İK'NIN SOSYAL SORUMLULUĞU

Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) ile İnsan Kaynakları (İK) etkileşimini çok yönlü ele almak mümkün. KSS projeleri, şirket iş süreçleri uyumlu hale geldiğinde, İK açısından daha da önem kazanıyor. Bu durumda İK için, iş yerinde uyum ve iş birliği yaratılması, örgütsel motivasyonun güçlenmesi, çalışan bağlılığının ve memnuniyetinin artırılması, çalışanın geliştirilmesi, elde tutulması gerçeği ortaya çıkıyor. Aynı şekilde İK'nın, çalışanların paydaş olarak katkıda bulunduğu ve içinde yer aldığı KSS projelerinin başarısı da söz konusu. Yani, KSS ile İK uygulamalarının birbirini desteklediği çift yönlü bir etki olayından söz edebiliriz. Peki, Türk iş dünyasındaki İK departmanları, pandemi dönemini, toplumsal faydalarla geçiriyorlar mı? Değerli İK liderlerimizin, CovId-19 salgınına özel KSS atılımları oldu mu? Şirket çalışanları bunlara gönüllü de olmak üzere, katılım sağladılar mı?


Arkas Holding İk Direktörü DR. ŞENGÜL ATALAY:
Toplumun yaşam kalitesini geliştirmek için projeler yürütüyoruz
Arkas olarak, birçok alanda toplumun yaşam kalitesini geliştirmek, sürdürülebilir bir dünya bırakabilmek için eğitim, çevre, kültür ve sanat alanlarında projeler yüretiyoruz. Pandemi döneminde, farklı formatlarda olsa da bu çalışmalarımızı sürdürmeye özen gösterdik. 

Özellikle ana iş kollarımızda sürdürülebilir çevre stratejilerine, yeşil lojistik uygulamaları altında hem denizde hem karada devam ediyoruz. Pandemi süreci özelinde ise çalışanlarımıza, Arkas Sanat Merkezi’ndeki sergileri “Sanal Gezinti” uygulaması ile web sitemizden çevrimiçi ziyaret edebilme imkânı sunduk. Uzun zamandır evde kalan çocuklarımıza yönelik hazırlanan eğlenceli ve öğretici sanat aktiviteleri, düzenli devam ediyor. Ayrıca, kadınları destekleyen bir şirketiz. Kadın kooperatiflerini, gönüllü çalışanlarımız ile birlikte ortopedik engelli bireylerimizin özgürce hareket edebilmelerini sağlamak için plastik kapak toplama projesiyle, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) ile iş birliğindeyiz. Çocuk dönemi kanser hastalıkları ile ilgili farkındalık çalışmaları da yaparak Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) ile faaliyetlerimizi sürdürdük.

Eczacıbaşı Holding İK Grup Başkanı Eylem Özgür:
Devletimiz, sağlık çalışanlarımız ve toplum ile dayanışma içinde olduk
Eczacıbaşı Topluluğu olarak, köklü geçmişimizden gelen deneyim, toplum sağlığı odağımız ve her bir çalışanımızın fedakâr çalışmaları sayesinde, devletimiz, sağlık çalışanlarımız ve toplum ile dayanışma içinde olduk. Ortak mücadeleye her bakımdan destekte bulunmak, katkı yapmak, değer katmak için büyük gayret sarf ettik.

Desteklerimiz; maddi katkılardan, önemli miktarda ve çeşitlilikte ürün ve malzeme teminine; hastanelere, sağlık çalışanlarına nitelikli maske, koruyucu, dezenfektan dağıtılmasından; sürekli eğitime, teşviklere, yenilikçi ve yaratıcı projelere, iş birliklerine kadar geniş bir alanda gerçekleşti. 

