İCRACI KADINLARI DESTEKLEYEN CEO'LAR NELER YAPIYOR?

Kadınların hayata daha çok katıldığı ülkelerin ekonomik anlamda da gelişmiş olması tesadüf değil. Haliyle onların içgüdüleri çok değerli ve bunu mutlaka değerlendirmek gerekli. Küresel ölçekteki büyük şirketler, bu gerçeğin farkına çoktan vardı ki, üst düzey yöneticilerini kadınlar arasından seçiyor. Biz de icra kurullarındaki kadın-erkek oranını yansıttığımız Mart 2019 sayımızda, "Kadınlarla güçlendirilmiş yönetim kurulunun nasıl farklar yaratabileceğine" dair ünlü CEO'ların düşüncelerine yer verdik.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin 2025’e kadar sağlanması halinde dünya ekonomisine 12 trilyon dolarlık bir katkının ortaya çıkacağı öngörülüyor. Kadınların göz ardı edildiği ülkelerde, kaybın %30’lara kadar yükseleceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla iş dünyasının bu konuya ilişkin daha somut adımlar atması lazım. 

ŞİRKET KÂRLILIĞINI ARTIRIYORLAR
Sadece çalışma hayatındaki problemlerle baş etmeye çabalayan kadını değil, yükselme arzusunda olan ve inisiyatif almak isteyenlere de destek verilmeli. Çünkü araştırmalar buna ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Karar vericilerinin %50’sini kadınların oluşturduğu şirketlerde, kârlılığın %28.7 daha fazla olduğu belirlendi.

PROFESYONEL KADIN CEO ORANI SADECE %2
Türkiye’de halihazırda kadın-erkek dengesi kotası olmayınca yönetimde kadın sayısı da az. Şirketlerin tepe yönetiminde kadın ve kadın CEO oranı çok düşük. Aileleri temsil eden kadın CEO'lar hariç tutulursa profesyonel kadın CEO oranı sadece %2. Ülkeye göre farklılıklar olsa da kadınların yönetim kurulundaki temsiliyeti de aşağılarda. Bu, sadece iş dünyasıyla değil, birçok faktörle de yakından ilgili. Cam tavan ortadan kaldırılmalı ki, kadınlara varlıklarını artırmaları adına daha çok destek verilmeli. 

YÖNETİMDEKİLERİn YARISI AİLE ÜYESİ VE PAY SAHİBİ
Örneğin; 2018’de BIST yönetim kurullarındaki kadınlar %15.2’lik dilimde yer alıyor. %45.6’sı, aile üyesi veya pay sahibi kişilerden oluşuyor. %36’sı şirket dışından bağımsız üye iken, ne yazık ki sadece %16’sı “İcracı Kadın Üye”. Bu husustaki artış, başlangıç oranı düşük olduğu için tatmin edici değil. Azalma ise altyapısal sorunlara işaret ediyor. 

TÜKETİCİYİ 1. ELDEN DİNLEME FIRSATI SUNUYORLAR
Özellikle Y ve Z kuşağının çalışma hayatına katılmasıyla yöneticilik-liderlik anlayışı ciddi manada değişti. Güçlü ilişkiler kuran, esnek ve arkadaşlarını karar sürecine katan ve hiyerarşi uygulamayan yöneticiler isteniyor. Ama, yönetim kurullarında azınlıkta bulunan kadınlar, seslerini hâlâ yeterince duyuramıyor. Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) Başkanı Hande Yaşargil, iş dünyasının liderlerine sesleniyor: “Yönetim kurullarında en az iki kadın üye olmalı.” Bu şirketlerin bakış açısını genişletirken, tüketicilerin de yarısını oluşturan kadınları birinci elden dinleme fırsatı sunacak.

İLK MAZERET: UYGUN KİŞİ BULAMADIK!
Erkek yönetim kurulu başkanlarının birçoğu, “Kadın üyeniz neden yok?” sorusuna, “Uygun kişi bulamadık” yanıtını veriyor. Biz de ilk sorumuzu bu cevaptan hareketle, “İcra kurulunuzdaki kadın-erkek sayısı nedir?” diye yönelttik. “Kadınlarla güçlendirilmiş bir yönetim kurulu hangi farkları yaratabilir?” şeklinde devam ederken, “Siz nasıl bir zenginliğe sahipsiniz?” ile çerçeveyi genişlettik. Son olarak kadınların konfor alanının dışına çıkıp kariyer yolculuğunda atması gereken adımlar üzerinde yoğunlaştık…

PEGASUS HAVA YOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET T. NANE:
‘HER ALANDA KADIN ÇALIŞANLARIMIZIN İMZASI BULUNUYOR’
Kadınların iş hayatında yer alması için büyük gayret sarf eden Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane’ye göre; “Kadınsız hayat, topraksız tarla gibidir. Vardır ama işe yaramaz.’’ Nane, kurumların başarısının, kadınların katkısından geçtiği kanaatinde.

İcra Kurulumuzda, Ticaret Genel Müdür Yardımcımız Güliz Öztürk ile İnsan Kaynakları Direktörümüz Dilara Oğur olmak üzere 2 kadın üyemiz yer alıyor.

‘YÖNETİM KURULUNDA DA KATKILARI ÜST SEVİYEDE’
Pilotluktan üst düzey yöneticiliğe kadar, her alanda kadın çalışanlarımızın imzaları bulunuyor ve bununla gurur duyuyoruz. Kadınlar çok yönlü, yaratıcı, üretken, sonuç odaklı olmak gibi pek çok üstün özelliğe sahip oldukları için her kademede olduğu gibi yönetim kurulu gibi üst düzey seviyelerde de büyük katkı sağlıyorlar. Bu da kurumların başarısı açısından kritik bir faktör. 

‘KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİNİ KABUL ETTİK’
Kadınların iş hayatındaki rolüne ve eşitlik ilkesine verdiğimiz önemi vurgulamak adına, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) platformuna katılan dünyadaki ilk havayolu şirketi olduk. Böylece “Kadının Güçlenmesi Prensipleri”ni yönetim kurulumuzdan tedarik zincirimize kadar her noktaya dâhil etme ve uygulama konusundaki niyetimizi ortaya koyduk. “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Toplumsal Cinsiyet Dengesi Geliştirme Komisyonu”nun bir üyesi olarak; kadınlar arasında havacılıktaki fırsatlar hakkında farkındalığın artması, kadınların havacılıktaki niceliksel ve niteliksel rolü ve etkinliğinin geliştirilmesi için de çalışmaları başlattık. 

‘FARKINDALIK YARATMAK İÇİN GÖNÜLLÜ OLDUM’
Toplum ve iş hayatında cinsiyet dengesine ulaşmayı hızlandırmak amacıyla kurulan PWN İstanbul’un oluşturduğu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleyen CEO’lar Manifestosu” kapsamında, ben de PWN Eşitlik Elçileri arasına katıldım ve kamuoyunda farkındalık yaratmak için gönüllü olacağımın sözünü verdim.

‘KADINLAR ERKEKLERE GÖRE DAHA CESUR’
“İş hayatında konfor alanı” dediğimiz şey, kadın-erkek tüm çalışanlarda oluşabilen bir durum. Konfor alanından çıkmak, kendini bilgi ve beceri açısından zorlamak ve daha yüksek hedeflere koşmaya çalışmak gerek. Kadınlar bence erkeklere göre daha cesur yapıdalar, bu sebeple onların konfor alanından çıkmalarının daha kolay olabileceğini düşünüyorum.

 TAT GIDA SANAYİ A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE GENEL MÜDÜRÜ ARZU ASLAN KESİMER:
‘HEDEFİMİZ, YÖNETİM KURULUNDA %30’DAN FAZLA KADIN’
İstanbul Borsası’nda halka açık 403 şirket var. Bunların 159’unda hiç kadın yönetim kurulu üyesi yok, 3’ünün kadın CEO’su var. TAT Gıda Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Arzu Aslan Kesimer de bu isimlerden biri…

Keşke 3 değil, 300 kadın CEO olsaydı, umarım o yolda ilerleriz. İstanbul Borsası’nda 159 şirkette erkekler toplanıyor, kararlar alıyor; ama %50’sini oluşturan ve tüketim kararlarının %70’ini veren kadınlar yok. Kadınların çok güçlü olduğu TAT Gıda Sanayi A.Ş.’de 1400 çalışanın %30’u kadın (Şubat 2018 verilerine göre). Yönetim kurulundaki %27’lik oranı, %30'un üzerine çıkarıp eşitlik yolunda önemli bir adım atmak istiyoruz. 
 
YÖNETİM KURULU BAŞKANLARI DA BİR KADIN…
Yönetim Kurulu Başkanımız da bir kadın, Sayın Semahat Arsel. Benim için, 50 yılı aşkın tecrübesini cömertçe paylaşan çok iyi bir mentor. İlişkimizin temelini karşılıklı fikir alışverişi oluşturuyor. Kendisi engin tecrübelerini paylaşırken dinlemeye de zaman ayırıyor. Şirketin güncel işleri ve Tat Gıda'nın geleceğine ilişkin konuları çok detaylı bir şekilde dinliyor. Kadın olduğu için de daha titiz ve daha detaycı, sorularla çok doğru yönlendirmeleri oluyor. Karşılıklı saygıya dayalı dostluğumuz ve bir kadın olarak beni iş kararlarımda desteklemesi de benim için çok değerli. 

AKKÖK HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE İCRA KURULU BAŞKANI AHMET CEMAL DÖRDÜNCÜ:
‘YÖNETİMDE KADIN ÜYE ORANINI %30’A ÇIKARACAĞIZ’

Son 2 yıldır başkanlığını yürüttüğüm “Yüzde 30 Kulübü” olarak hedefimiz, 2025’e dek Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yönetim kurullarında kadın üye oranını %30’a çıkarmak. İş dünyasındaki erkek önderleri ve liderleri kulübe dahil ederek, amacımıza ulaşmak için farklı çalışmalar yapıyoruz.
Cinsiyet dengesini kurmak şirketleri daha başarılı bir konuma, yönetim kurullarını ise daha etkin bir hale getirecek. Bilimsel veriler, karar kalitesinde niteliksel değişimin, kadınların en az %30 oranında yönetim kadrosunda yer almasıyla mümkün olacağını gösteriyor. Bu eşiğe ulaşılması, toplumsal cinsiyet dengesi yönünden de ilerlemenin önemli bir nedeni olacak. 

‘KADIN ÜYE KOTASI ZORUNLU HALE GELMELİ’
Rakamların yükselmesi olumlu bir gelişme olmasına rağmen maalesef yeterli değil. Kadınların yönetim kurullarında temsili için kamu, özel sektör ve STK’lar birlikte çalışmalı. Şu an bizde tavsiye niteliğinde olan kadın üye kotasını zorunlu hale getirmek, önemli bir fark yaratacak. Bu konuya ilişkin daha somut adımlar atılmalı. Kadınların hayata daha katılımcı olduğu ülkelerin ekonomik anlamda da daha gelişmiş olması, tesadüf değil.

GE TÜRKİYE YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ CANAN M. ÖZSOY:
‘KADINLARI LİDERLİK İÇİN CESARETLENDİRİYORUZ’

GE Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan M. Özsoy, yönetim kurullarında, kadınların temsiliyet oranının %40 olduğunu bildirdi. Özsoy, hemcinslerinin, özellikle ekonomik anlamda çok büyük katkısının olacağı düşüncesinde.
Kadın istihdamının ve yönetimdeki kadınların sayısının artmasını önceliklerimiz arasına aldık. Beyaz yaka çalışanlarımızın %30’u kadın. Bu yüzdeyi, tüm kariyer aşamalarında homojen olarak görebilirsiniz. Yönetimden giriş seviyesine, çalışan gruplamalarında %30 gibi oranı korunuyor. 

‘KADINLARIN 10.5 MİLYONU İŞ GÜCÜNE KATILIYOR’
Dünyanın pek çok ülkesinde, kadınların ekonomik hayata katılımı artıyor. “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü”nün (OECD) “Tek Bakışta Devlet 2017” raporuna göre Türkiye, %33.8’lik kadın iş gücü katılımıyla OECD’ye üye ülkelerin genel ortalamasında sonuncu. Türkiye’de çalışma yaşındaki 30 milyon kadın nüfusunun 10.5 milyonu iş gücüne katılıyor. OECD’deki %63’lük seviyeye ulaşmak için 8.5 milyon kadına daha ihtiyaç var. 

‘%63’LÜK ORANA ULAŞILIRSA GSYİH %20 ARTABİLİR’
Bu oran; güçlü, istikrarlı ve odaklı politikalarla %63’e yükseldiğinde  ülkemiz, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH)’sını 2025’te %20 oranında artırma potansiyeline sahip. Böylelikle GSYİH, baz senaryoda beklenenden 200-250 milyar dolar fazla olabilecek. McKinsey’in “Women Matter” raporuna göre; kadınların iş gücüne katılımının artmasıyla 2025’te küresel ekonomide 12-28 trilyon dolar büyüme gerçekleştirilebilir. 

‘2020 HEDEFİMİZ, MÜHENDİSLİKTE 20 BİN KADIN ÇALIŞAN’
GE, kadınların iş hayatına katılımını önemsiyor ve kendine ciddi hedefler koyuyor. 2020 amaçlarımız arasında STEM, yani mühendislik rollerinde 20 bin çalışan kadın istihdam etmek ve %50 kadın, %50 erkek çalışan sayısına ulaşmak var. Biz Türkiye olarak bunu desteklemek için çeşitli girişimler ve projeler yürütüyoruz. 
19 yıldır faaliyet gösteren ve dünyadaki 4 havacılık merkezimizden biri olan “GE Türkiye Teknoloji Merkezi”nde kadın çalışan %26. Polonya, Meksika, Amerika, Çin gibi ülkelerdeki diğer mühendislik merkezlerindeki bu oran maksimum %9. 420’den fazla çalışana sahip Türkiye Teknoloji Merkezimizin genel müdürlüğünü de çok başarılı bir kadın liderimiz üstleniyor. 

‘UZUN YILLARDIR BİRÇOK PROJE YÜRÜTÜYORUZ’
Farkındalığı yaratmak ve kadınların daha üst pozisyonlarda liderlik yapmasını cesaretlendirmek, onların gelişimine katkı sağlamak amacıyla dünyada 21, Türkiye’de 16 yıldır aktif olan ve yaklaşık 450 üyeye sahip Kadın Çalışan Ağımız bulunuyor. Bu organizasyon, kadın çalışanlarımızın kariyer gelişimleri için mentorluk almalarına, şirket içinden ve sektörden liderlerle bir araya gelmelerine, çeşitli alanlarda seminerlere ve eğitimlere katılmalarına fırsat sağlıyor. Bu girişim altında ‘Kariyer Vitrini’, ‘Kariyere Bakış’, ‘Mentorluk’, ‘Kızlar Geleceği Kodluyor’ gibi birçok projeyi uzun yıllardır yürütüyoruz.   

KADINLARA 5 ÖNEMLİ TAVSİYE…
Kadınlara ilk tavsiyem; yaptıkları işi sevmeleri ya da sevdikleri işi yapmaları. İkincisi; kariyerlerinin başındaki genç kadınların iş hayatındaki zorluklardan asla yılmamaları, bunun uzun soluklu bir maraton olduğunu düşünmeleri, özel-çalışma hayatı dengesini iyi kurmaları. Üçüncüsü; yeni çağın gereklerine uygun bilgi ve becerilerle kendilerini donatmaları, yazılım yazmayı, kodlamayı bilmeleri, yeni lisanlar öğrenmeleri, küresel insan olmak için kendilerine dünden bugüne ve bugünden yarına yatırım yapmaları. 
Dördüncüsü; önlerine gelen her işe ve fırsata “Ben bunu yapabilirim, bu yapılabilir” diye yaklaşmalarını. “Yaparım” derseniz yapıyorsunuz, “Yapamam” derseniz yapamıyorsunuz. Beşincisi ise; otantik, kendi gibi olmaları. Doğal, samimi, şeffaf ve dürüst olduğunuz zaman insanların sizinle birlikte çalışması da daha kolay olacak.  

DANONE TÜRKİYE ENTEGRASYONU VE DANONE SU GENEL MÜDÜRÜ GAMZE ÇUHADAROĞLU:
‘KADININ İŞ HAYATINDA GÜÇLENDİRİLMESİNİ DESTEKLİYORUZ’

Tüm dünyada, kadının iş ve sosyal hayatında güçlendirilmesini destekliyoruz. Sağlıklı ve mutlu ailelerin temeli olduğuna inandığımız annelerimizin, doğum sonrası işi bırakmamaları için gayret göstermek, ana kurumsal sorumluluğumuz. “İyi ki Annem Çalışıyor” projesi kapsamında Ekim 2017’den bu yana Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)’le iş birliğindeyiz.

‘ANNELERİN ÇALIŞMASI, KIZ ÇOCUKLARINI TEŞVİK EDİYOR’
Hem çocuk bakım sorumlulukları nedeniyle mesleğini bırakanları cesaretlendirmeyi hem de çalışan anneleri iş yaşamında kalmaya teşvik ediyoruz. Öyle ki, bu kadınların %83’ü, çocuklarının okula gitme motivasyonunun daha yüksek olduğuna inanıyor. Bu özellikle kızların gelecekte iş hayatına katılımını teşvik ediyor.
Hayata geçirdiğimiz “Süt Odası Lüks Değil İhtiyaçtır” kampanyasıyla da sadece Danone Türkiye bünyesinde değil, tüm şirketlerde kurulması için farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Tüm bu adımlarımızla “Anne-Baba Dostu Uygulamalar”ın sektöre yerleşmesi için mücadele veriyoruz.

DIRECTCOMM-WUNDERMAN CEO’SU & KAGİDER YÖNETİM KURULU BAŞKANI SANEM OKTAR:
‘KADINLARDA BÜYÜK BİR POTANSİYEL MEVCUT’

Kadınların ekonomiye katılımı, en önemli gündem maddelerimizden ve ülkemizin geleceğini belirleyecek hayati konular arasında. Türkiye’nin nüfusun yarısı kadınlardan oluşuyor; ama kadının istihdama katılım oranı sadece %29.5 düzeyinde. Çalışma yaşında olan yaklaşık 20 milyon kadın iş gücüne dâhil değil.

‘BU GÜÇ, HAYATA GEÇİRİLEMİYOR’
Türkiye’de girişimcilerin sadece %9’u kadın. Bu rakamlar kadınlardaki saklı potansiyeli açıkça gözler önüne seriyor. Bu güç, toplumdaki ataerkil bakış açısı, çocuk ve yaşlı bakımından sorumlu görülmeleri, eşit eğitim imkânı bulamama, finansmana erişim zorluğu gibi engeller sebebiyle hayata geçirilemiyor.

‘EKONOMİYE DAHA ÇOK DAHİL EDİLMELİLER’
Kadınların teknoloji ve inovasyona dönük girişimlerde daha fazla yer ve pay aldığını görmeyi arzu ediyoruz. 2019’da sürdürülebilir büyüme ve kârlılık odaklı işletme girişimciliğinin örnek yapılarını oluşturmalarını bekliyoruz. Ekonomiye daha çok dâhil edilmeleri için tüm kamu ve özel sektör temsilcilerinin inisiyatif alması çağrımızı yineliyoruz.

ZORLU ENERJİ GRUBU YÖNETİM KURULU ÜYESİ AYŞEGÜL İLDENİZ: 
‘ÇEŞİTLİLİK, FARKLI BAKIŞ AÇILARI KAZANDIRIYOR’

Gücün, paranın ve bilginin demokratikleştiği bir dünyada yaşıyoruz. “Müşterimiz kim?” diye baktığımızda, herkesin hikâyesinin birbirlerinden farklı olduğunu görüyoruz. Temel sorun, bu insanları yönetim kurulunda da temsil etmek ve orada buluşturmak. Bu çeşitlilik, farklı bakış açıları kazandırır.

‘EŞİT ŞARTLAR VE OLANAKLAR TANINMALI’
Yönetim kurulu kültürü günden güne değişiyor; eski iş yapma modelleri artık işe yaramıyor. Bunu aşmanın tek yolu, farklılıkları olan insanları bir araya getirmek. Çeşitlilik için de farklı adaylara eşit şartlar ve olanaklar tanınmalı. Sadece yönetim kurullarında değil, tüm kademelerde, yönetimde eşitliği benimsemeliyiz. Yetenek yönetimi üzerinden, eşit fırsatlar sunmalıyız.

VAKKO CEO’SU JAKLİN GÜNER:
‘KARAR VERİRKEN FARKLI FİKİRLERİ DİNLERİM’
Vakko CEO’su Jaklin Güner, kendinden örnekle kadınların yönetim tarzlarına ilişkin ipuçları verdi. Güner, tutkuyla hareket edildiğinde her zaman, her sorun için bir çözüm yolu bulunacağı inancında.

İş yaklaşımımda “olmaz” yok. Pozitif düşünmek insanı yaratıcı kılar, en zor koşullarda bile daha fazlasını, daha iyisini yapmaya teşvik eder. Ben de bu yaklaşımla inanç ve azimle yılmadan hedeflerimin peşinden giderim. Ekibimle birlikte karar verirken herkesin bakış açısına önem verir ve onları dinlerim.

‘POZİTİF HAVA KORUNMALI’
Vizyon belirlemek ve buna ulaşmada dair amaçları ortaya koymak hep önceliğim oldu. Rotayı çizmek, uygulamaya dönük strateji haritasını oluşturup iletişimini yapmak en kritik konu. Bundan sonra adım adım başarıya ilerlenir. Herkesin ortak başarıya inanarak net bir yol haritasıyla hareket etmesini sağlamayı çok önemserim. Karar verdiğimiz işleri birlikte yürütürken olmaz gibi görünene farklı bir yönden yaklaşmayı ve denemekten vazgeçmemeyi teşvik ederim. Bu tutkuyu çoğaltmanın en güzel yolu da ekibin tamamına sirayet etmiş güler yüzlü, pozitif havayı yaratmak ve korumaktır.

‘FİKİR LİDERLERİ YAKINDAN TAKİP EDİLMELİ’
Dünyada olup bitenler, fikir liderleri ve sektör yakından takip edilmeli. Bir işi dünyada en iyi kim yapıyorsa onun neyi iyi yaptığını, ne sonuca vardığını öğrenmek, hazır tecrübelerden faydalanmak büyük bir fırsat ve avantaj. Değişimin temposuna destek olacak tüm çevre birimleri, tedarikçileri, resmi kurumları, kanaat önderlerini katkıda bulunmaya teşvik etmeyi önemsiyorum.

‘GENİŞ BİR NETWORK’E SAHİP OLUNMALI’
Geniş bir networke sahip olmayı değerli buluyorum. Bu: güncel kalmayı, birçok gelişmeden erkenden haberdar olmayı, hızlı hareket etmeyi kolaylaştırıyor. Hızlı tempo içinde yüksek doğrulukta kararlar almak için büyük resme doğru genişlemek, çevik ve sonuç odaklı uygulama içinse detaylara inmek gereli. Verileri, rakamları hızla yorumlayıp, fırsatları ve boşlukları tanımlamak ve yol haritasına dönüştürmek, bu bakış açısını ve izlenecek yolu tüm ekibe aktarmak en sabırlı ve detaycı olduğum konu.

Mehmet Tufan - editor@businesslife.com.tr
Duygu Eren - d.eren@businesslife.com.tr


Bu Makaleyi Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz