PROF. DR. EMRE ALKİN I EKONOMİST / İSTANBUL TOPKAPI ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ
Bu yıl, 11 Kasım’da düzenlenen Fikri Mülkiyet Forumu 2025’in canlı yayınına katıldım ve söylemeliyim ki beni epey düşündürdü. Geleceğe dair merakı geçmişe bakma alışkanlığına ağır basan biri olarak bu etkinlik bana çok değerli içgörüler sundu. Özellikle de her zaman ilham verici bulduğum Huawei’nin hikayesi üzerine. Canlı yayın sırasında aldığım notlara baktığımda Huawei’nin gelişmeleriyle ilgili oldukça fazla şey yazmış olduğumu fark ettim, bu yüzden bunları daha derli toplu bir değerlendirme haline getirip paylaşmak istedim.
Huawei sıradan bir teknoloji şirketi değil. Pek çok markanın pazar payı ya da kısa vadeli kazanç peşinde koştuğu bir dünyada Huawei, uzun vadeli vizyonu, dayanıklılığı ve yeniliğe olan sarsılmaz tutkusuyla öne çıkıyor. Huawei yalnızca bir şirket değil. Teknolojinin topluma hizmet etmeyi, iş birliğini desteklemeyi ve daha akıllı, daha bağlantılı bir dünya oluşturmayı amaçlaması gerektiğine inanan bir felsefeyi temsil ediyor.
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Genel Müdür Yardımcısı Marco Alemán, şunu özellikle vurguladı:
“Huawei, WIPO’nun Küresel Fikri Mülkiyet Hizmetlerinin önde gelen kullanıcılarından biri ve inovasyonun güçlü bir itici gücü. Huawei, 2024’te 6.600 PCT başvurusu gerçekleştirdi ve 2014’ten bu yana PCT sisteminin en büyük kullanıcısı olmayı sürdürüyor.”
Tüm bu etkileyici rakamların ve stratejik adımların ardında daha derin bir gerçek yatıyor:
Ar-Ge, fikri mülkiyet (IP) ve gerçek bir küresel iş birliğine duyulan kararlı bağlılık. Huawei’nin hikayesi, paradan çok anlamlı ve sürdürülebilir ilerleme vizyonu üzerine kurulu.
İNOVASYON: RAKAMLARIN ÖTESİNDE GERÇEK ETKİ
Huawei, 2024’te yaklaşık 37.000 patent başvurusu yaptığını duyurduğunda yine manşetlere çıktı. Sadece 2024 yılında patent lisanslamalarından yaklaşık 630 milyon dolar gelir elde ettiler. Bu büyük bir rakam ancak beni asıl etkileyen, bunun temsil ettiği şey. Mümkün olanın sınırlarını sürekli zorlayan bir yaklaşım. İster 5G, ister yapay zeka, yarı iletkenler ya da bulut teknolojileri olsun Huawei araştırmaya, denemeye ve yenilik üretmeye cesaret eden bir şirket.
Uluslararası Marka Derneği CEO’su Etienne Sanz de Acedo da bu durumu şöyle özetliyor:
“Fikri mülkiyet, inovasyon ve yaratıcılığı ölçülebilir değere dönüştüren evrensel bir dil.”
Huawei için patentler yalnızca hukuki bir koruma değil şirketin nereden gelip nereye doğru ilerlediğinin de izleri. Bu yoğun patent faaliyeti, Huawei’nin geleceğin teknolojilerini tasarlamak için şimdiden güçlü bir temel attığını gösteriyor. Kısaca söylemek gerekirse Huawei inovasyonun bir hedef değil, sürekli bir yolculuk olduğunu çok iyi biliyor. Amaçları, fikirlerin buluşlara dönüştüğü ve bu buluşların hem şirketlere hem kamuya hem de insanlara fayda sağladığı bir ekosistem kurmak.
İNOVASYON DNA’LARINDA VAR
Huawei’nin kültürü iki ana unsur üzerine kurulu: bilim ve teknoloji ile müşteri ihtiyaçları. Yıllık gelirinin yüzde 10’undan fazlasını Ar-Ge’ye ayırıyor. Zaman zaman bu oran yüzde 20’ye kadar çıkıyor. 2024’te Ar-Ge yatırımı yaklaşık 179,7 milyar CNY oldu bu da gelirlerinin yaklaşık beşte biri demek. Son on yıldaki Ar-Ge harcamaları toplamda 1,249 trilyon CNY gibi etkileyici bir seviyeye ulaşmış durumda. AB Sanayi Ar-Ge Yatırımı Skorboard’una göre Huawei, üst üste 8 yıldır dünyanın en büyük 6’ncı Ar-Ge yatırımcısı.
1995’te ilk patent başvurularını yapmalarından bu yana Çin, ABD ve Avrupa’da binlerce patente sahip hale geldi. 2008’de PCT başvurularında dünyada birinci oldular. “En İyi İlk 10 Buluş” gibi ödüller de şirket için yalnızca prestij değil potansiyel olarak sektörleri dönüştürecek inovasyonların onayı niteliğinde.
BİLGİYİ PAYLAŞMAK VE KÜRESEL BİR TOPLULUK İNŞA ETMEK
Huawei açıklık ve iş birliğine inanıyor. Bugüne kadar dünyadaki standardizasyon kuruluşlarına 140.000’den fazla teknik öneri sundular. openEuler ve OpenHarmony gibi açık kaynak projelerini destekliyorlar. Bu projeler milyonlarca cihazda kullanılıyor ve yüz binlerce geliştirici barındırıyor. Bu açık yaklaşım, küresel yazılım ve teknoloji inovasyonu için zengin bir ekosistem yaratıyor.
FİKRİ MÜLKİYETE SAYGI: HEM KORUMAK HEM PAYLAŞMAK
Huawei'nin başarısının ana unsurlarından biri de fikri mülkiyete gösterdiği saygı. Hem başkalarının haklarını korumak hem kendi haklarını savunmak için tabii ki.
Şirketin dünya çapında 150.000’den fazla aktif patenti bulunuyor:
Çin’de 50.000+
ABD’de 29.000
Avrupa’da 19.000
Nokia, Ericsson, Samsung ve Amazon gibi devlerle çapraz lisans anlaşmaları yapmış durumdalar. Bu da teknolojinin adil ve dengeli bir şekilde paylaşılmasını sağlıyor.
ZORLUKLARA RAĞMEN ARTAN DAYANIKLILIK
Jeopolitik baskılar ve çeşitli kısıtlamalara rağmen Huawei yılardır direncini koruyor. Geniş patent portföyünü güçlendirmeye ve büyük Ar-Ge yatırımları yapmaya devam ediyor. Bu da şirketin inovasyon ruhunun kolay kolay sarsılmadığını kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde Huawei’nin açık standartlar, küresel iş birliği ve teknolojik yenilik odaklı bakış açısının onu teknoloji dünyasının ön saflarında tutmaya devam edeceği açık. Huawei’nin 2024 yolculuğu, yalnızca ticari bir başarı hikayesi değil yenilik, dayanıklılık ve ortak ilerleme üzerine kurulu bir gelecek inşası. Ar-Ge’ye, açık standartlara ve fikri mülkiyetin korunmasına yönelik kararlı yaklaşımı, daha bağlantılı, daha akıllı ve daha sürdürülebilir bir dünya vizyonunun temelini oluşturuyor.
Bu hikaye sadece teknoloji sektörü için değil herkes için ilham verici. En anlamlı ilerlemenin değerlere sadık kalmaktan, geleceğe yatırım yapmaktan ve iş birliğini güçlendirmekten geçtiğini hatırlatıyor. Huawei’nin yolculuğu amaca yönelik inovasyonun ne anlama geldiğini güçlü bir şekilde gösteriyor.