geri dönüştürme sistemi… 

TOYOTA TÜRKİYE PAZARLAMA VE SATIŞ A.Ş. PAZARLAMA DİREKTÖRÜ BARIŞ ERDİM:
DİJİTALLEŞMEYİ, STRATEJİK GÜNDEMİMİZİN BİRİNCİ SIRASINA YERLEŞTİRDİK
Süreçlerimizi daha basit, daha etkin ve daha hızlı yönetilmesi açısından dijitalleşme, iş verimliliğimize önemli katkılar sağlıyor. Her zaman teknolojiyi en etkin ve rasyonel bir biçimde uygulayan bir otomotiv markası olarak dijitalleşmenin, markamızın algısını pekiştirdiğine inanıyoruz. Sektörümüzde yaptığımız on-line lansmanlar bunlara en güzel örnek...

Bugün herkes “hızla değişen ve küreselleşen dünyaya adapte olma” yarışında. Yetkinliklerin değiştiği, liderlik modelinin dönüştüğü, iş yapış şeklinin bambaşka bir formata girdiği bu yeni düzene, şirketlerin ve dolayısıyla çalışanların da uyum sağlaması gerektiği tartışılamaz bir gerçek. 

HER SEKTÖR, DİJİTAL DÜNYAYLA ENTEGRE OLUYOR
Bu açıdan dünyaya baktığımızda ve gelişmeleri gözlemlediğimizde, hemen her sektörün dijital dünyayla entegre olduğunu görüyoruz. Bu durumda tüketici alışkanlıkları da değişiklik gösteriyor. Tüketiciler en basit, en kısa ve en güvenilir şekilde bilgi almak istedikleri ürünlerde benzerlerini kolayca karşılaştırabilecekleri yöntemlere başvuruyor.
Eskiden olduğu gibi, otomobil almak isteyenler araştırma yapmak için ilk olarak interneti kullanıyor. Bayilere gitmeden dijital dünyanın verilerine göre karar veriyor ve on-line işlemleri tercih ediyor. Bu noktadan hareketle; Toyota olarak tüketici davranışlarına paralel bir şekilde dijitalleşmeyi stratejik gündemimizin birinci sırasına yerleştirmiş bulunmaktayız.

Farklılıkları kullanarak, potansiyel müşterilerin gerçek anlamda ilgisini çekmek ve markanızı rekabette öne çıkarmak mümkün. Fark yaratmak istiyorsanız, geniş kitlelere genel mesajlarla gitmek yerine doğru müşteriye onun değerleri ve ihtiyaçlarıyla örtüşen kişiselleştirilmiş içeriklerla ulaşmak gerekiyor.
Genç kuşaklar için farklı olmak ve fark yaratmak önemli. Bu, çoğu zaman para veya iş güvenliğinden daha önemli bir motivatör. Firmaların yapması gereken, çalışanlara kendi kişiliklerini ortaya koyabilecekleri bir ortamı sağlamak, farklılıklarını ortaya koyarken aynı yöne gidebilen takımlar oluşturabilme konusunda stratejiler oluşturmak.

SATIN ALMA SÜREÇLERİNİ VE ALIŞKANLIKLARI İNCELİYORUZ
Yukarıda bahsettiğimiz bakış açısı paralelinde dijital platform başta olmak üzere müşterilerin satın alma sürecini ve alışkanlıklarını inceliyor, bu incelemeler sonucu oluşan iç görüler paralelinde müşterileri doğru mecralarda ve doğru zamanda hedeflemeye çalışıyoruz. Müşterinizi doğru tanıyıp her bir bireyin ihtiyacını doğru bir şekilde analiz edebilirseniz, onların dikkatini çekmek için yeni stratejiler oluşturmak da daha kolay oluyor. Müşterilerimizin bizimle temas ettiği noktaları entegre yönetecek sistemlerimiz var, süreçlerimizi de bu şekilde kurguluyoruz. Böylece müşteri hareketlerini kolaylıkla izleyip bunları analiz ederek strateji oluşturabiliyoruz.

PETROL OFİSİ CMO’SU BERİL ALAKOÇ
HER ALANDA MÜŞTERİ ODAKLI BİR YAKLAŞIM SERGİLİYORUZ
Müşteri memnuniyeti, Petrol Ofisi’nde en büyük önceliklerimiz arasında. Bu yaklaşımımız, hemen hemen tüm çalışmalarımızda yönlendirici oluyor, bakış açımızı belirliyor. Bugüne kadar birçok alanda olduğu gibi bu noktada da, müşteri odaklı yaklaşımımızla, liderliğin getirdiği sorumlulukla ve öncülük misyonumuzla harekete geçtik. 

Her alanda müşteri odaklı bir yaklaşım sergiliyoruz. Yine bir ilki gerçekleştirerek; sektörde bugüne kadar müşterilerin belki de yoğun olarak yaşamadıkları, ancak şikâyetin çözümü sırasında adeta açmaza düştükleri önemli bir sorunu ortadan kaldırdık, %100 garantili LPG projemizi hayata geçirdik.

2018’DE AR-GE’YE 13 MİLYAR 24 MİLYON TL HARCADIK
Türkiye, 2018’de Ar-Ge faaliyetleri için 13 milyar 24 milyon TL harcadı. Rakamlar, 2017’ye göre; yüzde 21.6 arttı. Bütçe başlangıç ödenekleri esas alınarak yapılan tahminler ışığında; 2019’da Ar-Ge için tahsis edilecek ücretin 15 milyar 597 milyon olacağı öngörüldü. Merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge için ayrılacak paranın da en çok üniversitelere gideceği saptandı. 2019’da genel üniversite fonlarını içeren oran da %40.4 olarak belirlendi. %34.4 savunmaya, %6.8 endüstriyel üretim ve teknolojiye, %4.3 genel bilgi gelişimine, %4 de eğitime gideceği görüldü. 2018’de gerçekleştirilen medya incelemesinde ise Ar-Ge başlığı altında 60 bin 668 haber yansımasının olduğu tespit edildi. 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz