SANKO HOLDING'İN ADİL YÖNETİM ANLAYIŞI

Temeli 1904 yılında atılan SANKO Holding, Türkiye'de sanayileşmenin sembolü haline gelen gruplardan... Adını, aynı zamanda kurucusu da olan merhum Sani Konukoğlu'ndan alıyor. Yaklaşık 14 bin kişiyi istihdam ediyor. Ana faaliyet alanları; tekstil, enerji, çimento ve ambalaj... Tam 11 farklı sektörde Türkiye'ye değer katıyor. Sani Konukoğlu'nun izinde yürüyen sonraki kuşaklar, büyük yatırımlarla topluluğu daha da güçlendirdi. Ülke çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan SANKO Holding, Sani Konukoğlu'nun "İşin Hilesi Dürüstlüktür" sözünü şiar ediniyor. Konukoğlu ailesindeki "65 yaş kuralı" dolayısıyla "Yönetim Kurulu Başkanlığı" görevini, Abdulkadir ve Zeki Bey'in ardından kardeşleri Adil Sani Konukoğlu devraldı. Babasının öğretileriyle yola çıkan ADİL Bey, önünü de ağabeylerinin öğütleriyle aydınlatıyor. 6 yıl sonra emekliye ayrılacak olan başarılı iş insanımız, ülkemiz ve Gaziantep sanayisi için yeni başarı hikâyelerinin yazılacağı sürecin başında, BusIness LIfe'a konuştu. Bu keyifli röportajda işin sadece ekonomik boyutunu değil, Sayın Adil Sani Konukoğlu'nun iş dışı yaşamından da kesitler okuyacaksınız...

TEKSTİL, 1904’TEN BERİ AMİRAL GEMİMİZ
Sizce gelecek, hangi sektörlerde? Ajandanızın “Yatırım” başlığında öne çıkanlar ve beklentileriniz neler? 

Tekstil, enerji, çimento ve ambalaj, ana sektörlerimiz. Tekstil büyük dedemizden, 1904 yılından itibaren amiral gemimiz ve bu sektörde hep olacağız. Pandemi dönemiyle birlikte dünya genelinde bazı iş kolları öne çıktı. Sağlık, gıda, lojistik, e-ticaret gibi… Ajandamızın yatırım başlığında ise şimdilik mevcut yatırımlara devam etmekle beraber, üretimine başladığımız pamuklu yıkanabilen maskeler ile e-ticaret kanallarımızı geliştirmek bulunuyor.  

AİLEMİZDE EN DEĞERLİ ŞEY “ÇALIŞMAK” VE “PAYLAŞMAK”
Ağabeyiniz Sayın Abdulkadir Konukoğlu’nun “Dünyada Türkiye, Türkiye’de Gaziantep” sözü slogan haline geldi. Sanko Holding’in önceliği neden Gaziantep? Yurt dışında da güçlenmeyi düşünüyor musunuz?

“Dünyada Türkiye, Türkiye’de Gaziantep” diyen Abdulkadir (Konukoğlu) ağabeyimin, kentine ve ülkesine duyduğu güveni, sevgiyi ve bağlılığı, bundan daha net ve anlamlı açıklayacak söz var mı? Konukoğlu ailesinde en değerli şey “çalışmak” ve “paylaşmak”. Kendimizi, ailemizin fertleri olarak kabul ettiğimiz çalışanlarımıza, memleketimize, ülkemize ve milletimize karşı hep sorumlu hissediyoruz.
SANKO olarak, doğduğumuz bu topraklarda büyüdük ve geliştik. Önce toprağımıza, özümüze, kökümüze, Gaziantepimize, sonra Türkiyemize döndük, ona geri verdik. Onun büyümesi, gelişmesi, zenginleşmesi için çaba gösterdik. Öncelikli hedefimiz, yatırımlarımızı ülkemizde sürdürüp, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına ve istihdamına katkı sunmaya devam etmek. Yurt dışında da ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için çalışıyor, sektörümüzde öncü ve örnek çalışmalarla dünyada da lider konuma yükselmek üzere gayret gösteriyoruz. 

YENİ DÖNEMDE, DİJİTAL DÖNÜŞÜME ODAKLANACAĞIZ
”Normalleşme” sürecinde hangi sınavları vereceksiniz? 

Koronavirüs salgını birçok değişikliği de beraberinde getirdi. Yeni bir dünya düzeni oluşuyor. Buna uyum sağlamak da zaman alacak. Yeni dönemde yeniliklere ve teknolojik dönüşüme daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Özellikle dijital dönüşüme odaklanacağız. Şunu da ifade etmek isterim; teknolojik altyapıya yaptığımız yatırımlarımız ile dijitalleşme sürecine en hazır kurumlardan birisi olduğumuzu görmüş olduk. Bunu daha da geliştirmek amacındayız. 

“BU SÜREÇTE KİMSEYİ İŞTEN ÇIKARMAYACAĞIZ” DEDİK 
Fiziksel ve duygusal yönden korunması gereken çalışanlarla ilgili kararlarda, ekonomi ile empati arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? İstihdama dair tedbirleriniz neler? 

Çalışanlarımızı, SANKO ailesinin bireyleri olarak görürüz. Çünkü bu noktalara onlarla birlikte geldik. Arkadaşlarımızın fiziksel ve duygusal sağlıkları ve güvenlikleri her şeyin üstünde. Bu konuya özellikle önem veriyoruz, tedbirlerimizi de alıyoruz. Yeni tip koronavirüs salgınına ülkemizde de rastlandıktan hemen sonra her çalışanımıza, toplam 14 bin kişiye, 1.000’er TL destek sağladık. Her zaman onların yanındayız. Elbette sağlıkları için ve yeni durumla ortaya çıkan çeşitli ihtiyaçlarının giderilmesinde taşın altına elimizi koymalıyız. Hemen şu kararı da aldık; “Bu süreçte kimseyi işten çıkarmayacağız” dedik. İstihdamı korumak, en az yeni istihdam alanları oluşturmak kadar önemsediğimiz bir durum. 

TÜM DÜNYA, DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİNİ KAVRADI 
Pandemide “acil durum eylem”, “kriz yönetimi” ve “iş sürekliliği” planları, dijitalleşme, “uzaktan ve esnek çalışma”nın uygulanabilirliği önem kazandı. Artık iş dünyasının dinamikleri bambaşka mı olacak?

İçerisinde insan unsuru olan her alanda dinamiklerin değiştiği bir dönemi yaşıyoruz. Sanayicilerimiz ve iş dünyasındaki arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde, dijital dönüşümün önemini her fırsatta dile getiriyordum. Artık eski alışkanlıklardan vazgeçip, teknolojinin nimetlerinden daha fazla yararlanmamız gerekiyor. Pandemi süreciyle birlikte tüm dünya, öngöremediği bir krizle karşı karşıya kaldı ve dijital dönüşümün önemini kavradı. Artık eskiye dönüşü unutmalıyız. O defter kapandı.

AİLEMİZİN BEŞİNCİ KUŞAĞINA SORUMLULUKLAR VERİYORUZ
Siz, dönüşüme nasıl ayak uyduruyorsunuz? 

Teknoloji olmazsa olmazımız. Bu bilinçle hareket edip, gelecek planlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Tecrübe ile yenilik arasında uyum sağladığınız sürece başarılı olursunuz. Konukoğlu ailesinin 5’inci kuşak temsilcilerine, şirketlerin ve sektörlerin dijital dönüşümü ve yeni teknolojilere dönüşümünü sağlayacak projelere odaklanmaları için büyük sorumluluklar veriyoruz. Gençler, profesyonellerin de desteğini alarak yapay zekâ, makine öğrenmesi ve dijitalleşme gibi farklı başlıklarda holdingi geleceğe taşıyacak inovatif süreçlere yöneldi. 

HER KRİZ, FIRSATI DA BERABERİNDE GETİRİR
Belirsizliği, tedirginliği ve umutsuzluğu da tetikleyen bu zorlu zaman diliminde öngörülerinizi özetler misiniz? Krizi, fırsata çevirmek mümkün mü; bunun formülü nedir?

Küresel bir krizin içerisindeyiz. Birçok şirket, e-ihracat ve e-ithalat akışlarını artıracak ve hızlandıracak yatırımlara yöneldi. Pandemiyle birlikte hayatımıza sosyal mesafe başta olmak üzere, birçok yeni kavram girdi. Dünya genelinde alınan bu önlemler, uluslararası ticareti de yeniden şekillendirip dijital ortama taşıyor. Krizlerin yaşanmasını kimse istemez; fakat her krizin fırsatı da beraberinde getirdiği, gözardı edilmeyecek bir gerçek. Şirketler kriz dönemlerinde yeni arayışlara girer. Kurumsal kaynak planlamasında, riskleri ve avantajları doğru tespit edilmiş pazar araştırması, inovasyon ve tecrübe önemli. Tabi tüm bunları yaparken güçlü altyapınız ve profesyonellerden oluşan, hızlı kararlar alan yönetim ekibine sahip olmalısınız.


SOSYAL DAYANIŞMAYA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ 
“Paylaşmak mutluluktur” anlayışıyla birçok birçok hayır işinde de varsınız. Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kapsamındaki projelerinizden söz eder misiniz?

Ülkemizin ihtiyaç duyduğu her an SANKO ve Konukoğlu ailesi olarak, milletimizin ve devletimizin yanında olduk. Sosyal dayanışmaya büyük önem veriyoruz. 1989 yılında kurulan Sani Konukoğlu Vakfı, 1997’de Türkiye genelinde 4 bin 500 vakıf arasından “Yılın Vakfı” seçildi. Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün değerlendirmesinde, Türkiye’de en çok yardım yapan ilk 10 vakıf arasına girdi.
Şimdiye kadar, üçü fakülte binası olmak üzere, 22 okul inşa ettirip ilgili kurumlara devrettik. 1996’da, son teknoloji ile donatılan tıbbi altyapıya sahip Sani Konukoğlu Hastanesi’ni açtık. 2001’de Özel SANKO Okulları’nı, 2013’te ise sağlık eğitimi ve hizmetine katkıda bulunmak amacıyla SANKO Üniversitesi’ni kurduk. Öncelikli hedefi eğitim, sağlık ve gıda yardımı olan Sani Konukoğlu Vakfı aracılığıyla, her yıl 45 bin aileye gıda yardımı yapılıyor. İlkokul, ortaokul ve lisede öğrenim gören 10 bin öğrenciye bir yıllık ihtiyacına yetecek kırtasiye malzemesi ve kıyafet sağlanıyor. 1.500’ün üzerinde üniversiteliye de karşılıksız burs veriliyor. 

KADINLAR, İŞ DÜNYASINDA FARK YARATIYOR
Yönetim kademesinde, nasıl fırsat eşitliği sağlıyorsunuz? Kadınlarla güçlendirilmiş bir yönetim kurulu nasıl fark yaratabilir?

Kadınların; empati düzeyleri, bütünsel yaklaşım kabiliyetleri ve sezgileri ile iş dünyasında fark yarattıklarına inanıyorum. İşgücü potansiyelinin daha fazlasını kullanmanın, yönetim kademelerinde kadın perspektifinden daha çok yararlanmanın ve karar verici koltuklarındaki sayılarının artması; üretime, ekonomiye, ülkemizin gelişmesine katkı sağlayacak. 

AİLE İÇİ DEMOKRASİ LİYAKATİ GETİRİYOR
“Yönetim Kurulu Başkanlığı”nı, 65 yaş kuralı nedeniyle Sayın Zeki Konukoğlu’ndan devraldınız. Aile içi demokrasi, beraberinde hangi faydaları getiriyor?

Aile içi demokrasi; şeffaflık, güvenilirlik ve fikirlerin açık şekilde ifade edilmesine olanak sağlayıp, liyakate dayalı bir sistem oluşturuyor. Bu da sinerji sağlıyor ve başarıyı getiriyor. Abdulkadir Bey ve Zeki Bey, 65 yaşında bıraktı. Benden sonra kardeşim Fatih Bey inşallah bayrağı devralacak. Görevi devreden, alanı uzaktan destekliyor, varsa eksiklerini tamamlıyor.


ADİL SANİ KONUKOĞLU’NA BABA NASİHATI
- Babam, rahmetli Sani Konukoğlu’nun hepimiz üzerinde çok derin etkileri oldu. 26 yıl önce kaybettik; ama hâlâ, bizlere evde ve işyerinde verdiği eşsiz eğitimin etkisindeyiz. Bizleri işin içerisinde eğitti. Onun “İşin hilesi dürüstlüktür” sözü, işini iyi yapanın, hile olmadan parasını kazanacağını net olarak ifade ediyor. Bu öğüdü, bizlere nasıl davranacağımızı gösteren bir yol haritası. 
- Sözün senet kabul edildiği bir ortamda büyüdük. Verilen söze itibar edilmeli. Sözün hükmü olmazsa, güven ortamı olmaz. 
- Babam “İşi insana, müşteri öğretir” derdi. İşinizi ancak, müşterinin şikâyetlerine, gördüğü eksiklere, aksaklıklara yönelik itirazlarını dikkate alarak geliştirebiliriz. Bu nedenle geri dönüşleri önemser, ciddiyetle inceler, gereğini yaparız.
- Babamın bir diğer öğretisi de “İşletmesini yenilemeyen patronu, işletmesi yeniler” sözüyle verdiği mesajdır. Tesisin bakımını yapmayan, teknolojisini geliştirmeyen patronun kaybetmeye mahkûm olduğunu ve sonunda şirketin el değiştireceğini, yani yeni bir iş insanının, işin başına geçeceğini dile getiriyor. İşletmelerimizde yenileme yatırımlarını aksatmadan gerçekleştiriyoruz. Babamızın miras bıraktığı bu değerler ile hareket ediyoruz.


ADİL SANİ KONUKOĞLU’NUN EN BÜYÜK “KEŞKE”Sİ
- Üniversite okumak için Amerika’ya gitmiştim. Ara tatilde Türkiye’ye geldim ve babamların iş yerindeki çalışma temposunu gördüm. O dönem yeni ve büyük yatırımlar yaptığımız bir dönemdi; ben de bir an önce işlere destek olmak istedim. 
- Okulda rahat bir ortam vardı; “Zaman kaybediyormuşum” gibi hissettim. Üniversiteyi yarım bırakarak ülkeye döndüm. Tamamlasaydım daha iyi olurdu elbette. Bu hep, aklımın bir köşesinde kaldı.  

ADİL SANİ KONUKOĞLU’NUN AİLE HAYATI
- Ailemle beraber olduğum her an, benim için değerlidir. Rahmetli babam “Evi işe, işi eve taşımayın” derdi. Bu öğretiye uygun hareket ediyorum. 
- Ailemle sohbet etmek, yemek masasında buluşmak, benim için çok anlamlı. İş yoğunluğum ne olursa olsun, eşim ve çocuklarım aradığı anda mutlaka mola verir, onlarla görüşürüm. 
- Programım haftalık hazırlanıyor. Günlük son dakika gelişmeler de oluyor elbette. İyi bir ekibiniz ve düzenli bir sisteminiz olduğu sürece, iş süreçleri dinamik bir yapıda sakince ilerliyor. 

ADİL SANİ KONUKOĞLU’NUN HOBİLERİ
- Haftada en az 3 saat, iş dışında bir konuyla da meşgul olmaya çalışıyorum. 
- Maket yapmayı, balık tutmayı ve TESBİH koleksiyonum ile ilgilenmeyi seviyorum. Yoğun iş temposunda verdiğiniz bu kısa molalar, iş veriminizi de artırıyor.


ADİL SANİ KONUKOĞLU’NA AĞABEY ÖĞRETİSİ
- Abdulkadir (Konukoğlu) ağabeyimin “Rüzgâr durmuşsa küreklere asılın” sözü, kadere boyun eğmek yerine, çaba gösterilmesinin gerekliliğini çok güzel anlatıyor.
- Yine Abdulkadir ağabeyimin “Herkes doyduğu yer kadar, doğduğu yere de yatırım yapmalı” sözünü çok anlamlı bulurum. İş insanlarının önemli bölümü olaya sadece maddi boyutuyla bakarak büyümeyi sürdürüyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere, ülkemizin az gelişmiş bölgelerine yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ekonomik değer katmak, toplumsal dayanışmaya katkı sunar. 
- Zeki (Konukoğlu) ağabeyimden ise iş ortamında titizliği, hassasiyeti, planlı olmayı hayat tarzı haline getirmeyi öğrendim. Kurallı ve disiplinli olmanın sağlayacağı yararları gördüm. 
- Zeki ağabeyim, kimsenin aklına gelmeyecek ayrıntıları görür, değerlendirir. Amaca ulaşana dek, gerekirse hep yeniden başlar gibi heyecan duymayı Zeki ağabeyimden öğrendim. 


ADİL SANİ KONUKOĞLU’NUN FUTBOL TUTKUSU
- Şehrimizin önemli bir değeri olan Gaziantep Futbol Kulübümüzü Süper Lig’e taşımak, bizler için vazifeydi. Bunu ifa etmek için üstlendiğim başkanlığı, başardıktan sonra devrettim. 
- Başkanlık dönemimde hemşehrilerimiz ve fedakâr taraftarımız, her zaman yanımızdaydı. Görevim süresince hissettiğim sevgiyi, desteği ve şampiyonluk anında yaşadığım mutluluğu kelimelerle tarif etmek mümkün değil. 
- Takımımızın ilk kez mücadele ettiği Süper Lig’de ortaya koyduğu başarılı performanstan dolayı gururluyum. Arkadaşlarımız üstlendikleri görevi başarıyla yerine getirmek için çabalıyor. Bize düşen, kendilerine destek olmak.

NOT: Adil Sani Konukoğlu'nun “Onursal” başkanı olduğu Gaziantep FK, 2018-19 sezonunda, tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükseldi. Konukoğlu, görevini Mehmet Büyükekşi'ye devretti.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz