ŞİRKETLERİN FIRSAT PENCERESİ

Her ekonomik darboğaz, içinde pek çok risk barındırdığı gibi bazı imkânlar da sunabiliyor. Bu dönemler, şirketler için mevcut durumların muhasebesini yapma ve piyasada oluşan fırsatları takip edip yakalama zamanı olarak değerlendiriliyor. Finans uzmanları, malî açıdan sıkıntılı süreçlerde tedbirleri gecikmeden almak gerektiğinin altını çiziyor. İşler iyi gitmiyorsa, nedenleri detaylı irdelenmeli ve iş modeli gözden geçirilmeli. Peki! Darlık yaşanırken şans yakalamak mümkün mü? Şirketler nasıl bir strateji izlemeli?

İleriye yönelik yapılacak nakit akış çalışmaları şirketin önünü görmesi için elzem. Ancak bu takdirde muhtemel riskler ve sıkıntılar önceden fark edilip tedbirler vaktinde alınabilir. Anlık reflekslerle gelen kararlarda er ya da geç hata yapılması ve sıkıntıya düşülmesi kaçınılmaz. Farklı ürün ve hizmetlerden hangilerinden para kazanıldığı ve kaybedildiği çok iyi analiz edilmeli, katma değer yaratılabilen alanlara odaklanmalı ve diğerlerinde küçülmeli veya çıkılmalı. Alternatif pazarlar ve müşteri arayışları mutlaka değerlendirilmeli. 

DIŞ VE İÇ PAZARDA, AKILCI STRATEJİ KURGULANMALI
Ülkenin malî açıdan sıkıntılı zamanlarında dışa açılmak da akla yakın bir çözüm. Türkiye’de ihracatın önemli bir artış göstermesi, şirketlerin yükselen kurlarla daha rekabetçi olabilmelerinin doğal bir sonucu. Ancak iç pazar da ihmal edilmemeli ve gelirlerindeki reel bazdaki erimenin etkisi hesaba katılıp değişen tüketici davranışlarının sunulacak mal ve hizmetlere etkisi değerlendirilmeli. Bu özellikle üretim planlama, reklam ve stok yönetimine etkisiyle ehemmiyetli. 

GELİR-GİDER DENGESİ DOĞRU YÖNETİLMELİ
Darlık yaşanırken satışlara direkt etkisi olmayan veya görece daha az olan maliyet kalemleri çok iyi irdelenmeli, tasarruf tedbirleri alınmalı. Şirketlerin “personel”, “satış ve pazarlama”, “üretim”, “lojistik ve ulaşım”, “kira ve bina” olmak üzere 5 ana giderde kemer sıkabileceği belirtiliyor. İşte tam da bu noktada Ekim 2019 sayımızın liderlik dosyasına yön veren “Asıl hedef; ekonomik darboğazın olumsuzluklarını en az etkiyle atlatmak mı, bu dönemden kazançlı çıkmak mı?” sorusunun yanıtları önem arz ediyor.


ORKA HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN ORAKÇIOĞLU:
ANLIK KÂRLILIK VE MALİYET KONTROLLERİ BİZE AVANTAJ SAĞLIYOR
İçinde bulunduğumuz süreçi, üç markamız; Damat, Tween ve D’S Damat için de fazla olumsuz bir dönem olarak değerlendirmiyoruz. Biz işimizi doğru yapmaya çalışıyoruz ve önümüze bakıyoruz.

Asıl hedef; ekonomik darboğazın olumsuzluklarını en az etkiyle atlatmak mı, bu dönemden kazançlı çıkmak mı?
Dünyanın en önemli iktisatçılarından Adam Smith’in söylediği gibi “Siz mal ve hizmet üretimini doğru yapın, piyasada görünmeyen bir el sizi destekler.” 

ZAMAN YÖNETİMİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ
Gereksiz ve işe yaramaz faaliyetleri/süreçleri yok ederken başvurduğunuz yöntemler neler?
Her şeyden önce zaman yönetimini çok önemsiyoruz. Çünkü herhangi bir bedelle alınamayacak ve geri gelmeyecek tek şey, zaman. Gereksiz işlere ayırdığınız zaman aslında normal, yolunda giden işlerinizden çaldığınız bir vakte dönüşüyor. Dolayısıyla bizler, zaman yönetiminin ne kadar önemli olduğunun farkındayız ve değerli zamanımızı gereksiz işlere harcayarak vakit kaybetmiyoruz.

FAYDA-MALİYET ANALİZİ YAPIYORUZ
Verimliliği yükseltirken, kapasite kullanım oranlarını optimum seviyede tutmayı nasıl başarıyorsunuz?
Her türlü sürecimizi ekiplerimizle birlikte yürütüp, kararları birlikte vererek, hedefleri birlikte ortaya koyarak, fayda-maliyet analizini birlikte yaparak, aynı zamanda da bunların gerçekleşmesi halinde olumlu geri dönüşlerin getirisini ekiple paylaşarak başarıyoruz.

SONUÇ ODAKLI BİR FİRMAYIZ
Rekabette güçlü kalmak için, iş yapış kültürlerinize uygun kaç ana kalemde ve hangi tasarruf tedbirlerini hayata geçiriyorsunuz?
İş gerçekleştikten sonra değil, işi yapmadan önce tüm analizlerimizi yapıyoruz ve bu analizlere göre; o işin yapılıp yapılmamasına karar veriyoruz. Aynı zamanda sonuç odaklı bir firmayız. Her konuda, her süreçte anlık kârlılık ve maliyet kontrollerini yapabilecek sistemimiz ve altyapımız var. Bu da bize avantaj sağlıyor.

GELİR MODELLERİ OLUŞTURUYORUZ
Pazar payınızı artırma ve yeni gelir modelleri geliştirme yolunda ne tür adımlar atıyorsunuz?
Pazar payımızı artırma amacıyla çeşitli pazar araştırmaları, gelir seviyesi araştırmalarının yanı sıra, faaliyet göstermek istediğimiz yeni ülkelerin sosyoekonomik ve sosyokültürel yapılarının araştırmalarını yapıyoruz. Sonra piyasaları kâr merkezi olarak görüyor ve o piyasaya giriyoruz. Gelir modellerini de oluştururken, belirli projeksiyonlardan faydalanıyoruz. 


SABANCI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜLER SABANCI:
KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE ODAKLANIYORUZ 
Topluluk olarak faaliyetlerimizde finansal başarının yanı sıra, en önemli önceliğimizi “sürdürülebilirlik” ve “kaynakların sorumlu kullanımı” olarak görüyoruz. Alternatif yakıt kullanımını önemsiyoruz. Sadece bugüne dek 1 milyon tonun üzerinde atığı geri dönüştürerek hedeflerimizin önüne geçtik.

İstanbul başta olmak üzere, fabrikalarımızın bulunduğu illerdeki atık sorununa da çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. 2030 yılı “sürdürülebilirlik” hedeflerimiz doğrultusunda, bu alanda çalışmalarımıza devam ediyor, ülke ekonomisine değer yaratmaya odaklanıyoruz. 

‘DÜNYA LİDERİ’ KONUMUNA GELDİK
Sabancı Topluluğu olarak, çimento sektöründe yarım asrı devirdik. Tecrübemiz, birikimimiz, yetkin insan kaynağımız ve güçlü bayi ağımızla ülkemiz ekonomisine katkı yaparken; dünya pazarlarında da rekabet ediyoruz. En fazla üretim tesisine sahip çimento grubu olarak, Türkiye’nin çimento üretiminin %18’ini tek başına Sabancı Topluluğu gerçekleştiriyor. Ülkemizin çimentodaki ihracat lideri konumumuz ile 65’ten fazla ülkeye kendi markamızla satış yapıyoruz ve yıllık 1 milyar TL’nin üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. İspanya Bunol Fabrikası satınalmasıyla da beyaz çimentoda bir Türk markası olarak dünya lideri konumuna geldik.

ÖNCÜ VE ÖRNEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Yeni Neslin Sabancı’sı vizyonumuzla tüm işlerimizde teknolojik dönüşümü ön plana alırken; çimentoda da Sanayi 4.0 uyumlu tesislerimizle üretimimizi sürdürüyoruz. Ayrıca Ar-Ge çalışmalarımızla da katma değerli ürünlere odaklanıyoruz ve müşterimizin ihtiyaçlarına en doğru çözümleri sunuyoruz. 2000’de Mersin’de kurulup, 2017’de T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca tescillenen Çimsa’nın Ar-Ge Merkezi Formülhane, Türkiye’nin sektördeki ilk bakanlık onaylı çimento araştırma ve uygulama merkezi. 

Bulunduğumuz her işkolunda olduğu gibi, çimento sektöründe de “öncü” ve “örnek” olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Yönetim takımımız ve ekibimizle daha büyük başarılara imza atarak, tüm paydaşlarımıza değer yaratmaya devam edeceğiz.


RÖNESANS HOLDİNG BAŞKANI DR. ERMAN ILICAK:
15 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM ÇEKMEK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ
Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi, ülkemizin polipropilen ithalatının beşte birini ikame edecek ve cari açığa 250 milyon dolar pozitif katkı sağlayacak. İşletmesini üstlendiğimiz, Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi'nde 1.4 milyar dolar yatırımla hayata geçireceğimiz projemizi, başlangıç olarak görüyoruz.

Son 10 yıldır ulusal ve uluslararası birçok enerji ve petrokimya şirketi için önemli endüstri tesisleri inşa ettik. Kazandığımız bilgi ve tecrübe birikimini, Türkiye’nin en büyük dış ticaret açığı verdiği alanların başında gelen petrokimya sektörüne yapacağımız yatırımda kullanacağız.

HEDEF, PETROKİMYADA DIŞA BAĞIMLILIĞI EN AZA İNDİRMEK
Yüksek polipropilen ithalatı ve artan tüketim talebi nedeniyle Rönesans Holding'in hedefini, Türkiye'nin petrokimya alanındaki dışa bağımlılığını en aza indirmek ve ihracata odaklanmak olarak belirledik. Ülkemize katma değerli üretim sağlayacağız. Alanında dünya lideri ortaklarımızla birlikte bölgenin ilk yatırımcısı olmakla kalmayacağız. Avrupa'nın en büyük ve dünyanın üçüncü büyük endüstriyel bölgesinin işletmecisi olan Hollandalı Port of Rotterdam ile önümüzdeki 10 yılda, Ceyhan Endüstri Bölgesi'ne yaklaşık 15 milyar dolarlık yerli ve yabancı yatırım çekmek için çalışacağız. Biz de bölgedeki petrokimya ve endüstri yatırımlarımızı sürdüreceğiz.


TÜRKİYE ALÜMİNYUM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ (TALSAD) VE KİBAR HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ KİBAR:
ULUSLARARASI ALANDA DAHA DA GÜÇLENMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Son yıllarda atılım gerçekleştiren ükemiz alüminyum sektörünün büyümesi ve uluslararası alanda daha da güçlenmesi için çalışıyoruz. Yaklaşık 6 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştık. İhracatımız da 2019 itibariyle 3 milyar doları aştı. Avrupa ve dünyanın önemli bir üretim üssü haline geldik. Türkiye hammaddede tamamen dışa bağımlı olmasına karşın, yarı mamül ve mamülde ihracat büyük oranda arttı. Alüminyum ürünleri ihracatımız 2017’de %11, 2018’de %16 arttı. Bu artışın en önemli bölümünü Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Amerika oluşturdu. 


VESTEL CEO’SU TURAN ERDOĞAN:
AKILLI EVLER & ŞEHİRLERDE VESTEL’İN ADI SIKÇA DUYULACAK

Manisa’daki Vestel City, Avrupa'nın tek çatı altında entegre üretim yapan en büyük komplekslerinden biri. Endüstri 4.0’ın Türkiye’deki öncülerinden olarak Vestel City’de yapay zekâ, robotlar ve Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi teknolojileri kullanarak üretim yapıyoruz. Uzun vadede gelecek vizyonumuza baktığımızda da Endüstri 4.0 kavramı ile ‘Mobilite’ ve ‘Bağlanabilirlik’ teknolojileri, Vestel’in Ar-Ge çalışmalarının da önemli bir ayağını oluşturuyor. 
Akıllı evler & şehirler ile IoT konsepti çatısı altında sunulan hizmetler, Vestel’in adını sıkça duyacağınız bir alan olacak. Vestel Elektronik, Avrupa Birliği (AB)’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı Horizon 2020’deki üretim teknolojilerine odaklanan KYKLOS 4.0 projesine Türkiye’den katılan tek şirket oldu. Bu, bizi gelecek vizyonumuza yaklaştıracak.


BAYMAK CEO’SU ENDER ÇOLAK:
E7 ÜLKELERİ, 2050’DE DÜNYA EKONOMİSİNİN LİDERLERİ OLACAK
Geniş ürün gamımız ve güçlü yapımız sayesinde 8 ayda hedeflerimizin üzerinde bir büyüme elde ettik. Hedef pazarlarımız arasında Avrasya, Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleri de önemli yer tutuyor. Özbekistan, Azerbaycan ve Gürcistan yeni fırsatlar anlamına geliyor.

İş süreçlerimizin tamamında tasarruf, yüksek verim ve son teknolojiye odaklanıyoruz. Başarıdaki en önemli etkenlerden biri, müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir yapıya sahip olmamız. 

İHRACATTA, CİROMUZU YÜZDE 50 ARTIRDIK
Isıtma dünyasının merkezi artık sadece Avrupa’dan ibaret değil. Global ekonomik konjonktür, E7 ülkelerinin (Türkiye’nin de aralarında bulunduğu) 2050’de açık ara dünya ekonomisinin liderleri olacağını gösteriyor. Rotamızı çevirdiğimiz ihracatta, ciromuzu 8 ayda hedeflerimizin çok üstünde, yüzde 50 artırdık. 2019’un ilk aylarında rakamlar özellikle Özbekistan, Rusya, Fransa belirgin bir yükseliş gösterdi. “Turquality Marka Destek” programıyla Türki Cumhuriyetler, Doğu ve Güneydoğu Avrupa’da, ikinci aşamada ise ABD ve Latin Amerika ülkelerinde faaliyetlerimizi genişletmeyi planlıyoruz.


KOÇ HOLDİNG CEO’SU LEVENT ÇAKIROĞLU:
FIRTINA SÜREKLİ OLMAZ HEDEFLERİ GÖZDEN KAÇIRMADAN YOL ALINMALI
Fırtınalı havada güvenle yol alabilmek için, öncelikle her hava şartına göre gerekli hazırlıkların zamanında yapılması gerekir. Hava bozduktan sonra hazırlık yapmak zor olur, bazen sonuç vermez.

Varış noktanızı, bir başka deyişle vizyonunuzu belirledikten sonra, rotanızı, yani ana stratejilerinizi oluşturmak gerekir. Rotanın üzerinde ana duraklar vardır, şartlara göre değişiklik yapmak gerekse de, bu referans noktalarını, yani stratejik önceliklerinizi disiplinle takip etmek önemlidir.     Hava sertleşince, dalga boyu yükseldiğinde kaçınılmaz olarak kısa vadeli konulara odaklanmak gerekse de, fırtınanın sürekli olmayacağı bilinciyle, uzun vadeli hedefleri gözden kaçırmadan yol almak önemlidir. Neticede esas önceliğimiz ve sorumluluğumuz uzun vadeli, sürdürülebilir değer yaratmaktır.

KOÇ TOPLULUĞU’NU KÜRESEL BÜYÜME VİZYONUYLA YÖNETİYORUZ
Ana stratejimiz sürdürülebilir ve kârlı büyüme. Stratejimizi destekleyen ana taşıyıcıları; teknoloji sahipliği, güçlü markalar, inovasyon ve girişimcilik becerisi ve değişime öncülük edecek kültürün geliştirilmesi. “Küresel vizyon” deyince, elbette uluslararası pazarlarda büyümeyi ve pazarları çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Ancak bu Türkiye’de büyümeyeceğiz anlamına gelmiyor. Türkiye’nin çok önemli potansiyeli olduğuna inanıyor ve büyümeye devam ediyoruz. Son 5 yılda toplam 37 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. Küresel vizyonun bir boyutu da küresel seviyede rekabetçi güce sahip olmamız. Zira en büyük pazarımız olan ülkemizde de hemen hemen her sektörde küresel oyuncularla rekabet ediyoruz. 

5 YILDA AR-GE’YE 2 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM
Rekabetçi gücümüzü sürekli geliştirmek için stratejilerimizin taşıyıcıları olarak ifade ettiğim teknoloji, inovasyon, marka konularında uzun vadeli perspektifi ve uygulamadaki disiplini kaybetmeden yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Son 5 yılda Ar-Ge’ye 2 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. 27 Ar-Ge merkezimizde yaklaşık 4 bin 500 Ar-Ge personelimiz var. 

SADECE DEĞİŞİMİ YÖNETMEK YETERLİ DEĞİL
Bugünün dünyasında sadece değişimi yönetmek yeterli değil, mevcut rekabetçi gücümüzü daha da yukarı taşımak için değişime öncülük etmek durumundayız. Zira önümüzdeki dönemde bugünden bilmediğimiz başka dinamiklerin yol açacağı değişimler söz konusu olacak. Bu sebeple, uzun vadeli değer yaratma ve topluluğumuzu geleceğe hazırlama sorumluluğumuzla, kültürel dönüşüm programı yürütüyoruz.


BÜROTİME YÖNETİM KURULU BAŞKANI HÜSEYİN TOSUNOĞLU:
YUNANİSTAN EKONOMİSİNDEKİ OLUMLU GELİŞMELER FAALİYETLERİMİZE YANSIYACAK
Ulusal ve uluslararası yatırımlarımızla global marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Yurt dışı planlamalarımızda, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nin ardından Avrupa kıtasında marka konumumuza da ağırlık vermeyi amaçlıyoruz. 

Yatırımlarımızla Balkanlar’ın tamamında çok ciddi pazar payları elde ettik. Bosna Hersek, Kosova ve Makedonya’nın ardından Yunanistan’da (Atina) açılışını gerçekleştirdiğimiz konsept showroom’umuzla bölgedeki etkimizi kuvvetlendiriyoruz. Yunanistan ekonomisindeki olumlu gelişmelerin, faaliyetlerimize de yansıyacağına inanıyoruz. İçerisinde bulunduğumuz yıl ve gelecek dönemde; hedeflerimiz doğrultusunda planladığımız bölgelerdeki varlığımızı arttırarak, iş hacmimizi genişleteceğiz. Büyüme ivmemizi koruyarak, toplam ciro içerisindeki ihracat rakamımızı düzenli olarak yükselteceğiz. 

YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ
Franchise’larımıza verdiğimiz pazarlama destekleriyle marka bilinirliğimizi de arttırmaya devam edeceğiz. Küresel arenada bilinen bir marka olma hedefi ile çıktığımız bu yolda, markamıza yapacağımız yatırımların etkili olduğunun farkındayız. İş ortaklarımızı yalnız bırakmıyor, kapsamlı bir pazar araştırmasına dayalı, etkin pazarlama planlarıyla destek oluyoruz. Gelecek dönemlerde de yatırımlarımıza edeceğiz.


ROYAL DUTCH SHELL CEO’SU BEN VAN BEURDEN:
DENİZ YAKIT AĞINI GENİŞLETMEYİ HEDEFLİYORUZ

Deniz taşımacılığı sektörü, gemilerden kaynaklanan emisyonları azaltmak için gerekli adımları atmaya başladı. Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG), halihazırda kullanılan konvansiyonel deniz yakıtlarına göre en temiz ve uygun fiyatlı bir alternatif olarak denizcilikte önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle LNG filomuza büyük ölçekli yatırımlara devam ediyoruz. Dünyanın önde gelen iki LNG tedarikçisi olarak, güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık (Katar Petroleum Şirketi) kurmayı, LNG deniz yakıt ağını genişletmeyi ve güvenli bir tedarik zinciri yaratmayı hedefliyoruz.


KALESERAMİK GENEL MÜDÜRÜ OKAN GEDİK:
BİTMEK BİLMEYEN MERAK DÜRTÜMÜZLE HEDEF ODAKLI ÇALIŞIYORUZ
Sağladığımız güvenle kendi kategorisinde Türkiye’nin en çok tercih edilen markasıyız. Birinci seçilmemizin sebebi olan, kusursuz hizmet ve destek vermek üzerine kurduğumuz ‘mükemmel deneyim’ anlayışıyla, yaşam alanlarını daha işlevsel ve daha estetik hale getirmeyi amaçlıyoruz.

Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 15’inci büyük seramik karo üreticisiyiz. Yaşam alanlarına ilham veren bütünsel tasarımlarımız, yenilikçi ürünlerimiz ve seramiğin farklı kullanım alanlarına örnek olarak sunduğumuz Kalesinterflex’in yeni serileriyle tüketici ve mimarların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya devam edeceğiz.

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİYORUZ
Her tüketicinin kendi yaşam alanını kurgulaması için farklı tarzlara özel tasarımlar ve hayatı kolaylaştıran işlevsel çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Artık seramiği konvansiyonel kullanım alanlarının dışına çıkararak yaşam alanlarına kattık. Tüm yaşam alanlarındaki farklı yüzeylere ‘benzersizlik’, ‘ustalık’ ve ‘mükemmel deneyim’ taşıyoruz. ’Benzersizliği’ sunuyoruz; çünkü kişiselleştirme, yaratıcılık, insan, tasarım ve teknoloji odağımızla var olduğumuz her alanı benzersiz kılacağımızı biliyoruz. ‘Ustalık’ diyoruz; çünkü bitmek bilmeyen merak dürtümüzle hedef odaklı çalışıyoruz. 
    
SEKTÖRE YENİLİKÇİ ÜRÜNLER KAZANDIRIYORUZ 
Bolonya’da düzenlenen, dünya seramik pazarında yeni ürün geliştirme ve bunların pazara sunumu açısından önemli bir rolü olan Cersaie Fuarı’na katılan ilk Türk firmasıyız. 1987’den bu yana da yerimizi alıyoruz. İtalyan tüketici ve profesyonellerin yanı sıra, farklı coğrafyalardan gelen katılımcılarla 32’nci kez buluştuk. 62 yıllık birikimimizle insan, tasarım ve teknolojiye odaklanarak, uzun senelerdir geliştirdiğimiz üretim tecrübesi, kaliteli iş ve mühendislik gücümüzle sektöre yenilikçi ürünler kazandırmayı sürdürüyoruz.

DÜNYANIN EN BÜYÜK YARI SAYDAM SERAMİĞİ... 
Cersaie Fuarı’nda ilk defa lansmanını yaptığımız ürünümüz, tasarım ve teknoloji gücümüzü de ortaya koyan 1 metreye 3 metre boyutuyla dünyanın en büyük yarı saydam seramiği Onyx oldu. İnovatif ürün grubumuzun en güzel örneklerinden biri olan dünyanın en büyük, en esnek ve en ince porselen seramiklerinden Kalesinterflex, uluslararası pazarda da büyük ilgi görüyor. Türkiye’de ürettiğimiz seramik levhaları Çin’den ABD’ye kadar uzak coğrafyalara ihraç ediyoruz.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz