YAŞAMA DEĞER KATAN ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ

Japon girişimci lider Konosuke Matsushita tarafından kurulan ve Mart 2018'de 100. yıl dönümünü kutlayan PanasonIc, tüketici elektroniğinden endüstriyel cihazlara kadar, çok geniş bir yelpazede ürün, sistem ve çözümler geliştiriyor. "Daha İyi Bir Yaşam, Daha İyi Bir Dünya" hedefiyle global ölçekte faaliyette. 2018'de "dünyanın en değerli 100 markası" arasında gösterilen PanasonIc'e bağlı, 7 farklı şirket grubu bulunuyor. Bunlardan biri de LIfe SolutIons. PanasonIc LIfe SolutIons Türkiye Şirket Başkanı ise Tatsuya Kumazawa. Mayıs 2018'de göreve gelen değerli iş insanı, BusIness LIfe'a konuştu...

Panasonic’in, Mart 2019 rakamlarına göre 582 konsolide şirketi, yaklaşık 272 bin çalışanı var. Türkiye faaliyetleri 2014 yılında, sektörünün lider ve “Super Brand” statüsüne sahip markası VİKO’ya gerçekleştirdiği yatırımla başladı. İstanbul’daki endüstriyel tesislerinde, 1.000 civarındaki insan kaynağına sahip olan Panasonic Life Solutions Türkiye’nin hedefi; konfor, güvenlik ve enerji verimliliği sağlayan yenilikçi ürün ve çözümleri, dünya pazarlarına ulaştırmak. Ar-Ge, inovasyon ve tasarım çalışmaları başarıyla yürütülüyor. 

HER TÜRLÜ YAŞAM TARZI İÇİN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÜRÜN
Panasonic Life Solutions Türkiye; konut, ofis, ticari tesis ve akıllı şehirler dahil, her türlü yaşam tarzı için konforlu alan ve zenginleştirilmiş ürünler sunuyor. Ürün gamı içerisinde; elektrik anahtar ve prizleri, grup prizler, aksesuarlar, alçak gerilim şalt ürünleri, sigorta kutuları, elektronik elektrik sayaçları, otomatik sayaç okuma sistemleri, akıllı ev ve bina otomasyon sistemleri, LED aydınlatma ürünleri, profesyonel el aletleri, güneş enerjisi panelleri, güvenlik kamera sistemleri ve yangın algılama sistemleri yer alıyor...

TATSUYA KUMAZAWA KİMDİR?
Utah Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden 2000’de mezun oldu. Uluslararası İlişkiler alanında sertifika programı tamamladı. 2001’de, Panasonic Corporation’da profesyonel iş hayatına adım attı. 17 yıl boyunca Panasonic’e bağlı farklı şirket ve birimlerde görev aldı. Nisan 2017’de Panasonic Life Solutions Türkiye’nin “Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi” olarak atandı. Mayıs 2018’den itibaren de Başkanlık (Managing Director) görevini üstlendi. Evli ve iki çocuk babası.


YENİ UNVAN, MARKAMIZIN FELSEFESİNİ İYİ YANSITIYOR 
Faaliyetlerinize artık “Panasonic Life Solutions Türkiye” olarak devam ediyorsunuz. Bu unvan değişikliğinin nedeni ve getirdiği yeni felsefe hakkında neler söylersiniz?
Tüm faaliyetlerimizde ve aksiyonlarımızda insanların daha iyi bir yaşama sahip olmalarına odaklandık. Bu doğrultuda ortaya çıkan misyonumuzu yansıtmak, sunacağımız taahhütlerimizi vurgulamak için benimsediğimiz “Panasonic Life Solutions” unvanımızın, kurumsal imajımızı daha iyi temsil edeceğine ve markamızın felsefesini daha iyi yansıtacağına inanıyoruz. Bu değişim, çok geniş bir coğrafyada başarılı olan şirketimizin, değişen ihtiyaçlara yanıt verme ve gelişen teknolojilerle şekillenen yaşam alanları için yenilikçi ürünler ve katma değerli çözümler sunmayı hedeflediğini temsil ediyor. Panasonic’in köklü tarihinden alacağımız güç, Ar-Ge ve iş birliktelikleriyle, yaşam alanlarına konfor ve güvenlik teknolojilerini etkin bir şekilde entegre eden; kullanıcı dostu, toplumu destekleyen çözümleri sunacağız. 

ÖNCELİK, MÜŞTERİLERİMİZ İÇİN DEĞER YARATMAK
Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleriniz neler? 
Önceliğimiz; yeni ürün sunmaktan öte, müşterilerimiz için değer yaratmak. İnovasyonu, kalite ve güvenliği, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler getiriyoruz. Beklentileri en iyi şekilde yorumlamanın gayretini taşıyoruz. Bu noktada, Panasonic’in geniş ürün gamından da destek alacağız. Panasonic ve VİKO markalı ürünlere ilave olarak, pazara sunacağımız yeni ürün ve çözümlerle “Daha İyi Bir Yaşam, Daha İyi Bir Dünya” hedefiyle sektörümüzdeki lider pozisyonumuzu daha da güçlendirmek için çalışacağız.

TÜRKİYE, PANASONIC İÇİN STRATEJİK BİR KONUMA SAHİP 
Türkiye pazarı, Panasonic için neden bu kadar önemli? 
Panasonic’in, 2014 yılında VİKO markasına önemli bir yatırım yaparak gerçekleştirdiği satınalmanın nedeni, Türkiye’nin bizler için stratejik bir konuma sahip olması. Türkiye’deki üretimlerimizi daha da artırmaya yönelik olarak aldığımız aksiyonlar bunun en açık göstergesi. “Panasonic” denildiğinde, aklına ilk olarak TV ve bilgisayar gibi elektrikli ev aletleri gelen kişi sayısı yüksek olabilir; ancak şirketimizin ilk kuruluş yıllarındaki ürünleri, elektrik tesisat ekipmanlarıydı. Bunların üretim ve satışını devam ettirdi, globalde daima bir numarayı hedefledi. Panasonic, elektrik anahtarı ve priz sektöründe Tayvan, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Japonya, Kore ve Tayland gibi Asya ülkelerinde pazar lideri... Gayemiz; Asya’nın doğusunda, Avrupa ve Afrika’da da aynı. Panasonic’in, Uzak Doğu’daki ihracat başarısını da arkamıza alarak daha da güçlenmek ve ürünlerimizi dünya pazarlarına sunmak istiyoruz. Japonya, Asya’nın en doğusunda, Türkiye ise en batısında... Bu ülkelerin markalarının gücüyle liderliği amaçlıyoruz. 

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME UMUTLA BAKIYORUZ
Türkiye için hayata geçirmeyi düşündüğünüz projelerden söz eder misiniz?
Portföyümüzü, anahtar-priz pazarında standarttan lüks segmente kadar geniş bir yelpazede yeni ürün serileriyle zenginleştireceğiz. Başta LED aydınlatma olmak üzere, Panasonic’in birçok yeni ürününü ve çözümü, beğeniye sunacağız. Enerji verimliliğine önemli katkı sağlayacak akıllı bina otomasyon sistemleri, akıllı sayaçlar ve uzaktan okuma sistemleri, lüks segment anahtar priz serilerinin, mevcut pazarlardaki performansının artırılması, Panasonic’in hâkim olduğu pazarlara girmesi heyecan verici. Önümüzdeki döneme umutla bakıyoruz, sektörümüz için daha hareketli günler bekliyoruz. 2019’da da kârlı ve sürdürülebilir bir büyüme hedefiyle yenilikçi, çevreye duyarlı ve tasarruflu ürünler için çalışacağız. 

TÜRKİYE EKONOMİSİNE VE İSTİHDAMA KATKIYA DEVAM
Ülkemizdeki ekonomik dalgalanma, stratejilerinizi ve faaliyetlerinizi nasıl etkiledi? 
Tesislerimizden makine parkurlarımıza, Ar-Ge’den teknolojik altyapımıza kadar birçok noktada yeni yatırımlar gerçekleştirdik. İstihdama katkıyı da artırıyoruz. Hedef ve iş sonuçlarımızın piyasa koşullarından etkilenmemesi için, maksimum düzeyde çaba sarf ettik. Güçlü ve sarsılmaz prensiplerle donatılmış yönetim anlayışımızı pozitif bir şekilde sürdüreceğiz. Türkiye ekonomisini desteklemeye, şirketimizin daha da güçlenmesi için var gücümüzle çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

‘MONİTORİNG” ADLI ENDÜSTRİ 4.0 PROJEMİZ SEKTÖRÜNDE İLK 
Endüstri 4.0 uygulamaları doğrultusunda üretim teknolojilerinizi ne şekilde geliştirdiniz?
Otomasyon teknolojimiz ve bu alanda istihdam ettiğimiz insan kaynağı ile alanının öncü şirketlerindeniz. 2 yıllık hazırlığın ardından hayata geçen ve sektöründe ilk olan “monitoring” adı verdiğimiz Endüstri 4.0 projemiz ile montaj ve enjeksiyon bölümlerindeki makinelerimizin OEE değerlerini anlık izliyor ve verileri ERP sistemine aktarıyoruz. PLC, HMI gibi sahadan data toplayabileceğimiz ekipmanları “server”ımız ile haberleştirdik. Şimdi binlerce datayı raporlayabiliyoruz.


ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNİ, İNOVASYON VE KALİTEYLE BULUŞTURUYORUZ

Türkiye’deki Ar-Ge merkezinizin çalışmalarından bahseder misiniz?
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca da onaylı Ar-Ge merkezimiz ve yetenekli insan kaynağımız ile her ülke insanı için ayrı düşünüp üreten hıza ve donanıma sahibiz. 60’tan fazla çalışanımız hizmet veriyor. Buraya ayırdığımız bütçenin, ciromuzdaki yeri de Türkiye ortalamasının üzerinde. Ürün çeşitliliğini inovasyonla ve kaliteyle buluşturabilmedeki çevikliğimiz, global tercihlere cevap verebilme yeteneği olarak önemli bir avantaja dönüşüyor, yeni ürün sunma dinamiklerimizi olumlu etkiliyor. Türkiye’de en çok patent başvurusu yapan şirketlerdeniz. Uluslararası projelerde 60’tan fazla firmayla partnerliğimiz mevcut. Panasonic Ar-Ge takımlarıyla çalışmaya başlanıldı. Geleceğin akıllı şehirlerinin altyapısını oluşturacak, akıllı şebekelerin temel taşı niteliğindeki akıllı sayaçlar ve PLC teknolojili uzaktan okuma sistemlerini buna örnek verebiliriz. Bunun hayata geçmesi; ülkemize, enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi, kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok konuda önemli katkı sağlayaca. Dünyanın en iyileri arasında gösterilen endüstriyel tesislerinde yıllık 100 milyon adet anahtar ve priz üretim kapasitesine sahibiz. Ar-Ge, inovasyon ve tasarım çalışmalarını başarıyla sürdürüyoruz. 

ÜRÜNLERİMİZ, 70’TEN FAZLA ÜLKE PAZARINDA
Türkiye, Panasonic’in bölgedeki hedefleri açısından merkezi bir konumda. Ülkemizden en çok hangi ürünler ihraç ediliyor ve en fazla ihracat yapılan ülkeler hangileri? 
70’ten fazla ülkeyi kapsayan geniş bir coğrafyada ürünlerimizi tüketicilerle buluşturuyoruz. İhracat pazarlarımızı 4 ana bölgede değerlendiriyoruz. Rusya, Ukrayna, Avrupa ile AMEA dediğimiz Asya, Afrika ve Orta Doğu ülkelerini kapsayan bölgeler. Pek çok ülkede pazarın önemli oyuncuları arasındayız. Rusya ve Ukrayna satış temsilciliklerimiz ile satış ve dağıtım kanallarını yerinden yönetiyoruz. Avrupa’da ise aralarında Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, İspanya, İsveç ve Polonya’nın da yer aldığı çok sayıdaki ülkede, Panasonic ve VİKO markalı ürünlerimiz var. Avrupa’daki daralmayı AMEA’ya odaklanarak telafi ettik. Ukrayna, Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Kosova Angola’da güçlüyüz...

AMACIMIZ, ŞEHİRLERİ DAHA YAŞANABİLİR HALE DÖNÜŞTÜRMEK
“Yapay zekâ” ve “akıllı şehir” gibi kavramlar artık hayatın bir parçası. Panasonic’in, Japonya’da, bu alanlardaki çalışmalarına açıklık getirir misiniz?
Hızlı ve köklü bir değişimden geçiyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçları giderek çeşitlenirken, çevresel ve toplumsal sorunlar artıyor. Sürekli dönüşen dünyada, sadece ürün sunmak yerine; enerji, çözüm ve hizmet gibi “soyut” alanlara odaklanmalı, sürdürülebilir çözümler sunmalıyız. Panasonic; şehirleri ekonomi dostu, teknolojiyle bütünleşmiş ve insanlar için daha yaşanabilir hale dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu amaçla geliştirilen ilk proje Tokyo’nun yaklaşık 50 km batısındaki “Fujisawa Sürdürülebilir Akıllı Şehri” (Fujisawa Sustainable Smart Town). Tasarımı, üç neslin zengin yaşam tarzlarını sürdürmeleri için yeterli bir süre olan “100 yıllık bir vizyon” ile konsept, hedefler, ilkeler ve şehir yönetimi hizmetleri belirlendi. 9 hektarlık bir alanda, 3 bin kişi için 1.000 adet oturmaya uygun evin yanı sıra, çeşitli kamu binalarının da bulunduğu şehir, bu alandaki güzel örneklerden... 1.000 evin içerisinde ise Panasonic’in enerji yönetimi konusundaki ürün ve çözümleri yer alıyor. Fujisawa’da 3 temel hedef var; çevre, enerji, emniyet ve güvenlik. Emsallerinden farklı olarak, sakinlerinin yaşamına odaklanıyor. Enerji, güvenlik, mobilite, sağlık ve toplumu içeren 5 hizmet alanın yanı sıra, evler ve tesisler dahil, tüm kent “Akıllı Alan” olarak tasarlandı. Bu yaşam tarzlarını desteklemek için “Akıllı Altyapılar” inşa edildi. Panasonic’in diğer akıllı şehir projelerinden örnek vermek gerekirse; Çin’de Dalian Best City, ABD’de CityNOW, Malezya’da Iskandar Project, Japonya’da Tsunashima SST... 


‘AKILLI EV SİSTEMLERİ’ ÇOK YÖNLÜ ÇÖZÜMLER SUNUYOR

Panasonic Life Solutions Türkiye olarak, dijitalleşen dünyaya yön veren ürün ve teknolojilerinize, özellikle de “akıllı evler”e değinir misiniz? 
“Thea IQ Bina Otomasyon Sistemi”, önceden belirlediğiniz senaryoyu evinizde uygulama imkânı tanıyor. “Akıllı ev sistemleri” olarak bilinen bu teknoloji; iklimlendirme, aydınlatma, perde-panjur kontrolünden güvenlik sistemleri entegrasyonuna kadar bir binada ya da dairede konfor, enerji tasarrufu ve güvenlik için çok yönlü çözümler sunuyor. Evlerde, ofislerde, otel, restoran gibi ticari işletmelerde rahatlıkla kullanılabiliyor. İsterseniz tatildeyken akıllı telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan evinizi izleyebilir, aynı şekilde evde yokken dilediğinizde ışıkları yakarak ya da yüksek sesle müzik çalarak davetsiz misafirleri uzak tutabilirsiniz. Benzer konfora, işte de sahip olabilirsiniz. Bir sunum gerçekleştireceksek ofisin ışıklarının otomatik kapanması sağlanabilir. VİKO ayrıca, Thea IQ’da, Avrupa’da bu konuda özel bir standart olan KNX protokolünü uygulayan, sektörünün ilk kuruluşlarından... KNX ile enerji yönetimi, aydınlatma, klima, perde, panjur, sulama, televizyon, fırın, çamaşır makinesi, duman dedektörü gibi farklı cihazlar birbirine bağlanıp tek bir panelde kontrol edilebiliyor. Thea IQ, dokunmatik ekran ve uzaktan erişim sistemleriyle donatılabiliyor. Residence, AVM, hastane ve ticari binalara da kolaylıkla uygulanabiliyor. 

MÜŞTERİYE ÇÖZÜM ODAKLI DÖNÜŞ HIZINDA, ÖRNEĞİZ
Dijital alandaki çalışmalarınız, müşteri ilişkileri yönetimi süreçlerinize nasıl yansıyor? 
Şirketimizin ve ülkemizin dünyadaki rekabet gücünü artırmak için müşterilere değer yaratmalıyız. Marka, farklılığı ve değerliyi sunan, özellikleri, yenilikleri ve faydaları onlarla en kısa yoldan buluşturan bir değerler zinciri. Müşteri memnuniyetini kurumsal bir değer olarak ele alıyoruz. Bu önem, birçok özel uygulamayı hayata geçirmemizde itici bir güç. 7/24 canlı destek hattının yanı sıra, CRM üzerinden doğru, hızlı ve çözüm sağlamak, 7/24 acil durum mobil telefon uygulaması da bu kapsamdaki çalışmalarımızdan... Şikâyetlerin tekrarlanmaması için oluşturduğumuz başarılı süreçlerimizle birlikte, çözüm sağlanmış olarak müşteriye dönüş hızı konusunda örnek bir kuruluşuz...

CİRODA, ELEKTİRİK ANAHTAR VE PRİZ GRUPLARI AĞIRLIKTA
Türkiye’de en çok satılan ürün grubunuza ve bu kapsamdaki yeniliklerinize ilişkin bilgi verir misiniz?   
Ciromuzdaki en büyük pay, ev dekorasyonunun önemli bir unsuru haline gelen elektrik anahtar ve priz gruplarına ait. İnovasyonu, ürün kalite ve güvenliğini, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler sunuyoruz. Dokunmatik paneller, evinizi uzaktan kontrol etmenize imkân veren akıllı telefon bağlantıları ve hareket dedektörleri, bu alandaki yeniliklerimize örnek... Rekabette de inovatif ürünün önemi, yeni üründen çok daha büyük. Globalde avantaj sağlamak için müşterilere değer sunuyoruz.


DOKUNMATİK TEKNOLOJİYİ ELEKTRİK ANAHTARI ÜZERİNDE DENEYİMLEYİN 

Faaliyette bulunduğunuz pazarlarda, gelecekte ne gibi değişiklikler göreceğiz? Dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler ürünlere nasıl yansıyacak? 
Veri o kadar önemli bir boyutta ki, iş dünyasına  “Big Data” adlı bir terimi ekledi. Rekabette güçlü kalabilmek ve potansiyellerini iş sonuçlarına yansıtmak isteyen şirketler için “Büyük Veri”yi kullanmak giderek önem kazanacak. Daha veri tabanlı stratejilerle yola çıkanlar, bu veriyi yorumlama ve anlamlandırma kapasitesine sahip olanlar bir adım önde olacak. Tabii bunu sağlamak, doğru stratejiler ortaya koymakla ve dijitalleşmeyi kurumsal bir dönüşüm süreci olarak ele almakla mümkün. Biz, teknoloji devi Panasonic Corporation'a bağlı bir kuruluş olmanın avantajıyla da, iş süreçlerimizde ve ürünlerimizde, dijital dönüşümü yansıtan sonuçlar elde edebiliyoruz. Sektörümüzde bir ilke imza attık. Tıpkı akıllı telefonlardaki gibi vücudumuzdaki kapasitif enerjiyi kullanarak çalışan “Novella S Slider Dimmer” adlı elektrik anahtarı, bizim, değişime karşı ortaya koyduğumuz inovatif yaklaşımın sonucu. “Novella S Slider Dimmer”, üzerinde parmağın aşağı -yukarı kaydırılabilmesi özelliğiyle ışığı istenilen seviyede ayarlamaya imkân tanıyor. Böylece enerji tasarrufu sağlanabiliyor. LED’leri sayesinde ışık şiddetinin değişimi de rahatlıkla görülebiliyor. 

DAHA YAŞANILABİLİR BİR ÇEVRE İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Ürünleriniz ile dünyanın da gündeminde olan “enerji verimliliği” arasındaki ilişkinin kapsamını anlatır mısınız?
Günümüz müşterileri birçok parametreyi tercih sebebi olarak görüyor. Biz, enerjide tasarruf kültürünü yaygınlaştırmaya destek olacak ürünler geliştiriyoruz. Enerji ve doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan, atıkların çevreye zarar vermemesi için önlemler alan, daha yaşanılabilir bir dünya oluşturmayı ve toplumun duyarlılığını artırmayı hedefleyen bir kuruluşuz.

TATSUYA KUMAZAWA’NIN İSTANBUL AŞKI
-Panasonic Life Solutions Türkiye’deki görevim dolayısıyla yaklaşık 2.5 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Gördüğüm birçok ili genel olarak beğensem de İstanbul ve Boğaz, büyüleyici. Büyük bir kültür ve tarih mozaiği. Dünyanın en güzel şehirlerinden...
-Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camii, Eminönü, Yerebatan Sarnıcı gibi tarihi yerleri barındıran Tarihi Yarımada beni çok etkiliyor. Boğaz’ın eşsiz manzarası ise göz kamaştırıcı. Sultanahmet Camii'nde Osmanlı mimarisinin güzelliğini, katedral olarak inşa edilen Ayasofya Müzesi’nde ise nefis mozaikleri görebiliyorsunuz.
-Tarihe ve kültürel miraslara ilgim, İstanbul’u benim için çok daha özel ve çekici bir şehir haline getiriyor. Roma, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’na; üç büyük medeniyete başkentlik yapmış bir şehir. Bu köklü tarihi, geçmişin ihtişamını hâlâ koruyor. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri ve Boğaz, baş döndürücü bir atmosfer yaratıyor. İstanbul sizi aynı anda birçok medeniyete doğru yolculuğa çıkarıyor.


PANASONIC LIFE SOLUTIONS TÜRKİYE’DE EKİP RUHU

- Panasonic’in 7 ilkesi çerçevesinde, kurum kültürümüzü destekleyen çalışan yaklaşımlarımız ile motivasyon yönetiminden takım ruhuna kadar, her süreçte fark yaratan uygulamalar gerçekleştirmek için, ekibimizle birlikte koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. 
- Başarının ancak çalışanların ortak hedefler etrafında kenetlenmesiyle mümkün olacağına inanıyor ve takım anlayışıyla hareket ediyoruz. 
- Motivasyonu artıran, hobileri geliştiren, sinerjimizi ve pozitif iletişimi güçlendiren çalışmaları önemsiyoruz. Bu amaçla kurum içi ve dışı birçok sportif turnuva, sosyal aktiviteler, gönüllülük programları, özel gün kutlamaları ve bahçe partileri gibi aktiviteler yürütüyoruz.
- Yaratıcılığı, yenilikçiliği ve motivasyonu artıran bir çalışma ortamı sunmak için yeni ve farklı uygulamaları hayata geçiriyoruz. Yıllık izinden dönenleri kırmızı halıyla karşılıyoruz. Hobi bahçesi ile çalışanlarımızın stres atmasını sağlıyoruz. Çocukları için her yaz spor okulu açıyoruz. 
- “Innovation Corner” ile çalışanlarımızın daha rahat bir ortamda, birlikte fikir üretmesi, ekipler halinde projeler geliştirmesi ve şirket hedeflerimizi destekleyecek faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için fayda sağlanmasını hedefliyoruz. İhtiyaçların karşılabileceği kafemizi de açtık.

PANASONIC LIFE SOLUTIONS TÜRKİYE’NİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK & SOSYAL SORUMLULUK KARNESİ
-  Panasonic’in kurucusu Konosuke Matsushita, Haziran 1978’de yayımlanan yönetim felsefesinde “Her dönemde, bir şirketin esas sosyal sorumluluğu, sunduğu iş etkinlikleriyle toplumu geliştirmek olmalı” der.
- Panasonic, Birleşmiş Milletler (BM)’nin belirlediği 17 “sürdürülebilir kalkınma” amacını destekliyor. Biz de sürdürülebilirliği “kurumsal bir değer” olarak tanımlıyoruz. Üretim süreçlerinde, tesis yönetiminde, sosyal sorumluluk projelerinde, doğal kaynaklarımızın korunmasını ve enerji verimliliği, ana sorumluluklarımızdan...
- Sosyal sorumluluk projeleriyle ve ağaçlandırma kampanyalarıyla yaşama değer katmaya gayret gösteriyoruz. Atıkların kaynağında azaltılması ve ekonomiye kazandırılmasıyla, çevre kirliliğinin önlenmesine destek oluyoruz. Endüstriyel tesislerimiz, cam binayla ısı kontrolü ve gün ışığını etkin kullanma, havalandırma sistemi, su kullanım kontrolü, yeşil alan ve peyzaj tasarımı özellikleriyle “yeşil mimari” kriterlerini taşıyor. 
- Ekolojik ayak izini azaltma girişimleri önem kazandı. WWF-Türkiye iş birliğindeki “Yeşil Ofis Programı” ile elektrik ve su tüketiminin azaltılmasından kağıt ve kartuş tasarrufuna kadar birçok alanda, ofislerimizde ölçülebilir iyileştirmeler gerçekleştirdik. 
- Hedefimiz, çalışanlarımızın bu alışkanlıkları sürdürülebilir kılarak, bir yaşam biçimi olarak içselleştirmelerini sağlamak. Glecek kuşaklara ve doğaya karşı hepimiz sorumluyuz.

TATSUYA KUMAZAWA’NIN KİTAP TUTKUSU
- Okuduğum kitapları son dönemde, tarihi temaya sahip olanlardan seçiyorum. İstanbul’da yaşamaya başladığımdan bu yana da bu güzel şehre dair bilgiler içerenleri yeğliyorum. 
- İşim ve evim iki ayrı kıtada. Trafikte geçen zamanı okuyarak geçirmeyi seviyorum. Ayda 2-3 kitap bitirmeye özen gösteriyorum.
- Tercih ettiğim yazar ise eski Roma ve Rönesans dönemlerini ele alan Nanami Shiono. Japon romancının “The Fall of Constantinople” (İstanbul'un Fethi) kitabı, en son okuduklarımdan.... 
- Panasonic’in kurucusu olan ve son yüzyılın en önemli girişimcileri arasında gösterilen Konosuke Matsushita’nın yaşamından alınan kesitlerle John P. Kotter’in kaleme aldığı “Matsushita Liderliği”ni tavsiye edebilirim. Bu kitap, bir iş insanının, liderlik özellikleri sayesinde, tüm zorlukları aşarak nasıl büyük başarılar elde edebileceğini anlatması bakımından çok iyi bir örnek.


TATSUYA KUMAZAWA’NIN HOBİLERİ

- Yoğun iş temposu nedeniyle, çok fazla aktiviteye katılamıyorum. Türkiye’deyken hafta sonları ailemle birlikte olmaktan ve İstanbul’un tadını çıkarmaktan, Polonezköy gibi sakin doğa ortamlarında vakit geçirmekten de hoşlanıyorum. 
- Özellikle Boğaz manzarasına karşı yemek yerken ailemle veya iş arkadaşlarımla sohbet etmekten 
çok zevk alıyorum. 
- Türk kahvesi içmeye de bayılıyorum. 
- Hafta sonları futbol izlemeyi ve oynamayı severim. İstanbul'da bir Japon futbol kulübü üyesiyim.

TATSUYA KUMAZAWA’YA JAPON DESTEĞİ
- Türkiye’de, çok fazla güçlükle karşılaşmadım. İyi bir semtte, ailemle birlikte yaşıyorum. 
- Ülkenizden uzak bir şehirde yaşayabileceğiniz en önemli sorunlardan birisi de çocuklarınızın eğitimi olabilir; ancak bu engeli de İstanbul’daki Japon okulu sayesinde aştık. 
- Diğer Japon aileleri ve çalışma arkadaşlarım, Türkiye’ye kolay bir şekilde adapte olmamızı sağladı.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz