LİDERİN YATIRIM AJANDASI

Liderlerin ve tüm yöneticilerin, her geçen gün evrilen iş dünyasına adaptasyonları için, daha çevik olması artık bir zorunluluk. "İş dünyasının yeni para birimi" haline gelen bu değişime uyum sağlayamayanlar, yarış dışı kalıyor. Şirketlerin üst düzey temsilcileri, sadece finansal büyüme odaklı olmaktan ziyade, daha uzun dönemli, sürdürülebilir başarılar sağlaması gerektiği düşüncesinde. Yatırım önceliklerinde ise "Yeni Teknolojiler" başlığı öne çıkıyor. Biz de bu dönüşümde, iş insanlarımızın yeni dönemi nasıl okuduklarını aktardık...


Bugünkü şartlarda liderlerin önünde zorlu bir yol var. Çevresel, ekonomik ve teknolojik değişimler karşısında, şirketler, mutlaka organizasyonel çeviklikle dönüştürülmeli. Bu yapılırken mevcut iş modelleri yıkılmalı ve pazarın katı kurallarına da meydan okunmalı. Yeni stratejik ortaklıklara girilirken, alternatif birleşme ve satın alma stratejileri düşünürken ve mevcut iş gücünün yeteneklerini artırırken detaylara dikkat edilmeli...

BÜYÜYEN TRENDLERİ DİKKATE ALANLAR KAZANIYOR
İş dünyasının zirvedeki isimlerinin birçoğu, 'çabuk yanılma' kültürünün günümüzde bir gereklilik olduğuna inanıyor. Aynı zamanda 'hatalardan hızlıca ders çıkarma' da önem arz ediyor. Her türlü ekonomik koşulda bile sektörlerin sayısı artıyor. Dolayısıyla, toplumdaki büyüyen trendleri dikkate alanlar, bunu öngörüleriyle birleştirip kazançlı çıkıyor. Sağlam bir yatırım planı hazırlamak için ise doğru soruların sorulup, yanıtlar üzerinde sabırlı bir şekilde çalışılması lazım...


PEGASUS HAVA YOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET T. NANE:
HER DÖNEMDE KAZANÇLI ÇIKMAK İÇİN PLAN YAPILMALI
Elbette şirketler, değişen ekonomi ve pazar koşullarının etkilerini en az hissederek, olumsuzlukları en az etkiyle azaltmak üzere belirli kararlar alırlar, almalıdırlar.

Asıl hedef; ekonomik darboğazın olumsuzluklarını en az etkiyle atlatmak mı, bu dönemden kazançlı çıkmak mı?

Bir bakıma ikisi de diyebiliriz. Mümkün olan her dönemde, bir mantık çerçevesinde kazançlı çıkmak ve verimi artırmak için planlamalar yapmak da bizim işimizin olmazsa olmaz bir parçasıdır.

YENİLİKLERE UYUM SAĞLAYARAK YÖNETMEK EN İDEALİ 
- Yeni dönemi nasıl daha iyi okumak lazım?

Geçen her dönem, yaşanan her deneyim insana bir şeyler öğretir. Hata yaptıysanız, işin doğrusunu öğrenirsiniz, doğru yaptıysanız o doğrunun başarılı sonuçlarıyla daha iyisini yapmak üzere gelişirsiniz. Bu sebeple, her yeni dönemi, geçmiş deneyimlerle harmanlamak ve gündemi, teknolojiyi yakından takip ederek yeniliklere uyum sağlayarak yönetmek en ideali.

SAHAYLA YAKIN ÇALIŞAN VE BUNDAN GÜÇ ALAN BİR YÖNETİCİYİM
- 21’inci yüzyılın şirketleri cephede yönetiliyor. Siz sahaya ne kadar süreyle iniyorsunuz? Peki! Uzaktan verimli yönetime dair uygulamalarınız neler?

Ben, bugüne kadar çalıştığım her sektörde sahayla yakın çalışmayı tercih eden, bundan güç alan bir yönetici oldum. Bu perakendede de böyleydi, gıdada da ve şimdi havacılıkta da… Önemli olan sahaya indiğiniz süre ya da sıklık değil, sahayla geçirdiğiniz vakti ne kadar etkin geçirebildiğiniz. Benim açımdan sahadaki çalışmayı birebir yerinde görmek ve orada çalışan ekip arkadaşlarımızla empati kurabilmek adına çok gerekli bir deneyim… Uzaktan verimli bir yönetim yapılabileceğini düşünmüyorum; mutlaka sahaya ara ara da olsa inmek, orayı deneyimlemek gerek.

TÜM EKİBİMİZİ İYİ TANIMALI İLETİŞİM KURABİLMELİYİZ
- Dokunmaya ve insan ilişkilerine büyük ihtiyaç var. Bu noktada neler yapıyorsunuz?

İletişim, bir liderin sahip olması gereken en önemli özellik bana göre. Ama burada kastım, elbette sadece birebir kendine bağlı ekibiyle iletişim değil, tüm şirketle iletişim. İşimiz insanla; bu sebeple tüm ekibimizi iyi tanımalı, iletişim kurabilmeliyiz. Ben kendi adıma buna çok özen gösteriyor, gerek direkt bana bağlı yöneticilerle birebir toplantılarla gerekse düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz ekip toplantılarıyla iletişimi güçlü tutmayı, önceliklerim arasında sayıyorum.


VODAFONE TÜRKİYE İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI ENGİN AKSOY:
EN ÖNEMLİ ÖNCELİKLERİMİZDEN BİRİ, DİJİTAL BİR MARKA OLMAK

Ana faaliyet alanımız olan telekomünikasyon sektöründe istikrarlı büyümemizi sürdürürken, dijital bir teknoloji şirketi olma yolunda hızla ilerliyoruz. Bu yolda en önemli önceliklerimizden biri de dijital bir marka olmak. Her şeyin hızla dijitalleştiği dünyamızda müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. 
Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz “Vodafone Yanımda Fırsatlar Dünyası” platformunda, tüm avantajlı teklifleri bir araya getirerek “Vodafone Yanımda” mobil uygulamamız üzerinden sunuyoruz. Ayrıca, StartUp’ların büyümesine destek olmayı da hedefliyoruz. StartUp’ların ürünlerini pazarlayabilmeleri için erişimi yüksek ve etkili bir kanal. Halihazırda 8 farklı kategoride, uzun vadeli ve dönemsel iş birliği yaptığımız 69 markayla hizmet verdiğimiz “Vodafone Yanımda Fırsatlar Dünyası” ile 5 yılda 500 milyon TL’lik ekonomik değer yaratmayı amaçlıyoruz. 


SABANCI HOLDİNG CEO’SU CENK ALPER:
HER ZAMAN YENİNİN PEŞİNDEN KOŞUYORUZ

Sabancı Holding Çimento Grubu olarak, Ar-Ge ve inovasyon yatırımları, ürünleri ve hizmetleriyle rekabette her zaman öncüyüz. Geçen sene üç yeni yatırım devreye aldık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi, ülkemizin değerli projelerinin harcında da yine biz varız. Çanakkale’de inşa ettiğimiz Güzel Sanatlar Lisesi’ni, birbirinden yetenekli gençlerimize armağan ettik. 
Fabrikalarımızın bulunduğu illerde, sosyal yatırımlarımız da hep devam etti. Fabrikalarımızla ve öğütme tesislerimizle yaklaşık 20 ilde istihdam olanağı yarattık. Bulunduğumuz her iş kolunda olduğu gibi, çimentoda da her zaman yeninin peşinden koşuyoruz. İş ortaklarımızın desteği ve gücüyle, çimento sektöründe büyümeye Türkiye ekonomisinin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceğiz.


NG HOTELS YÖNETİM KURULU BAŞKANI HEDİYE GÜRAL GÜR:
YURT DIŞINDA, YENİ OTEL YATIRIMLARI GERÇEKLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
İlk 5 yıldızlı otelimiz olan NG Sapanca’yı 2008’de, zincirin ikinci halkası olan NG Afyon’u, 2012 yılında hizmete aldık. Misafirlerimizi memnun ettikçe, biz de büyük bir kararlılıkla yatırımlarımızı sürdürüyoruz. NG Sapanca Otelimizin yanındaki NG Sapanca Club’ı, 2020’nin ilk çeyreğinde hizmete açmayı hedefliyoruz.

NG Sapanca Club, orman içinde dört mevsimin güzelliklerini yansıtırken son trendleri yansıtan lüks ve ferah tasarımıyla, günümüz gezgininin beklentisine cevap verecek bir otel olacak. 
Bir süre önce, Antalya Göynük’teki eski Phaselis Otel’i satın aldık, yepyeni bir konsept için çalışmalara başladık. “NG Phaselis Bay” olarak isimlendirdiğimiz otelimiz olağanüstü bir koya sahip, çam ağaçları arasında. NG Phaselis Bay’i de 2021’de hizmete girecek şekilde planlıyoruz. İstanbul’daki ilk otelimiz için Amerika merkezli Marriott International ile 20 yıllık franchise anlaşması imzaladık. Marriott West İstanbul’un da dekorasyon çalışmaları sürüyor. 

YENİ YATIRIMLARIMIZ BİZİ HEYECANLANDIRIYOR 
Otellerimizde verdiğimiz hizmetin kalitesini yükseltirken, yeni yatırımlarımız bizi heyecanlandırıyor. Yurt içindeki otel sayımızı artırıp ülkemizin turizmde elini daha da güçlendirirken, yurt dışında yeni otel yatırımları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte otellerimiz, Türkiye’de wellness imkânları sunan öncü otellerden. Global Wellness Institute’ın son raporuna göre; dünyada wellness, 4.5 trilyon dolara ulaşan bir mega sektör. Bu sektörde, kendimizi dünyadaki trendlere göre geliştirerek hizmet vermeye devam edeceğiz. 

HAYAT BOYU SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR WELLNESS YOLCULUĞU
Otellerimizde başlatacağımız - NG Sapanca’da uygulamada- yeni nesil wellness konseptiyle, misafirlerimize klasik spa anlayışının ötesinde beden, ruh ve zihin olarak bütünsel bir wellness deneyimi yaşatacağız. Konunun uzmanlarıyla iş birliği yaptık. Konseptimiz, wellness ve detoks, aile boyu wellness ve sağlıklı yaş alma programlarını kapsayacak. Aile boyu wellness programımızda tüm aile bireyleriyle birlikte çocuklarda doğru beslenme, egzersiz alışkanlıkları, farkındalık içinde yaşamak gibi hayat boyu sürdürülebilir bir wellness yolculuğunun temellerini atacağız.


POLİMEKS YÖNETİM KURULU BAŞKANI EROL TABANCA:
MÜTEAHHİTLİKTEN UZAKLAŞIP YATIRIMCI ŞAPKASINI TAKACAĞIZ
İnşaat ve müteahhitlik sektörlerinde 15 trilyon dolar, şu an negatif bekleme içerisinde. İnsanlar ve yatırımcılar risk almıyor. Bu bence, dünya ölçeğinde önemli bir sıkıntı. Bunun Türkiye'ye yansımasının üzerine, bir de bizim jeopolitik olumsuzluklar eklenince bu “Biz daha fazla etkileneceğiz” demek.

2019 aslında bizim için bir “Transformasyon Yılı” diyebiliriz. Biz yavaş yavaş müteahhitlikten uzaklaşıp daha çok yatırımcı şapkasıyla işlerimizi sürdürme planındayız. Özellikle Türkmenistan'da sürdürdüğümüz çok büyük projeler vardı ve onların hepsini layıkıyla tamamladık. Bizden sonraki jenerasyonun daha kolay yönetebileceği, daha iyi hâkim olabileceği yeni bir strateji içindeyiz. Turizm ve enerji alanlarına yatırım yapcağız. Şimdi onların hazırlıkları içindeyiz.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE, TURİZM BİRAZ DAHA ÖN PLANA ÇIKACAK
Doğduğumuz kent olan Eskişehir'de büyük bir otelimiz var. Müzenin yanında bir butik otel yaptık, Alaçatı'da da “Alavya” adında butik bir otelimiz var. Rusya'da Kazan’da bir otel tamamladık, Türkmenistan'da büyük bir tatil köyümüz var. Hollanda'da da eski bir deri fabrikasını satın aldık. Otel, ofis ve eğlence olarak, bölümlere ayrılacak. Odunpazarı’ndaki “Modern Müze”yi, Eskişehirimize turizm getirisi olarak değerlendireceğiz. Dolayısıyla turizm, önümüzdeki dönemde biraz daha ön plana çıkacak.
Özellikle rüzgâr enerjisiyle ilgili girdiğimiz ihalelerde aldığımız projeleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ama orada biraz ölçülü adım atmak istiyoruz. Büyümemizi, ülkenin genel konjonktürüne göre planlayacağız.


TFI TAB GIDA YATIRIMLARI YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERHAN KURDOĞLU:
TÜRKİYE’DEKİ BAŞARIMIZI ÇİN’DE TEKRARLADIK

Burger King® markasının dünyadaki sahibi olan Restaurant Brands International (RBI) ile, uzun yıllara dayanan iş ortaklığımızın her geçen gün daha da büyümesi ve güçlenmesi bize gurur veriyor. Bu sayede, Türkiye’de yakaladığımız operasyonel başarıyı, Çin gibi dinamik bir coğrafyada tekrarladık. Bu, şirketimizin, Çin’de 1.100’ün üzerinde restoranın operasyonunu yöneten, dünyanın en büyük hızlı servis restoran zinciri operatörlerinden birisi olmasını sağladı. Burger King®’in Asya-Pasifik bölgesindeki üç bininci restoranının da TFI sistemi içinde açılmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Popeyes® Çin operasyonumuzun da başlamasıyla, hızlı servis restoran sektörünün dünyadaki en büyük markası olmayı hedefliyoruz.


THY YÖNETİM KURULU BAŞKANI M. İLKER AYCI:
AÇIK SEMALARDA UÇMAYA VE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Dünyadaki gelişmeleri doğru okumak ve analitik olarak doğru pozisyonlamak ve öngörülerde bulunabilmek çok kıymetli. Türk sivil havacılığında yaşanan değişimlerin ötesinde, teknolojik dönüşümlerin çağında gerek Asya merkezli gerekse ekonomik gelişmelerin yaşanmasıyla büyük bir değişim söz konusu. Bu değişimin merkezinde ise İstanbul ve Türkiye var.

En çok noktaya uçan, hizmetleri beğeni toplayan THY markamızla yeni havalimanında daha etkin olacağız. Açık semalarda uçmaya ve büyümeye devam edeceğiz. Bu aşamada şirketlerimiz dijital dönüşüme önem vermeli, kodlama eğitimini mühimsemeli. Büyümek ve ilerlemek için bu, bir gereklilik. Ülke olarak girişimci adedini de arttırmalı ve büyümeye odaklanmalıyız.


DOĞTAŞ KELEBEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO'SU DAVUT DOĞAN:
‘KELEBEK’İMİZİ KİTLESEL VE KÜRESEL BİR MARKA YAPACAĞIZ
Faaliyetlerimizi 6 markayla sürdürüyoruz. Ailemizin kurduğu Doğtaş ile 1972’den beri sektörün içindeyiz. Turquality destek programındayız. Avusturya, KKTC, Malta, Sri Lanka, Hindistan, Azerbaycan, Libya, Suudi Arabistan, Irak, Maritius ve Katar ile 11 ülkede 16 mağazaya ulaştık. 5 yıllık hedefimiz, yurt dışında 60 mağaza.

“Lova Yatak” ile 350’ye yakın yurt içi ve yurt dışı mağazamızda satışa başladık. Yeni konsept mağazalar açacağız ve yeni bayilikler vereceğiz. Baza ve ev tekstilinde de iddialı ilerliyoruz. “Ruum Store” markamızla ilgili, daha çok e-ticaret markasıyla iş birlikteliğimizi güçlendirmek istiyoruz. İhmal ettiğimiz “Genç” markamız ise Doğtaş ve yeni konsept mağazalarımızda, pazarda yerini alacak. 

HEDEF, YURT İÇİNDE 300 MAĞAZA 
2012’de bünyemize kattığımız, 84 yılı geride bırakan, Türkiye’nin en köklü, en tecrübeli ve ilk kurumsal markası “Kelebek”imizi, yeniden stratejik konumlama yaparak, “kitlesel ve küresel “bir marka yapmaya karar verdik. Öncelikli hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve bazı büyük ilçelerinde bayilikler vermek. Daha ulaşılabilir fiyatlarla, kaliteden taviz vermeden, ölçek büyüklüğü ve Ar-Ge çalışmalarıyla ulaşılabilir hale getirmek...  Tasarım merkezi dışında, Ar-Ge merkezimizin de çalışmalarını başlattık. Hedefimiz; yurt içinde, 120 olan mağaza sayımızı yıl sonunda 135’e, kitlesel marka stratejimizle 300’e çıkarmak. “Kelebek Mutfak” ile 15 olan mağaza sayımızı, yıl sonunda 20’ye ve 5 yıllık planlamayla 40’a çıkarmak.

KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK 
Tüm Kelebek mağazalarımızda mimar çalıştırma zorunluluğu getirdiğimizden, yıl sonuna kadar 135 mobilya ve 15 mutfak bayimiz için mimar işe alımı yapacağız. KOSGEB’in ‘Kadın Girişimciliği’ programına katılan ve karşılıksız devlet desteklerinden yararlanan kadın girişimcilerimize, devletimizin sunduğu miktarın aynısı kadar karşılıksız aynı destekte bulunarak mağaza açmalarına yardımcı olacağız. Şirketimizin mali yapısını güçlendirmek için, sermayemizi 269 milyon liraya taşıdık.


TÜRKİYE İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ ADNAN BALİ:
BİRİNCİ ADAMLAR, DİJİTALLEŞMENİN DOĞAL BİR PARÇASI OLMALI
Dijitalleşme, değişim ve dönüşüm sürecinde kamu yönlendirici olmalı. Yatırım yapma saikini güçlendirecek, kolaylıklar sağlayacak, vergiyle ilgili düzenlemelerde imkân sunacak alanlar yaratmalıyız. İş dünyası, finans, kamu ve akademik çevreler bir arada çalışmalı.

Birinci adamlar, zamanımıza denk gelen bir değişim, dönüşüm süreci olan dijitalleşmenin doğal bir parçası olmalı. Bir organizasyonun bütününe sirayet etmesi gereken dijitalleşme; tabandan, müşterilerden, insan davranışlarından tetiklenen bir süreç. Gecikme olursa da bu zemin kaybettirir, iş modellerindeki değişimin farkına varılmaz. Dijital dönüşüm, kontrol edilemez. “Şurası buna uygun, orayı öyle yapalım ama bu kısımda geleneksel yöntemlerle devam edelim” demek mümkün değil. 

MÜŞTERİ DAVRANIŞLARINDAKİ DEĞİŞİMİ HİSSETTİK
Bazı alanlar, işleri gereği dijital dönüşüm sürecine daha yakın. İş Bankası’nda bu iş, bireysel bankacılıktan nüve olarak doğdu. Çünkü müşteri davranışlarındaki değişimin, bankacılığa yansımalarının en fazla hissedildiği yerdi. Tabii ki orayla sınırlı bir faaliyet olarak kalmadı, bütün süreçlerimize yayıldı. Eğer arabanın dört tekerleği aynı hızda gitmiyorsa, araç en düşük hızı olan tekerleğe tabi olur. Onun için hepsi birden senkronize edilmeli.

BEKLENTİLERİ YÖNETMEK İÇİN SAĞLAM BİR VERİ AKIŞI
Müşterilerin beklentilerini yönetmek için çok sağlam bir veri akışı olması, bunun çok iyi muhafaza edilmesi ve işlenmesi lazım. İşimiz artık bir ürünü noktasal olarak satmak değil. O ürünle bağlantılı bütün ürün ve hizmetleri, tarafları kapsayacak şekilde bir ekosisteme dönüştürüp faaliyetleri bir arada yürütmek önemli. Bankacılık, bu konuda bir platform olma bakımından ciddi avantaj. Yeter ki pasta büyüsün, sunulamayan hizmetler sunulabilir hale gelsin, erişilemeyen müşteri tabanlarına erişilsin.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz