İklim dönüşümü, şirketlerin yatırım ve finansman stratejilerinde yeni bir dönem başlatıyor. Karbon düzenlemeleri, artan yatırım ihtiyaçları ve finansal riskler CFO’ların gündemini değiştiriyor. Finans liderlerinin açıklamalarında uzun vadeli kaynaklara erişim, sürdürülebilir finansman modelleri ve somut dönüşüm yatırımları öne çıkıyor. Yeşil dönüşümün ekonomik karşılığını yaratmak ve ölçmek, finans yönetiminin öncelikleri arasına giriyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi destekleyeceğiz” diyor. Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, güven unsuruna dikkat çekiyor. Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ, yeşil finansmanda pay artırdıklarını ifade ediyor. Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, “dijitalleşme ve sürdürülebilirliğe odaklanıyoruz” diyor. ORZAX CFO’su Yüksel Akarsu, dengeyi sağladıklarını belirtiyor. Türk Hava Yolları Ticari Genel Müdür Yardımcısı Harun Baştürk, tüketiciye sundukları fırsatlardan bahsediyor. Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan İse “değer üreten alanlara finansman sağlıyoruz” diyor.
ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÇIĞIR AÇMA ZAMANI
Yeşil dönüşüm, şirketler için çevresel sorumluluğun ötesinde stratejik bir finansal yönetim alanına dönüşüyor. Düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve sürdürülebilir teknolojilere yönelik yatırımlar, kaynakların nasıl kullanılacağı ve bu yatırımların ekonomik karşılığının nasıl ölçüleceği sorularını gündeme taşıyor. Finans liderleri de dönüşümün finansal yol haritasının oluşturulmasında kritik rol üstleniyor.
Sürdürülebilirlikte çığır açmak, hedefleri somut yatırımlara ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmekten geçiyor. Finans liderlerinin açıklamalarında da bu yaklaşım dikkat çekiyor. DenizBank, toplam 820 milyon dolarlık yeşil finansman kaynağına ulaşırken Garanti BBVA, 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman hedefi doğrultusunda reel sektörün düşük karbonlu dönüşümünü destekliyor. Çimento sektöründeki enerji verimliliği, atık ısı geri kazanımı ve alternatif yakıt yatırımlarının sürdürülebilirlikle bağlantılı krediyle finanse edilmesi ise bu yaklaşımın somut örneklerinden biri. Ortaya çıkan tablo, yeşil dönüşümün finansmanında yalnızca kaynak büyüklüğünün değil finansmanın vadesinin, yatırımın niteliğinin ve ölçülebilir performans hedeflerinin de önem kazandığını gösteriyor. Karbon fiyatlaması ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi gelişmeler de şirketlerin uzun vadeli finansal planlamalarında dikkate almaları gereken yeni başlıklar yaratıyor.
COP 31’e giderken BUSINESS LIFE da finans liderlerinin yatırım kararlarından finansman modellerine uzanan yaklaşımlarını, iklim risklerini nasıl değerlendirdiklerini ve sürdürülebilirlik hedeflerinin ekonomik karşılığını nasıl ölçtüklerini ele aldı.
RECEP BAŞTUĞ I DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ
“YEŞİL FİNANSMANDA PAYIMIZI ARTIRIYORUZ”

“Reel sektörün değişen ihtiyaçlarını gözeterek işletmelerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini hızlandıracak finansman olanaklarını genişletiyoruz. Uluslararası kalkınma bankalarının Türkiye’deki özel bankalara sağladığı yeşil finansmandan aldığımız pazar payını da artırmaya devam ediyoruz.”
2026 yılının ilk dokuz ayında konsolide aktif büyüklüğümüz 2 trilyon 605 milyar TL’ye ulaştı. Ekonomiye sağladığımız toplam kredi desteğini, 1 trilyon 504 milyar TL’si nakdi olmak üzere 1 trilyon 998 milyar TL’ye yükselttik. Müşteri mevduatımız yıl sonuna göre yüzde 27 artışla 1 trilyon 614 milyar TL’ye ulaşırken özkaynak kârlılığımız yüzde 26,2, konsolide net kârımız ise 46,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Faaliyetlerimizi 578 şubemiz ve 14 bini aşkın çalışanımızla sürdürüyoruz.
“DÜŞÜK KARBONLU EKONOMİYE GEÇİŞİ DESTEKLİYORUZ”
Reel sektörün değişen ihtiyaçlarını gözeterek işletmelerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini hızlandıracak finansman olanaklarını genişletiyoruz. Ana hissedarımızla birlikte Türkiye’de bir ilk olarak yayımladığımız Geçiş Finansmanı Çerçevemiz, özellikle karbon yoğun sektörlerin dönüşüm yatırımlarını desteklemeye yönelik yaklaşımımızın temelini oluşturuyor. Uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde bu alana yönlendirdiğimiz kaynakların ölçeğini de büyütüyoruz. Son olarak Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiğimiz 100 milyon dolarlık işlemle toplam yeşil finansman kaynağımızı 820 milyon dolara ulaştırdık. Uluslararası kalkınma bankalarının Türkiye’deki özel bankalara sağladığı yeşil finansmandan aldığımız pazar payını da artırmaya devam ediyoruz.
“SORUMLULUKLARIMIZI PEKİŞTİRİYORUZ”
Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne imzacı olarak katılmamızla da çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızı bankacılık faaliyetlerimizin bütününe yansıtma yönündeki kararlılığımızı uluslararası taahhütlerle pekiştiriyoruz. 2026 yılının ilk dokuz ayında, jeopolitik gelişmelerin küresel ekonomide yarattığı belirsizlikler etkisini sürdürürken Türkiye ekonomisi dışsal şoklara rağmen dayanıklılığını korudu. Biz de bu dönemde kaynaklarımızı etkin kullanarak ve bilançomuzu değişen koşullara göre yöneterek finansal gücümüzü koruduk. Zorlu piyasa koşullarına rağmen stratejik öncelik verdiğimiz alanlarda rekabet gücümüzü artırdık. Tabana yaygın büyüme stratejimizin en önemli göstergesi olan aktif müşteri adedimizi artırmaya devam ettik. Müşteri bağlılığını korumak için öncelikli bir yere sahip olan ödeme sistemlerinde kart portföyümüzü ve işlem hacmimizi genişleterek pazar payımızı yukarı taşıdık. Bu büyümeyle sektördeki ağırlığımızı giderek artırıyor, daha aktif bir oyuncu haline geliyoruz.
“KOBİ’LER BÜYÜMEMİZİN ANA TAŞIYICILARINDAN”
Hem nakdi hem gayrinakdi ticari kredilerde iki yıldır süregelen büyümemizi devam ettiriyor, odak alanlarımızda yakaladığımız ivmeyi her geçen gün artırıyoruz. Ekonomimizin üretim, istihdam ve ihracat gücünde belirleyici rol üstlenen KOBİ’ler, bankamızda büyümenin ana taşıyıcılarından. Diğer yandan, ülkemizin gıda güvenliği ve üretim kapasitesi açısından stratejik önem taşıyan tarım sektörüne yaklaşık 25 yıldır kesintisiz destek sağlıyoruz ve özel bankalar arasında liderliğimizi koruyoruz.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR, KÂRLI BÜYÜMEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Önümüzdeki dönemde finansal disiplinimizi korurken teknoloji yatırımlarımızla müşterilerimizle ilişkilerimizi derinleştireceğiz.
İLK TERCİH HEDEFİ
Bankacılık ihtiyaçlarında ilk tercih haline gelmek, ülkemizin stratejik sektörlerine sağladığımız finansmanı artırmak ve sürdürülebilir, kârlı büyümemizi sürdürmek üzere çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz.
UFUK UYAN I KUVEYT TÜRK GENEL MÜDÜRÜ
“KATILIM BANKACILIĞINI BAŞARIYLA TEMSİL EDİYORUZ”

“Ana ortağımız Kuwait Finance House (KFH) Grubu’nun uluslararası ölçekteki başarıları, küresel katılım bankacılığı ekosistemindeki ağırlığını pekiştiriyor. Biz de Kuveyt Türk olarak dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla bu vizyonu Türkiye’de başarıyla temsil ediyoruz.”
Kuveyt Türk, uluslararası yayın kuruluşu Global Finance tarafından düzenlenen “19. Dünyanın En İyi İslami Bankaları 2026” ödülleri kapsamında “Türkiye’nin En İyi İslami Bankası” seçildi. Büyüme, kârlılık, coğrafi yayılım, stratejik ilişkiler, yeni iş geliştirme, dijital ve ürün inovasyonları, itibar ve müşteri memnuniyeti gibi kriterlerin dikkate alındığı değerlendirmede bu ödüle layık görüldük. Tayland’ın Bangkok kentinde, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu’nun 2026 Yıllık Toplantıları kapsamında düzenlenen törende ödülümüzü aldık.
“DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE ODAKLANIYORUZ”
Global Finance tarafından üst üste “Türkiye’nin En İyi İslami Bankası” seçilmekten mutluluk duyuyoruz. Ana ortağımız Kuwait Finance House (KFH) Grubu’nun uluslararası ölçekteki başarıları, küresel katılım bankacılığı ekosistemindeki ağırlığını pekiştiriyor. Biz de Kuveyt Türk olarak dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızla bu vizyonu Türkiye’de başarıyla temsil ediyoruz.
“KATKIMIZIN KÜRESEL DÜZEYDE TAKDİR GÖRMESİNDEN MUTLUYUZ”
Kazandığımız bu ödül, Türkiye katılım bankacılığı ekonomisine sağladığımız katkının küresel düzeyde takdir görmesinin somut bir yansıması niteliğinde. Ana ortağımız Kuwait Finance House (KFH) ise aynı törende toplam 7 ödül kazandı. KFH Grubu, “Dünyanın En İyi İslami Bankası” ödülünün yanı sıra kurumsal bankacılık, kurumsal sosyal sorumluluk ve proje bankacılığı alanlarında da ödüllere layık görüldü. Kuveyt, Bahreyn ve Türkiye kategorilerindeki ödüller de grubun uluslararası başarıları arasında yer aldı.
OSMAN ARSLAN I VAKIFBANK GENEL MÜDÜRÜ
“DEĞER ÜRETEN ALANLARA FİNANSMAN SAĞLIYORUZ”

“2026 yılı içerisinde yurt dışından sağladığımız yeni kaynakların toplam tutarı 9 milyar dolara ulaştı. Kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda uluslararası fonlama stratejimizi yalnızca yeni kaynak temini üzerine değil ülkemizin üretim, istihdam, yatırım ve dış ticaret kapasitesini destekleyecek, değer üreten alanlara finansman sağlama anlayışı üzerine inşa ediyoruz.”
İtalya’nın resmi ihracat kredi kuruluşu SACE’nin yüzde 95 garantisi altında, ING Almanya’dan 10 yıl vadeli 200 milyon Euro tutarında yeni kaynak sağladık. Bu finansmanla İtalya ile dış ticaret işlemi yapan müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarının karşılanması ve Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret hacmine katkı sağlanması hedefleniyor. 2026 yılının başından bu yana Avusturya’nın resmi ihracat kredi kuruluşu OeKB, Dünya Bankası Grubu üyelerinden IBRD ve MIGA gibi çeşitli uluslararası kuruluşların garantörlüğü kapsamında toplam 2 milyar dolar tutarında yeni kaynak temin ettik. Bu defa İtalya’nın resmi ihracat kredi kuruluşu SACE garantörlüğü altında, önde gelen muhabir bankalarımızdan ING Almanya tarafından sağlanan 200 milyon Euro tutarında 10 yıl vadeli finansmanı başarıyla tamamladık.
AMAÇ SADECE YENİ KAYNAK DEĞİL
2026 yılı içerisinde yurt dışından sağladığımız yeni kaynakların toplam tutarı 9 milyar dolara ulaştı. Kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda uluslararası fonlama stratejimizi yalnızca yeni kaynak temini üzerine değil ülkemizin üretim, istihdam, yatırım ve dış ticaret kapasitesini destekleyecek, değer üreten alanlara finansman sağlama anlayışı üzerine inşa ediyoruz. Bu kapsamda farklı uluslararası kuruluşlarla geliştirdiğimiz güçlü iş birlikleri ve farklı finansman yapıları aracılığıyla reel sektörümüzün ihtiyaçlarına
uygun çözümler sunuyoruz.
HARUN BAŞTÜRK I TÜRK HAVA YOLLARI TİCARİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“MİL HARCAMA KANALLARINI GENİŞLETİYORUZ”

“Miles&Smiles üyelerimize yalnızca mil kazandırmayı değil biriktirdikleri milleri günlük yaşamlarının farklı alanlarında değerlendirebilecekleri zengin bir ekosistem sunmayı hedefliyoruz.”
Türk Hava Yolları olarak Pazarama ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında Miles&Smiles üyelerimiz, biriktirdikleri milleri Shop&Miles aracılığıyla Pazarama Puan’a dönüştürerek alışverişlerinde kullanabilecek. Türkiye İş Bankası’nın yüzde 100 iştiraki olan Pazarama’nın 50 milyonu aşan ürün seçeneğinde kullanılabilen puanlar, üyelerimize yeni bir mil harcama alanı sunuyor. Pazarama hesaplarındaki “puanlarım” alanından dönüştürülebilen miller, mevcut Pazarama puanlarıyla kullanılabiliyor. Alışverişlerde puanlara ek olarak kredi veya banka kartlarıyla da ödeme yapılabiliyor.
“ZENGİN BİR EKOSİSTEM SUNMAYI HEDEFLİYORUZ”
Türk Hava Yolları olarak Miles&Smiles üyelerimize yalnızca mil kazandırmayı değil, biriktirdikleri milleri günlük yaşamlarının farklı alanlarında değerlendirebilecekleri zengin bir ekosistem sunmayı hedefliyoruz. Pazarama ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu yaklaşımımızın önemli bir yansıması. Üyelerimizin millerini, Shop&Miles ile kolayca Pazarama Puan’a dönüştürerek geniş ürün yelpazesine sahip Pazarama ekosisteminde kullanabilmeleri, mil harcama kanallarının çok geniş alanlara ulaşmasını sağlıyor. Üyelerimize millerini kendi ihtiyaçları ve tercihlerine göre değerlendirebilecekleri daha fazla seçenek sunmaktan ve farklı sektörlerde güçlü iş birlikleriyle Miles&Smiles deneyimini zenginleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de üyelerimizin hayatlarına değer katacak yeni kullanım alanları ve iş birlikleri geliştirmeye devam edeceğiz.
KAAN GÜR I AKBANK GENEL MÜDÜRÜ
“ULUSLARARASI YATIRIMCILARIN UZUN VADELİ GÜVENİ SÜRÜYOR”

“Uluslararası bankalardan gelen güçlü talep ve yüksek katılım, Akbank’a duyulan güvenin yanı sıra Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlam temellerine olan inancı bir kez daha teyit etti.”
Akbank, Ekim 2026’da vadesi gelen sendikasyon kredisini toplam 542 milyon dolar karşılığı finansmanla yeniledi. Bir, iki ve üç yıl vadeli toplam 6 dilimden oluşan işleme 19 ülkeden, 5’i yeni olmak üzere 37 banka katıldı. Uluslararası bankalardan gelen toplam talep 891 milyon doları aştı. Euro ve dolar cinsinden sağlanan kredinin 1 yıl vadeli dilimlerinin maliyeti SOFR+ yüzde 1,25 ve Euribor+ yüzde 1,00; 2 yıl vadeli dilimlerinin maliyeti SOFR+ yüzde 1,75 ve Euribor+ yüzde 1,45; 3 yıl vadeli dilimin maliyeti ise SOFR+ yüzde 2,00 seviyesinde belirlendi.
“KREDİMİZİ YÜZDE 107 ORANINDA YENİLEDİK”
Ekim 2025 sendikasyon kredimizin 1 yıl vadeli dilimini toplam 542 milyon dolar karşılığı bir tutarla ve yüzde 107 oranında yeniledik. Öte yandan, 3 yıl vadeye bu yıl da güçlü ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyduk. Kredimizin yüzde 45’inin 2 ve 3 yıllık dilimlerden oluşmasıysa, uluslararası yatırımcıların Akbank’a uzun vadeli güvenlerinin sürdüğünü bir kez daha gösterdi. Üstelik 2 ve 3 yıllık dilimlerin sürdürülebilir finans çerçevemize uygun kullandırılacak olmasıyla da sürdürülebilirlik stratejimizi kararlılıkla ileri taşımayı sürdürdük.
“ULUSLARARASI PİYASALARA GÜÇLÜ BİR MESAJ VERDİK”
Uluslararası bankalardan gelen güçlü talep ve yüksek katılım, Akbank’a duyulan güvenin yanı sıra Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlam temellerine olan inancı bir kez daha teyit etti.
REFERANS NİTELİĞİNDE
Bu işlemin sektörümüz açısından da referans niteliği taşıyarak uluslararası piyasalara güçlü bir mesaj verdiğine inanıyoruz. Katılımcı tüm bankalara teşekkür ederiz.
YÜKSEL AKARSU I ORZAX CFO’SU
“DENGEYİ SAĞLIYORUZ”

“Belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde büyüme, yatırım, nakit yönetimi ve riskler arasında dengeyi ‘Operasyonel Çeviklik ve Dinamik Likidite Yönetimi’ ilkemizle sağlıyoruz. Tek bir planla ilerlemek yerine, çoklu senaryo modellemeleriyle likidite tamponlarımızı sürekli güncel tutuyoruz.”
Temmuz 2026’da gerçekleştirdiğimiz halka arzın ardından büyüme hedeflerimiz doğrultusunda finansal yapımızı güçlendirmeye odaklanıyoruz. 2027 yılında 14,3 milyar TL ciro ve 4,5 milyar TL FAVÖK hedefliyoruz. Yaklaşık 30 bin eczaneye ulaşan dağıtım ağımız ve üretim yatırımlarımızla büyümemizi desteklerken nakit akışı ve operasyonel verimliliği önceliklendiriyoruz. Halka arz gelirlerini işletme sermayemizi güçlendirmek ve finansal borçluluğumuzu azaltmak amacıyla değerlendiriyoruz.
“MALİYET AVANTAJI HEDEFLİYORUZ”
Esenyurt Fabrika-3 yatırımımızla yerli üretimi artırmayı ve ithalata bağımlılığımızı azaltmayı hedefliyoruz. Yapı kullanım izin belgesini aldığımız tesisin validasyon ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından 2026 sonuna kadar kademeli olarak devreye alınması planlanıyor. Probiyotik mikroorganizma suşları ve biyoteknolojik etken maddelerin yerli üretimiyle kur dalgalanmalarına ve tedarik zinciri aksamalarına karşı maliyet avantajı sağlamayı amaçlıyoruz. Dikey entegrasyon sayesinde birim maliyetlerimizin düşmesini ve yüzde 60-65 aralığındaki brüt kâr marjımızın yükselmesini bekliyoruz. Orta ve uzun vadede yüzde 30’un üzerinde sürdürülebilir FAVÖK marjına ulaşmayı hedefliyoruz. Sermaye harcamalarının azalması, düşük hammadde maliyetleri ve artan faaliyet kârlılığıyla serbest nakit akışımızın güçlenmesini öngörüyoruz.
“LİKİDİTE TAMPONLARIMIZI GÜNCEL TUTUYORUZ”
2026 yılının ilk yarısında net işletme sermayemiz 3,2 milyar TL’yi aşarken cari oranımız 1,56 oldu. Aynı dönemde ortalama tedarikçi ödeme vademiz 58 gün, tahsilat süremiz ise 117 gün olarak gerçekleşti. Yılın ikinci yarısında halka arz gelirleri ve tahsilat sürelerindeki normalleşmeyle işletme sermayesi verimliliğimizi artırmayı hedefliyoruz.
ÇOKLU SENARYO
Belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemde büyüme, yatırım, nakit yönetimi ve riskler arasında dengeyi “Operasyonel Çeviklik ve Dinamik Likidite Yönetimi” ilkemizle sağlıyoruz. Tek bir planla ilerlemek yerine, çoklu senaryo modellemeleriyle likidite tamponlarımızı sürekli güncel tutuyoruz.
MAHMUT AKTEN I GARANTİ BBVA GENEL MÜDÜRÜ
“SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KAPSAYICI BÜYÜMEYİ DESTEKLEYECEĞİZ”

“Kadın ve genç girişimcilere yönelik finansman ile danışmanlık ve gelişim desteklerinin, işletmelerin büyümesine ve rekabet gücüne katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümesini destekleyen çözümler sunmayı sürdüreceğiz.”
Garanti BBVA, yurt dışı borçlanma programı kapsamında uluslararası piyasalardan 1.907 ve 2.547 gün vadeli, toplam 400 milyon Euro tutarında havale akımlarına dayalı finansman (DPR) sağladı. Bankanın 2019’dan bu yana gerçekleştirdiği ilk DPR işlemi kapsamında, kadın ve genç girişimcilerin yatırım ve büyüme ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla toplam 100 milyon Euro kaynak ayrıldı. Bu kaynağın 50 milyon Euro’su kadınların sahip olduğu veya yönettiği küçük ve orta ölçekli işletmelere, diğer 50 milyon Euro’su ise 35 yaş altındaki girişimcilerin sahip olduğu veya yönettiği mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelere aktarılacak.
“UZUN VADELİ FONLAMA STRATEJİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Uluslararası piyasalardaki güçlü ilişkilerimiz ve farklı finansman kaynaklarına erişim kabiliyetimiz, uzun vadeli fonlama stratejimizin temel unsurları arasında yer alıyor. 400 milyon Euro’luk DPR işlemimizle fonlama kaynaklarımızı çeşitlendirirken, uluslararası iş birliklerimizi de güçlendiriyoruz.
“KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERİN BÜYÜMESİNİ DESTEKLİYORUZ”
Kadın ve genç girişimcilere yönelik finansman ile danışmanlık ve gelişim desteklerinin, işletmelerin büyümesine ve rekabet gücüne katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümesini destekleyen çözümler sunmayı sürdüreceğiz.
HAKAN BİRHAN I GARANTİ BBVA YATIRIM BANKACILIĞI VE FİNANSMAN MÜDÜRLÜĞÜ DİREKTÖRÜ
DOĞRU FİNANSMAN YAPISI NASIL KURULUR?

Sürdürülebilirlik hedeflerinin gerçek karşılığı, şirketlerin yatırım ve sermaye tahsisi kararlarına dönüştüğünde ortaya çıkıyor. Vezirhan Çimento ile çalışmamızda, üretim altyapısına yönelik yatırımları şirketin sürdürülebilirlik performans hedefleriyle ilişkilendiren bir kredi yapısı oluşturduk. Hangi yatırımın neyi değiştireceği ve ilerlemenin nasıl ölçüleceği netleştiğinde, doğru finansman yapısını kurmak da mümkün hale geliyor.
COP31 VE DÖNÜŞÜM
Garanti BBVA olarak 2018-2029 dönemini kapsayan 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman hedefimiz doğrultusunda reel sektörün düşük karbonlu dönüşümünü desteklemeyi sürdürüyoruz. BBVA ile birlikte Küresel Bankacılık Partneri olduğumuz COP31’e giderken, Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişine katkı sunacak somut dönüşüm yatırımlarına finansman ve danışmanlık sağlamaya odaklanıyoruz.