MURAT YEŞİLDERE I m.yesildere@businesslife.com.tr
ZİRVEDE KOÇ HOLDİNG VAR
İş dünyasında rekabet artık yalnızca ürün ve hizmetlerle sınırlı kalmıyor. Yetenek yönetimi, kurum kültürü ve çalışan deneyimi başarıyı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Kurumlar için sürdürülebilir büyümenin anahtarı çalışan bağlılığı, çeşitlilik, kapsayıcılık ve güçlü liderlik anlayışıyla şekilleniyor. Tüm bu dönüşümün merkezinde ise insan yer alıyor. Türkiye'nin En Başarılı 100 İşveren Markası araştırmamızın zirvesinde Koç Holding bulunuyor. Şirket, “Çeşitlilik, kapsayıcılık, adalet ve şeffaflık ilkelerini benimseyen kurum uygulamaları” kriterinde en fazla oyu alarak birinciliğe yerleşti. Sabancı Holding ise “İnsan odaklı ve değer temelli yönetim anlayışı” kriterinde öne çıktı ve ikinci oldu. “Kurum kültürünü güçlendiren stratejik insan kaynakları vizyonu” kriterinin öne çıkan şirketi Yıldız Holding ise listede 3’üncü sırada yer alıyor. Türkiye İş Bankası, “Sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk ilkelerini iş modeline entegre etme”de öne çıkarak 4’üncü sıraya yerleşirken Türk Hava Yolları ise “Geleceğin liderlerini geliştirmeye yönelik yetenek yönetimi programları” ile öne çıktı ve ilk 5 içinde kendine yer buldu.
ŞİRKETLER HANGİ KRİTERLERLE ÖNE ÇIKTI?
- Çeşitlilik, kapsayıcılık, adalet ve şeffaflık ilkelerini benimseyen kurum uygulamaları 89%
- İnsan odaklı ve değer temelli yönetim anlayışı 84%
- Kurum kültürünü güçlendiren stratejik insan kaynakları vizyonu 79%
- Sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk ilkelerini iş modeline entegre etme 54%
- Değişim ve dönüşüm süreçlerinde liderlik eden CHRO vizyonu 53%
- Çalışan deneyimini sürekli iyileştiren yenilikçi uygulamalar 50%
- Geleceğin liderlerini geliştirmeye yönelik yetenek yönetimi programları 49%
- Kadın istihdamını artırma ve genç yetenekleri kuruma kazandırma çalışmaları 44%
- Uzun vadeli, sürdürülebilir etki yaratan bütüncül yönetim anlayışı 41%
- Paydaş memnuniyeti ve kurumsal huzuru önceleyen kültür 38%


HÜSEYİN ÖZUYSAL I ZİRAAT BANKASI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“HİZMETLERİMİZİN KARŞILIK BULDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

“Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak köklü bir marka olan Ziraat Bankası’nın yıllardır Türkiye ekonomisine ve milletimize sunulan hizmetlerinin karşılık bulduğunun güçlü bir ifadesidir.”
Köklü geçmişimiz, ülke ekonomisine sağladığımız katkı ve 81 ilimiz ve 911 ilçemizde; 370 tek hizmet noktasındaki yaygın organizasyon yapımızla ülkemizin her köşesinde aynı sorumluluğu hisseden ve Türk toplumunun bir mozaiği olan çalışanlarımızla birlikte sürekli değer üreten büyük bir aileyiz. Bu ölçekte ve çeşitlilikteki bir yapılanmada “iyi işveren” olabilmemizin en önemli nedeni, kapsayıcılığı ve çalışan deneyimini bir tercih olmaktan çıkarıp stratejik bir zorunluluk haline getirmemizden kaynaklanıyor.
“HERKES EŞİT, DEĞERLİ VE AİT”
Bankamızda kapsayıcılığı her çalışanımızın kendini eşit, değerli ve ait hissettiği bir çalışma kültürü olarak ele almaktayız. Bizim için kapsayıcılık farklı kültürlerden, farklı şehirlerden, farklı deneyimlerden ve farklı disiplinlerden gelen, akademik birikimlerini iş süreçlerine yansıtabilen çalışanlarımızın aynı hedefe odaklanmasını ve katkı sunabilmesini sağlayan iş yapış biçimimizdir. Bu doğrultuda fırsat eşitliğini güçlendiren insan kaynakları uygulamalarımız, eğitim ve gelişim imkanlarının tüm çalışanlarımızca erişilebilir olması ve performans süreçlerimizin adil bir şekilde yapılandırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Özellikle yeni başlayan çalışanlarımız için hayata geçirdiğimiz mentorluk sistemi, kuruma uyumu hızlandırırken aynı zamanda güçlü bir destek mekanizması oluşturuyor. Bunun yanında düzenli geri bildirim süreçleriyle çalışanlarımızın sesini sistematik olarak duyan ve karar süreçlerine yansıtan bir yapı kuruldu.
“STRATEJİK ÖNCELİĞİMİZ GENÇLER”
İnsan kaynakları olarak iş sürekliliği, kriz yönetimi ve çalışan motivasyonu konularındaki sorumluluğumuzun bilinciyle hareket etmekte ve değişen koşullara hızla uyum sağlayan bir çalışan deneyimi sunmaya odaklanmaktayız. Bu kapsamda geliştirdiğimiz uygulamalarla çalışanlarımızın kariyer yolculuklarını şeffaf bir şekilde takip ederek, performans ve gelişim alanlarını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmekte ve etkin kariyer yönetimi sağlamaktayız.
BANU GÜLSÜN I ROCHE İLAÇ TÜRKİYE İNSAN VE KÜLTÜR LİDERİ
“GENÇ YETENEKLER GELECEĞİN LİDERLERİ”

“Roche’ta insan odaklı bir kültürle hareket ediyor, genç yetenekleri yalnızca geleceğin profesyonelleri değil geleceğin liderleri olarak da konumlandırıyoruz.”
Genç yetenekleri geleceğin liderleri olarak görüyoruz. Erken kariyer dönemini, potansiyelin ortaya çıktığı ve yönünü bulduğu kritik bir eşik olarak görüyoruz.
ERKEN DÖNEMDE GERÇEK BAĞ
Roche Ready ile öğrencilerin iş hayatıyla erken dönemde gerçek bir bağ kurmasını hedefliyoruz. Program; gerçek proje deneyimi, mentorluk ve öğrenme fırsatlarıyla gençlerin sorumluluk alabilecekleri bir gelişim alanı sunuyor. Bu süreçte adaylar, kendilerini deneyimleyebilecekleri bir ortam bulurken; program sonunda gösterdikleri performans doğrultusunda Roche’ta kariyerlerine devam etme şansı yakalıyorlar. Bu deneyimin, gençlerin kendi potansiyellerini daha net görmelerine ve kariyerlerini daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine katkı sağladığına inanıyoruz. Aynı zamanda bu yaklaşımın, sağlık ekosistemine değer katacak güçlü bir insan kaynağının yetişmesine olanak tanıyacağını düşünüyoruz.
ASLI KEMAL I ESAS GAYRİMENKUL İNSAN VE KÜLTÜR KIDEMLİ DİREKTÖRÜ
“DEĞERLİ, GÖRÜLMÜŞ VE AİT HİSSEDİYORUZ”

“Kapsayıcılığı her bir çalışma arkadaşımızın kendini değerli, görülmüş ve ait hissettiği bir kültürün temel yapı taşı olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla ilerlediğimiz sürece, kapsayıcılığın Esas Gayrimenkul için kalıcı bir güç kaynağı olacağına inanıyoruz.”
Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak bizim için yalnızca bir başarı göstergesi değil aynı zamanda birlikte değer yarattığımız çalışma arkadaşlarımızla kurduğumuz güçlü bağın, güven ortamının ve ortak kültürümüzün somut bir yansıması. Bu unvanı anlamlı kılan en önemli unsur, bu deneyimin sürdürülebilir olması ve her bir çalışma arkadaşımızın kendini bu hikâyenin gerçek bir parçası olarak hissedebilmesi.
BAŞARIYA GİDEN YOL
Bu başarıya giden yolda çalışan deneyimini bütünsel bir bakış açısıyla ele almanın kritik olduğuna inanıyoruz. Son dönemde özellikle kapsayıcılık odağında attığımız adımların bu yolculukta önemli bir fark yarattığını söyleyebilirim. Farklı ihtiyaçlara ve yaşam evrelerine duyarlı yan haklarımızı çeşitlendirmek, esnek ve hibrit çalışma modellerini daha erişilebilir ve adil hale getirmek, herkesin kendini ifade edebildiği güvenli ve psikolojik olarak destekleyici bir çalışma ortamı yaratmak bu adımların başında geliyor. Bununla birlikte kapsayıcı liderliği güçlendirmeye yönelik yatırımımızın etkisini çok net görüyoruz. Yöneticilerimizin farklı bakış açılarını kucaklayan, empati odaklı ve adil kararlar alan liderler olarak gelişmesini destekleyen programlarımız aidiyet duygusunu artıran, açık iletişimi teşvik eden ve performansı sürdürülebilir kılan en önemli kaldıraçlardan biri haline geldi. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, çalışma arkadaşlarımızın daha güçlü bir bağ kurduğunu gözlemliyoruz.
İDİL PAMİR I ANADOLU SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“İLETİŞİM ANLAYIŞIMIZI GÜÇLENDİRDİK”

“Şirketin ikinci yüzyılına girerken şeffaflık, erişilebilirlik ve teknoloji odaklı iletişim anlayışını güçlendirdik.”
Bu yıl ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladık ve bu kapsamda klasik PDF formatının ötesine geçen, dinamik, etkileşimli ve kullanıcı dostu bir Online Özet Entegre Faaliyet Raporu hazırladık. Bu çalışma, sadece finansal ve operasyonel sonuçlarımızı aktaran bir belge değil stratejimizi, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve değer yaratma modelimizi bütüncül bir dijital deneyimle anlatan yeni bir platform. Online Özet Entegre Faaliyet Raporu ile yatırımcılarımızdan iş ortaklarımıza, çalışanlarımızdan kamuoyuna kadar tüm paydaşlarımız için daha şeffaf, daha erişilebilir ve daha anlaşılır bir iletişim modeli oluşturduk.
ŞEFFAF YAKLAŞIM
Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı kamuoyuyla düzenli olarak paylaşan şirketler arasında yer alıyoruz. 2018 yılından bu yana yayımladığımız sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla çevresel ve sosyal performansımızı şeffaf biçimde ortaya koyuyoruz. İklim değişikliği ve karbon emisyonlarına ilişkin stratejiler, riskler ve fırsatlar Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) çerçevesinde raporlanıyor. Bu yaklaşım, Anadolu Sigorta’nın çevresel etkilerini ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası platformlarda şeffaf biçimde paylaşmasını sağlıyor.
ÖZGE BENEL I SCHNEIDER ELECTRIC TÜRKİYE VE ORTA ASYA İK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“BU BAŞARI DOĞAL BİR SONUÇ”

“En iyi işveren olmayı, kurum kültürünün ve sürdürülebilirliğinin güçlü bir yansıması olarak görüyorum. Schneider Electric’in bu başarısı benim için yıllardır tutarlılıkla hayata geçirilen insan ve kültür stratejisinin doğal bir sonucu.”
Güçlü bir global çerçeve, lokal organizasyonlar için de net bir yön sağlıyor. Schneider Electric’te çalışan deneyimini ve kapsayıcılığı daima bir arada düşündük. Kapsayıcılık bizim için bir yan proje değil liderlik yaklaşımımızın ve iş yapış şeklimizin temel bir parçası. Dünya Ekonomik Forumu tarafından farklı yıllarda DEI Lighthouse olarak seçilmemiz ve küresel ücret eşitliği konusundaki kararlı adımlarımız, bu yaklaşımımızın somut birer göstergesi. Esnek ve hibrit çalışma modelleriyle adil ve şeffaf yetenek süreçleri sayesinde, tek tip değil kişiselleştirilmiş bir çalışan deneyimi sunuyoruz.
“BAĞLILIK LİDERLİĞİN DOĞRUDAN ÇIKTISI”
Önümüzdeki dönemde çalışan bağlılığını belirleyecek en kritik unsur, güven ve anlam üreten liderlik olacak. Yeni kuşak çalışanlar kurumların ne söylediğinden çok nasıl davrandığına, liderlerin unvanından çok duruşuna bakıyor. Zira bağlılık artık bir program değil liderliğin doğrudan bir çıktısı.
TEMEL SORUMLULUK
Gelecek vizyonumuzda kapsayıcılık hedefimizi, temsilden öteye taşıyarak herkes için eşit erişim ve adil deneyimi güvence altına almak olarak görüyoruz. Liderlikte kadın temsili, kuşaklar arası iş birliği ve engelli istihdamındaki kararlılığımızı sürdürürken kapsayıcılığı liderliğin temel sorumluluğu ve kurum kültürünün vazgeçilmez bir parçası olarak konumluyoruz.
GAYE KALEAĞASI I GELECEK VARLIK YÖNETİMİ İK VE KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ
“SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR MODEL ORTAYA KOYDUK"

“Gelecek Varlık Yönetimi olarak YenidenBiz iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gelecek Senin' mentorluk programını tamamladık. Altı ay süren programda 20 kadın, birebir mentorluk desteğiyle iş hayatına dönüş sürecinde kapsamlı bir gelişim deneyimi kazandı. Proje, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen sürdürülebilir bir model ortaya koydu.”
“Gelecek Senin”, güven ve dayanışma üzerine kurulu bir gelişim süreci oldu. Altı ay boyunca katılımcılarımızın hem profesyonel hem kişisel anlamda önemli bir ilerleme kaydettiğini gördük. Yalnızca bilgi ve deneyim paylaşımıyla sınırlı kalmayan program, yeniden başlama cesaretini besleyen, özgüveni artıran ve güçlü bir dayanışma alanı yaratan bir yolculuğa dönüştü.
“KİTLELERLE PAYLAŞTIK”
Program kapsamında elde edilen kazanımları, yaklaşık 750 kişinin katıldığı YenidenBiz Yeniden Gelecek Zirvesi’nde de geniş bir kitleyle paylaştık. Bu süreç, kadınların iş hayatına dönüşüne yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağladı. Aynı zamanda mentorlarımız için de liderlik bakış açısını zenginleştiren, empati ve kapsayıcılık perspektifini güçlendiren değerli bir deneyim sundu. Kadınların iş hayatına dönüşünü desteklemenin bireysel olduğu kadar kurumsal ve toplumsal açıdan da dönüştürücü bir etkisi olduğuna inanıyoruz.
DOĞAN BAŞAR I TÜRKİYE SİGORTA İK, STRATEJİ VE DESTEK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“AYNI HİKAYENİN PAYDAŞI OLMAK FARK YARATTI”

“Birlikte başarma anlayışıyla hareket eden, farklılıklarını ortak bir hedef etrafında buluşturan bir organizasyon olmanın bu başarıda belirleyici olduğuna inanıyoruz. Bugün bizim için asıl fark yaratan nokta, çalışanlarımızı sadece bir organizasyonun parçası değil, aynı hikayenin paydaşı olarak konumlandırabilmek.”
Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak bizim için bir başarı göstergesinin ötesinde ortak bir amaca inanan, aynı kültürü paylaşan ve birlikte değer üreten güçlü bir yapının yansıması. “Birlikte başarma” anlayışıyla hareket eden, farklılıklarını ortak bir hedef etrafında buluşturan bir organizasyon olmanın bu başarıda belirleyici olduğuna inanıyoruz.
GÜÇLÜ AİDİYET
Bugün bizim için asıl fark yaratan nokta, çalışanlarımızı sadece bir organizasyonun parçası değil, aynı hikayenin paydaşı olarak konumlandırabilmek. Tek bir amaç, ortak bir kültür ve güçlü bir aidiyet duygusu etrafında şekillenen bu yapı, çalışan deneyimini doğal olarak güçlendiriyor. Bu çerçevede son dönemde en büyük etkiyi, sürekli gelişimi odağına alan ve yapay zekayla desteklenen öğrenme yaklaşımımız yarattı. Kişiselleştirilmiş gelişim yolculukları ve esnek öğrenme modelleriyle her çalışanımızın potansiyelini ortaya çıkarırken, kapsayıcılığı da bu yapının temelinde konumluyoruz. Kapsayıcılık yolculuğumuzu statik bir hedef değil sürekli gelişen ve dönüşen bir alan olarak görüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada kapsayıcılığı yalnızca temsil oranlarıyla sınırlı değil herkesin öğrenebildiği, gelişebildiği ve söz sahibi olabildiği bir yapı kurmak olarak tanımlıyoruz.
“KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ DENEYİM MERKEZİMİZDE”
Bizim için kapsayıcılık her bir çalışma arkadaşımız için doğru, anlamlı ve değer yaratan deneyimi tasarlayabilmek demek. Bu anlayışla kişiselleştirilmiş çalışan deneyimini merkeze alıyor; farklı beklenti, yaşam evresi ve kariyer hedeflerine sahip çalışanlarımız için daha esnek ve hedef odaklı uygulamalar geliştiriyoruz. Böylece herkesin kendini değerli, duyulmuş ve desteklenmiş hissettiği bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.
ASLI NAMAL I ACIBADEM SAĞLIK GRUBU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“DAHA ŞEFFAF VE VERİ BAZLI YAPI KURDUK”

“Hızla büyüyen ve çeşitlenen insan kaynağımıza yönelik son dönemdeki odağımız çalışan deneyimini şekillendiren tüm karar mekanizmalarını yeniden tasarlamak oldu. Terfi, ücret ve performans süreçlerinde daha şeffaf ve veri bazlı bir yapı kurduk. Çünkü çalışan bağlılığının en güçlü belirleyicisinin adil hissetmek olduğuna inanıyoruz.”
Bugün “en iyi işveren” olmak, iyi uygulamalar yapmakla değil organizasyonu adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir sistem üzerine kurmakla mümkün. Biz kapsayıcılığı bir iletişim dili değil, bir yönetim modeli olarak görüyoruz.
“ODAKTA HASTA VE ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VAR”
Acıbadem Sağlık Grubu’nun odağında, her zaman “hasta ve çalışan memnuniyeti” var. Bu nedenle çalışan memnuniyetini artıracak konularda hassas bir yapılanması var. Hızla büyüyen ve çeşitlenen insan kaynağımıza yönelik olarak son dönemdeki odağımız ise çalışan deneyimini şekillendiren tüm karar mekanizmalarını yeniden tasarlamak oldu. Terfi, ücret ve performans süreçlerinde daha şeffaf ve veri bazlı bir yapı kurduk. Çünkü çalışan bağlılığının en güçlü belirleyicisinin adil hissetmek olduğuna inanıyoruz. Kapsayıcılık yolculuğundaki en önemli öğrenimimiz şu: “Niyet yetmez, sistem kurmak gerekir.” Süreçleriniz kapsayıcı değilse ve liderleriniz bu refleksi taşımıyorsa, bu alan sürdürülebilir olmuyor. Bu yüzden biz kapsayıcılığı ölçüyor ve doğrudan yönetsel kararlara entegre ediyoruz.
HASAN KAYA I BİM CHRO’SU
“EŞİTLİK, ÇEŞİTLİLİK VE KAPSAYICILIK MERKEZİMİZDE”

“İşe alımdan terfi süreçlerine, performans değerlendirmeden eğitim ve gelişim uygulamalarına kadar tüm insan kaynakları süreçlerimizde eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılığı merkezimizde konumlandırıyoruz.”
Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almayı, çalışanlarımıza sunduğumuz deneyimin, kurum kültürümüzün ve insan odaklı yaklaşımımızın güçlü bir teyidi olarak görüyoruz. Aynı zamanda çalışanlarımızın kendilerini değerli ve ait hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturma konusundaki kararlılığımızı da ortaya koyuyor.
“NASIL BAŞARDIK?”
Bu başarıyı elde etmemizde, özellikle kapsayıcılık odağında hayata geçirdiğimiz uygulamaların büyük etkisi var. Bu kapsamda öne çıkan çalışmalarımızı şöyle sıralayabilirim: Kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarımızla 2025 yılında kadın çalışan oranımızı yüzde 51 seviyesine çıkardık. Çalışanlarımızın farklı ihtiyaçlarına yönelik marka iş birlikleri ile indirim imkanları sunan “Efsane Avantajlar Kulübü” paketini Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm çalışma arkadaşlarımızın faydalanabileceği şekilde hayata geçirdik. Çalışanlarımızın fiziksel ve psikolojik iyilik hallerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Bİ’Mutluluk hareketi kapsamında 2025 yılı boyunca Hi-Doctor iş birliği ile online psikolog ve diyetisyen desteği sağladık. Tüm çalışanlarımıza gelişim fırsatları sunan sistematik bir kariyer yolu oluşturduk.
SELDA SEÇKİNLER I İGA İSTANBUL HAVALİMANI İK’DAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“ADİL VE TUTARLI YAKLAŞIMIN SONUCU”

“En iyi işveren olarak anılmak sonuçtan ziyade bir yansıma. İGA İstanbul Havalimanı’nda çalışan deneyimi, söylemlerden çok günlük uygulamalarda hayata geçirilen adil ve tutarlı yaklaşımlarla beslenen bir kurum kültürünün sonucu olarak şekilleniyor.”
Odak noktamız çalışanlarımızın sürekli gelişimi. Fırsat eşitliği anlayışıyla, gelişim imkanlarını herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Üniversitelerle yaptığımız iş birlikleri ve burs programlarımız, potansiyelin ortaya çıkabilmesi için eşit başlangıç koşullarının önemini yansıtıyor. Yabancı dil ve işaret dili eğitimlerine yatırım yapıyor; prim uygulamalarıyla katılımı teşvik ediyoruz. Kadın liderlik programlarımız da bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası. Amacımız herkesi aynı kalıba sokmak yerine farklılıkları görünür ve değerli kılan bir kültür oluşturmak.
“ÇALIŞANLAR KURUMA GÜVENİYOR”
Kapsayıcılık yolculuğumuzun merkezinde adalet duygusu yer alıyor. Kapsayıcılığı, tüm çalışanlar için fırsat eşitliğinin sağlandığı bir çalışma zemini oluşturma sorumluluğu ve organizasyonun geneline yayılan bir yönetim yaklaşımı olarak konumlandırıyoruz. Liderlerin, yönetim süreçlerinde kapsayıcılığı stratejik değer olarak konumlandırmasının büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Yaklaşımımız kimseyi önceliklendirmeden, her çalışanın ihtiyacını gözeterek eşit fırsatlar sunmak üzerine kurulu. Adil ve tutarlı karar süreçlerinin, çalışanların kuruma duyduğu güveni ve güven hissini önemli ölçüde artırıyor. Ancak iyi niyetli yaklaşımların sürdürülebilir sistemler ve uygulamalarla desteklenmesi gerekir. Yani kapıyı açmak yetmiyor; içeri giren her çalışanın kendini güvende, değerli ve sesinin duyulduğu kapsayıcı bir deneyim sunmak gerekiyor.
“İŞİ SADECE GEÇİNMEK İÇİN GÖRMÜYORLAR”
Yeni kuşak için temel beklenti, anlam odaklı bir çalışma deneyimi. İşi yalnızca bir geçim kaynağı olarak değil finansal güvenlik, anlamlı katkı ve zihinsel iyi oluşu kapsayan bütünsel bir deneyim olarak değerlendiriyorlar. Bu nedenle çalışan bağlılığının merkezinde, yapılan işle kurulan bağ yer alıyor.
İNSAN DENEYİMİ
Bizim içinse önemli olan operasyonel mükemmelliği sağlarken insan deneyimini odağımızda tutmak. Bu doğrultuda amacımız, sadece performansı değil potansiyeli de görmek ve çalışanlarımıza “Burada yaptığım iş, gelişim yolculuğumun bir parçası” duygusunu yaşatmaktır.
ŞENGÜL ATALAY I ARKAS HOLDİNG ÇALIŞAN MOTİVASYONU YÖNETİMİ KIDEMLİ MÜDÜRÜ
“BU GERİ BİLDİRİMİN DEĞERİ ÇOK AYRI”

“Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak bizim için bir sonuçtan çok, doğru yönetim politikaları ile ilerlediğimizi gösteren bir işaret. Denizcilik, lojistik, liman gibi operasyonun kesintisiz sürdüğü sektörlerde bu geri bildirimin ayrı bir değeri var.”
Holding yapımız içinde çok farklı iş kollarında çalışan deneyimini belirli bir kalite düzeyinde tutup aynı zamanda esnek bir çerçevede yönetmek kritik önemde. Son dönemde en çok fark yaratan kapsayıcılık uygulamalarımızın başında “rol/lokasyon/ülke bazlı çalışan deneyimi” yaklaşımı geliyor. Sektörüne göre farklı ihtiyaçları olan ekiplerimiz için ayrıştırılmış, özelleştirilmiş yan haklar programları geliştirdik. Bununla birlikte, geri bildirim kültürünü yaygınlaştırarak her sesin duyulduğu bir yapının kurulması için de özen gösteriyoruz.
İŞE ALIMIN DOĞAL PARÇASI
Kapsayıcılığı desteklemek adına Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) ve İş Etiği ve Uyum eğitimlerimizi hem sanal sınıflar hem e-öğrenme modülleri aracılığıyla tüm çalışanlarımıza sunuyoruz. Aynı zamanda bu başlıkları işe alım ve oryantasyon süreçlerimizin de doğal bir parçası haline getirerek kapsayıcı kurum kültürümüzü pekiştirmeyi hedefledik. Buna ek olarak liderlik programlarımızın önemli bir parçası olarak psikolojik güvenlik odaklı eğitimleri hayata geçirerek yöneticilerin ekiplerinde güvene dayalı, açık iletişimi teşvik eden bir çalışma ortamı oluşturmalarını destekledik.
“FARKLILIKLAR DEĞER YARATIYOR”
Kapsayıcılık yolculuğumuzu, farklılıkların yönetildiği bir noktadan farklılıkların değer yarattığı bir kültüre evrilen bir süreç olarak tanımlıyorum. Sürekli öğrenmeye devam eden bir organizasyon olmanız gerekiyor. Çalışma arkadaşlarımızın ihtiyaçlarını gerçekten anlamak için daha fazla dinlememiz gerektiğini gördük. Bu doğrultuda veri analitiğiyle desteklenen çalışan içgörüleri ve sahaya yakın liderlik yaklaşımı, kapsayıcılık uygulamalarımızı daha anlamlı ve etkili hale getirdi. Asıl değer, çalışanların kendi deneyimlerinden çıkan içgörülerde. Bugün daha fazla dinleyen, daha az varsayan bir noktadayız. Bu da kapsayıcılığı daha gerçek ve uygulanabilir kılıyor.
BALCAN DEMİRÖZ I ULUDAĞ ENERJİ GRUP İNSAN KAYNAKLARI DİREKTÖRÜ
“GÜVEN, AİDİYET VE KAPSAYICI KÜLTÜRÜN ESERİ”

“Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak, kurumumuz için yalnızca bir başarı göstergesi değil çalışan deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan yaklaşımımızın ve insan odaklı kültürümüzün somut bir teyididir. Bu sonuç, sürdürülebilir başarının temelinde güven, aidiyet ve kapsayıcılık üzerine inşa edilmiş bir çalışma kültürünün yer aldığını gösteriyor.”
Son dönemde çalışan deneyimini güçlendirmeye yönelik en belirleyici adımlardan biri, Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) Komitesi’nin kurulması oldu. Farklı iş birimlerinden temsilcilerin yer aldığı bu yapı, kapsayıcılık odağındaki tüm aksiyonların ortak akılla tasarlanmasını ve kurumsal düzeyde sahiplenilmesini sağlıyor. 2025-2026 döneminde odağımızı özellikle farkındalık, temsil ve erişim alanlarına yönlendirdik. Bu kapsamda kadınların iş gücüne katılımını artırmaya yönelik Milli Eğitim Bakanlığı ile mesleki eğitim iş birlikleri hayata geçirdik. TÜMKAD ile geliştirilen çalışmalarla kadınların sektöre erişimini destekledik. “Geleceğin Enerjisi Genç Yetenek Programı” kapsamında kadın, erkek ve engelli öğrenci istihdamında dengeli temsil yaklaşımını benimsedik. Kadın yönetici oranında yüzde 5, üst yönetimde ise yüzde 10 oranında artış sağladık. Engelli istihdamı için bölgesel iş birliklerini güçlendirdik. Bunlara ek olarak esnek çalışma modelleri, farklı yaşam evrelerine uygun yan haklar, açık iletişim platformları ve kapsayıcı liderlik eğitimleri ile kurum genelinde daha eşitlikçi bir çalışma ortamı yapılandırdık.
“TÜM İK SÜREÇLERİNİN DOĞAL BİR PARÇASI”
Kapsayıcılık yolculuğumuzu bugün, farkındalık düzeyinden çıkıp kurum kültürüne tam entegre olmuş, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşüm süreci olarak tanımlıyoruz. Kapsayıcılık artık ayrı bir İK programı değil, tüm insan kaynakları süreçlerimizin doğal ve ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yolculukta en kritik öğrenimimiz, çalışan deneyimini anlamanın en güçlü yolunun doğrudan geri bildirim mekanizmalarını sistematik şekilde işletmek olduğudur.
ÖZGÜR ŞAHİN I DİVAN GRUBU İK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“HERKES İÇİN ADİL, ERİŞİLEBİLİR VE İLHAM VEREN BİR SİSTEM”

“Gerçek kapsayıcılık herkes için adil, erişilebilir ve ilham veren bir sistem kurabilmekten geçiyor. Biz de bu anlayışla, kapsayıcılığı bir hedef değil, sürekli gelişen bir yolculuk olarak görüyoruz.”
Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak, bizim için bir sonuçtan çok bir duruşun yansıması. Nasıl bir kurum olmak istediğimizin ve bu konuda ne kadar tutarlı ilerlediğimizin hem çalışanlarımız hem dış paydaşlarımızın görüldüğünün ve takdir edildiğinin bir ifadesi. Misafir deneyiminin ve çalışanların merkezde olduğu bir sektörde, farkı yaratanın doğrudan çalışanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle odağımız, çalışanlarımızın gerçekten kurumuyla gönül bağı kurduğu, kendisini şirketinin bir parçası olduğunu gördüğü ve yaşadığı bir yapıyı sürdürülebilir şekilde sağlamak.
KÜLTÜREL DÖNÜŞÜM
Kapsayıcılık yolculuğumuzu bugün geldiğimiz noktada, bir “farkındalık sürecinden” çıkıp gerçek bir “kültürel dönüşüme” evrilen bir gelişim olarak tarifledik. Artık kapsayıcılık bizim için ayrı bir gündem değil karar alma süreçlerimizin, liderlik anlayışımızın ve çalışan deneyimi yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası. Bu süreçte en büyük öğrenimimiz, kapsayıcılığın bilinçli ve sistematik bir yaklaşımla ilerlediği oldu. Çalışanlarımızın geri bildirimlerini düzenli olarak dinlemek, belirli periyotlarda anketler yapmak, bu geri bildirimleri veriyle desteklemek ve şeffaf bir şekilde aksiyona dönüştürmek, gelişimimizi hızlandıran en önemli unsurlardan biri oldu. Bugün geldiğimiz noktada, farklılıkların gerçekten değer yaratan bir güce dönüştüğü bir kurum kültürü inşa etme yolunda önemli bir mesafe kat ettiğimizi söyleyebiliriz.
BAHAR TURA I CARREFOURSA İK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“DAHA İNCELİKLİ ALANLARA DAHA FAZLA EĞİLECEĞİZ”

“Kadın istihdamı, genç yetenekler ve farklı gelişim ihtiyaçlarına sahip çalışanlar odağımızda olmaya devam edecek. Bunun yanında yaş, bölge, yaşam evresi ve çalışma modeli gibi daha incelikli alanlara da daha fazla eğileceğiz.”
Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında yer almak bizim için bir unvandan çok yarının çalışma hayatını nasıl tasarladığımızın göstergesi. Bu başarıyı, çalışan deneyiminin sahadaki gerçek karşılığı olarak görüyoruz. En çok fark yaratan unsur ise kapsayıcılığı politika düzeyinde bırakmayıp kültüre dönüştürmemiz oldu. "Kadınların Gücü CarrefourSA'nın Gücü" başlığı altında topladığımız kadınların sahada ve liderlikte daha görünür olması amacıyla başlattığımız projelerimiz, farklı kuşakların birlikte değer üretmesi, engelsiz çalışma hayatını destekleyen adımlarımız, “farkındayız ama farklı değiliz’ anlayışıyla çalışanlarımızın çeşitliliğini bir güç kaynağı olarak gördüğümüz +1 Mutluluk projemiz ve çalışanın sesini karar süreçlerine taşıyan alanlar yaratılması, aidiyeti güçlendiren en önemli adımlarımızdı.
DAHA BİLİNÇLİ DAHA CESUR
Kapsayıcılığı tamamlanmış bir başlık değil, sürekli gelişen stratejik bir yetkinlik olarak görüyorum. Bugün daha bilinçli, daha cesur ve daha somut adımlar atan bir noktadayız. Bizi en çok geliştiren şey verinin ötesine geçip insan hikayelerini dinlemek oldu. Çünkü gerçek kapsayıcılık herkese aynı imkanı sunmak değil herkesin potansiyelini ortaya koyabileceği zemini tasarlamak. Bu bakış açısı, kararlarımızı daha insani, daha adil ve daha sürdürülebilir hale getirdi. Önümüzdeki dönemde çalışan bağlılığını güçlendirecek en kritik önceliğin, anlam duygusu ile gelişim fırsatını birlikte sunmak olduğuna inanıyorum.