ÜÇ TEMEL ÖNCELİK...
Salgının başlangıcından itibaren üç temel önceliğimiz vardı. Çalışanlarımızın ve paydaşlarımızın sağlığını korumak, işin ve istihdamın sürekliliğini sağlamak, toplumun sağlık ve hijyen ihtiyaçlarına katkı sunmak... Bunlara uygun önlemlerimizi dinamik bir şekilde devreye aldık. Tüm coğrafyalardaki çalışanlarımızın sağlık durumlarını yakından takip ettik. Tesislerimizin, müşteri talebini en hızlı karşılayacak biçimde çalışmasını sağladık. Sağlık çalışanlarının ve hastanelerin ihtiyaçlarına cevap vermek için imkânlarımızı seferber ettik. 

KARŞILIKLI EMPATİ
Bu dönemin gerekliliklerini göz önünde bulundurarak, çalışma arkadaşlarımızın sağlığını riske atmadan, işimizin sürekliliğini sağlayacak uygulamaları planladık. Arkadaşlarımızın kendi ifadeleriyle “onların sağlıklarını koruyacak tedbirleri onlardan daha detaylı düşünerek” hayata geçirmemiz, sürecin yönetimine her anlamda güven duyulmasını sağladı. Bu sayede “kriz” olarak nitelendirilebilecek bu sürecin yönetiminde odağımızı kaybetmedik. Ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışıyla, karşılıklı empatiye dayalı alınan önlemlerin içselleştirilmesi, çevik ve etkili uygulanması mümkün oldu.

Aselsan İK Direktörü CAN DEMİR:
83 milyonun sorumluluğunu, her zaman omuzlarımızda hissediyoruz
ASELSAN ailesi olarak, 83 milyonun sorumluluğunu her zaman omuzlarımızda hissederek çalışıyoruz. Toplumun her bir üyesi, ASELSAN’ın doğrudan veya dolaylı olarak etki alanında. Dolayısıyla, tüm kararlarımızı ve aksiyonlarımızı bu bilinçle alıyoruz. Bunun sonucu olarak, pandemi sürecinde ortak bir motivasyonla “83 Milyon İçin ASELSAN Durmaz, Duramaz” mottosu ortaya çıktı ve tüm çalışmalarımız bu kapsamda şekillendi.

Ekonomik çarkların dönmesi için tüm üretim süreçlerimizi devam ettirdik ve hiçbir siparişlerimizi iptal etmedik. Hatta yoğun çalışma gerektiren ve pandemi dönemi için çok kritik olan “Solunum Cihazı Projesi” için birçok tedarikçimiz ile tüm tedbirleri alarak ve uygun çalışma şartları oluşturarak çalıştık. Teslimatların zamanında gerçekleştirilmesini sağladık. Bu sayede dünya savunma sanayiinin en prestijli yayınlarından “Defence News”, ASELSAN’I “Tüm dünyada Covid-19 krizini en iyi yöneten 4 şirketten biri” olarak duyurdu.

"GÜCÜMÜZ BİR" PLATFORMU 
Tüm tedarikçilerimize “Gücümüz Bir” dedik ve "Gücümüz Bir" Platformu’nu Nisan 2020 ortasında açtık. Bu platformumuz ile;
- Tüm iş ve ürün sağlayıcılarına ASELSAN tedarikçisi olma yolunu şeffaf ve adil bir şekilde açmış olduk. Tedarikçi seçim kriterlerimiz, tedarikçi başvuru formu, tedarikçi listemiz, tedarikçilerimizden beklentilerimiz gibi daha pek çok bilgiyi, tüm paydaşların erişimine açtık.
- Tedarikçilerimize yüz yüze yapılması mümkün olmayan eğitimleri, online vermeye başladık. Mevcutta 17 farklı konuda hazırlanan eğitim içeriğini hepsinin kullanımına sunduk.  

ASİL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ 
“Geleceğe Umut Hayata Değer” misyonu ile yola çıkan “ASİL Yardımlaşma Derneği”miz, faaliyetlerine tedarikçilerimizi de dahil etti. Topluma sağlanan faydada, hem maddi bağışla hem de ücretsiz ekipman desteğiyle etki alanımızı genişletmemize yardımcı oldu;
- “ASİL Derneği”mizce hayata geçirilen “Koronavirüse Karşı Ekipman Desteği İle Sağlık Çalışanlarımızın Yanındayız” kampanyası ile; 19 hastaneye tıbbi ekipman desteğinde bulunduk. Yardımların ulaştırılmasında 40 çalışanımız mesai saatleri dışında gönüllü görev aldı.
- “ASİL Derneği”miz “Ramazanın Bereketi Paylaştıkça Artar” kampanyası ile 330 bin TL topladı. Böylece ihtiyaç sahibi ailelerin 2 bin 200’üne erzak kolisi gönderildi. 136’sına ise 68 bin TL zekât yardımı yaptı. Aileleri ve hastaneleri, kurumsal kültürümüzün pusulası olan değerlerimizden “Birliktelik Ruhu”muzu esas alarak, tüm çalışanlarımızla beraber belirledik. 
Diğer yandan, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına çalışanlarımız 200 bin TL, kurumuz da 1,5 milyon TL bağışta bulundu.

Arçelik İk Direktörü BUKET ÇELEBİÖVEN:
İnsanlığa faydalı çözümler için çalışıyoruz
Arçelik olarak, bu zorlu süreçte en çok desteği hak eden sağlık çalışanlarımızın hep yanında olduk. Hastanelere bağış kampanyası gerçekleştirdik.

Beyaz eşya ve küçük ev aletlerinden oluşan bağışlarımızla beslenme, tazelenme ve hijyen ihtiyaçlarını karşılayarak, sağlık çalışanlarımıza destek olduk. Gurur duyduğumuz diğer bir projemiz ise; Covid-19 pandemisinin tedavisinde kullanılan mekanik ventilatörlerin seri üretimini üstlenmek oldu. Prototip, Arçelik’in yeni nesil merkezi “Garage”de geliştirildi. Çerkezköy’deki elektronik işletmemizde ise 5 bin adet imal edildi. İnsan hayatını kurtarmaya yardımcı olan, ülkemiz için değer yaratan bir projenin parçası olduk. Bunun verdiği büyük onur ve motivasyonla, bundan sonra da insanlığa faydalı çözümler geliştirmek için tüm gayretimizle çalışacağız.

SAP Güney Avrupa, Afrika, Orta Doğu Dijital Hizmetler, İnovasyon ve Türkiye İK Direktörü Hande Genç:
Sosyal sorumluluk projelerimiz, paylaşım odaklı
Pandemi döneminde, kurum kültürümüzü yansıtacak, motivasyonu, ekip ruhunu ve sinerjiyi koruyacak ve destekleyecek online etkinlikler gerçekleştirmeye devam ettik. İnsana dokunan, deneyim ve paylaşım odaklı kurumsal sosyal sorumluluk projeleri yine öne çıktı. 

Dünyanın daha iyi ve sürdürülebilir bir yer olması için hayata geçirdiğimiz çözümlerimizin yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerimizde de sürdürülebilirliği ana odağımıza alıyoruz. Bu kapsamda, 2020 boyunca SAP’nin tüm dünyada 20 bin çalışanı gönüllü aktivitelere katılarak bu çalışmalara toplam 136 bin saat ayırdı. 
2016 yılında ilk duyurusu İstanbul’daki “Dünya İnsani Zirvesi”nde yapılan “Bugünün Dijital Yetenekleri” girişimi, 14 ülkede 73 bine yakın çocuk ve genci kodlama ile tanıştırdı. 2020'de “Genç Başarı Eğitim Vakfı” (JA Turkey) iş birliği ile 5 bin 400'den fazla gence kodlama eğitimi verdik. Ayrıca Re:Coded ile birlikte 3 yeni kodlama kampı hayata geçirdik. Bu programlardan mezun olan 56 kişinin yüzde 54’ü ise kadın katılımcılardı.

Samsung Electronics Türkiye İK Direktörü Semra Ergin:
“Bu dönemi birlikte aşalım” mesajlı kampanyalar yürütüyoruz
2020, dünya için maalesef hiç iyi başlamamıştı. 2021’de de virüsle boğuşurken, bu zorlu süreçte sosyal sorumluluk projeleri daha da önem kazandı. CovId-19’un yarattığı yankıya karşılık, Samsung ElectronIcs olarak yerel toplulukların zorlukları aşabilmesi için her ülkenin ihtiyacına yönelik birçok destekte bulunduk.

Müşterilerimizle zor zamanlarda da iletişimde ve etkileşimde bulunma çabalarımız doğrultusunda, “Bu dönemi birlikte aşalım” mesajını içeren küresel bir kampanya yürüttük. Covid-19’la ilgili adımlarımız, “Enabling People” gibi Samsung’un kurumsal sosyal sorumluluk vizyonunu taşıyan ve hâlâ devam eden projelerle ve gelecek nesillere yönelik Solve For Tomorrow, Akıllı Okul ve İnovasyon Kampüsü gibi çeşitli eğitim programlarıyla birlikte ilerledi. Samsung Electronics Türkiye olarak bizler de, genel merkezimizle eş zamanlı yol alıyoruz. 

DİLEKLERİ GERÇEKLEŞTİRDİK
Çalışanlarımız “Bir Dilek Tut Derneği” ile beraber, yaşları 2,5-18 arasında değişen ve maalesef ciddi rahatsızlıkları bulunan çocukların ve gençlerin dileklerini gerçekleştirdi. Onları bir nebze de olsa mutlu edebilmek adına çeşitli hediyeler gönderdi. Sokağa çıkma kısıtlamaları ve kış şartlarından ötürü zor koşullar altında kalan sokak hayvanlarına yardımcı olmak için de Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile harekete geçtiler. Barınaklar ve gıda-su kapları yaptılar. Bunları sosyal medyadan paylaşarak kamuoyunu da bilgelendirdiler. 

AvivaSA İK Genel Müdür Yardımcısı Burak Yüzgül:
Bağış ve gönüllülük çalışmalarıyla topluma katkı sağlıyoruz
“İyi Kurumsal Vatandaş Olmak” yaklaşımımız doğrultusunda; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve acentelerimizin yanı sıra, topluma yönelik özel projeleri hızlıca hayata geçirerek zorlukları birlikte aşmayı hedefledik.

Artan kaygıları gidermek amacıyla, müşterilerimizle telefonla bire bir temasa geçtik, ürün ve hizmetlerimizde esneklikler sağladık. Çalışanlarımıza ve acentelerimize yönelik destek programları hayata geçirdik. Bağış ve gönüllülük çalışmalarıyla, bu zor dönemde topluma katkı sağladık.

“HER YAŞTA” PROJESİ
2019 yılında uygulamaya koyduğumuz yaşlılık ve yaşlanma konularını sahiplendiğimiz “Her Yaşta” kurumsal sosyal sorumluluk projesi kapsamında, pandemi sürecinde farkındalık, yardım ve bağış çalışmaları gerçekleştirdik. Salgıdan en fazla etkilenen gruplardan olan 60 yaş ve üzeri vatandaşların yanlarında olduk. Sanal düzenlenen 42. İstanbul Maratonu’na katılarak iyilik peşinde koştuk. Çalışanlarımızdan 7’si Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’nı (KAÇUV), 5’i Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nı (KEDV), 10’u ise Darüşşafaka Cemiyeti’ni desteklemek için kendi belirledikleri lokasyonlarda koşarak bağış topladı.

Amgen Türkiye ve Gensenta İk Direktörü FİLİZ KOZCAĞIZ:
Fen bilimleri sevgisinin daha çok kişiye ulaştırılması için çalışıyoruz

Amgen Vakfı çatısı altındaki bilim eğitimi yatırımlarımız ile fen bilimleri sevgisinin tüm dünyada ve ülkemizde daha çok öğretmen ve öğrenciye ulaştırılması için çalışıyoruz. Amgen Teach, Amgen Biyoteknoloji Deneyimi, Amgen Scholars eğitim programlarımızın yanı sıra, Harvard Üniversitesi ile online ücretsiz LabXchange platformu ve Khan Akademi ile biyoloji alanında ortaklıklarımızı sürdürüyoruz. Özellikle çevrimiçi platformlarımız, pandemi döneminde öğretmenler ve öğrencilerin erişimi açısından çok faydalı oldu.  

Mikro Yazılım, Zirve ve Paraşüt İK Direktörü Gökçe Yargan:
Üniversite öğrencilerini çok önemsiyoruz

Pandemi döneminde en çok önemsediğimiz grup, her zaman olduğu gibi üniversite öğrencileriydi. Onlara uzaktan staj imkânı tanımanın yanı sıra, üniversite iş birliklerimiz ile ilham veren konuşmalar ve yönetici buluşmaları gerçekleştirdik. Bu şekilde online eğitim alan gençlerimizin iş hayatına dokunmasını sağlamış olduk.

Doğuş Otomotiv İk ve Süreç Yönetimi Genel Müdürü ELA KULUNYAR:
Amacımız, doğayı korumak
Çalışanlarımıza sağlıklı yaşam konusunda bilgi ve destek vermek için “GOWell” isimli platformu kurduk. Bu çatı altındaki çalışmalarımız kapsamında “Doğa İçin Yürüyoruz” adıyla bir proje başlattık.

“Doğa İçin Yürüyoruz”, hareketin kısıtlı olduğu pandemi döneminde hem çalışanların fiziksel aktivitelerini artırarak sağlıklı yaşamı destekliyor hem de iklim değişikliğine dikkat çekerek, doğayı korumayı amaçlıyor. Çalışanlarımız, fiziki olarak uzak kaldıkları iş arkadaşları ile de sanal ortamda güzel bir amaç için bir araya gelme fırsat buldu. Arkadaşlarımız, takımlar oluşturarak yaptıkları outdoor yürüyüşlerin sonuçlarını kaydettikleri bir mobil uygulama ile kendi aralarında yarıştı. Her hafta tüm şirketle paylaşılan neticeler ile rekabet arttı ve tüm ekipler uzun mesafelere ulaştı. Projenin ilk ayağına, gönüllü 66 Doğuş Otomotiv çalışanı katıldı. 4 hafta süren etkinlik boyunca, toplam 7 bin 340 kilometre kat etti. Her katılımcının yürüdüğü mesafe için Çekül Vakfı iş birliği ile yaklaşık 400 fidan diktik.

Asaş İk ve Seç Direktörü ÖZLEM İNCE:
Yeni mezun gençlerimize fırsatlar yaratmak istiyoruz
Bilinirliğimizi sektör dışında da geniş kitlelere duyurmak adına, üniversiteden yeni mezun olanlara ‘’management trainee’’ kapsamında özel istihdam, rotasyon ve gelişim imkânları sağlayacağız. Ülkemizin ve dünyanın ekonomik anlamda zorlandığı bu dönemlerde, işsizlik oranları bu kadar yüksekken, gençlerimize fırsatlar yaratmak istiyoruz.

Üniversite-sanayi iş birlikleri kapsamında üniversitelerde derslere katılarak sektör uygulama örneklerini gençlere aktarıyoruz. “Stajyer Gelişim” ve “Teknik Yıldız” programları (ASAŞ’ta proje yapılması) ile hem gençlerin gelişimini destekliyor hem de çalışmalarımızın onlara aktarımını sağlayıp bilinirliğimizi artırıyoruz. Ayrıca, tüm eğitim ve oryantasyon portfolyomuzu “online”a taşıdık. Çalışanlarımızı psikolojik açıdan desteklemek ve ‘’Yeni Normal’’e adaptasyonlarını hızlandırmak adına çevrimiçi eğitim kitleri hazırladık.

KADININ GÜÇLENDİRİLMESİ...
ASAŞ’ın; alanında bilinir, yenilikçi, sürekli büyüme eğiliminde ve güçlü bir finansal yapıya sahip olması, bizi öne çıkaran unsurlar. “Kadının Güçlendirilmesi” konusunda projelerimiz de mevcut. Fabrikada ve ofiste, kadın çalışanlarımızla güzel işlere imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. “Cinsiyet Eşitliği”ni, ‘kadın’ meselesinden çok, ‘demokrasi’ meselesi olarak görüyoruz. Adaylarımıza “kadın/erkek” gözüyle değil, “Yetkinlikleri ve tecrübesi rol ile ne denli örtüşüyor, bize ne katabilir, biz ona ne katabiliriz?” diye bakıyoruz. Uzun ve kısa aday listemizde dengeli bir dağılım olmasına dikkat ediyoruz. Beyaz Yaka kadın çalışan  oranımız ise yüzde 32...

Yapı Kredi İk ve Organizasyon Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı HAKAN ALP:
Ülkemizi ileri taşıyacak sosyal sorumluluk projelerini destekliyoruz
Yapı Kredi olarak, eğitimden çevre ve kültür-sanata, pek çok farklı alanlarda ülkemizi ileri taşıyacağına inandığımız birçok sosyal sorumluluk projesini destekliyoruz. CovId-19 salgınında bunları durdurmak yerine, neredeyse tamamını hızlıca dijital ortamlara taşıdık.

Çalışanlarımızın “sorumlu vatandaşlık” anlayışıyla dahil olmaları için teşvik ettiğimiz çalışmaları, iki farklı koldan devam ettiriyoruz. Bunlardan biri, gönüllülüğün yaygınlaşmasını hedefleyen “Yapı Kredi Gönüllüleri” platformu. “BizClub”ta ise hem çalışanlarımızın iş ve sosyal yaşamlarını bir arada sürdürmelerine destek oluyor hem de bağış projeleriyle Yapı Kredilileri sosyal sorumluluk çalışmalarına teşvik ediyoruz. Pandemi döneminde de Tema Vakfı’na fidan bağışı, Gülmek İyileştirir Derneği’nde kanser tedavisi gören çocuklar ile etkinlikler düzenlemesi, köy okullarına kırtasiye ve temizlik yardımı, online eğitim için bilgisayar temini, ihtiyaç sahibi kişilere hijyen kiti gönderilmesi, hayvan barınaklarına bağış gibi, sorumlu bankacılık anlayışımızı yansıtan birçok çalışmamız oldu.

Yataş Grup İK Direktörü Ertuğrul Kaya:
Ürettiğimiz maskeler halka ücretsiz dağıtıldı

Pandemide maske tedariğinin az olduğu dönemde, tesislerimizde ürettiğimiz maskeler, halka ücretsiz dağıtıldı. Ayrıca “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına 1 milyon TL’lik bağış yapıldı. Yıl içerisinde çeşitli projelere katkı amaçlı 3 bin adet ağaç dikildi.

GittiGidiyor İnsan ve Kültür Direktörü Murat Yüksel:
Birlikte, herkes için fayda yaratıyoruz
GittiGidiyor’da “Birlikte herkes için fayda yaratmak” kurum kültürümüzün bir parçası. Bu doğrultuda üç yıl önce “GittiGidiyor Gönüllüleri” projesini hayata geçirdik.

Pandemi sürecinde online devam eden gönüllülük çalışmalarımız kapsamında, 2020’de “Gülmek İyileştirir Derneği” ile riskli hastalıklarla mücadele eden çocuklar için masal okuduk ve kuklalar yaptık. Cizre’de bir ortaokula bilişim sınıfı açtık, üniversite öğrencilerine bilgisayar bağışladık. 47 gönüllümüz, Avrasya Maratonu’nda Koruncuk Vakfı için bağış topladı. 2021’de, İstanbul Sanal Yarı Maratonu’nda TEMA Vakfı için koştuk. Yeni projelerimiz de yolda...

Ford Otosan İK Direktörü Ali Rıza Aksoy:
Çevremize katkı sağlıyoruz

Çalışanlarımızın kendi girişimiyle, Türkiye’nin Covid-19 ile mücadelesinde kritik rol oynayan fedakâr sağlık çalışanlarımızın güvenliğine yönelik; yüz maskesi, siperlik, aerosol kutu üretimi için çalışmalar yaptık. Bütün ürün geliştirme ve üretim destekleri, çalışanlarımız tarafından gönüllü olarak başlatıldı ve yürütüldü. Ayrıca gönüllülerimiz, şirketin 65 yaş üzeri emeklilerine de ulaştı. Onların ihtiyaçlarını, kaygılarını ve endişelerini dinlerken, kurdukları iletişimle nesiller arasında güçlü bir köprü kurulmasını sağladı. 

Alternatif Bank İK Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay:
İhtiyaç sahiplerinin yanında olmaya özen gösteriyoruz
Pandemi döneminde çalışanlarımızla birlikte çeşitli etkinlikler düzenledik. Yaptığımız bağışlarla, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya özen gösterdik.

Bankamızın iştirakleriyle birlikte “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına 1,5 milyon TL’lik bağışta bulunduk. Anneler Günü’nde Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) ile iş birliği gerçekleştirerek,  kanserli çocukların ailelerine hijyen paketleri ulaştırdık. Babalar Günü’nde ise hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocukları için (Türk Eğitim Vakfı) TEV tarafından oluşturulan “Korona Kahramanlarına Vefa Fonu”na katkı sağladık. Online eğitimin desteklenmesi için okullarımıza bilgisayar gönderdik. Çalışanlarımız ile Sanal İstanbul Maratonu’na katılarak Parıltı Derneği ile görmeyen çocuklarımıza özel gelişim programları için bağış topladık. Ayrıca, liderlerimizi yetiştirdiğimiz yetenek havuzumuzun bitirme projelerini, bir sorumluluk kampanyasıyla yapmalarını istedik. Hazırladıkları 4 ayrı projeyle 2 binin üzerinde çocuğumuzun gelişimine katkıda bulunma fırsatını yakaladık.

DHL Supply Chain Türkiye İK Direktörü Berna Tuncel:
Sektöre örnek olabilecek projeleri hayata geçirdik
Pandemi sürecinde sosyal sorumluluk projelerimizi her zamanki özenimizde devam ettirdik. 3 senedir destekçisi olduğumuz “Mavi Kapak” projesi kapsamında, ihtiyaç sahiplerine tekerlekli sandalye yardımında bulunduk.

İş ortaklarımızla birlikte, depolarımızda enerji tasarrufu adına yenilikçi projeleri uygulamaya koyduk. DHL Supply Chain Türkiye olarak başlattığımız “Kütüphane” projesi kapsamında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 3 okula, toplam 1.600 kitap bağışında bulunduk. Böylece bireysel kütüphanelerinin oluşmasını sağladık. Kurum içerisindeki ‘Lojistik Akademi’ ile; çalışanlarımızın Ar-Ge ve yeni teknolojilerle ilgili eğitim almaları için prestijli üniversitelerimizle iş birlikleri gerçekleştirdik. Tüm sektöre örnek olabilecek bir eğitim ve gelişim projesini hayata geçirdik.

Tur Assist İk Direktörü ELİF ÖZGÜR:
Taşıdığımız sorumlulukların farkındayız
Sürdürülebilir bir çevre için çalışanlarımızda oluşan farkındalıktan dolayı oldukça mutluyuz. Son yıllarda istikrarlı bir büyüme performansı yakaladık.

Türkiye’nin en büyük asistans şirketi Tur Assist olarak, yerel ve küresel deneyimimiz ile dünyanın her tarafında iş yapabilme becerisine sahibiz. Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, müşterilerimize daha kaliteli hizmet verebilmek adına taşıdığımız sorumlulukların farkındayız. Doğal kaynakları hiç bitmeyecekmiş gibi tüketemeyeceğimizi biliyoruz. Bu bilinçle hareket ediyoruz ve bilinçli bir tüketim için “Yeşil Ofis Programı”na katıldık. Atık yönetimi, elektrik ve kağıt tüketimi alanlarındaki tasarruf ve iyileştirme programını, tüm çalışanlarımızın konuya olan duyarlılığı sayesinde başarılıyla tamamladık. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) tarafından geliştirilen “Yeşil Ofis Diploması”nı almaya hak kazandık.


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz