MARKALARDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ

Pazarlama süreçlerinde zamanın ruhunu yakalamak ve içgörülere göre hareket etmek çok önemli. Günümüzün ve geleceğin tüketicileri, daha eşitlikçi yaklaşımlar bekliyor, kendi gerçekliğini yakalayamayan ürünleri kesinlikle satın almıyor. Diğer taraftan, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir anlayış, markaların tüketici ile kurduğu bağın etkisini de fazlasıyla artırıyor. Ancak elbette bu bir süreç, bir anda gerçekleşmesi mümkün değil.

Pek çok şirketin başladığı bu dönüşüme, son dönemde daha net bir şekilde tanık olmaya başladık. Düzenlenen kampanyalarda ön yargılardan ve genel kalıplardan özellikle uzak duruluyor, öncelikle eşitlik ve dengeyi yansıtma amacıyla hareket ediliyor. Peki, pazarlama dünyasının liderleri, kurumlarının “başarılı” olarak lanse edilebilecek konumlarını korumak için çok iyi yorumlanması gereken “Cinsiyet Kimliği” konusunda nasıl bir yaklaşım izliyor? Hedef kitleyi, kadın ve erkek olarak kategori etmekten ziyade, daha geniş bir yelpazeye ulaşmak için neler yapıyor?

DOĞA SİGORTA YÖNETİM SİSTEMLERİ, AR&GE VE PAZARLAMA GRUP MÜDÜRÜ NİLBELİZ ANAT AKALIN:
Ayrım gözetmeksizin tüm sigortalılarımızın yanındayız
Cinsiyet kimliğine göre sigorta satışı, dünyanın birçok yerinde yasaklanmış durumda. Türkiye’de ise herhangi bir yasak yok. Bununla birlikte, genellikle veri yetersizliği ve yeterli istatistiki analizin olmaması sebebiyle fiyat ve ürün farklılaştırması yapılmıyor. Türkiye’de özellikle belirli ürünlerde karar vericiler erkek.

Türkiye’de kadın sürücü oranı yüzde 25’leri geçti. Fakat sektörde, kasko ürününde sigortalı kadın yüzdesi bunun çok daha altında. Bu sebeple karar vericilerin erkekler olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak bu duruma yaklaşımımız, fiyat farklılaştırmadan daha çok, kadınlarımıza ek avantajlar sağlamak yönünde. Anneler Günü, Kadınlar Günü gibi özel günlerde, avantajlı indirimler ile onlara ulaşmaya çalışıyoruz. 

TSS’DE FARK KAPANDI
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerinde ise farkın neredeyse kapandığını görüyoruz. Poliçelerimiz, kadın-erkek fark etmeksizin herkesi güvence altına alacak teminatlarla dolu. 2020’de, TSS’de ücretsiz hizmetler sunduk. Kadınlar için mamografi, erkekler için PSA kontrolleri ücretsizdi. Bu anlamda, herhangi bir ayrım gözetmeksizin tüm sigortalılarımızın yanında olduğumuzu söyleyebiliriz.

MERCEDES-BENZ OTOMOTİV, OTOMOBİL PAZARLAMA GRUP MÜDÜRÜ EMRE KURT:
Cinsiyetçi bir söylemimiz yok
Projelerimizde odak noktamız, marka cinsiyeti kavramı üzerine değil, marka kimliği ve marka değeri üzerine. Reklam, donanım ve tasarımlarımızda özellikle hedeflediğimiz bir cinsel kimlik veya cinsiyetçi bir söylem mevcut değil.

“Maceracı” ve “zarif” gibi sıfatları, hedef kitlemizi cinsiyet niteliklerine göre kategorizeleştirmek için değil, kendi araçlarımızın öne çıkan özelliklerini vurgulamak amacıyla kullanıyoruz. Bu tutumumuz müşterilerimiz tarafından da biliniyor. Herkesin Mercedes’te kendisiyle bağdaşan noktalar bulmasını istiyoruz. Bu bağlamda marka yönetimimizde, müşteri algısını etkileyen unsurları belirliyoruz ve bu konulara yoğunlaşıyoruz.

“CİNSİYETSİZ” KOLEKSİYONLAR...
Genel bakış açımızı, projelerimizde de mümkün olduğunca uyguluyoruz. Örneğin, Ekim 2020’de ilk kez dijital olarak düzenlediğimiz “Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul”, uluslararası platformda birçok izleyiciye ulaştı. 2020’deki bu etkinliğimizde kadın giyim ve erkek giyim koleksiyonlarının yanı sıra “cinsiyetsiz” koleksiyonları da ağırladık. Bu yenilikçi vurguya geri dönüşler çok güzel oldu. 2021 yılı ve sonrasında bu gibi fırsatları değerlendirebilme, kendi yorumumuzu ve desteğimizi göstermek konusunda çok heyecanlıyız.

DOXA PAZARLAMA VE SATIŞ MÜDÜRÜ YAŞAR EKİNCİ:
Sektörümüzde kadın-erkek kullanıcılar birbirine yakın oranda
Hedef kitlemizi daha çok, sosyo-kültürel yapı ve mobilyanın kullanım alanlarına göre belirliyoruz ki bu, farklı açılardan bakabilmeyi gerektiriyor.

Ofis mobilyası sektöründe, zannedilenin aksine, kadın-erkek kullanıcılar birbirine yakın oranda. Ürün satın alımlarında, kadınların kararının yanı sıra, tasarıma ilgilerinin daha fazla olması sebebiyle ikna edici özellikleri de devreye giriyor. Bu da ürün pazarlamada her iki cinsiyetin varlığını eşitliyor. Bizler için önemli olan, ürün-fayda ilişkisinden yola çıkarak tüm müşterilerimizin kaliteli ürünlerimiz ile buluşması ve uzun yıllar kullanacağı ürünler ile kuracakları bağda onlara kendilerini iyi hissettirmek. Liderlik ve başarı, cinsiyetten uzak kavramlar. Bizim pazarlama anlayışımız da bu yönde şekilleniyor.

BONFİLET PAZARLAMA MÜDÜRÜ ESEN KARATEKİN SARI:
Endüstrimizde, toplumsal cinsiyet eşitliği hâkim olacak

Et endüstrisine artık diğer birçok meslekte olduğu gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinin hâkim olacağına inanıyorum. Çünkü farklı bakış açılarının bir araya gelerek ortaya çıkardığı nitelikli projeler, üretimde çeşitliliği ve yeniliği beraberinde getiriyor. Artan sayıda kadınının sektöre girmesi ve bize alan yaratmasını umut verici. Bonfilet, et endüstrisinde liderlik pozisyonlarının kadınlara uygun olmadığı algısına rağmen, yüzde 20’lik kadın çalışanr ile sektörde bu alanda en yüksek orana sahip şirket. Bu rakam beyaz yaka kadın çalışanlarda %41’lere çıkarken, müdür pozisyonunda görevli olanlarda %72’yi buluyor.

AMGEN TÜRKİYE TİCARİ DİREKTÖRÜ OĞUZ AKANDİL:
Politikamız çeşitlilik zeminine dayanıyor
Kadın istihdamına katkıda bulunan politikamız ile kadınların işgücüne katılımını teşvik etmek için “Amgen Women Empowered to be Exceptional” (WE2-Amgen Sıradışı Kadınlar Liderlik Programı) girişimini başlattık.

Amgen Türkiye olarak, insan hakları ve çeşitlilik zeminine dayanan politikamız ile çalışanlarımıza katılım, saygı, bireysel sorumluluk ve değer çeşitliliğine odaklanan bir ortam sunuyoruz. WE2, sıradışı kadın liderlerin yetiştirilmesi adına oluşturulmuş bir program. Çalışanların birbirlerini desteklediği, birlikte geliştiği ve başarılı olduğu bir iş ortamı oluşturmayı ve kadın lider sayısını artırmayı amaçlıyoruz. Amgen’da, müşterek hedeflerimiz ile yenilikçi anlayışa yatırım yaparak hareket ediyoruz. Amgen ailesi olarak zorlukları kucaklayan, bir sonraki fırsatı arayan, cevapları olmayan sorulara da çözüm bulmaya çalışan çözüm ortaklarıyız.

KARACA MARKA VE KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ CENNET USLUKILINÇ:
İletişim dilinde kadın-erkek ayırımı yapmıyoruz 

Hizmet verdiğimiz sofra ve mutfak kategorisinde, hedef kitlenin kadınlardan oluştuğuna dair genel bir algı vardı. Ama son yıllarda bu bakış açısı değişti. Ev hayatına dair işler ya da mutfakta hobi olarak vakit geçirmek, çiftler arasında paylaşılan bir durum oldu. Biz Karaca olarak, uzun senelerdir bu farkındalık ile pazarlama çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sürekli araştırmalar yaparak oradan gelen yanıtlara göre ürün gruplarımızı geliştiriyoruz. Özellikle anlardan keyif almanın değerini ve tüketiciyle buluşturacağımız ürün ve hizmetleri anlatan iletişim dilinde kadın-erkek ayırımı yapmadan ilerlemeye özen gösteriyoruz. 

Ravaber Ticari Direktörü Özge Sipahioğlu:
Mesleğin ve unvanın cinsiyeti olmaz
Türkiye, kadınların işgücüne katılımı açısından gelişmiş ülkelerden olumsuz ayrışıyor. Çalışma hayatında cinsiyet eşitsizliği, tüm dünyada çözülmesi gereken ortak bir sorun.

“Cinsiyet Eşitliği” noktasında farkındalık her geçen gün kısmen artsa da, pandemi dönemi, mekân bağımsız çalışma fırsatına rağmen, kadınların ev sorumluluklarını da arttırdığı için, maalesef bu sürece ciddi bir sekte vurdu. Birçok işverenin, bu konuda atması gereken ciddi adımlar var. 

TERFİLERDE BARİYER!
Dünya Ekonomik Forumu’nun 144 ülkeyi kapsayan “Küresel Cinsiyet Uçurumu 2017” raporuna göre, Türkiye 131. sırada. PwC’nin araştırmasında, orta ve üst düzey yöneticilikte kadınların oranı %25’i aşamıyor. Eğitim ve gelişim fırsatlarında eşit veya benzer şanslara sahip olunsa da terfilerde, kadınların önünde bir bariyer oluyor. Tüm zorlu koşulları aşıp da iş hayatında kalmayı başaran kadınlar, kurumlarına farklı bakış açıları kazandırıyor. 

DEĞERLİYİZ... 
İçinde bulunduğumuz inşaat sektörünün, erkek egemen olması nedeniyle, kadınlar var olabilme çabası ve beceremezlik önyargısının üstlerine yapışmaması için, gittikçe daha maskülen bir hale bürünüyor. Tüm kadın çalışanların, koşullar ne olursa olsun, kadınlıklarından ve kendilerinden taviz vermeden, fikirlerini yüksek sesle söylemesi ve iş hayatında var olma savaşı vermesi, gelecek nesiller adına büyük bir sorumluluk. Mesleğin ve unvanın cinsiyeti olmaz, bizler de her çalışan kadar değerliyiz…

ARZUM PAZARLAMA VE ÜRÜN GELİŞTİRMEDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI MEHTAP YILDIZ:
İletişimimizi cinsiyetten bağımsız yürütüyoruz
“Yaşamda Arzum Var” ilkesi ile herhangi bir ayrım olmaksızın tüketicilerimizin yanındayız. Hayatın her alanında, hayatı paylaştığımız insanlar ile hayatın getirdiği her şeyin de paylaşılması gerektiğine inanıyoruz.

Özellikle mutfak, temizlik, ütü kategorilerinde iletişimimizi cinsiyetten bağımsız yürütmeye özen gösteriyoruz. Örneğin; 2011 yılında sevgili Mehmet Günsür ile çok başarılı bir ütü tanıtımına imza atmıştık. “Sadece gerçek erkekler ütü yapar” sloganlı reklamda aslında ne kadar iyi ütü yapabildiklerine dikkati çekmiştik. Bu konudaki tabulara da pozitif katkısı olduğunu söyleyebiliriz... Benzer bir örneği de süpürme işini evin erkeğinin üstlendiği “Bizim Ortaklığımız” filmimizde görebilirsiniz. 

AMAÇ, BİRLİKTE GEÇİRİLEN ZAMANLARI ANLAMLI KILMAK
Amacımız, inovatif ve pratik çözümlerimiz ile ütü, süpürge gibi performans kategorilerinde hayatları kolaylaştırmak, mutfakta ise birlikte geçirilen zamanları daha anlamlı ve keyifli kılmak. Mesela; mutfak kategorimizde yer alan “Shake’N Take Kişisel Blender’ımız ve elektrikli modern sefer tasımız “Foodie” de kadın-erkek fark etmeden herkesin hayatını kolaylaştıracak ve kullanımı pratik ürünler.  

SİSTEM 9 PAZARLAMA VE İLETİŞİM MÜDÜRÜ HARUN R. AKOL:
İşleri, cinsiyetlere göre ayırmıyoruz
Yapıları gereği, kadın ve erkeklerin hisleri ve meselelere yaklaşımı birbirinden farklı. Biz bu farklılığı; cinsiyetçi ayrıştırmayı haklı çıkaracak zemin yaratmak için değil, tam tersine, satış-pazarlamada uygulayacağımız stratejik hamleleri zenginleştiren en önemli bir unsur olarak görüyoruz.

Altında yaşadığımız gökyüzünü, kadın ve erkek, beraber paylaşıyoruz. Bu gerçekten hareketle, şirketimizde işleri cinsiyetlere göre ayırmak gibi bir politika izlemiyoruz. Bu yaklaşımı ‘hoş’ görünmek için değil, deneyimlerimizden çıkardığımız derslere bağlı olarak benimsiyoruz. 

EŞİTLİKÇİ TAVRIMIZI DEVAM ETTİRECEĞİZ 
Sistem 9 olarak, yazılım temelli çalışan, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında hizmet veren bir firmayız. Teknolojiyi, hiçbir sınıf ve statü arasında fark gözetmeksizin herkesin kullanımına sunan sektörün, cinsiyetçi bir ayrım yapması mümkün değil. Nasıl ki, pazarlama stratejilerimizi kadın ve erkeklerin hissi yaklaşım ve gözlemlerinden yararlanarak oluşturuyorsak, hizmet ve ürünlerimizi de ‘insan’ odaklı, yani cinsiyetten bağımsız olarak hedef kitlenin beklentilerine uygun hazırlıyoruz. Bu da beraberinde, müşteri tarafında kabul görmeyi kolaylaştırıyor. Bundan dolayı kendi içimizde ve dışımızda eşitlikçi tavrımızı devam ettireceğiz.

ALARKO CARRIER PAZARLAMA DİREKTÖRÜ VOLKAN ARSLAN:
Hedef kitlemiz ürün bazlı değişiyor
Alarko Carrier olarak  pazarlama ve medya yatırımlarımızda kısa vadeli planlar yapmıyoruz. Doğrudan hedef kitlemizde yer almamasına rağmen lise ve üniversite çağındaki gençlerde “Alarko kombi gerçek kombi gerçek konfor” jingle’ımızın dillere pelesenk olması, bunun en somut örneği olarak öne çıkıyor.

B2C iklimlendirme ürünlerimizden olan klima ve kombide hedef kitlemiz 25 yaş üstü ve daha çok erkeklerden oluşuyor. Üst gelir grubuna hitap eden bazı ürünlerde ise karar verme sürecinde kadın ağırlığının arttığını gözlemliyor ve planlamalarımızda bu durumu da dikkate alıyoruz. 

ÇOK YÜKSEK MARKA BİLİNİRLİĞİNE SAHİBİZ
Her yıl kesintisiz olarak yaptığımız reklamlar sayesinde ısıtma ve soğutma marka bilinirliği araştırmalarında hem Toshiba hem de Alarko Carrier markalarında çok yüksek bir bilinirliğe sahibiz. Bu sayede “Brand Finance Turkey 100” araştırmasında uzun yıllardan beri olan tek iklimlendirme firmasıyız. TV reklamları  medya planlamamızda en büyük paya sahip olsa da dijital reklam yatırımlarımız her geçen yıl artıyor ve %20-25’e yakın pay alıyor. TV’de mayıs-aralık arası soğutma ve ısıtma sezonu boyunca hem PT hem de OPT olarak yoğun bir iletişim gerçekleştiriyoruz. Dijital reklamlar çok daha hedef kitle bazlı iletişime olanak sağlıyor bu da hem B2B hem de B2C’de çok fazla ürüne sahip olan bizim gibi markalar için çok büyük avantaj...


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz