ŞİRKETLER KORONA KRİZİNİ NASIL YÖNETİYOR?

Koronavirüs salgını, tüm dünyada endişeleri iyice artırdı. İnsani boyutta trajik sonuçlara yol açan COVID-19'un ekonomilere etkisini azaltmak ve şirketlerin başarılı bir kriz yönetimi ile direncini artırmak üzere yenilikçi modellerin tasarlanması şart... Peki! Belirsizliği, tedirginliği ve umutsuzluğu da tetikleyen bu zorlu süreçte, kurumlar ve liderler, hangi aksiyonları aldı ve almaya devam edecek? Bu dönemde başvurulan kalıcı ve sürdürülebilir tedbirler neler? Krizi, fırsata çevirmek mümkün mü? Bunun formülü nedir? Türk iş dünyasının başarılı isimleri açıklık getirdi...

Hataları elimine etmek ve COVID-19 şartları altında efektif bir kriz yönetimi gerçekleştirmek için “stratejik” yaklaşım zorunlu. Şirketin kalbi olan yönetim merkezi, temel takımlardan oluşan entegre bir yapıda inşa edilmeli. Çevik modelde tasarlanacak bu yapı, tüm liderlere darboğazlardan çıkışı ve oluşan koşullara hızlı yanıt vermeyi sağlayacak derecede otonom alan tanıyor.

İŞGÜCÜNÜN KORUNMASI... 
Salgın ve buna yönelik çalışmalarda tüm bilgi ve aksiyonların doğru ve gerçek zamanlı paylaşılması için tek kaynak olan “Yönetim entegrasyonu”nun temel amacı, genel atmosferi, çerçeveyi belirlemek olmalı. COVID-19 süreci, işlerin normal seyrindeki gibi akmasına olanak tanımıyor. “İşgücünün korunması” için sağlık ve iş güvenliği uygulamaları ile uyumlu olarak, çalışanları desteklemek için planlar geliştirilmeli. Tedarikçilerin bu zorlu dönemden nasıl etkileneceği, mevcut aksaklıklar ve stok durumları belirlenmeli.

FİNANSAL SAĞLAMLIK...
Temel müşteri segmentlerine yatırımlar, onların ihtiyaç ve davranış değişikliklerini öngörme kabiliyeti sayesinde yıkıcı süreçler başarıyla aşılabilir. En önemlisi ise “Finansal sağlamlık”... Kurumlar, kendi şartlarına özel senaryolar geliştirmeli. Bu kapsamda uzmanlar gelir ve gideri etkileyecek kritik faktörleri belirleyebilir, bunların değerlemelerini yapabilir. Aynı zamanda farklı modellemeler olmalı ve likiditeye etki edebilecek etkenler belirlenmeli... 


KOÇ HOLDİNG CEO’SU LEVENT ÇAKIROĞLU
ZOR GÜNLERİ, ÇALIŞANLARIN ÖZVERİSİNDEN GÜÇ ALARAK YÖNETİYORUZ 
Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, topluluk çalışanlarının yanı sıra, bayi ve servis çalışanları için mesaj yayımladı: “Belirsizlik ve kaygı düzeyinin en üst noktaya ulaştığı bu zor zamanlarda, dünyanın dört bir yanındaki faaliyet alanlarında, sahada, ofislerde veya evden fedakârca ve üstün görev bilinciyle çalışmaya devam ediliyor.”

Yaklaşık 100 bin kişilik büyük bir aileyiz. Özümüzdeki dayanışma ruhu, böyle zor zamanlarda gücümüzü artırıyor, sorumluluklarımızı yerine getirirken bizlere kuvvet veriyor. En önemli önceliğimiz, hepimizin sağlığı.

SAĞLIĞI, HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTUYORUZ
Her kararda 'sağlığınızı her şeyin üstünde tutuyor' ve bu zor günleri sizlerin özverili çalışmalarından güç alarak yönetiyoruz. Her birinize üstün gayretleriniz ve ailelerinize de sizlere olan destekleri için içtenlikle teşekkür ederim. Toplumun ihtiyaçlarının karşılanması ve hayatın durmaması gayesiyle üretimi sürdüren ve hizmetin aksamaması için sahada canla başla görev yapan çalışma arkadaşlarıma da ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte en önde yer alarak görev yapan sağlık personelimize, olağanüstü çabaları için minnettarız.

KRİZ YÖNETİM MERKEZİ...
Koronavirüs kaynaklı risklere karşı ilk günden itibaren Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere, bilim insanlarının ve Sağlık Bakanlığı'nın yönlendirmelerine uyarak, çalışanlarımızın sağlığı için tavsiye edilen tüm tedbirleri aldık. Onların ailelerinin, müşterilerimizin, iş ortaklarımızın ve tüm paydaşlarımızın da sağlığının korunması için özen gösteriyoruz.  Gelişmeleri yakından takip edip, değerlendirip, yönlendirmek üzere “Kriz Yönetim Merkezi” kurduk. Topluluğumuz genelinde uygulanacak ana prensipleri belirledik. 

ÜLKEMİZE VE İNSANIMIZA KARŞI SORUMLUYUZ
Başta sağlık sektörü olmak üzere, olağanüstü durumun gerektiği ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz. Ülkemize ve insanımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirebilmemizin, en doğru kararları alabilmemizin arkasında, Koç Topluluğu'nun kurumsal kültürü ve değerleri, “Koç Ailesi”nden aldığımız destek ve güç ve elbette üstün bir vazife anlayışı ve toplumsal sorumluluk bilinciyle görev yapan çalışanlarımız var.

GELECEĞE UMUTLA BAKACAĞIZ 
Çok tedbirli ve dirençli olunması gereken bir dönemdeyiz. Moralimizi asla bozmayacak, geleceğe umutla bakacağız. Hep olduğu gibi el birliğiyle ve dayanışma içinde bu da üstesinden geleceğimize inanıyorum. Bu sıkıntılı günleri, birlikte daha da güçlenerek atlatacağız. İyi günler göreceğiz. İyileşeceğiz...


SABANCI HOLDİNG CEO’SU CENK ALPER
TÜM TEKNOLOJİ VE BİLİM İMKÂNLARIMIZI SEFERBER ETTİK
Türkiye ve dünya “dayanışma” kavramına en çok ihtiyaç duyulan bir dönemden geçiyor. Bu zorlu süreçte, dayanışma ruhu ile ülkemiz ve insanımız için imkânlarımızı seferber ediyoruz. Türkiye’nin Sabancı’sı olarak, 90 yılı aşkın süredir olduğu gibi bugün de ülkemize olan sorumluluğumuzla çalışmaya devam edeceğiz.

Bu salgından ancak bilim ve teknoloji ile çıkacağımıza inanıyoruz. Bu inanç ile Sabancı Topluluğu’nun tüm imkânlarını seferber ettik. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, tüm sağlık çalışanlarına bu zorlu süreçteki olağanüstü çabaları için minnettarız. Bu mücadelenin başarıya ulaşması için de, Türkiye’de yaşayan her bireye ve bu ülkenin her kurumuna büyük sorumluluklar düşüyor. 

SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİ İLE HAREKET ETTİK 
COVID-19 vakaları ülkemizde de görülmeye başladığı andan itibaren Sabancı Topluluğu olarak bu sorumluluğumuzun bilinci ile hareket ettik. Kordsa ve Sabancı Üniversitesi iş birliğinde faaliyet gösteren “Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi”nin tüm altyapısını COVID-19 tedavisinde kullanılan medikal cihazların ve parçaları ile sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ürünlerinin tasarım, analiz ve prototiplerinin üretilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın kullanımına açtık. 

COVID-19 AŞISI İÇİN 1,7 MİLYON LİRA DESTEK 
Sabancı Üniversitesi’nce geliştirilen ve yüzeylerde 3 aya kadar hijyen sağlayan 10 ton “Antimic” adlı yeni nesil dezenfektanı ve 150 bin adet COVID-19 tanı kitini Sağlık Bakanlığı’na bağışladık. COVID-19 aşı ve serum geliştirme çalışmaları için 1,7 milyon liralık bir desteği yine Sağlık Bakanlığı’na aktarıyoruz. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) de altyapısını açarak aktif destek verecek. Türkiye’nin küresel COVID-19 salgının yarattığı sıkıntılı günlerden olabilecek en az hasarla ve en hızlı şekilde çıkacağına inanıyorum.


SHELL TÜRKİYE ÜLKE BAŞKANI AHMET ERDEM:
SALGINLA MÜCADELE İÇİN KESİNTİSİZ HİZMET SUNUYORUZ
Toplumun genel olarak evde kalması, bu sürecin sağlıkla ve başarıyla atlatılabilmesi için elzem. Bununla birlikte bazı sektörler, temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için özveriyle çalışmaya devam ediyor. Shell & Turcas olarak da kesintisiz hizmet veriyoruz. 

Shell olarak en büyük önceliğimiz; çalışanlarımızı, müşterilerimizi, paydaşlarımızı yeni tip koronavirüs salgınından korumak. 

PERSONELİMİZ ÖZVERİYLE ÇALIŞIYOR
Akaryakıt, madeni yağ, kimyasallar, doğalgaz gibi mücadele için elzem ürünlerimizi bayilerimiz ve distribütörlerimiz ile beraber kesintisiz hizmet sunuyoruz. İstasyonlarımız, depo ve terminallerimiz ve madeni yağ fabrikamızda ulaşım ve taşımacılığın devamı için özveriyle çalışan personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Tabi tüm faaliyetlerimizde, ilgili mercilerce tavsiye edilen ve tıbbi bilimsel bilgiye dayalı tüm tedbirleri alıyoruz. 

SAĞLIK BAKANLIĞI'NA 5 MİLYON TL AKARYAKIT
Herkesin el ele vermesi gereken bir dönemden geçiliyor. Sağlık çalışanları, ambulanslar ve diğer araçların kullanımı için, Sağlık Bakanlığı’nın uygun gördüğü şekilde dağıtılmak üzere 5 milyon TL değerinde akaryakıt desteği sağlamaya karar verdik. Bu mücadelede emeği geçen, katkısı olan herkese minnattarız. Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde bu zor günlerin de üstesinden geleceğine inancımız tam...


SANKO HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ZEKİ KONUKOĞLU:
TÜM SATIŞLARIMIZIN VADESİNİ VADE FARKSIZ 60 GÜN ERTELEDİK
SANKO Holding olarak, müşterilerimizin, Türkiye’nin ve dış ticarette pazar konumunda olan ülkelerde yaşanan sağlık kökenli ekonomik sıkıntılarına çözüm olması amacıyla bir dizi karar aldık...

Müşterilerimize ve topluma karşı duyarlılığımızın bir gereği olarak, 31 Mart 2020 tarihine kadar, SANKO şirketlerinden yapılan tüm satışların vadesi, vade farklı ilave edilmeksizin 60 gün ertelendi. Müşterilerimizin mevcut borçlarının tamamına ilave 60 gün vade tanındı. Geçmişte de müşterilerimize destek olmak amacıyla benzer kararlar aldık ve sektörün dinamizmine katkıda bulunduk. Her zaman çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve ülkemizin çıkarını ön planda tutuyoruz. Ülkemiz ve milletimiz varsa biz de varız. Bu anlayışla var olduk, var olmaya da devam edeceğiz. Bu hassas dönemden çıkışımız için herkesin bireysel önlemlerinin yanı sıra, kurumsal ve ekonomik olarak da katkı sunması gerektiğine inanıyoruz.


AYAYDIN-MIROGLIO GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI YALÇIN AYAYDIN:
‘KİMSE İŞSİZ KALMASIN’ İSTİYORUZ 
Ülke genelinde, Ipekyol, Twist, Machka markalarımıza ait mağazaları kapatma kararı alırken çok düşündük. Tabi ki bu, normal bir süreç değil. Edirne’de de yaklaşık 700 kişinin çalıştığı bir fabrikamızda üretimi bir süreliğine durdurduk.

Bütün televizyonlarda, radyolarda, kısaca; tüm basın-yayın kuruluşlarında COVID-19 salgınına karşı alınacak tedbirlerden bahsediliyor. 

KENDİMİZİ, PERSONELİMİZİN YERİNE KOYDUK 
Biz eve çekildik; ancak sosyalleşme alanlarının tümünde aynı uygulanmalı. Çünkü biz “Şirket çalışsın, kimse işsiz kalmasın” istiyoruz. Yönetim olarak kendimizi, personelimizin yerine koyduk. Onların psikolojisini düşündük. Olması gerekeni yaptık ve Ipekyol, Twist, Machka markaları olarak, Türkiye’deki tüm mağazalarımızı 19 Mart 2020 tarihinden itibaren geçici olarak kapatttık. Ardından bizi birçok firma izledi. Ancak bu iş, sadece bununla bitmiyor. “Bundan sonra ne olacak?” 

AVM SAHİPLERİ, SADECE ÇALIŞMA SAATİNİ AZALTTI!
AVM yetkililerinden haber bekledik. AVM sahipleri uzun bir müddet aksiyon almadı. Bize gelen bir yazıda sadece “Çalışma saatlerini azalttık” denildi! Dünya evine kapanırken biz, böyle bir e-posta ile karşılaştık! Peki bu insani bir davranış mı? Onlardan bir haber gelmeyince gerekli adımı attık. Çünkü hayatta her şey para değil. Önceliğimiz insan sağlığı. Herkesin sokaklardan uzaklaştığı bir ortamda devam etmeye vicdanım elvermiyor!


ORKA HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI SÜLEYMAN ORAKÇIOĞLU:
YARALARIMIZI ‘BİRLİK’ OLARAK SARABİLİRİZ
Orka Holding olarak, tüm dünyada etkisini artıran ve insan sağlığını ciddi derecede tehdit eden bu pandemi süresince önceliğimiz, çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığı. Tedbirlerimiz kapsamında tüm Türkiye’de, mağazalarımızı kapatma kararı verdik. 

Virüsün ortaya çıkmasından sonra İstanbul ve globaldeki tüm merkezlerimizde, düzenli olarak yapılan temizlik ve dezenfekte aksiyonlarımızı sıklaştırdık. 

ONLİNE MAĞAZALARIMIZDA BÜTÜN ÜRÜNLER VAR
COVID-19 salgını ülkemizde de görülünce hemen evden, dönüşümlü ve esnek çalışma modeline geçtik. Şu anda süreci izliyoruz. Hijyenik koşullarda sürdürdüğümüz operasyon ağımızı, her iki online mağazamız, www.damattween.com ve www.dsdamat.com üzerinden aktif olarak devam ettiriyoruz. Bütün ürünlerimizin bulunduğu bu online mağazalarımıza müşterilerimiz her daim ulaşıp kolaylıkla alışveriş yapabiliyor.

DOĞAYA SAYGI...
Dünya, son birkaç yıldır, özellikle moda sektöründe kaynakların korunmasına, sürdürülebilirliğe ve geri dönüşüme yöneldi. Bu pandemi bir kez daha gösterdi ki, doğaya her zamankinden çok daha saygılı olmalıyız. 4 yıldır “sürdürülebilir koleksiyonlar” üzerinde çalışıyoruz. Fabrikalarımızda daha az kaynak tüketimine ve karbon salınımını düşürmeye özen gösteriyoruz. İlk “doğa dostu koleksiyon”umuzu da bu kış beğeniye sunacağımızı ve yaz koleksiyonumuzda “sürdürülebilir doğa dostu ürünler”e yer verdiğimizi birkaç ay önce duyurmuştuk. 

2025 YILINDA, YÜZDE 80’İ SÜRDÜRÜLEBİLİR KOLEKSİYON 
Hedefimiz, 2025 yıl sonu itibariyle koleksiyonumuzun %80’ini sürdürülebilir yapmak. Şu anda yaşanan olaylar da bu değişime zorunlu olduğumuzu gözler önüne seriyor. Bu kötü durum yatıştıktan sonra amacımız; birlik olarak yaralarımızı sarmak, çalışanlarımızı da düşünerek gerekli adımları atmak ve ülke ekonomilerini yeniden canlandırmak olmalı.

KRİZLERİ ‘DETOKS DÖNEMİ’ OLARAK GÖRÜYORUZ 
Hormonlu büyüme, kendi içinde dengeye oturmalı. Ekonomik krizleri “detoks dönemi” olarak görüyoruz. Yönetim becerilerinin ön planda olduğu, görülmeyen maliyetlerin gözden geçirildiği... Özellikle verimlilik ve performans önemli. Kira konusunda ödün vermeyen alışveriş merkezlerinden çıkıyoruz.


METRO TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI BORIS MINIALAI
FİYAT SPEKÜLASYONLARI İLE MÜCADELE EDİYORUZ

Şu anda, özellikle yoğun ilgi gösterilen ürün gruplarının fiyatlarında bazı spekülasyonların yaşandığını gözlemleyebiliyoruz. Metro Türkiye olarak 30 yıldır amacımız, müşterilerimize ihtiyaçları olan ürünleri güvenilir bir şekilde fiyat ve kalite ilişkisiyle sunmak. Bu çerçevede, fiyat spekülasyonları ile mücadele etmek için bakliyat ve pirincin fiyatı, bir ay boyunca -12 Mart 2020 tarihi itibariyle- aynı kalacak. İlk açıklamalardan sonra taleplerin yükseleceğini düşünerek tüketicilerimizi zor durumda bırakmamak için temel yiyecek, içecek ve hijyen ürünlerinde stoklarımızı artırdık. 


PEGASUS HAVA YOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET T. NANE:
NAKİTTE KALIP BU DURUMU EN DOĞRU ŞEKİLDE YÖNETECEĞİZ
Sürecin ilk gününden bu yana tüm senaryoları değerlendirdik ve bunlara göre alternatif planlamaları ve hazırlıkları yaptık. Gerekli tüm önlemlerimizi de aldık. Etkileri ilerleyen dönemlerde daha net göreceğiz; ancak şunu ifade etmek isterim ki, finansal açıdan sağlıklı bir yapıya sahibiz. En büyük temennimiz, yeni tip koronavirüs salgınının global olarak en kısa sürede kontrol altına alınması ve tedirginliğin son bulması...

Pegasus Hava Yolları olarak, 2019 başarılı bir yıldı. 2020’nin ilk 2 ayında da bütçemizin üzerinde performans gösterdik. Şu anda yaşadıklarımız, sıra dışı. 

ZORLU DÖNEMİ AŞACAK GÜCÜMÜZ MEVCUT 
Ülkece ve hatta dünyaca, küresel bir tehdit haline gelen ve hepimizin yaşamını ciddi şekilde etkileyen yeni tip koronavirüs ile mücadele ediyoruz. Global çaptaki bu kriz, havacılık başta olmak üzere birçok sektörü ve tabi ekonomileri de direkt etkiliyor. Önemli olan, nakitte kalmak ve bu durumu en doğru şekilde yönetebilmek. Bu zorlu dönemi şirket ve ülke olarak aşabilecek gücümüz mevcut. Şimdi odaklanmamız gereken asıl konu, vatandaşlarımızın sağlığı ve huzuru. Üzerimize düşen tüm görevleri eksiksiz yerine getiriyoruz. Sağlık Bakanlığı bu süreci titizlikle ve hassasiyetle yönetiyor.

UÇUŞLAR, TEDBİR AMACIYLA DURDU
Bu gündemden önce misafirlerimizi 35'i yurt içinde, 77'si yurt dışında olmak üzere toplam 43 ülkede 112 noktaya ulaştırıyorduk. Ulusal ve uluslararası otoriteler ile iletişim halindeyiz ve gelişmeleri yakından izliyoruz. Alınan önlemler kapsamında, virüsün yayılımının engellenmesi için önce kademeli olarak yurt dışı uçuşlara kısıtlamalar getirildi. İlave tedbirler kapsamında, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM)'nin talimatıyla 28 Mart-30 Nisan 2020 tarihleri arasında tüm iç hat uçuşlarımızı durdurduk. Biz, yolcularını "misafir" olarak görüyoruz. “İptal” bilgisi ulaştığında, onları zorda bırakmamak gelişmeyi hemen paylaştık. 18 Mart 2020’den itibaren de idari kadrolarımız, yöneticilerinden onaylı olarak, belirli bir süre için evden çalışmaya başlamıştı.

HAVACILIK SEKTÖRÜNE DESTEK VERİLMELİ
Mayısın son haftası Ramazan Bayramı... Havaların ısınması ile COVID-19’un etkilerinin de azalacağını umuyoruz. Temmuz ayında iç talepte bir artış bekliyoruz, en azından bugünden çok daha iyi olacağımıza inanıyoruz. İç piyasanın normale dönmesini bekliyoruz. Tabi bu noktada “kredi destek" paketleri ile sektörler desteklenmeli. Burada öncelikler tespit edilmeli. Turist gelmesini sağlayan havacılık, hem mevcut koşullardan en çok etkilenen hem turizm açısından en ehemmiyetli, taşıyıcı sektörlerden... Katma değeri ülkemize kalan bir çark. Çünkü tesislerimizin büyük çoğunluğu, Türk şirketlere ait. 

STRATEJİK DÜŞÜNÜLMELİ VE PANİK YAPILMAMALI 
Belirsizliğe gelince... Aslında -bu boyutta olmasa da- iş hayatında her zaman var. Koşullar, stratejik düşünerek ve panik yapmadan, kontrollü bir biçimde değerlendirilmeli. Mümkün olduğunca hızlı ve çevik davranılmalı. Krizler her daim fırsatları da beraberinde getirir; ama şimdi konu çok öte. Dileğimiz, bu vaziyetin bir an önce düzelmesi ve hepimizin gönül rahatlığı ile hayatlarımıza devam edebilmemiz...


TAV HAVALİMANLARI İCRA KURULU BAŞKANI SANİ ŞENER:
ÇALIŞANI İŞTEN ÇIKARMAK, ALINACAK EN SON TEDBİR
Uçuşlar yasaklandı, misafir gelişi yok. Bu, bizi ve havayollarını olumsuz yönde etkiliyor. Krizi yönetirken daha kötüye gitmesini engellemek gerekiyor; ama bizim elimizde olmayan olaylar var, bu tamamen dış şok. 2007-2008’deki, finansçıların yol açtığı bir krizdi. Şimdiki ise tamamen reel söktörün, tedarik zincirinin... 2000’den bu yana görmediğimiz kriz olmadı; ama bunların hepsi “V” şeklinde oldu. Biz ümitliyiz, bir güzel haber her şeyi düzeltir. 

İlk planda; İnsan Kaynakları departmanımız toplandı, iş kolu uygun olanlara yönelik “evden çalışma” modeli benimsendi. Yolcularımızın ve çalışanlarımızın sağlığı için önlemlerin hepsini alıyoruz. Termal kameralarda vücut ısısına yani ateşe çok dikkat ediliyor. Sosyal mesafe de korunmalı.

İYİ BİR HABER İLE LİKİTİDE BOLLAŞACAK 
2000’de Atatürk Havalimanını işletmeye başlamıştık, o zaman “SARS” ve “Kuş Gribi” vardı. Yolcu sayısında çok ciddi düşüşler oldu; ancak V şeklinde çok hızlı geri dönüş yaşandı. Hastalığın bittiğini görünce, 1 yıl öncesinin iki katı seyahat gerçekleşti. “Aşısı, ilacı bulundu” ya da “bulaşıcılık kontrol alındı” gibi iyi haber ile piyasada likitide bolluğu olacağı inancındayım. Havalar ısındıkça durumun dengeleceği fikrindeyim. İnsanlar evlerine ve şehirlerine kapanmaktan bıkıyor ve hızlı bir şekilde açılıyor. 

DEĞERİMİZ, KASADAKİ NAKİTTEN DAHA AZ! 
7 ayrı ülkede 14 havalimanı işletiyoruz, bunların 5’i Türkiye’de. “Finansal” olarak bakarsak, en değerli yolcu, yurt dışına gidenler. Hem biletinin içinde 15-20 Euro para alırsınız hem de o Duty Free'de alışveriş yapar. 2020’nin ilk iki ayında, 2019’un aynı dönemine göre yüzde 3 düşüş ile 8,5 milyon misafirimizi ağırladık. İç hatlarda -13’ü, dış hatlarda +13’ü gördük. Martın ilk iki haftasında %20’lik gerileme vardı. Hisse senetlerimizde de ciddi; fakat sanal bir düşüş oldu. Bu, kasamızdaki nakitten daha azdı; olacak iş değil! Satmadığınız, realize etmediğiniz müddetçe sıkıntı yok. Yolcu sayısının tekrar artıya döneceğine inanıyoruz.   

GİDERLERİ KISIYORUZ
Bizim havalimanlarımızın besleyicisi olan THY, Makedonya’da da, Tunus’ta da, Gürcistan’da da en büyük temsilci. Letonya’da komple ticari işleri işletiyoruz ve yer hizmetlerinde de varız ki, orada da tüm yurt dışı uçuşlar yasaklandı. Gürcistan ve Medine de öyle... Tüm bu gelişmelerden ötürü gelirleriniz otomatikman azalıyor. Biz de şubattan bu yana giderlerimizi ciddi manada kısıyoruz. Personele ayrılan yüzde 30’larda. En kolayı olan çalışanı işten çıkarmak, alınacak en son tedbir! Belirli süreler ile işlerini kaybetmeden, ücretsiz izinler ile sorunları çözebiliriz. 

KRİZ YÖNETİMİ, AMELİYAT VE OPERATÖRLÜKTÜR 
Risk yönetimi kurallar bütünüdür, koruyucu hekimliktir. Kriz yönetimi ise ameliyat ve operatörlüktür. Yani kurumsallık, durumsallık... Kötünün, daha kötüye gitmesini engellersiniz. Elektrik, temizlik, klima giderlerimiz fazla. Dikey mimari ile inşa edilen binalarımızı küçültüyoruz, belirli kısımlarını kapatıyoruz. Bunun, 1,3 milyon metrekarelik İstanbul Havalimanı’nında da uygulandığını düşünüyorum. Ben aynı zamanda, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI World) “Yönetim Kurulu Üyesi”yim. Orada herkes “devlet desteği”nden bahsediyor. Avrupa Birliği (AB), ilk planda havayollarına ve havalimanlarına 5 milyar dolar çıkarmış. Arkadan 23 milyar doların geleceği söyleniyor.

200 MİLYON TL’LİK HİSSE GERİ ALIMI 
Yönetim kurulunda, hiç düşünmeden 200 milyon TL’lik bir “hisse geri alım” programını onayladık ve başladık. Yetmezse miktarı yükseltebiliriz. Yurt dışındaki yatırımcılarımız aradı. Hepsi bunu “iyi bir hareket” olarak gördüğünü söyledi, teşekkür etti, mutlu oldu. Öncelikle biz, şirketimize ve iş yapabilme kabiliyetine, dış şoku çok rahatlıkla atlatabileceğine, Türkiye’ye, iş yaptığımız ülkelere güveniyoruz. 24 Mart’ta genel kurulumuz vardı, hisse başı 1,08 TL, toplamında 392 milyon TL temettüyü dağıtıyoruz. Bunların hepsi; nakitin doğru ve gerekli, öncelikli yerlere gitmesi demek.

DEVLET, ULAŞIM VE TURİZMİ DESTEKLEMELİ
Havayolları ile birbirimizin karşılıklı müşterisiyiz. Biz gelirlerimizi artırmak, onlar giderlerini düşürmek istiyor. Sektör için “kredi ertelemesi” ve yeni krediler açılması, SGK’ların ve vergilerin ertelenmesi lazım. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın da “Yönetim Kurulu Üyesi”yim. Tur operatörleri de beklemede. Devlet, ulaşım ve turizme de destek olmalı. 


ASELSAN YÖNETİM KURULU BAŞKANI & GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. HALUK GÖRGÜN:
MİLLETİMİZİN HİZMETİNDEYİZ
ASELSAN olarak, Selçuk Bayraktar Bey’in başlattığı kampanyaya destek olarak BİOSYS’e 250 adet cihaz sipariş verme kararı aldık. Bununla kalmayacağız ve bu konuda üretim yapan tüm yerli ve milli şirketlerimize, teknolojik olarak mühendislik ve altyapı hizmeti vereceğiz.

Biliyoruz ki tüm dünya, solunum cihazları gereksinimini giderebilmek için medikal ventilatör üretme gayretinde. Ülkemizde “yerlileşme ve millileştirme” çalışmaları kapsamında desteklenen teknoloji firması BİOSYS tarafından “yerli yoğun bakım ventilatöri” geliştirildi ve üretime başlandı. Devletimizin yanındayız, milletimizin hizmetindeyiz.

FARKINDALIĞI ARTIRALIM
Koronavirüs ile mücadelede Sağlık Bakanlığı tarafından alınan tüm önlem ve uyarılara istisnasız bir şekilde uymalıyız. Çevremizdeki farkındalığı artırmalıyız. Bu dönemde, yoğun bir şekilde fedakârca çalışan sağlık emekçilerimizin yanında olmak, en önemli sorumluklarımızdan olmalı. Biz de Aselsan olarak, onlara katkıda bulunmak amacıyla ASELSAN Sosyal İnovasyon Liderleri (ASİL) derneğimizce bir kampanya başlattık. Sağlık ekipman ve malzeme ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalar yürütüyoruz.


TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ MURAT ERKAN:
MOBİL VE FİBER ALTYAPIMIZI BUGÜNLER İÇİN KURDUK
Koronavirüs salgınına karşı önlemler aldığımız bu dönemde, bilgi almak, eğitime devam etmek ve eğlence amaçlı internet kullanımı artıyor. Turkcell olarak, güçlü altyapımız ile vatandaşlarımızın ihtiyacını karşılamak üzere yanlarındayız.

Türkiye’nin Turkcell’i olarak, her zaman olduğu gibi bugün de ülkemizin, vatandaşlarımızın yanındayız. Müşterilerimiz bizim kıymetlimiz ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Biz, dünyanın en güçlü mobil ve fiber altyapısını bugünler için kurduk ki, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin de hizmetinde. Özellikle geleceğimiz olan çocukların eğitimlerine sunduğumuz destek ile hayatlarında önemli yer edindiğimiz için de gururluyuz. “Sevdikleriniz ile doyasıya görüün, interneti sınırsızca kullanın” diye, mobil ve sabit şebekemiz ile Türkiye’nin hizmetindeyiz. Devletimizin aldığı doğru kararlar ile yeni tip koronavirüs salgınını en az hasarla atlatacağımıza ve el birliği ile yeneceğimize inancım tam...


İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ ADNAN BALİ:
ŞU ANA KADAR İYİ BİR İMTİHAN VERDİK
Koronavirüs salgını sürecinde de her zaman ülke ve toplumun önceliklerini gözeten yaklaşım ile hareket ediyoruz. Ülkemizin yaşadığı bu olağanüstü süreci aşmak için “Türkiye’nin Bankası” olarak, her zamanki gibi yapıcı ve çözümcü anlayışımızı bugün de sürdüreceğiz. İhtiyaç halinde gerekli her türlü ilave tedbiri alacağız.

“Ekonomiye Destek Paketi” ile, firma ve gerçek kişilerin vadesi gelen borçlarını erteliyoruz. KOBİ ve mikro işletmeleri başta olmak üzere, ödemesiz dönem veren yapılandırma, mevcut ve ilave limitlerle destekliyoruz. 

MAAŞLARDA ORTALAMA %15,28 ARTIŞ SAĞLADIK 
Anlaşmaya bakılmaksızın, müşterilerimizin maaş ödemelerini gerekirse ilave limit tahsisi suretiyle gerçekleştirmelerine olanak sağladık. Bunu istihdam azaltmama şartına bağladık. Sağlık güvenliğini teşvik için dijital kanallardaki havale, EFT vb. işlemlerde komisyon ve ücret uygulamasını sıfırladık. Enflasyon beklentilerinin ötesinde, %16-14-11 şeklinde kademeli, “500 TL’nin altında olamaz” düzenlemesi ile zam yaptık. Böylece, 21 bin 67 çalışanımızın ücretlerine ortalama %15,28 artış sağladık. 

YAKLAŞIK 9 BİN KİŞİ EVDEN ÇALIŞIYOR
14’er günlük dönüşümler ile %50 ve mümkün olduğunca daha fazla çalışanımızın “online-realtime” bağlantılı olarak evden çalışması (yaklaşık 9 bin kişi) veya evde bulunması (yaklaşık 5 bin kişi) sistemine geçtik. İşyerine gelenler ve birer kişi çalıştıkları için dönüşüme dahil olmayan güvenlik görevlileri dahil, bütün çalışanlara ve yöneticilere, (genel müdür ve genel müdür yardımcıları hariç) aylık 3 bin 500 TL brüt ödeme başlattık.

BİRÇOK TEDBİR ALDIK 
Müşterilerimizi ve çalışanlarımızı sürekli bilgilendirdik. Birçok tedbir aldık. Kanaatimce bu sıra dışı hadisede şu ana kadar iyi bir imtihan verdik. Bütün bunları da önceden hazır olan ‘Acil Durum Eylem Planları-Bulaşıcı Hastalıklar’ faslı kapsamında, önce insan yaklaşımımız ile, en önemlisi samimiyetimizle yaptık.


VODAFONE TÜRKİYE İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI MELTEM BAKİLER ŞAHİN:
HİZMETLERİMİZİN DEVAMLILIĞINI SAĞLAMAYA ODAKLANIYORUZ 
Dijitalleşmenin önemi bugün bir kez daha görüldü. İş dünyası, mümkün olabilen tüm iş süreçlerini uzaktan yönetmeye başladı. Bu süreçte her zamanki gibi yanında olduğumuz işletmelere kesintisiz bağlantı ve çeviklik kazandıran, ihtiyaçlarına uygun çözümler sunduk.

“Vodafone Business” olarak “iletişim” gibi son derece kritik bir alanda hizmet sunmanın bilinci ile, ülkemiz için bu zorlu dönemde devamlılığa odaklanıyoruz. “Evden çalışma”yı destekleyen teknolojilerimiz ile işletmelerimizin iş sürekliliğini sağlıyoruz. Bu teknolojiler, çağrı merkezlerinin binlerce çalışanı dahi ofise gitmek zorunda bırakmıyor. Güvenli ve kesintisiz de bağlantı kuruluyor. Minimum personelle de olsa üretime devam etmesi gereken tesislerde ise çalışanların 1,5 metrelik sosyal mesafeyi korumasına yardımcı oluyor. Bu süreci hep birlikte, en kısa sürede ve en az hasarla atlatacağımıza inanıyoruz.


ALJ TÜRKİYE VE TOYOTA TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO'SU ALİ HAYDAR BOZKURT:
HİÇBİR GELİR ELDE EDEMESEK DE MAAŞLARI ÖDEYECEĞİZ
Şu anda satış ve kâr etmek gibi hedefleri tamamen geri plana attık. Sadece, müşterilerin mağdur olmaması için en temel hizmetleri mevcut şartlar altında devam ettirmeye çalışıyoruz. ALJ Türkiye olarak "iyi, kötü ve en kötü senaryolara" göre planlamalar yaptık. Birinci önceliğimiz, çalışanların, müşterilerin, vatandaşın ve dokunduğumuz paydaşların sağlığı.

Tatsız ve keyifsiziz, hepimiz tedirginiz. İş, ikinci sırada kalıyor. Bu, 100 yılda bir gerçekleşen bir olay ve "dünyanın kurtuluş savaşı"... İlk günden itibaren kurulan kriz yönetim ekibi ile tüm çalışanları düzenli olarak bilgilendirildi. Günlük gelişmelere göre aksiyonlar da hızlıca alındı.

TİCARETTE KÂR VE ZARAR, KARDEŞTİR 
ALJ Türkiye grup şirketleri bünyesinde 500 bordrolu, taşeron ve hizmet veren firmalar ile yaklaşık 900-1.000 kişilik bir ekip var. Sene sonuna kadar satışlarımızın tamamen durduğu ve hiçbir gelir elde etmediğimiz bir ortam olsa dahi, çalışanlarımızın ve ailelerinin mağdur olmaması için her ay maaşlarını ödeyeceğiz. İş partnerlerimiz de planlamanın içinde. Ticarette kâr ve zarar kardeştir. Önemli olan hep birlikte bu süreci sağ salim geçirmek. Yarın durum düzeldiğinde kayıplar telafi edilebilir. Kimseyi işten çıkartmayacağız. Zorunlu veya ücretsiz izin için kesinlikle baskı uygulamayacağız.

DEVLETİN DESTEĞİNE BAŞVURMAYACAĞIZ! 
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca başlatılan “kısa çalışma desteği” çok anlamlı ve gerekli. Bizim gibi büyük ve güçlü şirketler, bu bütçeye ortak olmayarak, daha küçüklerin faydalanmasına olanak tanımalı. İhtiyacı olanlara engellememek adına biz başvurmayacağız. Ümit verici, cesaretlendirici gelişmeler var. KOBİ’lerin kredi ödemelerinin tarihleri ve takip süreleriyle ilgili esneklik tanındı. Birinci sosyal sorumluluğumuz, devlete ve millete destek. Bu tür zor zamanlarda her bir birey, firma ve kurumun gücü oranında işin bir ucundan tutmalı. 

SATIŞ SERVİSLERİNDE CİDDİ ARTIŞ BEKLENİYOR
En büyük fedakârlığı bayi çalışanlarımız yapıyor. En yüksek risk grubundakiler onlar. Bunu unutmayacağız. Ülkemizde 2 senelik ertelenen talep vardı. Üzerine bu süreçteki bindiğinde, pazarda çok ciddi artış olacak. Bu durum ortadan kalktığında, satış ve servislerde patlama olacak. O gün, tecrübeli elemanlara ihtiyaç duyulacak. 

TEMEL HİZMETLERİN SÜRMESİ GEREKİYOR 
Risk yükü büyük olan iş ortamlarında insan sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde acil önlemler alınmalı. Otomotivde de birçok fabrikada üretime ara verildi. Dünya genelinde birçok marka bu kararı aldı; çünkü on binlerce insan, birbirlerine çok yakın temas ile çalışmak zorunda. Satış sonrası ihtiyaç duyulan bakım ve onarım gibi temel hizmetlerin de sürmesi gerekiyor. Toplu taşıma, uçak, metro, otobüs gibi araçların kullanımı ise çok düştü. Bir yere gittiklerinde ise otomobillerini tercih ettikleri için bunların yürür seviyede olması, bizim işimizin parçası. 

SİSTEMİN DEVAMLILIĞI ÇOK ÖNEMLİ 
Distribütör firma olarak, genel merkezdeki beyaz yakalıları, ilk etapta iki haftalığına evlerine gönderdik ki, süre uzatılabilir. Çalışmalarını temin edecek altyapı hazırlıklarını daha önce tamamlamıştık. Sistemin devamlılığı çok önemli. Toplam değer zincirinin aksamadan ilerlemesini sağlayacak önlemleri alma gayretindeyiz. Bu süreçte topyekun, karşı kıyıya ulaşmalıyız. Gemisini kurtaran kaptan olmuyor. Bir kısım sıkıntı yaşarken diğerleri mutlu olamıyor. 

ZORLUĞUN ÜSTESİNDEN HEP BİRLİKTE GELECEĞİZ 
Yedek parça ve araç ana deposunda olan ve bayiliklerdeki arkadaşlarımız için de “atölye” planlamasına gidildi, ekipler üçe, dörde bölündü. Aradaki mesafe uzatıldı, giriş-çıkışlarında mutlaka sağlık kontrolününün gerçekleştirilmesine gayret ediyoruz. Öğlen yemeklerinde masada bir kişi oturuyor. Aynı anda çok sayıda kişi çay molasına çıkmıyor. Bir arada bulunulan ortamları ayırdık. Maddi manevi yorulacağız; ama herhangi bir paniğe, intifale, kaosa mahal vermemeyiz. Sakinliğimizi korumalıyız. Sabırlı olmalıyız. Dünyada daha önce benzer birçok salgın oldu. Hoşgörüyü elden bırakmadan, birbirimize yardımcı olarak bu zorluğun üzerinden hep birlikte geleceğiz.


OTOMOTİV SANAYİİ DERNEĞİ (OSD) YÖNETİM KURULU BAŞKANI / FORD OTOSAN GENEL MÜDÜRÜ  HAYDAR YENİGÜN:
BU SÜRECİ, EN AZ HASAR İLE ATLATABİLMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ
COVID-19 salgınının merkez üssü, Avrupa haline dönüştü. En önemli ticaret ortağımızın AB ülkeleri olması sebebiyle, Türk otomotiv sanayisinin üretimi ve ihracatı üzerinde olumsuz etkiler göstermesi maalesef kaçınılmaz hale geldi.

Türkiye otomotiv sanayisi, ihracatının yüzde 80’den fazlasını AB ülkelerine gerçekleştiriyor. Ne yazık ki üretimde ciddi aksaklık ve kayıplar yaşamaya başlandı. 

İÇ PAZAR DURAĞAN
2020’nin ilk 2 ayına olumlu bir başlangıç yapan iç pazarda da ihracat ivmesini sekteye uğratan bu küresel salgının etkilerini gördük. Bununla birlikte durağanlaşma gözlemledik. Küresel olarak içinden geçtiğimiz bu olağanüstü süreçte hükümetimiz, sanayimizdeki gelişmeleri yakından takip etmiş ve tedbir önerilerimiz konusunda yakın iş birliği ortamı oluşturmuştur. En önemli önceliğimiz, tüm önlemleri alarak, arkadaşlarımızın en düşük risk seviyesinde çalışmalarını sağlamak olmuştur. 

ÖRNEK YÖNETİM...
Tüm şirketlerimiz, COVID-19 konusunda en yüksek seviyede bilgi ve farkındalık ile bu süreci başından beri örnek şekilde yönetiyor. Biz, sanayiciler olarak, bu dönemi en az hasar ile atlatabilmek adına üzerimize düşenleri yerine getirmek üzere çalışıyoruz. Türkiye’nin en hafif şekilde salgını üstesinden gelmesini umut ediyoruz. Avrupa’nın da normal hayata dönmesi ile ihracatın en kısa sürede eski yüksek seviyelerine ulaşmasını diliyoruz.


KASTAMONU ENTEGRE CEO’SU HALUK YILDIZ:
İTALYAN HÜKÜMETİ TÜM ÇALIŞANLARIMIZIN MAAŞLARINI ÖDEYECEK
Ahşap sektörünün kalbi olan İtalya’daki ilk tesisimiz, 2019 yılında imalata ve satışa başlamıştı. İtalyan hükümeti ileri bir karar aldı. Mecbur olmayan üretimler durduruldu. Tüm alışveriş merkezleri vs. kepenk indirdiği için zaten bu, otomatik olarak gerçekleşecekti...

Ofislerimiz evden çalışmaya biraz daha uygun; internet altyapısı vs. Ama üretimdeki arkadaşlarımızı unutmamalıyız. Bu sistemi ayakta tutanlar onlar. İtalya’da mobilya konusunda, ihracatta en büyüklerden. Biz de onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ekonomiyi desteklemek için bir süre hiçbir faaliyet durdurulmadı. Bazı bölümler “Home Office”e geçti; ancak fabrikalar açıktı. 

KİMSE KENDİ İNSANINI KAYBETMEK İSTEMİYOR
Bir şirkette personel giderleri çok önemli. Sonuçta hiç kimse kendi insanını kaybedip işten çıkarmak istemiyor; ama bu da önemli bir maliyet. İtalyan hükümetinin beyanı şöyle oldu: “Tesisleri durdurduğunuz an, hiçbir vergi vs. ödemeyeceksiniz. Artı olarak çalışanların maaşlarını karşılayacağım.” Dolayısıyla kurumların bu konuda hiçbir yükü kalmayacak ki, en kritik konulardan biriydi. Biz de bu hususta açıkçası çok memnunuz. Ayrıca bu, bütün dünyanın büyük bir imtihanı. Bu yükü en çok çeken ise sağlık personelimiz. Her gün saat 21.00’de yapılan alkış, çok hoş oldu.


MARKA YATIRIM HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI MİNE TOZLU SİNEREN:
BUGÜN TEMKİNLİYİZ YARINA HAZIRLANIYORUZ
Çok büyük sınavlardan geçtik; ama kimse bunların farkında değildi. Gündem ne kadar çabuk değişiyor farkında mıyız acaba? Her gün konuşulan ve tartışılan konular o kadar farklılaştı ki... Sanırım herkes artık, dünyadaki en büyük savaşın ve gerçeğin sağlık ve hayatta kalma mücadelesi olduğunu anladı. Şimdi bazı şeylerin, daha çok farkına vardık...

Sadece ülkemiz ve milletimiz değil, bütün dünya çok zor bir süreçten geçiyor. İnşallah gelmiş ve geçmiş olsun... Ben bunun, bir sınav sonrasında yaşanılan sonuçlar olduğunu düşünüyorum. Artık savaşlar cephelerde yapılmıyor ve sadece zavallı insanlar kaybetmiyor! Dünya başka türlü savaşıyor. Ya virüs ile ya da ekonomi ile... 

“KAYBETMEK” GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK 
Halka açık bir şirketiz. Kaybetmek gibi bir düşüncemiz yok tabi ki. Ayakta kalıp önlemler alarak mücadele edeceğiz. Bu süreçlerde yatırımlarımızı durdurmak zorunda kaldık. “Bazen küçülmek, büyümektir” diye düşünüyoruz. Mevcut kadromuz ile krizi doğru yöneterek avantaja çevirmeye çalışıyoruz. 

YATIRIMLARIN BİRÇOĞUNU BUGÜNDEN PLANLADIK 
Dış kaynaklı yatırımcıların kriz sonrasında ülkemize daha farklı gözlerle bakacağını öngörüyorum. Türkiye daha bilinçli bir kriz yönetimiyle ekonomi alanında fırsat yaratacaktır. Bunu ilerleyen dönemlerde hep beraber göreceğiz inşallah. Marka Yatırım Holding olarak bugün temkinliyiz, yarın için hazırlıklar yapıyoruz. Yatırımlarımızın birçoğunu planladık. Daha istikrarlı, bilinçli olarak hedeflerimize adım adım ulaşacağız. 

ÇALIŞANLARIMIZ BİLİNÇLİ 
Çalışanlarımız ile dönüşümlü olarak, bilinçlendirerek ve kontrol altında tutarak bir sistem oluşturduk. Hayat devam ediyor ve finans sektörü asla kapanmıyor. Plazalar sürekli dezenfekte ediliyor ve ofis ortamları dışında maske kullanma konusunda bütün çalışanlarımız çok bilinçli. Dışarıda oldukları için riskleri evlerine taşıyorlar. Hepsinin bir ailesi ve çocukları var. Keşke bu süreçlerde biz de ofislerimizi kapatabilseydik; ama bu mümkün değil...


KORDSA CEO’SU ALİ ÇALIŞKAN:
YENİ UYGULAMALARI VE AKSİYONLARI HAYATA GEÇİRİYORUZ
COVID-19’un ülkemizde görüldüğü ilk günden itibaren şirketimiz ve fabrikalarımız bünyesinde çeşitli kararlar hayata geçirildi. Şubat ayı sonunda tüm yurt dışı seyahatlerin durdurulması ile başlayan operasyonel süreçlerimiz, kriz komitelerimizin liderliğinde, bölge genel müdür yardımcıları ile tüm dünyadaki faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde koordineli yürütülüyor.

Bu zor zamanda önceliğimiz, çalışanlarımızı, müşterilerimizi, tüm paydaşlarımızı ve ailelerini güvende ve sağlıklı tutmak. İş nedeni ile mecburen ofiste olması gerekenlerin dışındaki beyaz yakalılar tam zamanlı olarak “uzaktan çalışma” modeline geçirildi. Sosyal mesafe başta olmak üzere, bakanlığımızın salık verdiği tüm önlemler alındı. 

ÜRETİME ARA...
“COVID-19 Koordinasyon Çalışma Ekibimiz” ve “COVID-19 Kriz Üst Kurulumuz” gelişmeleri anlık takip ederek gereken yeni uygulamaları ve aksiyonları hayata geçiriyor. Ticaretin etkilendiği ve karantinaya alınan ülkelerin durumları nedeniyle birçok marka üretimini ve satışlarını durdurdu. Buna paralel olarak, biz de bazı kararlar almak zorunda kaldık. Kordsa Brezilya, 26 Mart 2020’den başlayarak 8 Nisan’a kadar üretime ara verdi. Kordsa Türkiye’de, 1 Nisan itibariyle bazı bölümlerde 2 hafta üretim yapılmayacak. Kordsa ailesi olarak, büyük bir gayret ve fedakârlık ile çalışan iş arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, önümüzdeki günlerin daha sağlıklı olmasını diliyor, en kısa zamanda ticari hayatın olumlu yönde ilerlemesini temenni ediyorum.


ARABULUCU AVUKAT CEVAT KAZMA:
ÇALIŞANIN, SALGIN NEDENİ İLE İŞİ REDDETME HAKKI VAR
İş yerinde, belirli bir süresi olan ücretsiz izin uygulanabilmesi için çalışanın rızası ve yazılı onayı gerekli. Kabul etmek istemeyenler, iş sözleşmesini tek taraflı fesih edebilir ve tüm haklarını alabilir.

Çalışanların yüksek riskli yerlere gitme konusunda imtina hakkı bulunuyor. Koronavirüs salgını tehlikesi nedeniyle işverene bilgi vererek işi reddedilebilir. Böyle bir durumda işten çıkarılsa bile, tazminatlarını talep etme hakkına sahip.

ŞİRKETLER İÇİN “KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ”
Şirketlerin bu tür süreçlerde yararlanabileceği en önemli kanuni hak, 4447 Sayılı İşşizlik Sigortası Kanunu’ndaki “kısa çalışma ödeneği.” İş yerinde “kısa çalışma” uygulanabilmesi için, genel ekonomik veya zorlayıcı sebepler ile çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı, durduğu yönünde İŞKUR’a veya varsa toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına başvurulmalı. Müfettişlerin “uygunluk tespiti” sonucu şirketlerin bu durumdan etkilendiğinin belirlenmesi gerekiyor.


KP LAW KURUCU ORTAĞI AV. ONUR KÜÇÜK
İŞÇİ-İŞVEREN İLİŞKİSİNDE COVID-19 REHBERİ

1- İş yeri, kamu otoritelerinin idari kararı ile geçici kapatılırsa işveren, işçinin iş sözleşmesini feshedebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu, bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa, işçiye bekleme süresinin bir haftası için her güne yarım ücret ödemek kaydı ile işverene haklı nedenle fesih hakkı veriyor. İşçi kıdem tazminatına hak kazanır, ihbar ödenmez.
2- Peki! Aynı koşullarda işçi, iş sözleşmesini feshedebilir mi?
Evet... İşverenin bir haftalık süreye ilişkin yarım ücret ödeme yükümlülüğü var. İşçi kıdem tazminatına hak kazanır, ihbar ödenmez.
3- Karantina ilan edilirse işçilerin iş sözleşmeleri feshedilebilir mi?
Sürenin bir haftadan uzun olması halinde işçilerin iş sözleşmelerinin feshi mümkün olur. 
4- Karantina durumunda işveren ücret ödemek zorunda mıdır?
Bir hafta boyunca yarım ücret ödeme yükümlülüğü tamamlandıktan sonra, “zorlayıcı hâl” sona erene dek ortadan kalkar. İş akdi feshedilmezse askıda kalır. 

ÜCRET KESİNTİSİ YAPILAMAZ
5- İşveren tedbir amaçlı geçici süre ile iş yerini kapatırsa, işçiye ücret ödeme yükümlülüğü ortadan kalkar mı?
İşverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam eder, kesinti yapılamaz.
6- İşveren, işçiyi evden çalışmaya zorlayabilir mi? 
Hayır... İşçi de salgın hastalık nedeni ile işe gitmekten kaçınamaz. İşvereni evden çalışmak için zorlayamaz.
7- Evden çalışma halinde ücret kesintisi yapılabilir mi?
Hayır...
8- İşveren, işçiyi ücretsiz izne çıkarabilir mi?
İşçinin muvafakati alınmadan ücretsiz izne çıkartılması mümkün değil.
9- İşveren işçiyi yıllık (ücretli) izne çıkarabilir mi?
Evet... 
10- İşveren işçilere topluca yıllık (ücretli) izin kullandırabilir mi?
Evet... İşveren nisan ayı başı ile ekim ayı sonu arasındaki sürede, işçilerin tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabilir.
11- İşçilerin çalışma süresi ve ücreti azaltılabilir mi?
“Kısa çalışma” halinde işçiler çalışılmayan dönem için İŞKUR'dan kısa çalışma ödeneği alır. Bu, brüt kazancın yüzde 60'ı tutarında olur; ama brüt asgari ücretin yüzde 150'sini geçemez. 
12- “Telafi çalışması” nasıl uygulanır?
“Telafi çalışması” halinde işçi çalışmadığı veya daha az çalıştığı süre boyunca ücretini tam alır. “Telafi çalışması” yapılabilecek döneme girildiğinde ise günde üç saati geçmemek üzere normal çalışma süresinin üzerine çalışır ve fakat fazla mesai ücreti almaz.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz