Pegasus Hava Yolları, küresel büyümede yeni bir aşamaya geçiyor. Çek Hava Yolları ve Smartwings’in 154 milyon Euro’luk satın almasıyla Avrupa’daki ayak izini güçlendirecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, bu satın almayla ölçek büyütmenin ötesinde uçuş emniyeti, teknoloji, verimlilik ve misafir deneyimi odaklı geleceğe hazır daha güçlü bir yapı kurmayı hedeflediklerini söylüyor. Büyümede yeni bir aşamaya hazır olduklarını söyleyen Öztürk, “Türkiye’de havacılığı biz başlatmadık ama biz değiştirdik” diyor.
SEYFETTİN BAYRAM I s.bayram@businesslife.com.tr
FOTOĞRAF: BURAK ÖZÇETİN
1990 yılında havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005’te Esas Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsedi. Türkiye’nin lider düşük maliyetli hava yolu olan Pegasus, hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna olan inancıyla ve uyguladığı ‘low cost (düşük maliyetli hava yolu)’ modeliyle misafirlerine uygun fiyatlı ve genç uçaklarla seyahat etme imkanı sağlıyor. 2018 itibarıyla “Türkiye’nin Dijital Hava Yolu” söylemiyle faaliyet gösteren Pegasus; misafirlerini 39’u yurt içinde, 119’u yurt dışında olmak üzere 55 ülkede toplam 158 noktaya ulaştırıyor. İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştiriyor. Küresel büyümede yeni bir aşamaya geçen Pegasus Hava Yolları, Çek Hava Yolları ve Smartwings satın almasıyla Avrupa’daki ayak izini güçlendiriyor. 154 milyon Euro’ya gerçekleşen satın alma sonrası Pegasus, büyümede yeni bir aşamaya geçecek. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, “2005’te cesur bir hedefle yola çıktık: Hava yolculuğunu herkes için ulaşılabilir kılmak. Bugün filomuzu 14 uçaktan 127 uçağa çıkararak dünyanın en verimli ve kârlı havayollarından biri olduk. Şimdi, Çek Hava Yolları ve Smartwings’in 47 uçaktan oluşan filosuyla güçlerimizi birleştirerek büyüme yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz. Ancak tek amacımız ölçek büyütmek değil aynı zamanda uçuş emniyeti, teknoloji, verimlilik ve misafir deneyimi odaklı, geleceğe hazır güçlü bir yapı oluşturmak. Türkiye’de havacılık sektörünü biz başlatmadık ama biz değiştirdik. Şimdi büyüme yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına geçmeye hazırız” diyor. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, bu stratejik hamleden 2026 önceliklerine, filodan dijitalleşmeye uzanan yol haritasını BUSINESS LIFE’a anlattı.

Pegasus, Çek Hava Yolları ve Smartwings’i satın almak üzere anlaşma imzaladı. Bu adımı Pegasus’un büyüme yolculuğunda nereye koyuyorsunuz?
Pegasus Hava Yolları olarak küresel büyüme hedefimizde yeni bir aşamaya geçmek üzere Çekya merkezli Çek Hava Yolları ve iştiraki Smartwings’i satın almak için anlaşma imzaladık. Dünyanın en eski havayolu markalarından Çek Hava Yolları’nı ve iştiraki Smartwings’i satın almaya yönelik anlaşmayla uluslararası büyüme hedeflerimizde önemli bir adım attık. Bu stratejik yatırım, Pegasus Hava Yolları’nın küresel ölçekte faaliyetlerini genişletmeyi amaçlıyor.
Satın alma bedeli ne oldu?
İşlemin toplam bedeli her iki şirketin borçlarını da kapsayacak şekilde 154 milyon Euro olarak belirlendi. Satın alım sürecinin tamamlanması, gerekli yasal onayların alınması ve diğer devir koşullarının yerine getirilmesini takiben gerçekleşecek.
İki şirket nasıl bir güç birliği yapacak?
1990 yılında faaliyete başlayan, son yirmi yıldır düşük maliyetli havacılık modeliyle milyonlarca insana seyahat erişimi sağlayan Pegasus Hava Yolları, bugün 55 ülkede 158 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor ve dünyanın en genç, en yakıt verimli filolarından birine sahip. Smartwings ise Çek Hava Yolları ve Smartwings markalarıyla Çekya’nın en büyük havayolu ve Orta ve Doğu Avrupa’nın köklü hava yolu gruplarından biri. Şirket, 20 ülkede 80 destinasyona sahip uçuş ağı, tur operatörleriyle güçlü iş birlikleri ve bölgesel turistik seyahat pazarındaki konumuyla dikkat çekiyor. Bu satın alma ile iki havayolunun deneyim ve kaynaklarını birleştirerek misafirlere daha geniş bir uçuş ağı ve uygun fiyatlar sunan güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Satın alımın ardından her iki havayolu da sahip oldukları ortak bilgi birikimini kullanarak birbirlerinin güçlerinden yararlanacak.
Pegasus’un büyüme hedeflerini nereye taşıdınız?
2005’te cesur bir hedefle yola çıktık: Hava yolculuğunu herkes için ulaşılabilir kılmak. Bugün filomuzu 14 uçaktan 127 uçağa çıkararak dünyanın en verimli ve kârlı havayollarından biri olduk. Şimdi, Çek Hava Yolları ve Smartwings’in 47 uçaktan oluşan filosuyla güçlerimizi birleştirerek büyüme yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz. Ancak tek amacımız ölçek büyütmek değil aynı zamanda uçuş emniyeti, teknoloji, verimlilik ve misafir deneyimi odaklı, geleceğe hazır güçlü bir yapı oluşturmak. Bugün artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’de havacılık sektörünü biz başlatmadık ama biz değiştirdik. Şimdi büyüme yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına geçmeye hazırız. Çek Hava Yolları ve Smartwings ile ortak bir vizyon oluştu: İki farklı marka, Smartwings ve Pegasus olarak kanatlarımızı dünyaya açmaya devam edeceğiz. Pegasus Hava Yolları’nın Çek Hava Yolları ve Smartwings için ideal bir hissedar olduğuna ve bunun misafirlerine daha fazla avantaj, gelişmiş bağlantılar ve seyahat olanağı sunacağına inandılar. Onlar da Çek Hava Yolları ve Smartwings’in Pegasus çatısı altında büyümeye devam etmesini görmekten mutluluk duyacaklar. Smartwings, Çekya’nın en büyük hava yolu şirketi ve Smartwings Group’un bir üyesi. Grup bünyesinde Smartwings Poland, Smartwings Slovakia ve Smartwings Hungary şirketleri yer alıyor. 20 ülkede 80 destinasyona uçuşlar düzenleyen Smartwings, tarifeli ve charter seferlerin yanı sıra özel uçuş hizmetleri de sunuyor. Uluslararası kuruluşlar için özel operasyonlar yürütüyor, IATA üyesi ve IOSA sertifikasına sahip. Pegasus tarafında ise düşük maliyetli modeldeki operasyonel mükemmeliyetimiz, dijitalleşme yetkinliğimiz ve maliyet disiplini öne çıkıyor. Bu iki yapının birleşimiyle misafirlerimize daha geniş bir uçuş ağı, daha erişilebilir fiyatlar ve daha güçlü bağlantılar sunabileceğimiz bir sinerji yaratıyoruz.

2025 yılı nasıl geçti?
Ocak–Kasım döneminde 40 milyona yakın yolcu taşıdık, bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik bir artış anlamına geliyor. Geçen seneye kıyasla üçüncü çeyrekte 1,7 milyon, Ocak-Kasım arası 5,3 milyon daha fazla yolcu taşıdık. Kapasitemizi artırmamıza rağmen yüzde 87,7’lik yüksek doluluk oranımızı koruduk, bu da verimlilik odaklı iş modelimizin başarısını gösteriyor. Şirketin gelirleri ilk dokuz ayda 2,6 milyar Euro’ya yükseldi ve yıllık bazda yüzde 10 arttı. Küresel havacılık sektöründe maliyet baskılarının belirginleştiği bir yılı geride bıraktık. Pandemi sonrası dönemde hızlı hareket ederek filomuzu gençleştirdik, uçuş ağımızı genişlettik ve dijitalleşmeye yoğun yatırım yaptık. Pegasus’u geleceğin rekabet koşullarına hazırladık. Bugün global çapta sektör genelinde en kuvvetli operasyonel kârlılık gösteren havayolları arasındaki yerimizi koruyoruz. 2026 yılı ise kapasite arzında daha kontrollü, daha optimize bir stratejiye yöneleceğimiz, biraz soluklanıp olgunlaşacağımız bir yıl olacak. Aynı zamanda uzun vadeli büyüme hikayemizi planlamaya ve icra etmeye devam edeceğiz.
2025’te yönünüzü en çok etkileyen stratejik karar neydi?
2025’te şirketimizin yönünü en çok etkileyen stratejik adım, iki büyük yatırımı hayata geçirmek oldu: Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren Pegasus Innovation Lab ile inovasyon kapasitemizi güçlendirmek ve operasyonel verimliliğimizi artıracak yeni hangar yatırımını devreye almak. İnovasyon üssümüz Pegasus Innovation Lab, yenilikçi projeler ve teknolojik çözümlerle stratejimizin hayata geçirilmesinde kilit rol oynuyor. Bu sayede hem müşteri deneyimimizi iyileştiriyor hem maliyet etkinliğini artırıyoruz. İkinci önemli karar da 150 milyon dolarlık bir yeni hangar yatırımı. Filo genişlememize paralel olarak uçak bakım kapasitemizi de güçlendirmek gerekti. Bu kapsamda hem hafif hem ağır bakım faaliyetlerinin gerçekleştirilebileceği, uçak bileşenlerinin bakımının yapılabileceği, ayrıca uçak boyama hizmetinin de sunulacağı bir hangar yatırımına başladık. Bu yıl içinde tamamlanması planlanan bu yatırım, uçak bakım ve operasyon süreçlerimizi daha çevik, daha esnek ve daha maliyet etkin hale getirecek. Aldığımız kararların ortaya koymaya başladığı sonuçlardan oldukça memnunum. Bu yatırımların, Pegasus’un sürdürülebilir büyüme yolculuğunda bize güçlü bir rekabet avantajı kazandırdığına inanıyorum.
Filodaki stratejik dönüşümden bahseder misiniz? Hedefiniz nedir?
Pegasus’un halen 127 uçaktan oluşan genç bir filosu bulunuyor. Filonun önümüzdeki yıllarda dengeli bir yapıda büyümesi için geçen yıl Boeing ile imzalanan 100’ü kesin, 100’ü opsiyonel olmak üzere 200 uçağı kapsayan anlaşmamız stratejik önem taşıyor. İlk Boeing teslimatlarının 2028’den itibaren filoya katılması bekleniyor. Bu adım Pegasus’u tedarik zinciri risklerine karşı daha dayanıklı, daha esnek ve maliyet açısından optimize bir yapıya taşıyacak. Artan filo genişlemesine paralel olarak bakım kapasitesini de güçlendiriyoruz. Bu kapsamda hem hafif hem ağır bakım faaliyetlerinin gerçekleştirilebileceği, ayrıca uçak boyama hizmetinin de sunulacağı yeni bir bakım hangarı kompleksi yatırımı yapıyoruz. Yeni hangarların ilk etabı olan 'boya ve hat bakım' hangarları ocak ayında hizmete girecek. Toplam 150 milyon dolar tutarındaki yatırımın 2026 yılı içinde tamamlanmasının ardından Pegasus’un operasyonel verimliliğinin artmasını, dış tedarik ihtiyacının azalmasını ve uzun vadeli maliyet avantajı sağlamayı hedefliyoruz.

Pegasus için sürdürülebilirlik iş modelinin merkezinde diyorsunuz. Uygulamada bu nasıl gerçekleşiyor?
Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik, Pegasus’un gelecek stratejisinde merkezi bir yere sahip. Pegasus Innovation Lab aracılığıyla yapay zeka, otomasyon ve veri odaklı uygulamaları misafir deneyimine entegre ediyoruz. Pegasus’un çevresel etkiyi azaltma hedefini sadece teknik bir gereklilik değil kurumsal stratejinin temel unsurlarından biri olarak görüyorum. Filonun gençleştirilmesi, yakıt verimliliği yüksek uçaklara geçiş ve operasyonel optimizasyon karbon emisyonlarını azaltma stratejimizin merkezinde yer alıyor. Ayrıca Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımını artırmaya yönelik programı adım adım genişletiyoruz. Yer operasyonlarında enerji verimliliği, dijital çözümlerle kağıtsız süreçler ve atık azaltımı gibi uygulamalarla çevresel performansımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için sadece çevresel değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir sorumluluk. Kadınların havacılıkta ve teknoloji alanlarında temsiliyetini artırmaya yönelik projeler yürütüyor, gençlere eğitim ve istihdam alanında fırsatlar sunuyoruz. Çalışma kültürümüzü kapsayıcılık, eşitlik ve ortak değer üretimi üzerine kuruyoruz. Hep birlikte geleceği daha adil, daha temiz ve daha yaşanabilir kılmak için çalışıyoruz.
2026 ajandanızın ilk sırasında hangi konu yer alıyor?
2026’da odaklanacağımız ilk konu, inovasyon ve dijital yetkinlikleri artırmak. Sadece yeni teknoloji almak değil teknolojiyi hızla adapte edip operasyona entegre eden öğrenen bir organizma yaratmak asıl hedefimiz. Bunun yanında kültürel dönüşüm de stratejimizin merkezinde yer alıyor çünkü teknoloji ve süreçler kadar, insan faktörü ve adaptasyon da başarı için hayati öneme sahip. 2026, dijital yetkinlikleri en üst düzeye çıkararak, şirket kültürümüzü bu yetkinlikleri destekleyecek şekilde dönüştürme yılı olacak.
Son olarak Pegasus’u 2026 sonrasında nasıl bir konumda görüyorsunuz?
Bugüne kadar çok hızlı koştuk. Şimdi bu koşunun değerini görünür kılma zamanı. Önümüzdeki dönemi verimlilik, dijital derinleşme, dengeli büyüme ve sürdürülebilir rekabet gücü vizyonuyla yöneteceğiz.

PEGASUS 2025’TE ÇİFT HANELİ BÜYÜDÜ
1. 2025’in Ocak-Kasım döneminde 40 milyona yakın yolcu taşıdık, bu da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15’lik bir artış anlamına geliyor.
2. Geçen seneye kıyasla üçüncü çeyrekte 1,7 milyon, Ocak-Kasım arası 5,3 milyon daha fazla yolcu taşıdık.
3. Kapasitemizi artırmamıza rağmen yüzde 87,7’lik yüksek doluluk oranımızı koruduk, bu da verimlilik odaklı iş modelimizin başarısını gösteriyor.
4. Şirketin gelirleri ilk dokuz ayda 2,6 milyar Euro’ya yükseldi ve yıllık bazda yüzde 10 arttı.
5. Global çapta en kuvvetli operasyonel kârlılık gösteren havayolları arasındayız.
6. 2026’da kapasite arzında daha kontrollü, daha optimize bir stratejiye yöneleceğiz.
7. 2025’te Silikon Vadisi’nde Pegasus Innovation Lab’i açtık.
8. 150 milyon dolarlık yeni hangar yatırımı yaptık.
9. 127 uçaktan oluşan genç bir filomuz var. Boeing ile imzalanan 100’ü kesin, 100’ü opsiyonel 200 uçağı kapsayan anlaşmamız stratejik önem taşıyor.
10. İlk Boeing teslimatları 2028’den itibaren filoya katılacak.
“ÜÇLÜ VE DENGELİ BÜYÜME HAYATİ”
Büyüme, verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramlarını geleneksel bir öncelik sıralamasına koymak yerine, onları birbirini besleyen döngüsel bir strateji olarak ele alıyoruz. Özellikle bizim gibi düşük maliyetli taşıyıcılar için bu üçlünün optimal dengesi hayati öneme sahip. Verimlilik, maliyet yönetiminin ve operasyonel mükemmelliğin anahtarı.
PAZAR PAYI ARTIŞI Uzun yıllardır stratejik açıdan yüksek verimliliğe odaklıyız ve buradaki performansımızı düşük birim maliyet (CASK) hedefimiz açısından çok önemsiyoruz. Yeni nesil, daha az yakıt tüketen uçaklara yatırım, operasyonel verimliliğin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı ve bize uzun vadeli maliyet avantajı sağladı. Hem verimlilikten sağlanan maliyet avantajı hem sürdürülebilirlikle pekişen kurumsal itibar, bize yeni rotalar ve artan pazar payı olarak geri döndü.
DESTEK 2025 için konuşursak özellikle dışsal faktörlerin havacılık sektörü paydaşları açısından zorlu bir pazar ortamına yol açtığını dikkate aldığımızda, bahsettiğimiz bu üç alanı dengeli bir şekilde ilerletmenin hem operasyonel hem de finansal performansımıza büyük destek sağladığını söyleyebilirim.