CEO'LAR VİRÜSTEN NASIL ETKİLENDİ?

"Yeni Normal"de iş yerlerinde sağlık koşullarına dikkat etmek gerektiği kadar, çalışan motivasyonunu da düşünmek lazım. İnsan odaklı yönetim anlayışı, kuruma bağlılık kazanılmasına yardımcı oluyor. Sürecin belirsizliğine karşın açık ve sürekli iletişim önemli. İş dünyasının liderleri, fiziki önlemlerin yanı sıra, işveren markasını güçlendirmeyi, verimliliği artırmayı da gözardı etmemeli. Bu kritik dönemde birçok aksiyonu ivedilikle almak da ehemmiyetli. Krizler doğru stratejilerle yönetildiğinde ve "takım ruhu" kaybedilmediğinde şirketlerin, hızlı bir şekilde yeniden yükseliş ivmesi yakalayacağı ortada. Değişime çabuk karşılık verebilenler, bu süreçten daha da güçlenerek çıkacak. Koronavirüsün sosyal yaşam ve iş hayatı üzerindeki olumsuz etkileri azaldıkça "Yeni Normal" düzene geçilmeye başlandı. Peki! Bu sıkıntılı günlerde, ayakta kalabilmek ve geleceği tasarlamak için herkesten daha çok kafa yoran CEO'lar neler yapıyor? cevapları, Temmuz 2020 araştırmamızda...


PHILIPS TÜRKİYE CEO’SU HALUK KARABATAK:
İşin merkezine insanı alıyoruz

İşin merkezine insanı alıyoruz. İnovatif ürünlerimiz ve hizmetlerimiz ile tüketicilerimizin her zaman yanındayız. Covid-19 ile mücadele kapsamında, sağlık sistemini ve profesyonellerini desteklemek bizi gururlandırdı. Bu konudaki sorumluluğumuzun farkındayız. Türkiye Acil Tıp Derneği’nin iş birliği ile, ihtiyaç duyan hastanelere mobil ultrason ulaştırdık. 


SAP TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ UĞUR CANDAN:
İstihdama katkı sağlamaya devam edeceğiz

SAP Türkiye olarak 2018 yılında başlattığımız “SAP Genç Profesyoneller Programı”, 2020’de de devam ediyor. İzmir etabı, koronavirüs salgını nedeniyle online olarak gerçekleştirildi. Açılış etkinliğimizi ve programı ilk kez “çevrimiçi” bir platform üzerinden düzenledik. O yüzden ayrı bir heyecan duyduk. Önümüzdeki dönemde de istihdama katkı sağlamaya ve ekonomimizin daha da güçlenmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 


SIGNIFY CEO’SU ERIC RONDOLAT
Uv-c ışık kaynağımız, koronavirüsle mücadeleye yardımcı oluyor
ABD'deki Boston Üniversitesi'ndeki “Ulusal Yeni Görülen Bulaşıcı Hastalıklar Laboratuvarları” ile birlikte, SIgnIfy'ın UV-C ışık kaynaklarının CovId-19'a neden olan SARS-CoV-2 virüsünü etkisiz hale getirmedeki etkinliğini doğrulayan araştırmalara imza atıldı.

Boston Üniversitesi ile olumlu sonuçlar aldığımız bu iş birliğini gerçekleştirmekten çok memnunum. Virüssüz ortamlar sağlamanın yollarını arayan kurumların önleyici bir tedbir olarak kullanabilecekleri ışık kaynaklarımızın etkililiği doğrulandı. Bu teknolojinin koronavirüsle mücadeleye yardımcı olma potansiyeli göz önüne alındığında, Signify UV-C aydınlatma teknolojisi,  sektörümüzdeki diğer şirketlere de sunulacak. Artan dezenfeksiyon ihtiyacını karşılamak için de üretim kapasitemizi kat be kat artıracağız.


VESTEL CEO’SU TURAN ERDOĞAN:
Dünyaya karşı sorumlu davranmalıyız
Vestel olarak, Covid-19 virüsünün Çin’de salgın haline gelmeye başladığı Ocak 2020 itibarıyla tüm eylem planlarımızı hazırladık 
ve eş zamanlı olarak çalışanlarımızı bilgilendirdik.

Tüm dünyayı etkisi altına alan süreci, en başından itibaren hassasiyetle takip ettik. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın, paydaşlarımızın sağlığını korumak için en üst düzey önemleri en başta hayata geçirdik. İlk iç duyurumuzu 14 Ocak’ta yaptık ve ayın sonunda personel eğitimlerine başladık. Üretim hatlarımızdan ofislerimize, mağazalarımızdan müşteri hizmetleri uygulamalarımıza kadar titizlik içerisinde ek tedbirler aldık. Attığımız adımlar neticesinde TSE tarafından “Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi” aldık.
Sürdürülebilirlik vizyonuyla hareket ediyoruz. Pandemi dönemi bize gösterdi ki, dünyaya karşı sorumlu davranmaz ve dengelerini bozarsak, can kaybı gibi acı sonuçlar ile zararını tüm insanlık olarak çekeriz. Doğal kaynakları israf etmeyecek ürün geliştirme stratejimizin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Çevreci teknolojilerle, gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakmak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret ediyoruz. Enerji ve su tasarrufuna büyük önem veriyoruz.


BOSCH TÜRKİYE VE ORTADOĞU BAŞKANI STEVEN YOUNG:
Yerel pazara ve uzun vadeli potansiyeline inanıyoruz

Şirketimiz, Covid-19 salgınının etkileri hissedilmeden önce 2020 yılının ilk çeyreğinde, ciro anlamında çift haneli rakamlara ulaştı. Mevcut durumdan ötürü Türkiye'de zorlu bir yıl beklemenin yanı sıra, yerel pazara ve uzun vadeli potansiyeline inanmayı sürdürüyoruz.
Bosch’un Almanya’da tasarladığı ve ayda yaklaşık 6 milyon kapasiteye sahip tam otomatik cerrahi maske üretim hattı, Bosch Türkiye mühendislerince Bursa’da imal ediliyor. Türkiye’deki ilk talibi, üç adet ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) oldu. Endüstri 4.0 çözümleri sayesinde el değmeden imalat yapılıyor. MESS üyesi sanayicilerin ve çalışanlarının ihtiyacı karşılanıyor. Bir MESS üyesi olarak bu iş birliğinden dolayı son derece heyecanlıyız. Bu gelişme, Bosch için de bir ilk oluyor.


AKSİGORTA GENEL MÜDÜRÜ UĞUR GÜLEN
Toplumsal bilincin arttığını görüyoruz

Covid-19 salgınıyla birlikte, sağlığımızın ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anladık. Pandemi öncesinde düşük olan toplumsal bilinç, sağlık sigortalarında hayli yükseldi. Marttan beri yaklaşık yüzde 25 artış oldu. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) adetlerimizde de %10’luk bir artış trendi mevcut.


PIERRE FABRE TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ DR. HANDE DEMİRDERE:
Her iki ürünümüzden biri, eko-tasarımlı olacak

Ekolojik bilincin artmasıyla birlikte, her geçen yıl sürdürülebilir tarım, doğaya zarar vermeyecek hasat ve çevreye duyarlı üretim gibi kavramlar önem kazanıyor. Pierre Fabre’ın “Yeşile Saygı” ilkesi çerçevesinde, 4 temel hareket prensibi yer alıyor. Bunları “çevreyi korumak, teminat altına almak, doğaya saygı göstermek ve inovasyon” olarak sıralayabiliriz. Şirket kültürümüz, dünya bitkisel mirasını korumayı esas alıyor. 2023’e kadar her iki ürünümüzden biri de eko-tasarımlı olacak. 2025’e dek CO2 emisyonlarında yüzde 30, enerji tüketiminde %25 azalma yapmayı amaçlıyoruz.


P&G TÜRKİYE, KAFKASYA VE ORTA ASYA YKB. TANKUT TURNAOĞLU:
“İyilik için itici güç” olma rolünü hatırladık

Markalarımız ve topluma katkı projelerimiz ile, insanların yaşamlarını iyileştirmek için çalışırken, toplumsal sorunlar için de çözüm olmak istiyoruz. Bu zor günler bize, “iyilik için itici güç” olma rolünü bir kez daha hatırlattı. Covid-19 salgınından olumsuz etkilenen ve gelir kaybı yaşayan vatandaşların karşılaştığı ve karşılaşabileceği güçlüklere karşı, katkı programlarımızı hayata geçirdik. “Aynı Çatı Altında, Umutla Yarına” da çok ayaklı projemizin parçası. Haziran sonuna kadar on binlerce aileye toplam 7,5 milyon liralık destek sağladık. Kızılay iş birliğiyle; temel hijyen, sağlık ve kişisel bakım ürünlerinden oluşan “Umut 2020 Hijyen Paketleri” gönderildi.


UNILEVER TÜRKİYE VE ORTADOĞU YKB. MUSTAFA SEÇKİN:
Yeni fırsatlarla daha iyi bir geleceği birlikte inşa edebiliriz
Covid-19 salgını sonrası beklenen ekonomik daralma, işsizlik, iklim krizi gibi konuların çözümünde, iş dünyasının rolü daha kritik hale geldi. Kısa vadede en büyük beklenti, büyüme-çevre-toplum arasındaki dengenin gözetilmesi...

Ticari faaliyetlerimizin sürdürülebilirliği için büyümek ve kârlılığımızı gözetmek durumundayız. Ancak bunu; iklim krizi, artan eşitsizlikler, işsizlik ve derinleşen yoksulluğa sırtımızı dönerek yapamayız. 

KÂRLI BÜYÜRKEN, TOPLUMA POZİTİF FAYDA SAĞLANABİLİR 
“Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı” çerçevesinde 10 yıllık deneyimimiz, büyüme ve çevresel etki arasındaki bağın birbirinden ayrılabileceğini, şirketin kârlı büyürken, topluma pozitif fayda sağlayabileceğini gösterdi. Bunun, kazandıran bir iş modeli olduğunu yatırımcılarımız deneyimledi. 10 sene önce verdiğimiz taahhütlerin içlerinde gerçekleştiremediklerimiz de oldu; ama birlikte hareket etmeyi, iş birliğini, ekosistemi mobilize etmeyi öğrendik. Özetle sürdürülebilir ve sorumlu büyüme, paydaşların faydasını gözeterek ve birlikte hareket ederek mümkün. Bunu teoride değil, pratikte gördük.
Şimdi önümüzde yeni ve iddialı hedefler var. İçinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük krizlerinden biri olan bu dönemde de iyimserliğimizi koruyarak ve paydaş odaklılığımızı kaybetmeden en az zararla çıkacağımıza, orta vadede de yeni fırsatlarla daha iyi bir geleceği birlikte inşa edebileceğimize inanıyorum.


PINAR ET GENEL MÜDÜRÜ TUNÇ TUNCER:
Aksiyonlarımızı etkin denetim uygulamalarıyla genişlettik
Pınar Et, TSE kriterlerini yerine getirerek “CovId-19 Güvenli Üretim Belgesi” almayı başaran ilk entegre et ürünleri firması oldu. Pınar’ın uyguladığı yüksek kalite, hijyen ve sağlık standartları pandemi dönemine uygun olarak hızla düzenlendi.

Tüketicilerimize güvenli gıda ulaştırmak için halihazırdaki standartları, çalışanlarımızın sağlığını korumak ve Covid-19’dan korunmak amaçlı genişlettik. “Sorumlu üretici” kimliğimizden taviz vermedik. AB standartlarında ve sertifikalarla tescillenmiş hijyenik koşullarda üretim yapıyoruz. Aksiyonlarımızı, yoğun hijyen önlemleri ve etkin denetim uygulamalarıyla genişlettik.


AVİVASA CEO’SU FIRAT KURUCA:
Yalın ve hızlı olmak adına birçok yenilik yaptık
Vestel olarak, Covid-19 virüsünün Çin’de salgın haline gelmeye başladığı Ocak 2020 itibarıyla tüm eylem planlarımızı hazırladık 
ve eş zamanlı olarak çalışanlarımızı bilgilendirdik.

Tüm dünyada en değerli markaları belirleyen Brand Finance’in listesinde, tek BES ve hayat sigortası şirketi olarak yer almak ve bir yılda yüzde 100 marka değer artışı göstermek bizi son derece mutlu etti. Açıkçası, bu başarı, özellikle 2017 yılından bu yana sürdürdüğümüz insan, kültür ve dijitalleşme odaklı stratejimizin sonucu. Yalın ve hızlı olmak adına birçok yenilik yaptık ve tek tıkla işler pozisyona geldiğimiz pek çok sürece sahibiz. Tüm çalışanlarımız ile, değişime açık, yenilikçi ve empati kurduğumuz süreçleri müşterilerimiz için tasarlıyoruz. 


MURATBEY YÖNETİM KURULU BAŞKANI NECMİ EROL:
İnovasyona büyük önem veriyoruz

Covid-19 salgınında Avrupa’ya ihracatımızda yüzde 20’lik artış oldu. İnsanlar evde kaldığında, kolay hazırlanabilen, atıştırmalık ürünlere talep artıyor. İnovatif ürünlerimizin çekici gücüyle ağını büyüttüğümüz ihracatın ciromuzdaki payı, %5’ten %21’e yükseldi. Muratbey, Çin’e süt ihracatı izni alan 54 firma arasında. Çin, 6 milyar dolar ile, dünyada süt ürünleri ihracatında ilk sırada. Türkiye’nin üretim potansiyeli ve sanayi altyapısı bu pazar için çok uygun. Çin, sektör için büyük fırsatlar sunuyor ki, olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Muratbey, tüketicilere sağlıklı ve güvenilir peynirler sunmak amacıyla inovasyona büyük önem veriyor. 


KASTAMONU ENTEGRE CEO’SU HALUK YILDIZ:
Daha sağlıklı bir gelecek için umut ekiyoruz

Kastamonu Entegre olarak, bugün en büyük sorumluluğumuzun, üretimimizi doğal kaynakları tüketmeden, verimli bir biçimde gerçekleştirmek olduğunun bilincindeyiz. İnsanı ve doğayı odağına alan sürdürülebilirlik yaklaşımımızı, kurumsal yönetim ilkelerimizin ayrılmaz bileşeni olarak görüyor, çalışmalarımıza “BM İklim Eylemi” hedefini gözeterek devam ediyoruz. Gerek ülkemizde gerek faaliyet gösterdiğimiz diğer ülkelerde endüstriyel ormancılık çalışmalarına imza atarak, daha sağlıklı bir gelecek için umut ekiyoruz. 


YÜNSA GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA SÜRMEGÖZ:
Yenilikçi hizmetler sunmaya odaklanıyoruz

Küresel ve yerel gündemlere karşın, esnek yapımız ile her zaman yenilikçi hizmetler sunmaya odaklanıyoruz. Covid-19 döneminde de Yünsa başarısını bir kez daha ispatladı. Pandemiyle mücadelede, toplum sağlığına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Yatırımlarımız ile, koleksiyon, tasarım ve iş akışlarımızı dijitalleştiriyoruz. Toplum sağlığına katkı sağlamak üzere “Anti Viral Apre” tekniğini geliştirdik. Testleri başarıyla tamamlandı ve üretime geçildi. Solunum yoluyla bulaşabilen virüslere karşı %98 koruma sağlayacak bu kumaşlar, yerli ve yabancı müşterilerimizin yeni koleksiyonlarına girdi, pazarda heyecanla karşılandı. Herkes için fayda sağlayan bir sürece ve sektörümüze ilham verecek bir çalışmaya imza attık.


ŞİŞECAM TOPLULUĞU YKBV. VE GENEL MÜDÜRÜ PROF. DR. AHMET KIRMAN:
Dijitalleşme yol haritaları oluşturulmalı

Günümüzde kurumlar için başarının yolu, teknolojiyi kullanarak iş yapış biçimlerinde yeniliklere götürecek dijitalleşme yol haritalarını oluşturmaktan geçiyor. Hızlı ve doğru karar almanın önemi giderek artıyor. Böyle bir ortamda, veriye dayalı karar alma yetkinliklerimizi güçlendiren ve verimliliği artıran uygulamaları devreye alıyoruz. “Hazine Yönetimi” gibi ana faaliyet alanlarımız dışındaki yetkinliklerimizle de öncü oluyoruz. Ekosistemimizin önemli bir parçası olan tedarikçilerimizi desteklemek amacıyla yine bir ilk olarak, “Küresel Tedarikçi Finansmanı Sistemi”ne sahibiz.


INTERCITY YKB. VURAL AK:
Otomobiller artık sağlıklı yaşamın en önemli parçası
Türkiye’nin ilk 500’ündeki şirketlerin çoğunluğu bizi tercih ediyor. Bu dönemde, çalışanları için yaptıkları filo anlaşmalarının, onların sağlığı için de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha test etmiş oldular. Ayrıca, son tüketici de otomobil sahibi olmanın kıymetini anladı.

2020’nin başında, pandemi döneminden önce, ayında 2 milyar TL’lik yatırımla verdiğimiz 8 bin 400 siparişin yarısını plakaladık. Kuruluşumuzdan bu yana en yüksek performans sonuçlarını elde ettik. Bu yıl, Cumhuriyet tarihinin 20 bin adetlik en büyük otomobil alımını, tamamen yerli bankalar ve öz kaynaklarımız ile gerçekleştiriyoruz. Otomobiller artık sağlıklı yaşamın en önemli parçası haline geldi. Alışverişe, işe, seyahate artık onlarla gidiyoruz. Son 10 yıldır liderliğini yaptığımız ikinci el araç satışlarında da, tüketicilerin bekleyen talebi nedeniyle normalin de üzerinde bir sonuç elde ettik. İlk 6 ayında bu alandaki ciromuz 1 milyar TL’ye ulaştı. 2020’nin kalanında da Intercity olarak başarılı sonuçların devam edeceğini öngörüyoruz.


TÜRKTRAKTÖR GENEL MÜDÜRÜ AYKUT ÖZÜNER:
“Güvenli üretim sistemi”ni hayata geçirdik

Tüm dünyanın çok zor bir dönemden geçmesine neden olan yeni tip koronavirüs pandemisine karşı, çalışan ve toplum sağlığını korumak adına “Güvenli Üretim Sistemi”ni hayata geçirdik. Bu uygulamayla Ankara fabrikası için “TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi”ni almaya hak kazandık. Başarılarımıza bir yenisini eklemiş olmaktan dolayı çok mutluyuz. Bu belgeye sahip ilk üreticiyiz. Bu sertifikanın en önemli tarafı, çalışanlarımız ve aileleri ile müşterilerimize sağladığımız güven ve motivasyon. Bu da bizim için her şeyden çok daha önemli.


ALLIANZ TÜRKİYE İCRA KURULU BAŞKANI TOLGA GÜRKAN:
Sigortalılarımızın sağlık risklerini çok hızlı karşıladık
Türkiye’de koronavirüs vakalarının ortaya çıktığı ilk günden itibaren, poliçe kapsamında bulunmamasına rağmen, CovId-19 nedeniyle başvuran sigortalılarıN harcamalarını karşılıyoruz. İşimizin temeli, kısa ve uzun vadedeki riskleri öngörmeye ve yönetmeye dayanıyor.

Tüm dünyanın içinden geçtiği bu zorlu süreç, bizlere sağlığın ve sağlık risklerini yönetmenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Güçlü finansal ve teknik altyapımız ile çevik organizasyonumuz sayesinde, sigortalılarımızın sağlık risklerini, pandemi Türkiye’de ortaya çıkar çıkmaz çok hızlı bir şekilde karşılayabildik. Şimdi bir kez daha “Allianz Seninle” diyoruz ve sağlık sigortası poliçelerimizin kapsamına, tüm salgın hastalıkları ekliyoruz. Sigortalılarımızın sağlığını güvence altına almaya devam ediyoruz.


BANVİT CEO’SU TOLGA GÜNDÜZ:
Satış kanallarındaki çeşitliliği artırıyoruz
Bu zorlu süreçte toplumumuzun beslenmesi, bir gıda üreticisi olarak, bizim en büyük sorumluluğumuz. Bunu yerine getirirken de çalışanlarımızın iş güvenliğini ve sağlıklarını birinci planda tutarak hareket ediyoruz.

Banvit olarak, gıda maddeleri arasında önemli bir yeri olan beyaz et ve ürünlerine yönelik erişimi kolaylaştırmak adına bizler de satış kanallarımızdaki çeşitliliği artırmaya gayret ediyoruz. Yerel ve ulusal zincirlerin e-ticaret kanalları üzerinden de hizmet veriyoruz. Getir ile iş birliğimiz, perakende ayağı olmayan ve sadece mobil ticaret üzerinden ilerleyen ortaklıklarımız adına çok önemli bir adım. Tüketicilerimiz ile güvenle buluşabileceğimiz tüm platformlara kapılarımız açık. Ülkemiz ve insanlarımız için üretmeye devam edeceğiz. Bu zor dönemi el birliğiyle aşacağımıza inanıyorum. Güvenilir gıda ihtiyacını karşılamak üzere hız kesmeden çalışıyoruz.


GARENTA VE İKİNCİYENİ.COM GENEL MÜDÜRÜ EMRE AYYILDIZ:
Ulaşım ihtiyacına önemli ölçüde katkıda bulunduk
MOOV by Garenta olarak, salgın döneminde dezenfeksiyon işlemlerine hız verdik. Kullanıcılarımıza izolasyon sağladık. Hiçbir temasta bulunmadan araç kiralayabiliyorsunuz.

Salgın döneminde toplu taşıma kullanım oranları yüzde 85’e kadar düştü. Araç paylaşımı hizmeti sunduğumuz MOOV by Garenta’da, ulaşım ihtiyacına önemli ölçüde katkıda bulunduk ve rekorlara imza attık. Normalleşme adımlarının atılmaya başlandığı haziran ayı itibarıyla talep arttı. Araçlarımız, 1-7 Haziran arasında, 30 bin defadan fazla kiralandı ve satış hacmi olarak yeni bir rekor kırıldı. Bir önceki haftaya göre yüzde 93 artış yaşandı. 


ZORLUTEKS GENEL MÜDÜRÜ CEMİL ÇİÇEK:
Doğa dostu ürünler üretiyoruz

“Temiz Üretim Yazılımı” ile üretimdeki makineleri anlık izleyebiliyoruz. Elektrik, su, doğalgaz ve buhar tüketim miktarı bu yazılım ile hesaplanıyor. Kullanılan kaynaklar için 2020 hedeflerimiz de sistem hafızasında bulunuyor. Böylelikle sürdürülebilir bir dünya hedefimizin ne kadarını gerçekleştirdiğimizi izleyebiliyoruz. Dünyada 1 kilogram kumaş üretimi için ortalama 120 litre su kullanılırken, biz bunu 70 litreye düşürmeyi hedefliyoruz. Hayatları kolaylaştıran doğa dostu pek çok ev tekstili ürünü üretiyoruz. 


YILDIZ HOLDİNG CEO’SU MEHMET TÜTÜNCÜ:
500 binden fazla aileye katkı sağlıyoruz
Güvenilir gıdaya erişimi sürdürülebilir hale getirmek ve tedarik zincirini uçtan uca yönetmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalara, Covid-19 sürecinde de devam ettik. Yıllardır ülkemiz çiftçilerini ve sözleşmeli tarımı destekleyen bir grubuz.

Salgın süreci, gıda zincirinin ve yerli üretimin desteklenmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Yıldız Holding olarak, tüketicilerimizin güvenilir gıdaya ulaşması her zaman birinci önceliğimiz oldu. Bu konuda en büyük destekçimiz ise elbette yerel üreticilerimiz. 2020 sonuna kadar sözleşmeli 175 bin dekarlık alanda, yaklaşık 700 bin ton hammadde alımı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Çiftçiler, nakliye, tahmil tahliye ve depolama işçileri, kooperatif ve dernekler olmak üzere 500 binden fazla aileye katkı sağlıyoruz. 


3M TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ MERT BÜYÜKYAZGAN:
Koruyucu malzemelere yönelik küresel talep, arzı aştı
Bu, yalnızca 3M'i değil, sektör genelini ilgilendiren bir mücadele. 3M'in hızlandırılmış kapasitesi, diğer üreticilerle birleştiğinde bile, N95 maskelerine olan talep, teslimat kabiliyetinin çok üzerinde. Bu nedenle biz, sağlık çalışanlarımızı öncelikli görüyoruz.

Salgının başladığı andan itibaren, özellikle maske gibi hastalığın yayılmasını engellemek için başvurulan koruyucu malzemelere yönelik küresel talebin, arzı aştığını gördük. Biz de bu alandaki üretimlerimizi 2020 başından itibaren artırmış durumdayız. 
Ülkemiz sağlık sektörünün talebini karşılayabilmek adına 3M Türkiye tesislerimizde solunum koruma maskelerin üretimine, planlanan tarihten önce start verdik. Önceliğimizin, çalışanlarımızın ve toplumun sağlığını korumak olduğunu da vurgulamak isterim. FFP1 ve FFP2’nin ihracatını yapmayacağız, iç pazara sunacağız. 


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz