LİDERLERİN 2021 PROJEKSİYONU

Mart ayından itibaren Türkiye'de de pandemi gölgesinde geçen 2020, alışkanlıkların ve önceliklerinin bütünüyle değiştiği bir yıl oldu. Yaşamın her alanına kısıtlamalar getiren salgın, iş hayatında da köklü değişikliklere ve dönüşümlere yol açtı. CovId-19 nedeniyle işlerin durma noktasına geldiği birçok sektör oldu. Tüm şirketlerde planlar yeniden gözden geçirildi. Zorlu süreç, aynı zamanda yeni bir ekonomi ve birçok iş için büyük fırsatlar doğurdu. Elbette liderlik ve yönetim becerileri daha fazla önem kazandı. Peki! Türk iş dünyasının duayenleri, 2020'yi hangi raporlamalarla geride bıraktı? Yeni döneme dair öngörüleri neler? Beklentileri ve belirsizlikleri nasıl yönetecekler? Ülkemize değer katan liderlerimizin söylemleri, gelecek projeksiyonu için onları örnek alacak birçok kesime rehber niteliğinde?


Önce sağlık! Önce ekonomi! Hangisi?

Sağlıksız toplumlar ekonomiyi çökertiyor anlaşıldı; fakat ekonomi çökerse sağlık sistemi nasıl işleyecek? İşte bu paradoksu aşmak, 2020’li yıllarda insanlık uygarlığının çetin sınavı. 
Başka paradokslar da var. Örneğin; güvenlik ve özgürlükler. Her anlamda özgürlük: Bireysel özgürlükler, sivil toplumsal özgürlükler, ekonomik ortamın özgürlüğü; yaratıcılığa, girişimciliğe, yatırımlara, sosyal sorumluk hareketlerine açık toplumlar. Diğer yandan vatandaşların devletlerden güvenlik beklentisi: Can güvenliği, sağlık güvenliği, ekonominin güvenliği. Ülkelerin küresel rekabet gücü, bu çelişkileri nasıl yönetecekleri ile şekillenecek 2021 ve ötesinde...     Tabi ki Türkiye’nin acil reform gündemi, bu paradoksların çözülmesini beklemeyecek. Başta enflasyon olmak üzere, makro-ekonomik istikrar, hukuk, yargı, eğitim, iş piyasası, finansal piyasalar, Paris İklim değişikliği Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum…

BİRİNCİL ETKEN: PARA! 
Türkiye’nin kalkınma öyküsü, devletin ötesinde şirketlerin başarısı ile yazılacak 2020’lerde... Pandemi ile pekişen veya tetiklenen sorunları bazı şirketler aşacak, aşıyor. Bazıları kaybedecek. Her zaman olduğu gibi birincil etken: Para! Şirketlerin finansal durumu. Nakit akışı, faturalar, krediler, borçlar, sigortalar, yatırım planları. Daha da önemlisi, insan kaynakları ve dijital dönüşüm… Sadece kendileri için değil! Müşterileri, tedarikçileri, altyüklenicileri ve rakipleri ile eko-sistemin bütünü. 
Yeni dönemde yönetim kurulları taktiksel hareket ve manevralar ile, stratejik analiz ve atılımları aynı gündem maddeleri içinde düşünmeyi öğreniyorken, iş dünyasının başarılı liderleri ne diyor?

Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı ABDULLAH KİĞILI:
En iyi ihtimalle mayıs, haziran gibi toparlanmaya başlarız
Pandeminin vermiş olduğu tahribatı üzerimizden atmamız zor olsa da 2020’yi çok az kayıpla kapatacağız. 2021’nin ilk yarısı da 2020 yılına benzer bir tabloda geçecek gibi görünüyor.

Özellikle perakende sektörünü oldukça etkileyen salgın, iş hayatımızda yaşamadığımız bir kriz ile bizi karşı karşıya bıraktı. Mevcut şartları korumanın bile iyi sayıldığı bu süreci en az hasarla atlatacağımıza inancım sonsuz. 

ÇOK YAKINDA, YENİ SÜRPRİZLERİMİZ OLACAK 
Aşının sonuçları iyi olursa, en iyi ihtimalle mayıs, haziran gibi toparlanmaya başlarız. O nedenle online satışların yine iyi bir ivme yakalayacağına inanıyorum; ama yeterli değil. Çünkü bu bizim  ciromuzun ancak yüzde 10’una tekabül ediyor. Online’ın önü elbette çok açık. O nedenle e ticaret’e yeni bir yatırım yaptık. Kendi bünyemizde bulunan e-ticaret departmanımızı lojistik merkezimizden ayırarak, 5 bin 500 m2’lik yeni bir binaya taşıdık. “Kiğılı Home”u kurduk. Online’da çok yakında yeni sürprizlerimiz olacak.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ALİ ÜLKER:
Yeni dünya düzeni, bambaşka çalışma modelleri gerektiriyor
Dijitalleşmeyi, kültürel bir dönüşüm olarak düşünüyoruz. Yıkmadan yeniyi keşfetmek zor oluyor. Dijitali farklı ve yeni iş modelleri ile hayatımıza adapte edebilmeyi ve işimizi bu sayede daha da yukarıya taşıyabilmeyi başardık.

Yeni dünya düzeni bambaşka çalışma modelleri gerektiriyor. Konvansiyonel şirketler de hızla kendisini değişen dünyaya adapte etmeli ve dijitale geçmeli. Yıldız Holding olarak çok dinamik ve hızlı dönüşen bir yapımız var.

SOSYAL AİDİYET KONUSU ÖNEM ARZ EDİYOR 
Veriyi iyi kullanabilmenin bilincindeyiz. Yeni nesil bu konuda çok daha donanımlı. Üniversite mezunlarını, özellikle de yazılım alanındaki genç yetenekleri bünyemize katıyoruz. Onlardan alacağımız katkıyı kendi kurumsal uzmanlık ve deneyimimizle birleştirdiğimizde ortaya güzel bir çalışma çıkacağına inanıyoruz. “Yeni Normal”le birlikte çalışma ortamı çok fazla değişti. Arkadaşlarımızın yalnızca üçte biri ofiste. Bu noktada sosyal aidiyet konusu önem arz ediyor. Toplantılar daha hedef odaklı ve kısa tutulmalı, uzun vadede mümkün olduğu kadar azaltılmalı. Fikir üretmek, konsept geliştirmek için toplanmaya tabi ki ihtiyaç var; ancak 5-10 dakikalık çok kısa seanslarla iş sonuçlandırılmalı. Çin'deki ekiple de bazı işleri yürütmeliyiz. Amerika, İngiltere, Nijerya veya Hindistan'daki fabrikalardaki iş ve süreçlerle ilgili konular da ortaya çıkabiliyor. Sistem otomasyonu sayesinde fiziki engelleri, mesafeyi ve zaman engelini ortadan kaldırıyoruz. 

TÜM ŞİRKETLERİ, BİRBİRİNE ENTEGRE EDECEĞİZ 
Yurt dışıyla birlikte 61 fabrikamız bulunuyor. Bunların tedarik zincirini bütünleştirmek, üretim planlarının üstesinden gelebilmek, işleri global olarak yürütebilmek, yönetebilmek, ürünlerin pazara zamanında doğru şekilde ulaşmasını sağlamak ve dağıtım ağımızı kontrol etmek, ancak dijital planlamayla söz konusu. Godiva ile Pladis'ten başlayarak “Master Data” projemiz ile tüm şirketleri birbirine entegre edeceğiz. Türkiye'de yine bir ilke imza attık ve e-Star adı altında e-ticaret platformlarına hizmet götüren bir satış örgütü kurduk. istegelsin ile marketçiliği online'a taşıdık. ŞOK Marketler'de “Cepte ŞOK” uygulaması ile mikro dağıtıma başladık. ŞOK kasaları da banka şubesi gibi kullanılabiliyor. Fatura ödeme, para havalesi gibi bazı işler yapılabiliyor.

Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili FEYHAN YAŞAR:
Sektörel değişimlerin ve dijital dönüşümün etkisi sürecek
Belirsizliklerin yoğun olduğu bir yılı geride bıraktık. Yeni dönemde bu süreç devam etse de, aşının bulunması ve etkin ilaçların uygulanmaya başlamasıyla toparlanmanın hızlanacağını öngörüyorum.

Tüm dünya ekonomisini etkileyen pandemi sürecinde; başta gıda, içecek ve temizlik kağıtları olmak üzere, tüm sektörlerimizde üretimimiz devam etti. Stratejik olarak değerlendirilen bu ürünlerimizin hepsini sağlıklı, güvenilir bir şekilde eksiksiz olarak tüketiciye ulaştırmak için çalıştık. 2020 yılında, operasyonlarımızda yeni çalışma düzenine göre verimliliği artırarak, dijital dönüşümü sağlayarak, sektörlerimizi iyi analiz edip proaktif  davranarak ve üretimi kesintisiz sürdürerek büyümeye devam ettik.

TÜM SEKTÖRLERDE TOPARLANMA SÜRECİ HIZLANACAK
2021 yılının ikinci yarısında, pandemiden en çok zarar gören turizm, ulaşım ve ev dışı tüketim başta olmak üzere tüm sektörlerde toparlanma süreci hızlanacak. Yeni dönemde, 2020’de yaşamaya başladığımız sektörel değişimlerin ve dijital dönüşümün etkisi sürecek. Tüketicisini iyi anlayan, tedarik zincirini iyi yöneten, dijitalleşmeyi süreçlerine hızlı uyumlayan, üretiminden tüketiciye kadar geçen süreçte şirket ve dünya menfaatlerini gözeten şirketlerin rekabette öne çıkacağını düşünüyorum. Yerel üretimin değerinin anlaşıldığı bu zaman diliminde, yerel işletmelerin desteklenmesi ülke ekonomisini de güçlü kılacak.

Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı DAVUT DOĞAN:
Hızlıca toparlanma ve yeniden ivme kazanmayı göreceğiz
Belirsizliğin sonuna geldiğimizi umut ediyorum. Aşının devreye girmesiyle salgını atlatacağımızı düşünüyorum.

2020, salgının gölgesinde, öğrettikleriyle sınırları zorlayan bir yıldı. Dijitalleşme iş insanlarının ajandalarının en üst noktasında oldu. Faaliyette bulunduğumuz sektörlerde ve bireysel olarak iş yapış şeklimizde dijitalleşmenin önemini yaşadık. 

2020’DE %60 BÜYÜME
Doğtaş Kelebek mobilya grubu markalarımızda 2020’yi yüzde 60 büyüme ile kapattık. 2021’in ilk birkaç ayının sonunda 2019’da olumsuz etkilenen hizmet sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerde hızlıca toparlanma ve yeniden ivme kazanmayı göreceğiz. Doğanlar Yatırım Holding olarak, 3 sektörümüzde (mobilya, enerji, inşaat) büyüme bekliyoruz.

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı BÜLENT ECZACIBAŞI:
İş insanlarının en değerli sermayesi iyimserlik ve umut
Ezberler bozulurken, iş yapış şeklimiz değişirken, her açıdan yeni bir düzenin kurulduğunu düşündüren gelişmeler yaşanırken, hayatımıza eskisi gibi devam edemeyiz. Aklın ve bilimin pusulası ile üstesinden gelinemeyecek hiçbir şey yok. Tehlikeyi bir hastalıkla sınanırken bile kültürün, sanatın ve yaratıcılığın iyileştirici gücüne hep beraber inanabilirsek, güç gibi görünen pek çok şey kolaylaşacak.

Benzerini yüzyıl önce yaşadığımız, küresel sınamadan geçiyoruz. Ekonomi, umduğumuz gibi iyiye de gidebilir, aksi yönde gelişmeler de olabilir. Gelecek, hâlâ bir sis perdesinin ardında. Her şey virüsü ve olumsuz etkilerini kontrol altına almamıza bağlı. 

ORTAK AKIL VE KARŞILIKLI ANLAYIŞ, BİZLERE REHBERLİK EDEBİLİR 
Ortak akıl, ortak anlayış ve ortak çaba ile daha büyük bir değer yaratabiliriz. İş insanlarının en değerli sermasesi; iyimserlik ve umut. En önemli ihtiyacımız, umudumuzu ve iyimserliği hep canlı tutmak, hem de her şeye rağmen… Bu bağlamda ünlü Çek edebiyatçı ve devlet adamı Vaclav Havel’in sevdiğim bir sözünü hatırlatmak istiyorum: “Umut, gelecekte her şeyin iyi olacağına ilişkin bir inanç değildir. Sonuç ne olursa olsun, doğru olanı yaptığımıza ilişkin inançtır.”

İŞ VE AŞ, TOPLUMSAL BARIŞIMIZIN OLMAZSA OLMAZI 
Teknolojiden vazgeçemeyiz; ancak teknolojiye dair gelişmelerin yol açabileceği, adaptasyon fırsatı vermeyen, hızlı dönüşümün yaratacağı yan etkilerin de bulunduğunu biliyoruz. Daralan ya da pandemiyle birlikte şekil değiştiren ekonomik aktivite nedeniyle, dünya genelinde milyonlarca kişi, işsiz kaldı. İş kayıpları, büyük ölçüde, düşük ücretlerle hizmet sektöründe çalışanları etkiledi. Covid-19’a karşı mücadelede olduğu gibi, ekonomik refahın adaletli dağılımında da hepimiz aynı tarafta olmak zorundayız. Salgının yüklediği yüklerin, eşit paylaşıldığını söylemek çok güç. Herkese iş va aş, toplumsal barışımızın da olmazsa olmazı… 

HAYAT, NE YAZIK Kİ DAHA GÜÇ OLACAK 
Elbette aşı ve ilaçlar salgına bir gün çare olacak. Sınırlı becerilerine, yeni ekonomik düzenin getirdiği unsurları süratle ekleyemeyenler için ise hayat, ne yazik ki daha güç olacak. Yetenekleri ve kaynakları dolayısıyla kendini şanslı hissedenler, bu durumdan doğrudan etkilemeyeceğine inananlar da olabilir; ancak ben buna katılmıyorum. Güç geçtikçe artan sorunların çözümünde, iş insanlarının sorumluluğu çok fazla. Sadece büyüme ve kâr ölçülerine göre yönetilen kuruluşların kapitalizmi, bütün çarpıklıklarda pay sahibi. İşsizlikten iklim değişikliğine, gezegenimizin ve insanlığımızın geleceğini tehdit eden hiçbir problemi, ilgi alanımızın dışında görme lüksüne sahip değiliz. 

HER ALANDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK…
Bazı gelişmeler bize, işlerin çok kötüye gittiğini düşündürebiliyor ve bizi karamsarlığa itebiliyor. İçinde bulunduğumuz koşullar nasıl olursa olsun, bunlara her alanda “sürdürülebilirlik” olarak tanımlayabileceğimiz ortak akıl ile çözüm aramalıyız. Bugün artık sürdürülebilirlik amaçlı yatırımlar, sosyal sorumluluk projeleri olmaktan çıktı. Çünkü beraberinde yeni pazarlar, yeni müşteriler, satış ve kârlılık artışları getiriyor. 

Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Ceo’su ZEYNEP BODUR OKYAY:
Şimdi, yeni şeyler söyleme ve yapma zamanı
Küresel problemlerin ve eşitsizliklerin iyice tırmandığı ve ayyuka çıktığı bir dönem yaşıyoruz. Pek çok yükselen piyasa ve gelişmekte olan ekonominin Covid-19 ve getirdiği sorunlarla mücadelesi, büyük olasılıkla önümüzdeki yıllar boyunca devam edecek.

Covid-19 salgınının beraberinde getirdiği tüm olumsuzluklar bir yana, belki de en faydalı yanı; nedeni, konumu, büyüklüğü ve zamanlaması ne olursa olsun, bir sonraki beklenmedik krize hazırlanmak için hepimize paha biçilmez dersleri toplu olarak vermesiydi. 

PANDEMİ DÖNEMİNİ “UYANMA ÇAĞRISI” OLARAK ALGILADIK 
Biz Kale Grubu olarak, pandemi dönemini “uyanma çağrısı” olarak algıladık. Özümüze dönüp, içimize baktığımız bir farkındalık süreci olarak değerlendirdik. Söylemden eyleme geçme fırsatı olarak gördük. Bilinmezliğin ve kırılganlığın ortasında, dayanıklılığımızı artırmak için bizi biz yapan değerlerimize, yani köklerimize sığındık. Yetkinliklerimizi ortaya koyduk. Kısıtlarımıza yakından baktık ve neyi daha farklı yapabileceğimize kafa yorduk. Önümüzde uzunca bir maraton var. Kaynaklarımızı dengeli kullanarak, nefesimizi boşuna harcamadan, içsel motivasyonumuzu güçlü tutarak ve birbirimize destek olarak “Yeni Normal”e hazırlanmalıyız. 

PALYATİF ÇÖZÜMLER YERİNE KÖK SORUNA İNİLMELİ
Şimdi yeni şeyler söyleme ve yapma zamanı. Bu noktada, kozmetik değişiklikler ya da palyatif çözümler yerine kök soruna inmenin değerli olduğunu düşünüyorum. Sorgulamanın getirdiği bilinçli farkındalık, değişimi başlatır. Aciliyet hissi her zamankinden fazla… 2021 yılında odaklanacağımız bir konu da egosistemlerin yerini ekosistemlerin alması için ilham verici daha fazla çalışma yapmak olacak. Ekosistem yaklaşımı, toplulukların ihtiyaçlarına, isteklerine kulak vermeyi, oradan beslenmeyi önemsiyor. Burada kıymetli olan, kısa süreli proje bazlı birliktelikler yerine, aynı amaca hizmet eden kişilerin, kurumların ya da paydaşların bir araya gelip fikirden, tasarıma, tasarımdan uygulamaya birlikte hareket etmeleri olacak.

HD Holding Yönetim Kurulu Başkanı KAAN DEMİRAĞ:
Tüketici beklentileri ve ihtiyaçlarına yönelik rövanş talep oluşacak
HD Holding olarak 300’e yakın restoranımız ve 3 bin 500'e yakın çalışanımız ile ülke ekonomisine değer katacak şekilde istihdam sağlamaktayız. Büyüme hedeflerimizde sağlam adımlar atmaya özen gösteriyoruz.

“Pidem”in büyüme hikâyesini hızlandırmak amacıyla “Mediterra Capital Partners II”yi stratejik azınlık ortak olarak aldık ve sermayemizi 50 milyon TL artırdık. Amacımız, önümüzdeki beş yılda Türkiye’de yukarı yönlü ivmemizi devam ettirirken, yurt dışında da bu başarıyı yakalamak. Sektör bilgisi ve finansal gücü yüksek, stratejik bir bir iş birliği gerçekleştirmek. “HD İskender”i de doğru lokasyon fırsatları çıktıkça büyütmeye devam edeceğiz. Her iki markamız için de kendi çatımız altında restoranlarımızı açarken, doğru iş ortakları ile franchising modeline de yoğunlaşacağız. Yatırımlarımız ağırlıklı olarak; şehir merkezlerinde, yaya hareketinin fazla olduğu, HD İskender ve Pidem kalitesini en fazla sayıda misafirle buluşturabileceğimiz caddelerde olacak. 

YENİ RESTORANLARIMIZ VE FRANCHISING İLE BÜYÜYECEĞİZ
2020 boyunca çalışanlarımızın ve misafirlerimizin sağlığına ekstra özen gösteren bir ajanda takip ettik. 2021'in tüm dünya ve ülkemiz için daha sağlıklı ve huzurlu günler getirmesini diliyorum. Yeni yılda da tüm önlemleri alarak sağlığı önceliklendirme anlayışımızdan ödün vermeyeceğiz. Pandemi sürecinden ve kısıtlamalardan etkilenen sektörlerin başında yeme-içme sektörü geliyor. Tüketici beklentileri ve ihtiyaçlarında sosyal bir birikim oluştu; buna bağlı rövanş talep oluşacağını öngörüyorum. HD Holding olarak, kendi kategorilerinde lider olan HD İskender ve Pidem ile yeni restoran açılışlarımız ve franchising yatırımlarımız ile büyüyerek bu talebi karşılamayı hedefliyoruz. Salgının önemini vurguladığı diğer bir konu da değişime adaptasyon oldu. Mobilite ve dijitalleşme bu noktada belirleyici unsur oldu. Biz de 2021 ajandamızda paket servis ağımızı genişletmeye ve gelişen teknolojilere uyum sağlayacak sistemler geliştirmeye odaklanacağız.

Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı TUNCAY ÖZİLHAN:
Ekonomik sorunlar büyük değişimleri tetikleyecek
2020, pandemi ile birlikte tüm hedeflerimizi yeniden gözden geçirdiğimiz, alternatif senaryolara göre aksiyon planları çalıştığımız bir yıl oldu. 2021’in nasıl bir yıl olacağını, hem salgının ilerleyiş şekli hem de bizlerin bu süreçte atacağı adımların öngörülülük derecesi belirleyecek.

Anadolu Grubu, bugün 9 farklı sektörde faaliyet gösteren ve geniş bir coğrafyaya yayılmış operasyonlarıyla büyük bir yapı. Bu sektörlerin her biri kendi dinamiklerine göre pandemi sürecinden farklı şekilde etkileniyor. 

2020’NİN İLK DOKUZ AYINDA CİROMUZ, %18,9 BÜYÜDÜ
Yılın ilk dokuz ayında ciromuzda %18,9’luk bir büyüme elde etmeyi başardık. Başlıca operasyonlarımızdaki performanslarımızda, bu zorlu döneme rağmen büyümeyi sürdürebilme arzusundayız. Toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi ve hızlı hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı yapıyoruz. Markalarımıza, tüketicilerimize, paydaşlarımıza, dijitalleşmeye, sürdürülebilirliğimize ve finansal disiplinimize odaklanarak önceliklerimizi belirliyoruz. 

TÜM SEKTÖRLERİMİZDE YENİLİĞE VE İNOVASYONA ODAKLANIYORUZ 
Salgınla birlikte gelen ekonomik sorunların, hem ülkemizde hem de dünya düzeninde büyük değişimleri tetikleyeceğini öngörebiliriz. Şirketler; yatırım ve üretim stratejilerini, iş yapış şekillerini baştan aşağıya gözden geçirecek. Özellikle teknolojiye ve sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaların değeri daha da çok anlaşıldı. Biz de sürdürülebilirlik alanında uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaları, son iki yıldır “Anadolu’dan Yarınlara” markamız ile farklı bir boyuta taşıdık, önemli raporlamalar yaptık. Gelecekte iş yapış şeklimizi belirleyecek olan dijital dönüşüm projeleri yürütüyor, tüm sektörlerimizde yeniliğe ve inovasyona odaklanıyoruz. İşletmeler olarak, hem üretim hem tüketim trendlerinde, tüketici davranışlarında olabilecek her türlü gelişmeyi takip etmemiz ve kendimizi buna göre şekillendirmemiz gerekiyor.

Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı MURAT ÖZYEĞİN:
Hedefimiz, en büyük rüzgâr enerjisi üreticilerinden biri olmak
Türkiye’nin rüzgâr haritasını çok iyi analiz ettik. Önceliğimiz, yenilenebilir enerji projelerine ağırlık vermek ve bu alanda sektöre öncülük etmek. Van, Balıkesir, Yalova ve İstanbul Çatalca’da, toplam 220 milyon dolar yatırımla hayata geçirdiğmiz dört proje, ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak. Bunlar, enerjide dışa bağımlılığımızı azaltan olumlu gelişmeler…

RES yatırımlarımızı grup şirketimiz Fina Enerji yürütüyor. 55 milyon dolarla Van’da kurduğumuz 53,2 MW kapasiteye sahip santral ile Doğu Anadolu’nun rüzgâr enerjisi potansiyeline bugüne kadarki en büyük yatırımı yaptık. Yenilenebilir enerjinin en büyük avantajlarından biri, ülkemizin geniş rüzgâr ve güneş potansiyelinden yararlanma imkânı sağlaması. Hedefimiz, Türkiye’nin en büyük rüzgar enerjisi üreticilerinden biri olmak.

563 BİN HEKTAR ORMANA EŞDEĞER KARBON AZALTIMI
350 MW’lık 10 rüzgâr enerji santralimiz ve 30 MW’lık 5 güneş enerji santralimiz bulunuyordu. Toplam gücü 200 MW’ın üzerindeki yeni 4 santralimiz ile birlikte kurulu gücümüzü rüzgâr enerjisinde 550 MW’a, yenilenebilir enerjide 580 MW’a çıkaracağız. Bugüne kadar 154 türbin ile her yıl 685 bin ton karbon azaltımı yaptık. Yeni santrallerimiz tam kapasite çalıştığında bu rakam, yıllık 1 milyon 65 bin tona yükselecek. Bu da 563 bin hektar orman arazisinin karbon azaltım performansına denk gelecek.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı & İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı  NİHAT KIRMIZI:
Küresel krizde pasta küçüldüğü için rekabet daha da artacak
Yeni düzene uyum, en önemli süreç olacak. Yeni sorunlarla da karşılaşmamız olası. Güçlü bir iletişim altyapısı ile bilgi akışının ve teknolojik sürekliliğin sağlanması, çalışanlardan, aracılara ve müşterilere kadar bu akışın kullandırılması, yeni döneme uyumumuzu daha sağlıklı ve hızlı hale getirecek.

Kırmızı Holding olarak; finans, sigortacılık, sağlık, eğitim ve tarım gibi önemli alanlardaki şirketlerimize baktığımızda, Covid-19’un her iş koluna farklı etkileri olduğunu görüyoruz. Her sektör, yeni dinamikleriyle ayakta kalmaya çalıştı. Örneğin hastanelerimizdeki sağlık personelimiz, neredeyse eve hiç gitmedi. Eğitim kurumlarımızda, uzaktan eğitime devam edilirken, bire bir çalışma modeli uygulanıyor. Doğa Sigorta, tamamen evde çalışma modeli ile bu süreci başarıyla yürütüyor. Teknolojiye yaptığımız yatırımlar ve personelimizin bu konudaki eğitimine verdiğimiz önem sayesinde uzaktan çalışmanın devamına karar verdik ve doğru bir uyum süreciyle zorlu zaman dilimini en az hazarla atlatma gayretindeyiz. 

BEDELİ AĞIR, ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARDIK 
Salgının etkisini bir süre daha sürdürebileceği ve gelecekte de benzer koşullarla karşılaşma ihtimali sebebiyle, hızlı uyum ve iletişim ile beraber, iş sürekliliği altyapısının oluşturulması zaruret. Biz de bu gerçekten hareketle, tüm planlamamızı ve yatırımlarımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Normalleşme dönemine yeni hayatımızı monte ediyoruz. Öncelikle “Uzaktan çalışma, yakından iletişim” modeli ile şirketlerimize yeni bir çalışma düzeni oturtuyoruz. Sigortacılık pastasının küresel ekonomik kriz yüzünden küçülmesi nedeniyle rekabetin daha da artması, sigorta penetrasyonunun azalması beklenebilir. Pandemi teminatlı çıkan ürünler yaygınlaşacak. Düşük primler ile daha geniş teminatların sağlanmasının, kârlılık anlamında negatif yansımaları görülebilir. Sigorta şirketlerine bir nebze de olsa rahatlık sağlayabilecek husus; dağıtım kanalları, hizmet, varlıklar ve ürünler gibi alanlarda farklılık yaratarak bu süreci atlatmaya çalışmak. ABD’li yazar ve iş insanı Jack Welch’in dediği gibi “Dışımızdaki dünya bizden daha hızlı değişiyorsa, sonumuz gelmiş demektir.” Bu bilinç ile hareket ediyor, altyapımızı güçlendirmeyi aralıksız sürdürüyoruz.

Un Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı & Akkök Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı AHMET C. DÖRDÜNCÜ:
Daha iyi bir dünya için ilham verici çalışmalara ihtıyacımız var
Dünyamız; iklim değişikliği, göçler, savaşlar, bunların getirdiği toplumsal eşitsizlikler gibi devasa küresel sorunlarla başa çıkmaya çalışırken, bunların üstüne bir de küresel salgın eklendi. 

Geldiğimiz son nokta; artık görmeyi, yaşamayı arzu ettiğimiz dünyayı yaratmak için sürdürülebilirliği benimseyen tüm şirketler ve paydaşların katılımıyla küresel bir hareket başlatmaktan başka çaremiz kalmadığını açıkça gözler önüne seriyor. Daha iyi bir dünya için, şirketlerimizde her düzeydeki çalışanın katkısına ve ilham verici çalışmalara ihtiyacımız var. UN Global Compact’in her sene küresel çapta ilan ettiği “SKA Öncüleri” bu kişileri hem takdir etmeyi hem de başarılı çalışmaları yaygınlaştırarak herkese ilham vermeyi amaçlıyor. Bizler de “Türkiye’nin SKA Öncüsü”nü belirleyerek ülkemizden tüm dünyaya örnek olabilecek uygulamalara ışık tutmak istedik. Yönetim Kurulumuz, kamu, Birleşmiş Milletler, akademi ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan değerli bir jürinin değerlendirmesi sonucunda, “2020 Türkiye SKA Öncüsü” ilan edilen Eczacıbaşı Yapı Gereçleri İnovasyon Direktörü Boğaç Şimşir’i ve Eczacıbaşı Topluluğu’nu gönülden kutluyorum.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz