MARKALAŞMADA EZBER BOZAN EŞİTLİK

Son zamanların en popüler konularından biri haline gelen "marka cinsiyeti" konusunda birçok araştırma yapılıyor. Bu, tüketicilerin zihninde oluşturulan kadın veya erkek algısıyla da birebir ilintili. Dolayısıyla, yöneticilerin, rekabete ayak uydurabilmek için ilgili tarafı belirleyip ona uygun faaliyetlerde bulunmak zorunda olduğu ifade ediliyor. Ancak günümüzde "Markalaşma da dahil, "cinsiyet ayrımı" noktasında ezberler bozuluyor mu?" sorusu da karşıt görüş olarak ön plana çıkıyor. Peki! Bir cinsiyet ile özdeşleşen marka, diğerini kazanmayı nasıl başarıyor? Ya da aynı ürün gamıyla kadın ve erkeğin ikisine birden hitap etmenin formülü ne?

Cinsiyet, özellikle tüketici davranışlarının belirlenmesine yönelik olarak, geleneksel pazarlamada uzun süreden beri kullanılan bir bölümlendirme değişkeni. Günümüzün dünyasında ise müşteri düşüncelerini anlamada ezberlerin dışına çıkılması zorunluluğu doğdu. Bu noktada da “cinsiyet kimliği” son dönemde adından sıkça söz ettiriyor. Bununla beraber, hedef kitlenin yaklaşımının karmaşıklığını çözmede yardımcı olabilecek bir kavram... 

TUTUNDURMA FAALİYETİ... 
Marka ya da ürünün belli bir cinsiyete çekici gelebilmesi için, tasarımı veya özellikleriyle dikkate değer bir özellik barındırması lazım. Bir başka cinsiyetin ilgisi duyabilmesi için de uzun vadede birçok tanıtım ve tutundurma faaliyeti gerçekleştirilmeli. Cinsiyet kavramının “satın alma”yı etkileyen faktörlerden olan reklamlar ile ilişkisi, incelenmesi gereken önemli bir konu. Kalıplarını kıran kreatif ekiplerin hazırladığı kampanyaların ve projelerin sayısı ise her geçen gün artıyor...


ORKA HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ & GENEL KOORDİNATÖRÜ OSMAN ARAR:
MODA SEKTÖRÜNDE ‘CİNSİYET AYRIMI’ KALMADI
Dünyada birçok konuda “cinsiyet” kavramı, fazlasıyla değişken ve tanımlardan bağımsız. Bir süredir süregelen oversize, boyfriend jean vb. trendler, giyim endüstrisini de biraz daha cinsiyetsiz hale getirdi. 

Moda sektöründe “cinsiyet ayrımı” kalmadı. Yaklaşan trend, kişinin gardırobundaki tüm ürünleri, birbiri ile kombinleyebilmesi ve bütün haftasını ne giyeceğini düşünmeden geçirebilmesi üzerine kurulu. 

AKILLI GARDIROP SİSTEMİ 
Biz buna “akıllı gardırop sistemi” diyoruz. Bunu kurarken, erkek giyim markası olsak da cinsiyet gözetmedik. Elbette kalıp ve kesim yönünden erkek ve kadın giyim arasına belirli farklılıklar mevcut; fakat bu, her ürün gamında olmak durumunda değil.     Yaptığımız sınırlı kapsül kadın koleksiyonları haricinde, kadın müşterilerimiz markalarımızdan kendi tarzına uygun oversize ceketler, desenli gömlekler alabiliyor. Gelecek sezon essential ürünlerimizden kendisine akıllı gardıroplar da yaratabilecekler...


MITSUBISHI ELECTRIC TÜRKİYE REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜR YARDIMCISI  SAVAŞ CENEVİZ:
MARKALAR KESKİN BİR CİNSİYET AYRIMINA GİTMİYOR
Markalaşma günümüzde birçok sektör için kritik önem taşıyor. Özellikle globalleşmeyle birlikte pazar koşullarında rekabet arttı ve alternatiflerin sayısı çoğaldı. Bu noktada markalaşma stratejileri, rakipler arasında öne çıkabilmek için önemli bir kriter haline geldi. 

Firmalar rekabeti sürdürebilmek ve hayatta kalabilmek için gelecek trendleri öngörmeli, toplumsal algılardaki değişimleri yönetebilmeli ve değişim için hazır olmalı. 

MÜŞTERİ DENEYİMİ 
Geçmiş dönemlerde pazarlama stratejilerinde markanın hedef kitlesini oluşturan cinsiyet ile alıcının cinsiyetinin örtüşmesi halinde pazarlama faaliyetleri kurgulanabiliyordu. Günümüz hızlı tüketim çağında ise markalar, keskin bir cinsiyet ayrımına gitmektense cinsiyet ve eşitlik algısı daha esnek pazarlama stratejilerini tercih ediyor. Markalar cinsiyet bağımsız olarak “müşteri deneyimi” ve “mutlu müşteri” oluşturma konularına odaklanmalı.

BEKLENTİLERE UYGUN HİZMET
Cinsiyet kimlikleri, satın alma kararlarında önemli faktörlerden biri. Bununla birlikte her zaman markadan satın alım yapan kişi ile markanın hedef kitlesinde yer alan kişi aynı cinsiyette olmayabilir. Önemli olan nokta, ürün ve hizmetlerinizle sizi tercih eden cinsiyetin beklentilerine uygun hizmet edip edemediğiniz... Elbette herhangi bir cinsiyete hitap eden bir marka, diğerinin ilgisini de kazanmayı başarabilir ve hedef kitlenize verdiğiniz mesajların cinsiyetler üzerindeki etkisi, sunduğunuz ürün ve hizmet özelinde paralellik gösterebilir...


MERCEDES-BENZ OTOMOTİV İCRA KURULU VE OTOMOBİL GRUBU BAŞKANI ŞÜKRÜ BEKDİKHAN:
DENGEDE OLMAK İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ
“Stereotype” (klişe) özellikler nedeniyle marka kimliğinin getirdiği cinsiyet ayrımı, tüm dünyada ve sektörlerde, yerini önyargısız bir bakış açısına bırakıyor. Hızlı tüketim ürünleri markasına “dişi bir kimlik” yüklemek veya bir otomotiv markasına eril bir imaj oluşturmak, kaçındığımız konular arasında...

Mercedes-Benz olarak, tüketicinin gözündeki bariyerleri esnetmeye, markayı bu tarz bir ayrıma sahip imajdan uzak tutmaya çalışıyoruz. Mercedes-Benz, adını bir kadının isminden esinlenerek almış  olmasının yanı sıra, tarihte ilk uzun mesafeli test sürüşünü gerçekleştiren kişi ise otomobilin mucidi Carl Benz’in eşi Bertha Benz... 

MARKAMIZIN TEMELİNDE KADINLAR AKTİF ROL ALIYOR
Genel algının aksine, markamızın temellerinde kadınların aktif bir rol aldığını görüyoruz ve onlara dair iletişimlerde bu konunun altını çiziyoruz. “Ezber bozuluyor” demek için gidilecek çok yolumuz olsa da, ayrımlar hem müşteri tarafında hem de markamızı konumlandırmak istediğimiz nokta olarak bizde karşılık bulmuyor. Aksine dengede olmak için çaba gösteriyoruz.
Marka kimliğimizin erkeklere yönelik olduğuna dair bir algı olduğu düşünülüyor. Dahası otomotivin genelinde bu durum söz konusu. Hâlbuki tüketiciye ürün ile değil, ihtiyacını karşılayarak ulaşıyoruz. Sunduğumuz hizmet “mobilite” ve bu ihtiyaç, herhangi bir cinsiyete yönelik değil. Ayrım gözetmiyoruz; ancak sektör gerçeklerini göz ardı edemeyiz. 

SHE’S MERCEDES... 
Kadınlara ulaşmak için hayata geçirdiğimiz programlar var. Örneğin; She’s Mercedes... Gücünü ilham veren kadınlardan alan, onları bir araya getiren ve birbirlerinden beslenmelerini sağlayan bir platform. Tam 15 sezondur isim sponsorluğunu üstlendiğimiz “Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul” ile de kadınlara erişme ve marka imajımızı şekillendirme anlamında büyük yol kat ettik.


MİGROS TİCARET A.Ş. PAZARLAMA VE YURTDIŞI OPERASYONLARI İCRA KURULU ÜYESİ CEM RODOSLU:
KADINLARIN OLMADIĞI BİR KALKINMA SÜRECİ DÜŞÜNÜLEMEZ 

Cirosunun yüzde 77’si tarıma dayalı bir şirketiz. Tesislerimizde her yıl ortalama 400 bin ton sebze-meyveyi işliyor ve Türkiye’nin 81 ilindeki mağazalarımıza sevk ediyoruz. Bundan 10 yıl önce, Türkiye’de bir ilk olarak başlattığımız “İyi Tarım Uygulamaları”nı,  bugün tarımın bir çok alanına genişlettik. 
TÜİK’in son verilerine göre; tarımda istihdam edilen 5,2 milyon kişinin, 2,3 milyonunu kadınlar oluşturuyor. Onların dahil olmadığı bir üretim ve ekonomik kalkınma süreci düşünülemez. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ile birlikte kadınlarımızın büyük emeklerle ürettikleri ürünlerin hak ettikleri değeri görmesi için eğitim ve danışmanlık vereceğiz.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz