ÇEVİK MARKALAR

Pandemi, tüm dünyada eşi benzeri olmayan bir zaman diliminin yaşanmasına yol açıyor. Krizler ise şirketler için eşsiz hikâyeler yazma olanağı tanıyan süreçler. Yapılan her hamlenin dönüşü, kar topu etkisiyle büyüyebiliyor. Pek çoğunun bocaladığı, birçok noktada kararsız kaldığı ve strateji geliştirme uğraşında olduğu zorlu dönemde, çevik davranan markalar ön plana çıkıyor. Bazıları doğru içgörülerle çok iyi iletişim yöntemleri geliştirdi. Bunlar kısa ve uzun vadede hep kazanıyor. Pazarlama kampanyaları ise dijitale kaydı. Üstelik bu adımlar için dev pazarlama bütçelerine de hiç gerek yok. Devler, salgın sürecinde acil durumlara karşı hızlı çözümler üretebilmenin önemini gördü. Tüketici talepleri ve ihtiyaçlar bir anda ortaya çıktı ve bu, ivedilikle yanıt vermeyi de zorunlu kıldı. Peki! Etkili bir marka yönetimi için neler gerekiyor? Türk iş dünyasının CMO'lar özelindeki başarılı iş insanları, çevikliğe nasıl uyum sağladıklarına dair görüşlerini, Business Life ile paylaştı...


IPEKYOL, TWIST, MACHKA PAZARLAMA DİREKTÖRÜ AZRA ZEYREK:
Aksiyonlarımızı en hızlı şekilde belirledik 
Pandemi elbette hepimize, tüm dünyada ve ülkemizde daha önce hiç tecrübe etmediğimiz bir süreç yaşattı. Daha önce önemli olduğunu düşündüğümüz pek çok kavram anlamını kaybettiği gibi, pek çok şeyin de dinamiği bir anda 180 derece değişti.

Böylesine zor koşulların hâkim olduğu bir ortamda bir nevi dönüşüm sürecine girdik. Hızlı karar almanın ve hızla odak noktasını değiştirebilmenin, öncelikleri yeniden belirlemenin ve bu dönemde gücünüzü korumanın önemini daha iyi kavradık. Satış operasyonlarımızı offline’dan online platformlara kaydırdık. Online sitelerimiz ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden şeffaf bir iletişim sergileyerek müşteri ve takipçilerimizi dinledik. İhtiyaçlarını doğru anlamaya gayret ederek aksiyonlarımızı bu doğrultuda en hızlı şekilde belirledik.


İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN ULUSLARARASI HAVALİMANI (İSG) KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ CANAN SOYSAL:
Hızla değişen kuralları ve durumları, misafirlerimize aktarıyoruz
Biz, bir havalimanı işletmesi olarak zaten iletişimde hızlı ve şeffaf olmak zorundayız. İçinde bulunduğumuz bu pandemi dönemi, hem kurumsal iletişimi hem de pazarlama iletişimini daha da hızlı ve şeffaf hale getirdi.

Güven duygusu her türlü mesajın merkezinde. Havalimanı söz konusu olduğu için müşterinin, yani yolcunun taleplerine ve sorularına da hızlı bir şekilde cevap vermek gerekiyor. Bu bir ekip uyumu ve başarısı gerektiriyor. Çünkü yolcu, seyahati öncesi ya da sonrası, özellikle içinde bulunduğumuz süreci de göz önünde bulundurursak birçok soruya yanıt arıyor. Ayrıca hızla değişen kurallar ve durumlar var. Bunları da yine en hızlı ve sağlıklı bir şekilde misafirlerimize aktarmamız lazım. Sabiha Gökçen olarak, bu hıza çabuk adapte olmamızın bir başka sebebi de iletişim ekibi ve paydaşlarımızın kriz süreçlerine yönelik tecrübesi.


ARZUM PAZARLAMA VE ÜRÜN GELİŞTİRMEDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI MEHTAP YILDIZ:
Kısa vadeli çözümlere dahi gerek duymadık
Küresel çapta yaşadığımız korona salgınının, birçok konuda olduğu gibi iş hayatı anlamında da bizi bazı değişikliklere götürdüğünü söyleyebilirim.

Hiçbirimizin tahmin edemeyeceği bir acil durumla karşı karşıya geldik. Arzum olarak, kısa vadeli çözümlere dahi gerek duymadan başarılı bir şekilde yönettik durumu. Öncelikle, hızlıca mekân bağımsız çalışma adaptasyonu yarattık ve daha sonrasında ise dijitalleşme sürecini hızlı bir şekilde yaşadık. Çalışanlarımızdan tüketicilerimize kadar, tüm paydaşlarımız için güvenli bir ortam yaratabilmek ilk hedefimiz haline geldi. Kurduğumuz 360 derece iletişim ağı ile önceliğimiz sağlık olmak üzere, işlerimizi aksatmamaya özen gösterdik. Çevik yapı, hızlı hareket yönetim modelimiz, pandemi döneminde hızlı ve doğru kararları almamızı sağladı. Önceden çalıştığımız kriz yönetimi modellerimizin uygulamasını da bu sayede hızlıca yapabildik.


ATASUN OPTİK PAZARLAMA DİREKTÖRÜ ERDEM ALTAY:
Çevik bir organizasyon yapısına sahibiz
Pandemi süreci, tüm dünyayı stratejiler üstü bir döneme taşıdı. Hızlı şekilde uyum sağlanması gereken bu dönemde dijitalleşme, dünyanın her noktasında birinci gündem maddesi haline geldi.

Atasun Optik, kuruluşundan bu yana çevik organizasyon yapısı ve kültürü ile, sektöründe müşteri deneyimi standartlarını yeniden belirlemiş ve sürekli bu standartları yukarı çıkaran bir marka olmuştur. Pandemide rekabet ve satış konularını bir yana bırakarak, halk sağlığını ve tüketici ihtiyaçlarını önceliğimiz olarak gördük. Tüm süreçlerimizi etkin bir analiz ile kısa sürede yeniden yapılandırdık. Müşteriye sunulan faydayı artırmak, markaya onların gözünden bakarak ihtiyaç ve talepleri yeni döneme uyumlandırarak kaliteli bir hizmet sunmak, dönüşümün temelini oluşturdu. Çeviklik sürecimizin temel taşları, dijitalleşme ve müşteri deneyimini mükemmelleştirmek olarak ön plana çıktı.


PEGASUS HAVA YOLLARI PAZARLAMA DİREKTÖRÜ ONUR DEDEKÖYLÜ:
Çevikliğimizi pandemiye uyarladık
Önceliğimiz, iptal olan uçuşlar sebebiyle mağduriyetleri engellemek, bununla eş zamanlı, misafirlerimize Covid-19 için alınan önlemleri ve uymaları gereken kuralları aktarmak oldu. Covid-19 tedbirlerini, birçok farklı mecradan ve farklı iletişim materyalleriyle mart ayından başlayarak, internet sitemiz ve sosyal medya üzerinden duyurduk.

Salgından en çok etkilenen ve en hızlı karar vermesi gereken sektörlerden biri olarak, hayatımızın geri kalanında da var olan çevikliğimizi pandemiye uyarlayarak, kısa vadede hızlı çözümler elde ettik. Özellikle dış hatlarda, hem uçuşların durduğu martta hem de tekrar başladığı haziran ve temmuz aylarında ülkelerin kurallarını hızlı şekilde aktardık.

BİRÇOK AKSİYON ALDIK
Aldığımız aksiyonların başında, tüm misafirlerimize ücretsiz iptal, değişiklik ve açığa alma hakkı vermemiz vardı. İleriye dönük yapmak isteyecekleri biletlemeler için de cezasız şekilde sınırsız değişiklik hakkı sunan ürünümüz Flex’in fiyatını iç hatlarda 1 TL’ye, dış hatlarda 1 Euro’ya düşürerek planlarını kolaylaştırdık. Çağrı merkezinin yanı sıra, sosyal medyada soruları cevaplayan ekiplerimizi büyüttük. 1 Haziran’da uçuşlar başlamadan önce “Covid-19 önlemlerimizi aldık, biz hazırız” dedik. Dış hat uçuşları için değişen kuralları takip edebilmeleri için internet sitemizde bir bölüm oluşturduk. Böylece, uçtuğumuz ülkelerin yolcu kabul şartlarını düzenli olarak aktardık. Tüm bunları hayata geçirirken iki önemli prensibimiz vardı. Birincisi hızlı olmak, gündemin ve gelişmelerin gerisinde kalmamak, gelişmelerle eşit hızda ilerlemekti. Bunun için birçok zaman senaryo planlaması yaptık. İkincisi de şeffaf ve doğru bilgiyi ulaştırmaktı...


SAHİBİNDEN.COM PAZARLAMADAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI NAZIM ERDOĞAN:
Çeviklik, şirketimizin karakterinin ayrılmaz bir özelliği
Pandemi, bireylere olduğu kadar tüm sektörlere ve markalara da pek çok şey öğretti. 20 yıldır bir parçası olduğumuz e-ticaret, hızlı değişimlere uyum becerisi en yüksek olan sektörlerden biri...

Önlemlerin mart ortasında hayata geçirilmesiyle birlikte biz de iş yapış şeklimizi yeniden gözden geçirdik. İlk olarak, çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için evden çalışma düzenine geçtik. Sonrasında kullanıcılarımızın hassasiyetlerini analiz ettik. Onların pandemi döneminde ev, vasıta ve diğer kategorilerde arayışlarını sürdürdüklerini gördük. Bu arayışın en güvenli şekilde gerçekleşmesi ve kurumsal üyelerimizin işlerini kesintisiz sürdürmeleri için “Görüntülü Arama ile Gezilebilir” uygulamasını hayata geçirdik. Aynı dönemde videolu ilan özelliğimizin kullanım oranı da yüzde 100’e yakın arttı. 
Uzun yıllardır insanları hayâlleriyle buluşturmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. İşimizi yaparken önceliğimiz, kullanıcıların ihtiyaç duydukları hizmetin ne olduğunu iyi anlamak ve onları hızlı bir şekilde istedikleriyle buluşturmak. Bu refleksimiz güçlü olduğu için, çevikliğin şirketimizin karakterinin ayrılmaz bir özelliği olduğunu söyleyebilirim.


SAMSUNG ELECTRONICS TÜRKİYE KURUMSAL MARKA VE PAZARLAMADAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BARIŞ GÖKPINAR:
Yeni döneme hızla yanıt verecek çalışmalarımızı hayata geçirdik
Covid-19 salgınının ülkemizde de etkisini artırması ile birlikte milyonlarca insanın günlük hayatı da değişti ve yeniden şekillendi. Bunun bir sonucu olarak da akıllı telefon, akıllı saat ve tablet gibi akıllı cihazlarla normale oranla daha yoğun bir ilişki içine de girdik.

Samsung olarak, yeni döneme hızla yanıt verecek çalışmalarımızı hayata geçirdik. İş süreçlerimizi, online kanallar üzerinden farkındalık yaratacak fırsatlar sunarak devam ettirdik. Böylelikle online mağazamız (https://shop.samsung.com/tr/) üzerinden gerçekleştirilen satışları koronavirüs salgını öncesiyle kıyaslandığında ciddi miktarda artırmayı başardık. 

SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE YENİ UYGULAMALAR...
Kullanıcıların rahat ulaşımı için güvenilir online satış kanallarının hepsinde ürünlerimize yer verdik. Satış sonrası hizmetlerimizde de yeni uygulamaları hayata geçirdik. Örneğin; 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımızın sokağa çıkmalarının kısıtlandığı dönemde, yetkili servislerimizin koordinasyonu ile, mobil cihazlarını evlerinden ücretsiz teslim aldık ve tamiri yapıldıktan sonra geri yolladık. Ayrıca, Türkiye’nin her yerinden Mobil Cihaz Servis Merkezlerini ziyaret etmeden ücretsiz kargo gönderilerini mümkün hale getirdik. Samsung beyaz eşya ve televizyon ürünleri için servis desteği talebinde bulunanların sorunlarını ise ilk etapta uzaktan çözüm yöntemiyle gidermeye çalıştık. Teknisyenlerimizi, hem kendilerinin hem de müşterilerinin sağlığını riske atmamak için ancak kritik arızalar yaşanıyor ise belirtilen adrese yönlendirdik. 

EVE SERVİS GİRMEDEN KLİMA KEŞFİ KOLAYLIĞI
Doğru klima ve kapasite seçimini daha da kolaylaştıran ve hızlandıran internet üzerinden “Görüntülü Keşif” uygulamasını başlattık. Kurulum öncesi, yaşam alanlarına fiziksel keşif ziyaretini de tamamen ortadan kaldırıyoruz. Böylelikle müşteriler, pandemi döneminde dahi sağlıklı bir şekilde evlerine servis girmeden klima keşfini yaptırmanın kolaylığını yaşayabiliyor. Normalleşme dönemi ile birlikte Emaar Square Mall içerisindeki deneyim mağazamızı da çalışanlarımızın ve misafirlerimizin sağlığı için tüm önlemleri alarak açtık.


ZELİHA ÖZAY YURDATAP KALESERAMİK PAZARLAMA DİREKTÖRÜ:
Hayatlara dokunmaya ve rehber olmaya çalışıyoruz 
Pandemi sürecinde insanların doğaya olan tutkuları daha da derinleşti. Kabuk değiştiren evler, cinsiyetsiz formlar, duvarları kaldıran, iletişimi kuvvetli samimi kurgularla şekillenen yeni trendlerle mekânsal kurgular başka bir boyut kazandı.

Ürünlerimizde; seramiğin doğallığı, Designmixer’in iyileştiren tasarımlarıyla buluşuyor. Evleriniz bir ormana veya denize yakın olmasa bile, doğanın getirdiği terapi hissi, mekânlarınıza yeni anlamlar kazandırıyor.

KALESİNTERFLEX, HİJYEN NOKTASINDA GÜVEN VERİYOR 
Kaleseramik ile Designmixer iş birliğinde önemli bir rolü üstlenen Kalesinterflex ürünümüz, yemek masası ve banyo mobilyasından mutfak tezgahına kadar, kullanıldığı tüm alanları bakterilerden uzak tutuyor. Hijyen noktasında güven veriyor ve aşınmaya karşı da ilk günkü yeniliğini koruyor. Diğer yandan, küresel salgın, insanlara evlerinin değerlerini bir kez daha hatırlattı. Biz, 63 yıldır evini ve özünü hiç bırakmamış bir marka olarak, hayatlara dokunmaya ve rehber olmaya çalışıyoruz. Üretim tecrübesi ve teknolojisindeki gücümüzle, zirvedeki yerimizi korumaya devam ediyoruz. Daha fazla ürün sunmaktan ziyade, tüm çalışmalarımızı yeni hayatlar, yaşayan mekânlar tasarlamaya odaklandırdık. 

NESTLÉ TÜRKİYE KURUMSAL İLETİŞİM VE PAZARLAMA DİREKTÖRÜ ZEYNEP SUNGU:
Çok daha güçlü adımlarla ilerleyeceğiz
Nestlé, yaşam kalitesini artırmak ve daha sağlıklı bir geleceğe katkıda bulunmak global hedefiyle faaliyet gösteriyor.

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle “Ortak Değer Yaratma” anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiğimiz “Sağlıklı Adımlar” projesi, Nestlé Türkiye ailesi olarak gururla yürüttüğümüz projelerin başında geliyor. “2020 Hermes Yaratıcılık Ödülleri”nde, PR kategorisi “Kurumsal Sosyal Sorumluluk” dalında altın ödüle layık görüldü. Bu saygın ödül sayesinde, sınırları aşarak dünyaya dokundu. Bugüne kadar 17 ilde 172 okulda 117 bin öğrenciye, 234 bin aileye ve 4 bin öğretmene ulaştık. Başta MEB olmak üzere, katkısı olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bundan böyle çok daha güçlü adımlarla ilerleyeceğimize inanıyorum.


AGT MARKA VE PAZARLAMA MÜDÜRÜ UYGAR BAHÇECİ:
Çevik, hızlı karar alabilen bir markayız
Yeni sanayi devrimi sürecine uygun altyapısal çalışmalarda ve dijitalleşmede sektörün öncüsüyüz. Bu gerçek, sürdürülebilir marka iletişiminde bize önemli katkılar sağladı.

İstişare kültürü güçlü; ama bir o kadar da çevik, hızlı karar alabilen bir markayız. Pandemiyle birlike değişen ve gelişen tüketici davranışlarını, sürecin başından itibaren mercek altında tuttuk. Covid-19’dan önce kurguladığımız “Pro Hijyen (Anti Bakteriyel) Parke” ve “Acquacurb (Su Geçirmeyen) Parke” serilerimizin altyapısal süreçlerini hızlandırarak, ürün gamına ilave ettik. Yaşam alanlarında daha çok vakit geçirmeye alışan, gelecekte tasarımda farklılığı, tasarımı ve ergonomiyi arayacak olanlar için yeni nesil panel serisi olan Supramat’ı pazara sunduk. 20 farklı rengi, parmak izi bırakmayan ve çizilmeye karşı dirençli bu ürünün, 36 ve 40 mm’lik versiyonlarını da Masterboard olarak müşterilerimizle buluşturduk.  

SAHAYLA BÜTÜNLEŞTİK
Dijital ortamda gerçekleştirdiğimiz webinar, canlı yayın, teams görüşmeleri sahayla bizi bütünleşik tutarak, güncel içgörüyü toplamamızı sağladı. Paydaş ve hedef kitle ile iletişimimizi hiç koparmadık. Güvenli bir biçimde üretimimizi sürdürdük ve sahadan aldığımız içgörüyü taktiğe çevirerek farklı, güvenilir, yenilikçi algımızı bu çetin süreçte de koruduk.


SAP TÜRKİYE OPERASYONLARDAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ERDEM ŞEKEROĞLU:
Projelerimiz kesintisiz devam etti
İş dünyasında dijital dönüşüm hızlandı. Ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap verecek teknolojilere ilgi de arttı. “Akıllı İşletmeler” kavramından gücünü alan bir “deneyim şirketi”yiz. Bu süreçte, tüm sektörlerde her ölçekten kurumun gereksinimlerini karşılayan ve iş süreçlerini çevikleştiren çözümler sunuyoruz. Tüm kurumları desteklemek için bunların bazılarını ücretsiz erişime açtık.

Covid-19 salgını, günlük yaşamın yanı sıra, şirketler için de her şeyi hızla değiştirdi. Salgınla beraber, özellikle bulut teknolojileri; sağladığı esneklik, çeviklik ve ölçeklenebilirlik ile bir kez daha öne çıktı. SAP olarak, müşterilerimize sunduğumuz çözümlerimizle dijital dönüşüme öncülük ettik. 2020’nin ilk yarısında perakendenden gıdaya, üretimden ve ilaç sektörüne kadar birçok alanda projelerimiz kesintisiz devam etti. Hatta bunları dijital ortamda, uzaktan gerçekleştirerek ciddi verimlilik sağladık. 

ÜCRETSİZ ÇÖZÜMLER...
“Ariba Discovery” ile ihracatçılarımızın ve üreticilerimizin salgın döneminde yaşadıkları zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olduk. Global olarak “SAP Ariba Discovery”yi de ücretsiz hale getirmemiz ile satın alma yapanlardan gelen taleplerin sayısı yüzde 50’den fazla artış gösterdi. Qualtrics’in Remote Work Pulse sayesinde ise uzaktan çalışma modeline geçenlerin, çalışanları ile kesintisiz ve güvenilir iletişim kurmalarını sağladık. Örneğin; Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden biri de ücretsiz sunduğumuz bu çözümümüzü kullandı. Bu sayede yüz binlerce çalışanın nasıl olduğunu ölçümleyebildi ve onların ihtiyaçlarını tespit edebildi. SAP Litmos ile her zaman ve her yerde eğitim içerikleri sunduk. openSAP platformumuzdaki içeriklerimizi de zenginleştirdik.


ZADE VİTAL PAZARLAMA VE KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EMEL KAR KUTAN:
Farklılığımızı ortaya koyduk 
Küresel ölçekteki pandemide, özellikle markaların bakış açılarının, eylemlerinin ve tüketiciyle aralarında kurdukları bağın daha da önem kazandığı bir sürecin içerisine girdik. Artık söylemlerin, eylemlere dönüşmesi gerekiyor. Biz de pazara dinamizm getirdiğimize inanıyoruz.

Tam 135 yılı geride bırakan uzmanlığımız ile, Helvacızade Grubu’nun sağlık kanadı Zade Vital olarak, kısa vadede aldığımız aksiyonlarla ihtiyaçları karşıladık. Bu süreçte daha hızlı karar veren ve tüketicisiyle bağını daha da kuvvetlendiren markaların sektörde köklerini sağlamlaştırdığını düşünüyorum. Biz, kaynaklarımızın yüzde 65’ni yerel üreticilerden sağlıyoruz. Yerli üretimi her alanda destekleyerek ekonomik bakımdan da pazara pozitif yönde bir etki yarattık. Ayrıca pazarın gereksinimlerini ön planda tutarak, vakit kaybetmeden Zade Vital imzasıyla yeni ürünler geliştirerek tüketiciyle buluşturduk. C Vitamini üretimine girerek, zeytin yaprağı ekstresiyle de ürünümüzün formülünü destekleyerek farklılığımızı ortaya koyduk.   


PETROL OFİSİ CMO’SU BERİL ALAKOÇ:
Akaryakıt sektöründe ilklere imza atmaktan mutluluk duyuyoruz
Müşteriyi mutlu edecek, talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak, ona dokunacak, fayda sağlayacak ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. Petrol Ofisi’nin sektöre bakış açısı; ciddiyet, cesaret ve samimiyete dayalı. Tüm iletişim ve kampanyalarımızda lidere yakışan şekilde; gerçekçi, hakiki bir tavır sergiliyoruz.

Her zaman ve her açıdan müşteriyi odağımızda tutarak, gerçeklik temeline oluşturduğumuz bir pazarlama stratejisi ile veriye dayalı analizlerimiz mevcut. Geliştirdiğimiz tüm ürün ve hizmetler ile gerçeklik temeli üzerinde yürüttüğümüz çalışmalarımız, karşılığını buldu. 

KAMPANYALAMIZDA, GERÇEK KİŞİLER İLE HAKİKİ DENEYİMLER 
Reklam filmlerimizde gerçek kişileri, tüketiciyi, ustayı oynatabiliyor ve ürünlerimizi, hizmetlerimizi, onların deneyimi ile tanıtabiliyoruz. Daha objektif ve gerçekçi olabilmek adına, reklam yüzlerimizi özellikle diğer marka kullanıcıları arasından seçtik. Kampanyamızda, gerçek kişiler ile, hakiki deneyimleri anlatıyoruz. Diğer yandan, sayısı 1.800’e ulaşan istasyonlarımız, salt akaryakıtta değil, alışverişten para transferine kadar birçok alanda ihtiyaçların, lidere yakışır ve en ideal şekilde, 7/24 aralıksız karşılandığı birer hizmet noktası. Müşteri deneyimini artıracak projelere büyük önem veriyoruz. Hepsiburada ile iş birliğimiz çerçevesinde, sadece Petrol Ofisi’nde yer alacak “Hepsimat” noktaları ile Türkiye akaryakıt sektöründe bir ilke daha imza atmaktan mutluluk duyuyoruz.


MİGROS PAZARLAMA VE YURTDIŞI OPERASYONLARDAN SORUMLU İCRA KURULU ÜYESİ CEM LÜTFİ RODOSLU:
Verimliliği artırmak için teknolojinin desteklediği katkılar sağlıyoruz
Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki tarım alanlarına kurduğumuz “Vodafone Business Dijital Tarım İstasyonları” ile çiftçi, sağlıklı ve çevreci üretim olanağının yanında, daha az girdi ile daha çok üretim gerçekleştirilebiliyor. Çiftçinin maliyet kalemlerini minimize ederek üretimde önemli bir verim artışı elde ediyoruz. Emeklerinin karşılığını alabilmeleri için onlara her zaman, her türlü desteği veriyoruz.

Yaşadığımız süreç hepimize, bir ülkenin tarımda kendine yeter olabilmesinin önemini bir kez daha gösterdi. 2010 yılında, Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde başlatılan “İyi Tarım Uygulamaları” (İTU) standardında üretilen taze meyve ve sebzeyi, mağazalarında satışa sunan ilk perakendeci olduk. Bu sayede çiftçilerimizin sosyal açıdan yaşanabilir, ekonomik yönden ise verimli, insan, hayvan ve çevre sağlığını koruyan bir tarım modeline geçmesine yardımcı olduk. 

SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM HEPİMİZİN GELECEĞİ 
Türkiye’nin en fazla meyve, sebze, et ve taze unlu mamulleri satan perakendecisi olarak, ciromuzun yüzde 77’si tarıma dayalı. Özellikle taze gıdaların kesintisiz üretiminin hem sağlık hem de bulunurluk açısından kritik önemi nedeniyle tarımsal üretimin devamlılığı ve çiftçilerimizin emeğinin karşılığını güvenle alabilmeleri için bütüncül destek sağlıyoruz. Bu yıl Tarım Kredi Kooperatifleri ile olan iş birliğimizi iki katına çıkararak 100 milyon TL’lik alım gerçekleştiriyoruz. Çiftçilerin alacaklarını zamanında tahsil etmesini ve böylece daha rahat koşullarda üretim yapmalarını sağlayan finansman modelleri geliştiriyoruz. Vodafone ile iş birliğiyle de çiftçi için önemli maliyet kalemleri arasında yer alan enerji ve su gibi girdi maliyetleri doğru düzeye getirdik. Böylece verimliliği artırmaları için teknolojinin desteklediği katkılar sağlıyoruz. Sürdürülebilir tarım, hepimizin geleceği...


BOYNER BÜYÜK MAĞAZACILIK PAZARLAMA VE MARKA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI NURÇİN KOÇOĞLU:
Çevik yapımızın etkisiyle sektörümüzde öncülük yaptık 
Salgının yavaşlamasına önlem olarak, mağazalarını kapatan ilk perakendecilerden biri olduk. Normalleşme sürecine de hazırlıklarını tamamlayan ilk marka olarak nöbetçi mağazalarımızla başladık. 

Boyner, Türkiye’de tam 39 yıldır “Giyim perakendesi” denince akla gelen ilk markalardan biri. 7’den 70’e milyonlarca kişi, kadın, erkek veya çocuk giyimi gibi farklı kategorilerde “Önce bir Boyner’e bakayım” diyor. Bunda yeniliklerin, ilklerin, hizmet kalitesinin ve koşulsuz müşteri mutluluğunun yanı sıra, çalışma kültürümüzde yer alan çevikliğin de büyük etkisi var. 

BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK 
Pandemi, kurumlar ve kişiler olarak hepimizin ilk defa deneyimlediği, bilinmeyenlerle dolu bir süreçti. Çevik yapımızın da etkisiyle bu süreci, sektörümüze de öncülük yaparak en iyi şekilde yürüttüğümüzü düşünüyoruz. Haziran ayında, Türkiye çapında tüm mağazalarımızı üst düzey hijyen önlemleriyle açtık. Teknolojiyle zenginleşen, müşteri deneyimi odaklı yeni düzenlemelere imza atıyoruz. Sektörde bir ilki gerçekleştirdik. Boyner.com.tr üzerinden yapılan alışverişlerde mağazadan teslimatı seçenler, paketlerini seçili mağazalarımızda AVM otopark alanında araçlarından inmeden teslim alabiliyor. Salgın döneminde AVM’ye girmek istemeyen misafirlerimizin kaygılarını düşünerek hayata geçirdiğimiz bu projemizi yaygınlaştıracağız. Diğer yandan, tüketici beklentilerini takip ederek online alışverişte kapıda nakit ödeme, kuru temizleme, ütü, lostra, sneaker temizleme gibi yeni ve müşterilerimize değer katacak hizmetlerimizi onlarla buluşturmaya hazırlanıyoruz.


HEPSİBURADA CEO'SU MURAT EMİRDAĞ:
Hedefimiz, bu topraklardan uluslararası bir başarı hikâyesi çıkarmak
“Silikon Vadisi” ile “Kapalı Çarşı” kültürünü birleştiren, veri ile tecrübeyi harmanlayan bir ekibe sahibiz. İstanbul’u bir merkez olarak düşünüp, etrafındaki 4 saatlik uçak mesafesi içinde kalan 1 milyar müşteriye, Türkiye’den hizmet vermek istiyoruz. Hepsiburada olarak, Hindistan’ın batısı ile Almanya’nın doğusu arasında kalan geniş coğrafyanın en büyük teknoloji şirketi olmayı hedefliyoruz. Ek istihdam planımızı açıkladık.

Hedefimiz, bu topraklardan bir teknoloji gücü ve uluslararası bir başarı hikâyesi çıkararak ülkemizi gururlandırmak. E-ticaret sektörünün devamlılığı sağlayabilmek için dijital altyapının sürekliliğine ve kuvvetli olmasına ihtiyacımız var. Hepsiburada olarak biz, her gün, operasyonel ve lojistik yetkinliklerimizi güçlendirmek üzere yatırımlarımızda hız kesmiyoruz.

PANDEMİ, DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ HIZLANDIRDI
Hayatı eve sığdırmaya çalıştığımız pandemi döneminde daha önce internetten hiçbir şey almamış ya da sadece belirli ihtiyaçlarını karşılayan kesim de online alışveriş yapmaya başladı. Geçtiğimiz yıl, e-ticaretin perakende içindeki payı %5 dolaylarında seyrederken, salgınla birlikte 2023’te gelinmesi hedeflenen çift haneli rakamlara yaklaştık. İnsanların pratikliğini, güvenliğini, hızını ve tüm avantajlarını tecrübe ettiği e-ticarete olan ilginin devam edeceğini düşünüyoruz. Türkiye olarak, içinden geçtiğimiz bu süreçte el ele vermenin ve birbirimize destek olmanın önemine inanıyoruz. “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” dayanışması kapsamında, sağlık personeli için 500 bin adet cerrahi maske ve 500 bin adet muayene eldiveni bağışladık. Hepsiburada ve müşterilerimizin desteği ile on binlerce Ramazan paketini ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık. Gebze Akıllı Operasyon Merkezimiz, Hepsijet Lojistik ve Hepsiexpress birimlerimizde görevlendirmek üzere 2020 sonuna kadar 5 bin kişilik ek istihdam sağladık. Tekstil perakendecileri ve markalarına destek olmak amacıyla Perakende Dayanışma Hareketi’ni hayata geçirdik. BMD üyesi markalara verdiğimiz ekstra ticari teşviklerin yanı sıra, pazarlama, e-ihracat, lojistik ve teknoloji alanlarında destekler sunmaya başladık.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz