Enerjide yeni yatırım dönemi yenilenebilir kaynaklar, depolama, hibrit santraller ve verimlilik projeleriyle hız kazanıyor. Türkiye’nin önde gelen enerji ve sanayi şirketlerinin yöneticileri, portföylerini büyütürken düşük karbonlu dönüşüm için belirledikleri yeni hedefleri anlatıyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, enerjide değişen oyunu anlatıyor. Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Mustafa Kemal Güngör, “portföyü yeni yatırımlarla büyütüyoruz” diyor. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal, depolamalı yenilenebilir enerji portföylerine yatırım yaptıklarını anlatıyor. Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “rüzgarın yanına güneşi ekliyoruz” diyor. Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, enerji portföy hedeflerinden bahsediyor. IC Enterra Yenilenebilir Enerji CEO’su Cem Aşık, “485 mw’lık depolamalı üretim portföyümüzde ilerliyoruz” diyor. Polinas CEO’su Faik Önaldı, enerji yoğunluklarını yüzde 14 iyileştirdiklerini söylüyor. Rönesans Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ve Enerji Grup Başkanı Emre Hatem, “2028’de 2.000 Mw kurulu güce ulaşacağız” diyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejileriyle aldıkları ödülleri anlatıyor. Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca ise “alternatif yakıt oranımızı 5 yılda yüzde 63 artırdık” diyor.
SELEN KOCABAŞ I s.kocabas@businesslife.com.tr
ENERJİ ARTIK JEOSTRATEJİK BİR GÜÇ
Son birkaç yılda dünya bize çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlattı. Enerji artık yalnızca elektrik üretmekten ibaret değil. Jeopolitik gerilimler, savaşlar, ticaret korumacılığı, kritik madenlere erişim mücadelesi, yapay zeka devriminin hızla artan enerji ihtiyacı ve karbon düzenlemeleri, enerjiyi şirketlerin en kritik rekabet alanlarından biri haline getirdi.
Bugün enerji maliyet yönetimi, sürdürülebilirlik ya da çevre yatırımı olmanın çok ötesinde, ulusal rekabet gücünün, sanayi politikalarının ve şirket stratejilerinin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle enerji konusu artık CEO’nun ajandasında CFO’nun, satın alma ekibinin ya da teknik operasyonların gündemi olmaktan çıktı, yönetim kurullarının, yatırım komitelerinin ve hissedarların doğrudan takip ettiği stratejik bir başlığa dönüştü. Önümüzdeki dönemde CEO’lar yalnızca “Ne üretiyoruz?” sorusuna değil “Enerjimizi nasıl sağlıyoruz?”, “Enerji riskimizi nasıl yönetiyoruz?”, “Kendi enerjimizi ne ölçüde üretiyoruz?”, “Karbon maliyetleri şirket değerimizi nasıl etkileyecek?” ve “Yapay zeka çağının enerji ihtiyacına ne kadar hazırız?” sorularına da cevap vermek zorunda kalacak. Çünkü artık rekabet sadece ürünlerde yaşanmıyor, enerjiye erişimde, enerji verimliliğinde, enerji depolamada ve enerjiyi dijital olarak yönetebilme yetkinliğinde yaşanıyor.
Bir başka önemli dönüşüm ise enerji yatırımlarının niteliğinde görülüyor. Güneş ve rüzgar yatırımları tek başına yeterli değil. Depolama sistemleri, hibrit santraller, akıllı şebekeler, dijital enerji yönetimi, yapay zeka destekli optimizasyon, karbon yönetimi ve esnek üretim altyapıları yeni dönemin vazgeçilmez rekabet unsurları haline geliyor. Aslında şirketler enerji yatırımı yapmıyor; gelecekteki rekabet güçlerine yatırım yapıyorlar.
Farklı sektörlerin yatırımları birbirinden farklı görünse de hepsinin ortak bir vizyonu var: Daha bağımsız, daha dirençli, daha düşük karbonlu ve teknolojiyi merkeze alan bir gelecek inşa etmek. Benim gördüğüm en önemli değişim ise şu: Geleceğin başarılı CEO’su sadece bilançosunu yöneten kişi olmayacak. Enerji güvenliğini, jeopolitiği, teknolojiyi, sürdürülebilirliği ve sermaye piyasalarının beklentilerini aynı stratejik resim içinde okuyabilen liderler fark yaratacak. Çünkü yeni dünyada enerji sadece bir girdi değil, büyümenin, şirket değerinin ve rekabet üstünlüğünün en stratejik belirleyicilerinden biri haline geldi.

ARKIN AKBAY I EKSİM ENERJİ CEO’SU
“RÜZGARIN YANINA GÜNEŞİ EKLİYORUZ”

“Hibrit santral yatırımlarımızla mevcut şebeke altyapısını daha verimli kullanıyor, üretimi gün içine daha dengeli yayıyor ve aynı sahadan daha fazla temiz enerji elde ediyoruz. Yenilenebilir enerji portföyümüzü yalnızca kapasite artışıyla değil üretim kalitesini ve sistem esnekliğini güçlendiren yatırımlarla büyütüyoruz.”
Yenilenebilir enerjide artık yalnızca daha fazla kurulu güç değil mevcut kaynakları daha akıllı, dengeli ve verimli kullanan sistemler ön plana çıkıyor. Biz de rüzgar enerjisi santrallerimizi güneş enerjisiyle buluşturan hibrit yatırımlarımızı bu anlayışla hızlandırıyoruz.
“HİBRİT DÖNÜŞÜM SÜRÜYOR”
İzmir Ovacık RES ve Balıkesir Susurluk RES sahalarımızdaki hibrit yatırımlarımızı tamamladık. Tokat Killik RES ve Amasya Kayadüzü RES sahalarımızdaki hibrit dönüşüm çalışmalarımızı ise sürdürüyoruz. Tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan ve Türkiye’de 1,2 GW seviyesine ulaşan portföyümüzü daha verimli, esnek ve sürdürülebilir bir üretim yapısıyla büyütmeyi hedefliyoruz. Hibrit santralleri yalnızca ilave kapasite oluşturan yatırımlar olarak değerlendirmiyoruz. Rüzgar ve güneşin aynı sahada birlikte kullanılması, mevcut şebeke bağlantılarından daha etkin yararlanmamızı sağlıyor. Aynı zamanda üretimin gün içine daha dengeli yayılmasına ve enerji sisteminin esnekliğinin artmasına katkıda bulunuyor.
“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜ DAHA HIZLI VE VERİMLİ HALE GETİRİYORUZ”
Hibrit yatırımları dijitalleşme, depolama ve esnek üretim anlayışıyla birlikte geleceğin entegre enerji sistemlerine geçişin önemli bir adımı olarak görüyoruz. Yeni bağlantı süreçleri, arazi temini ve izin mekanizmalarının süresi, toplam yatırım maliyeti ve üretim kalitesi dikkate alındığında bu yatırımlar yeni sahalara kıyasla daha ekonomik ve daha kısa sürede ticari işletmeye geçebiliyor.
“VERİMLİLİĞİ ARTIRIYOR”
Son yıllarda yapılan düzenlemeler de hibrit santral modelinin yaygınlaşmasını önemli ölçüde destekledi. Türkiye’de EPDK tarafından onaylanan hibrit santral kapasitesinin 5 GW’ı aşması, bu yatırımların artık yenilenebilir enerji sektörünün verimliliği artıran önemli unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda onaylanan kapasitenin hızla yatırıma dönüşmesini bekliyoruz.
YATIRIMLAR
Tamamladığımız hibrit yatırımlarımızla Susurluk RES’in mekanik kurulu gücünü 86,8 MW’a, Ovacık RES’in mekanik kurulu gücünü ise 41,6 MW’a yükselttik. Tokat Killik ve Amasya Kayadüzü RES sahalarımızdaki yatırımlarımızın tamamlanmasıyla bu iki alandaki toplam mekanik gücümüz 56,8 MW’a ulaşacak.
DÖNÜŞÜM
Hibrit yatırımlarımızla bir yandan mevcut enerji altyapımızdan daha yüksek verim elde ederken diğer yandan daha dengeli, esnek ve sürdürülebilir bir üretim yapısı oluşturuyoruz. Böylece hem yenilenebilir enerji portföyümüzü büyütüyor hem Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırıyoruz.
İHSAN ERBİL BAYÇÖL I SABANCI HOLDİNG STRATEJİK YATIRIMLAR VE OPERASYONLAR BAŞKANI VE ENERJİSA ÜRETİM CEO’SU
“PORTFÖYÜMÜZÜ 6.250 MW’A ULAŞTIRACAĞIZ”

“Yatırım sürecindeki projelerimizin tamamlanmasıyla 6.250 MW portföy büyüklüğüne ulaşacağız. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütürken ülkemizin enerji güvenliğine, ekonomik kalkınmasına ve küresel rekabet gücüne uzun vadeli değer yaratacak bir vizyonla çalışıyoruz.”
Yenilenebilir enerji, ekonomik dayanıklılıktan enerji bağımsızlığına, sanayide katma değer yaratmaktan sürdürülebilir büyümeye kadar ülkelerin geleceğini şekillendiren stratejik bir itici güç haline geldi. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı güçlü bir üretim altyapısı oluşturmak, aynı zamanda geleceğin ekonomik ve stratejik gücünü inşa etmek anlamına geliyor. Enerjisa Üretim olarak enerji üretimini yalnızca bugünün ihtiyacını karşılayan bir faaliyet alanı olarak görmüyoruz. 4.500 MW’tan fazla aktif işletme kapasitemizle yürüttüğümüz operasyonlarımızı, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ve sanayisinin dönüşümüne hizmet eden daha büyük bir yapının parçası olarak konumluyoruz. Toplam kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 55’ini yenilenebilir enerji kaynakları oluşturuyor. 2.400 MW’tan fazla yenilenebilir enerji kapasitemizle ürettiğimiz temiz enerji, yaklaşık 2,6 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir büyüklüğe ulaşıyor. Bu üretimle Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine, kaynak çeşitliliğinin artırılmasına ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunuyoruz.
RÜZGARDA KRİTİK EŞİK
Rüzgar enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşan Türkiye’deki ilk şirket olduk. Bu alandaki kapasitemizi 2.500 MW seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümünde referans noktası haline gelen ölçeğimizi ve tecrübemizi yeni yatırımlarımızla daha da güçlendiriyoruz. Son bir yılda Aydın’da Kestanederesi RES, Dampınar RES ve Hacıhıdırlar RES, Balıkesir’de Uygar RES ve Çanakkale’de Armutçuk RES olmak üzere beş projemizi devreye aldık.
BÜYÜME
Muğla’da üç, Çanakkale, Kırklareli ve Edirne’de birer rüzgar santrali projemizin yanı sıra Tekirdağ, İzmit ve Samsun’daki depolamalı RES projelerimizde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün ulaştığımız nokta, yıllardır sürdürdüğümüz yatırımların ve geleceğe duyduğumuz güvenin en somut göstergelerinden biri. Yatırım sürecindeki projelerimizin tamamlanmasıyla 6.250 MW portföy büyüklüğüne ulaşacağız. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütürken ülkemizin enerji güvenliğine, ekonomik kalkınmasına ve küresel rekabet gücüne uzun vadeli değer yaratacak bir vizyonla çalışıyoruz.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Odağımız teknolojiyi, dijitalleşmeyi ve sürdürülebilirliği bir araya getirerek enerji dönüşümüne hız kazandıran daha güçlü ve daha dirençli bir enerji ekosistemi inşa etmek. Enerjinin geleceğinin daha temiz, daha akıllı ve daha bağımsız bir yapıyla yükseleceğine inanıyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütürken geleceğin enerji ekosistemini de tasarlıyor ve bu geleceği inşa eden kurumlar arasında yer almayı sürdürüyoruz.
MUSTAFA KEMAL GÜNGÖR I AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ GENEL MÜDÜRÜ
“PORTFÖYÜ YENİ YATIRIMLARLA BÜYÜTÜYORUZ”

“Tamamı yenilenebilir kaynaklara dayanan portföyümüzü yeni kapasite yatırımlarıyla büyütürken, çevresel ve sosyal sorumluluklarımızı işimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.”
Yakın zamanda FTSE4Good Emerging Markets Endeksi’ne dahil edildik. Bu, bizim için yalnızca finansal bir başarı değil uzun süredir kararlılıkla sürdürdüğümüz çevresel, sosyal ve yönetişim çalışmalarının uluslararası düzeyde teyit edilmesi anlamına geliyor. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve güçlü iş etiği ilkelerini bütün faaliyetlerimizin merkezinde tutuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarını sadece elektrik üretimi olarak değerlendirmiyoruz. Sürdürülebilir kalkınmaya uzun vadeli değer üreten, toplumun ve çevrenin geleceğine karşı sorumluluk taşıyan bütüncül bir alan olarak görüyoruz. İş sağlığı ve güvenliğinden insan haklarına, çevresel etkilerin yönetiminden kurumsal yönetişime kadar tüm süreçlerimizi bu anlayışla yürütüyoruz.
“PAYDAŞLARIMIZ İÇİN KALICI DEĞER ÜRETİYORUZ”
FTSE4Good Endeksi’nde yer almak, benimsediğimiz yaklaşımın uluslararası yatırımcılar tarafından da karşılık bulduğunun önemli bir göstergesi. Bu gelişmenin şirketimizin küresel görünürlüğünü artıracağına, yatırımcı tabanımızı genişleteceğine ve paydaşlarımız için yarattığımız uzun vadeli değeri güçlendireceğine inanıyoruz.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Tamamı yerli ve yenilenebilir kaynaklardan oluşan dengeli bir üretim portföyüne sahibiz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 30 santralimizle toplam 887 MW kurulu güce ulaşıyoruz. Portföyümüzün 537 MW’ını rüzgar, 229 MW’ını hidroelektrik ve 121 MW’ını güneş enerjisi santralleri oluşturuyor. Santrallerimizin farklı bölgelerde ve farklı kaynak türlerinde konumlanması, iklim ve hidroloji kaynaklı riskleri dengelememize katkı sağlıyor. Büyüme stratejimiz doğrultusunda 102,2 MW’lık RES kapasite artış projelerimizi ve 85,3 MW’lık hibrit GES yatırımlarımızı tamamladık. Lisans ve onay süreçleri devam eden 310 MW’lık depolamalı rüzgar ve güneş projelerimiz de Romanya’daki depolamalı güneş enerjisi yatırımımızla birlikte gelecek dönem büyümemizin önemli parçaları arasında yer alıyor.
KARBON DÖNÜŞÜMÜ
Karbon kredisi satışlarıyla Türkiye’de önemli uygulamalardan birine imza attık. Bu alandaki deneyimimiz ve oluşturduğumuz altyapıyla hem kendi sürdürülebilirlik hedeflerimizi ilerletiyor hem de karbon piyasasının gelişimine katkı sağlıyoruz.
ELİF YENER I ZORLU ENERJİ CEO’SU
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DİJİTALLEŞME STRATEJİMİZ 6 ÖDÜL ALDI”

“Sürdürülebilirliği uçtan uca bir iş yapış biçimi olarak ele alıyor, dijitalleşmeyi bu yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Finansman, karbonsuzlaşma ve dijital deneyim alanlarında geliştirdiğimiz projelerin altı uluslararası ödülle karşılık bulması bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.”
Zorlu Enerji olarak enerji üretiminden satış ve pazarlamaya, inovasyondan finansmana kadar tüm süreçlerimizi sürdürülebilirlik prensipleri doğrultusunda yönetiyoruz. Ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarını bütünsel biçimde değerlendirerek uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanıyoruz.
KARBONSUZLAŞMA YOLU
Dijitalleşmeyi de sürdürülebilirlik stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Değişen dünyanın ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştirirken kullanıcı deneyimini ve operasyonel verimliliğimizi güçlendiriyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirdiğimiz projelerimizin farklı uluslararası platformlarda altı ödüle layık görülmesi, stratejimizin küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Net Zero Roadmap stratejimizle Stevie MENA Awards’ta “Yılın Sürdürülebilir Ürünü/Hizmeti” kategorisinde Altın ödül aldık. Bu yol haritası kapsamında değer zincirimizin tamamındaki Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 sera gazı emisyonlarımızı analiz ederek başlıca emisyon kaynaklarımızı belirledik ve karbonsuzlaşma hedeflerimizi oluşturduk. Hedeflerimizin Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından onaylanması da bu alandaki çalışmalarımızın uluslararası standartlarla uyumunu ortaya koydu.
“KULLANICI DENEYİMİNİ GÜÇLENDİRİYORUZ”
Türkiye enerji sektöründe bir ilk olan 3D Interaktif Sürdürülebilirlik Haritamızla Hermes Creative Awards’ta “Etkileşimli Web Özelliği” kategorisinde Platinum ödül kazandık. Bu platform aracılığıyla enerji portföyümüzü ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı etkileşimli bir yapıda sunuyoruz. Kullanıcılar santrallerimizi inceleyerek biyolojik çeşitlilikten döngüsel ekonomiye, karbonsuzlaşmadan sosyal projelerimize kadar farklı alanlardaki çalışmalarımıza ulaşabiliyor.
DAHA SADE VE ERİŞİLEBİLİR
Yatırımcı İlişkileri Web Sitemizle de aynı ödül programının “Kullanıcı Deneyimi/Kullanıcı Arayüzü Tasarımı” kategorisinde Altın ödüle layık görüldük. Finansal ve kurumsal bilgilerimizi kullanıcı dostu bir tasarım ve geliştirilmiş navigasyonla yatırımcılarımıza daha sade ve erişilebilir biçimde sunuyoruz. Sürdürülebilir finansman yaklaşımımız da uluslararası ölçekte ödüllendirildi. International Finance Awards kapsamında gerçekleştirdiğimiz sürdürülebilir tahvil ihracıyla “Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Tahvil İhracı”, yenilikçi ve entegre enerji yapımızla da “Türkiye’nin En Yenilikçi Entegre Enerji Şirketi” ödüllerini kazandık.
MOTİVASYON KAYNAĞI
İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen İTÜ Yönetim Ödülleri’nde ise sürdürülebilirlik ve çevre alanındaki uygulamalarımızla Enerji ve Çevre kategorisinin sahibi olduk. Projelerimizin farklı platformlarda ödüllendirilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı. Sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz çalışmalarla yarattığımız etkiyi büyütmeye devam edeceğiz.
EMRE HATEM I RÖNESANS HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE ENERJİ GRUP BAŞKANI
“2028’DE 2.000 MW KURULU GÜCE ULAŞACAĞIZ”

“İki yıl önce 166 MW seviyesinde olan kurulu gücümüzü kısa sürede yaklaşık 3,5 kat artırarak 577 MW’a çıkardık. 2027’de 1.000 MW’a, 2028’de ise 2.000 MW’a ulaşmayı hedefliyoruz.”
Enerji sektöründe artık yalnızca ne kadar kapasiteye sahip olduğunuz değil bu kapasiteyi nasıl finanse ettiğiniz, nasıl yönettiğiniz ve geleceğin enerji sistemine ne kadar hazır olduğunuz önem taşıyor. Rönesans Enerji olarak büyüme stratejimizi yeni yatırımların yanı sıra değer yaratan satın alma, refinansman ve proje geliştirme işlemleriyle destekliyoruz.
ÖDÜLLÜ YATIRIMLAR
EMEA Finance tarafından düzenlenen Project Finance Awards 2025 ve Achievement Awards 2025 kapsamında üç ayrı ödüle layık görüldük. Türkiye’de hayata geçirdiğimiz yenilikçi lisanssız yenilenebilir enerji yatırımlarımızla “Best Renewable Energy Deal”, Gökçedağ Enerji satın alımımızla “Best M&A Renewables Deal in EMEA” ödüllerini aldık. Alaçam Enerji’nin refinansmanına yönelik kredi işlemimiz de “Achievement Award” ödülünün sahibi oldu.
İki ayrı ödül programında üç farklı ödül kazanmamız, yatırım geliştirme, finansman ve operasyonel yönetim alanındaki yetkinliklerimizin uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösteriyor. Özellikle Gökçedağ Enerji satın alımı ve Alaçam Enerji refinansmanı, büyüme stratejimizin yalnızca yeni kapasite yatırımlarına dayanmadığını ortaya koyuyor.
“EN BÜYÜK 3 YEŞİL ENERJİ ŞİRKETİNDEN BİRİ OLACAĞIZ”
Bugün 577 MW kurulu güce ulaşmış durumdayız. İki yıl önce 166 MW seviyesinde olan kapasitemizi kısa sürede yaklaşık 3,5 katına çıkardık. Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz.
DAHA ESNEK VE DAHA GÜVENİLİR
Bizim için büyüklük kadar güvenilir yeşil enerji üretimi de önem taşıyor. Hedefimiz yalnızca daha fazla yenilenebilir enerji üretmek değil depolama teknolojileri, hibrit sistemler ve dijital çözümlerle daha esnek ve güvenilir bir enerji altyapısı oluşturmak.
HEDEF 2027
yılında 1.000 MW’a, 2028 yılında ise 2.000 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. Küresel bilgi birikimimiz, proje geliştirme yetkinliğimiz ve uluslararası finansmana erişim gücümüzle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlayan en güçlü yatırımcılardan biri olmayı sürdüreceğiz.
DR. ÖNDER KIRCA I ÇİMKO CEO’SU
“ALTERNATİF YAKIT ORANIMIZI 5 YILDA YÜZDE 63 ARTIRDIK”

“2025 yılında 130 bin tona yakın alternatif yakıt ve 70 bin tona yakın alternatif hammadde kullandık. Yenilenebilir enerji, atık ısı geri kazanımı ve kaynak verimliliği yatırımlarımızla fosil yakıtlara bağımlılığımızı azaltırken rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı artırıyoruz.”
Çimento sektörünün yüksek enerji ihtiyacı ve karbon yoğun üretim yapısı, dönüşümü zorunlu hale getiriyor. Çimko olarak sürdürülebilirliği çevresel performansla sınırlı bir konu olarak görmüyor, rekabet gücümüzü ve operasyonel dayanıklılığımızı destekleyen stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz.
“ENTEGRE YAPIYA KAVUŞTUK”
2025 yılı, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımları daha sistematik, ölçülebilir ve entegre bir yapıya kavuşturduğumuz bir dönem oldu. “Bizimle güçlenir” temasıyla hazırladığımız 2025 Sürdürülebilirlik Raporumuzda karbon yönetiminden enerji dönüşümüne, dijital üretim teknolojilerinden iş sağlığı ve güvenliğine kadar yürüttüğümüz çalışmaları ve gelecek hedeflerimizi ortaya koyduk. Üretim süreçlerimizde fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltırken alternatif yakıt ve hammadde kullanımımızı artırıyoruz. Alternatif yakıt tedarikinde biyokütle içeren ve yüksek kalorifik değere sahip atıklara öncelik veriyoruz. 2025 yılında fabrikalarımızdaki ağırlıklı ortalama alternatif yakıt ısıl ikame oranını yüzde 17,2’ye ulaştırdık. Bu oranı 2020 baz yılına göre yaklaşık yüzde 63, biyokütleye dayalı ısıl ikame oranını ise yüzde 174 artırdık.
DÖNÜŞÜM YATIRIMLARI
Enerji dönüşümü yatırımlarımız kapsamında toplam 49 MW kurulu güneş enerjisi kapasitesine ulaştık. Tesislerimizdeki Atık Isı Geri Kazanım Sistemleri ile yılda 69 bin MWh enerji tasarrufu sağlıyoruz. Toplam elektrik tüketimimizin yaklaşık yüzde 25’ini yenilenebilir enerji yatırımlarımızla karşılayarak 65 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçtik. Su kaynaklarını daha verimli kullanmak için üretim süreçlerimizde oluşan atık suyu geri kazanıyoruz.
“TOPLUMSAL YATIRIMLARA 37 MİLYON TL KAYNAK AYIRDIK”
Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı insan ve toplum boyutunu da kapsayan bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz. Bu doğrultuda 2025 yılında toplumsal yatırımlarımıza 37 milyon TL kaynak ayırarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sosyal fayda yaratan projeleri destekledik.
UNICEF İŞ BİRLİĞİ
UNICEF iş birliğiyle yürüttüğümüz MakerUp programıyla Gaziantep ve Adıyaman’daki çocukların ve gençlerin yaratıcı düşünme, problem çözme, dijital okuryazarlık ve üretim odaklı becerilerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. SosyalBen Vakfı iş birliğiyle Hatay ve Adıyaman’da hayata geçirdiğimiz Beceri ve Yetenek Merkezleri aracılığıyla da 2 bin 800 öğrenciye ulaştık.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Küresel ölçekte değişen düzenlemeler ve özellikle sınırda karbon uygulamaları doğrultusunda iş modelimizi yeni gerekliliklere uyumlu hale getirmeyi sürdürüyoruz. Enerji dönüşümü, kaynak verimliliği ve toplumsal etki alanındaki çalışmalarımızla çevresel performansımızı geliştirirken sürdürülebilir büyümemizi de güçlendiriyoruz.
CEM AŞIK I IC ENTERRA YENİLENEBİLİR ENERJİ CEO’SU
“485 MW’LIK DEPOLAMALI ÜRETİM PORTFÖYÜMÜZDE İLERLİYORUZ”

“Tokat’ta geliştirdiğimiz Depolamalı Güvenli RES projemiz için ÇED olumlu kararı aldık. 100 MWe kurulu güce ve 100 MWh depolama kapasitesine sahip olacak bu yatırımla Türkiye’nin şebeke esnekliğine ve enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağız.”
Depolamalı enerji yatırımlarındaki portföyümüzü büyütmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tokat’ın Başçiftlik ve Reşadiye ilçelerinde hayata geçireceğimiz Depolamalı Güvenli Rüzgar Enerji Santrali projemizin Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecini tamamladık ve ÇED olumlu kararı aldık. Projemiz 16 türbinden oluşacak ve 103,2 MWm/100 MWe kurulu güce sahip olacak. Yatırım kapsamında 100 MWh kapasitesinde enerji depolama tesisi de kuracağız. Böylece yenilenebilir enerji üretiminin sürekliliğini desteklerken üretilen elektriğin sisteme daha dengeli ve güvenilir biçimde aktarılmasına katkı sağlayacağız.
ŞEBEKE ESNEKLİĞİ
Depolamalı Güvenli RES projemiz, yalnızca üretim portföyümüzün gücünü artıran bir yatırım değil Türkiye’nin şebeke esnekliğine ve enerjide arz güvenliğine katkı sağlayacak önemli bir proje olacak.
İLERLEYEN PROJELER
Depolama teknolojileri, yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin daha dengeli biçimde sisteme kazandırılmasını sağlayarak enerji dönüşümünün hızlanmasında kritik bir rol üstleniyor. Toplam 485 MW’lık depolamalı üretim portföyümüz kapsamında geliştirdiğimiz projelerde önemli aşamalar kaydediyoruz. Daha önce Depolamalı Ömer RES, Çelebi ve Kanara RES, Yörgüç RES ile Akçahalil RES projelerimiz için ÇED olumlu kararları aldık. Güvenli RES projemizin de bu süreci tamamlamasıyla depolamalı enerji yatırımlarımızdaki ilerleyişimizi sürdürdük.
GELECEK VİZYONU
Depolama alanındaki bu istikrarlı ilerleyişimizi, ülkemizin enerji dönüşümüne değer katacak yeni projelerle devam ettireceğiz. Yenilenebilir enerji üretimini depolama teknolojileriyle destekleyerek daha esnek, dengeli ve güvenilir bir enerji sisteminin oluşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.
NACİ AĞBAL I AKSA ENERJİ CEO’SU VE İCRA KURULU BAŞKANI
“DEPOLAMALI YENİLENEBİLİR ENERJİ PORTFÖYÜMÜZÜ BÜYÜTÜYORUZ”

“Manisa Depolamalı RES projemizin üretim lisansını alarak önemli bir adımı daha tamamladık. İleri depolama teknolojilerine odaklanan yatırımlarımızla hem sürdürülebilir yüksek büyüme ivmemizi güçlendiriyor hem Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkımızı artırıyoruz.”
Depolamalı yenilenebilir enerji projeleri, ülkemiz için köklü bir dönüm noktasını temsil ediyor. Aksa Enerji olarak vizyonumuz, bu dönüşümün hızlandırıcı gücü olmak. Türkiye’nin sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji geleceğine öncülük ederek yüksek dinamizme sahip, güçlü bir yatırım portföyü inşa ediyoruz. Manisa’da hayata geçirmeyi planladığımız Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali projemizin elektrik üretim lisansı başvurusu EPDK tarafından onaylandı. Projemiz 82,16 MWe-88 MWm kurulu güce ve 95 MWh enerji depolama kapasitesine sahip olacak. Bu yatırımla depolamalı yenilenebilir enerji alanında önemli bir aşamayı daha geride bırakırken kaynak çeşitliliğimizi de güçlendireceğiz. Bugün 8 ülkede 3.500 MW’ın üzerindeki kurulu gücümüzle 14 santralin operasyonunu sürdürüyoruz. Global bir enerji şirketi olarak yenilenebilir enerji ve enerji depolama teknolojileri alanındaki yatırımlarımızı genişletmeye devam ediyoruz.
“ARZ GÜVENLİĞİNİN EN GÜÇLÜ GARANTÖRLERİNDEN OLACAĞIZ”
Odağına ileri depolama teknolojilerini alan yatırımlarımızla bir yandan sürdürülebilir yüksek büyüme ivmemizi güçlendiriyor diğer yandan Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin en güçlü garantörlerinden biri olma misyonumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz.
DEPOLAMADA YENİ DÖNEM
Bu hedef doğrultusunda ilk depolamalı güneş enerjisi santralimizi Gaziantep’te ticari işletmeye aldık. Türkiye’nin ilk müstakil elektrik depolama tesisini de Şanlıurfa’da işletmeye açtık. Biri depolamalı GES, diğeri depolamalı RES olmak üzere iki yatırım projemiz daha devam ediyor. Bu projeleri de yıl içinde tamamlayarak işletmeye almayı planlıyoruz. Manisa Depolamalı RES projemizin lisans onayıyla birlikte depolamalı yenilenebilir enerji portföyümüzü daha da güçlendirdik. Türkiye genelinde 11 ilde toplam 941 MW kurulu güce ulaşacak depolamalı yenilenebilir enerji projeleri geliştiriyoruz. Bu alandaki ilk yatırımlarımızı devreye alırken yeni projelerimizle Türkiye’nin enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü pekiştiriyoruz.
FAİK ÖNALDI I POLİNAS CEO’SU
“ENERJİ YOĞUNLUĞUMUZU YÜZDE 14 İYİLEŞTİRDİK”

“Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, kaynak verimliliği uygulamalarımız, döngüsel ekonomi çalışmalarımız ve dijital dönüşüm projelerimizle uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. 2025 yılında enerji yoğunluğumuzu yüzde 14 azaltırken 19 bin tonun üzerinde malzemeyi yeniden üretime kazandırdık.”
Sürdürülebilirlik, şirketlerin yalnızca çevresel performansını değil iş modellerini ve rekabet gücünü de şekillendiriyor. Polinas olarak sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı bütüncül bir yaklaşımla yürütüyoruz. Bağımsız sınırlı güvence beyanıyla ve Global Reporting Initiative standartlarına uygun olarak hazırladığımız 2025 Sürdürülebilirlik Raporumuzda yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, çalışan deneyimi, çeşitlilik ve kapsayıcılıkla dijital dönüşüm alanlarında kaydettiğimiz ilerlemeyi ortaya koyduk. 2025 yılında devreye aldığımız güneş enerjisi santralleriyle 5.745 kWp kurulu güce ulaştık. Yıllık 8,2 milyon kWh üretim kapasitesine sahip altyapımızla raporlama döneminde 3,5 milyon kWh yenilenebilir enerji ürettik. Enerji yoğunluğumuzu bir önceki yıla göre yüzde 14 iyileştirirken sera gazı emisyonlarımızı yüzde 5,3 azalttık. Döngüsel ekonomi çalışmalarımız kapsamında üretim süreçlerimizden çıkan hurdaları geri dönüştürerek yeniden üretime kazandırıyoruz. 2025 yılında geri kazandığımız malzeme miktarını 19.337 tona çıkardık. Geri dönüştürülebilir ambalaj çözümleri, mono-materyal film teknolojileri ve sertifikalı ham madde kullanımıyla ürün portföyümüzü dönüştürmeye devam ediyoruz.
YAPAY ZEKA MANİFESTOSU
Yayınladığımız Yapay Zeka Manifestosu doğrultusunda üretim, bakım, insan kaynakları ve veri analitiği süreçlerinde yapay zeka destekli uygulamalardan yararlanıyoruz. Teknolojiyi yalnızca verimliliği artıran bir unsur olarak değil çalışanlarımızın yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak değerlendiriyoruz.
ALTIN MADALYA
2025 yılında çevre, iş gücü ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarındaki performansımızla EcoVadis Altın Madalya’ya layık görüldük. Bu başarının uluslararası rekabet gücümüzü artırırken müşterilerimize ve iş ortaklarımıza sunduğumuz güveni de pekiştirdiğine inanıyoruz.
BİLİM TEMELLİ
Bilim temelli hedeflerimiz doğrultusunda 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızı yüzde 42, Kapsam 3 emisyonlarımızı ise yüzde 25 azaltmayı hedefliyoruz. 2050 net sıfır emisyon vizyonumuza ilerlerken sürdürülebilir büyümeyi tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.
CAN YÜCEL I ŞİŞECAM GENEL MÜDÜRÜ
“YENİLENEBİLİR ENERJİ ÜRETİM KAPASİTEMİZİ ARTIRACAĞIZ”

"Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız vermeyi planlıyoruz. Özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer alıyor. Farklı coğrafyalarda da güneş enerjisi yatırımlarını hayata geçirmeyi ve bu sayede yenilenebilir enerji üretim kapasitemizi kademeli olarak artırmayı hedefliyoruz.”
Şişecam olarak enerji yatırımlarımıza 1995 yılında, öncelikle üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını güvenli ve verimli şekilde karşılamak amacıyla başladık. Bugün geldiğimiz noktada enerji yatırımlarımızın temel motivasyonunu enerji arz güvenliğini güçlendirmek, operasyonel verimliliği artırmak, sürdürülebilirlik hedeflerimize katkı sağlamak ve karbon ayak izimizi azaltmak oluşturuyor. 2026 itibarıyla kurulu gücümüzü yaklaşık 221 MW seviyesine çıkardık. Mevcut kurulu gücümüzün 157 MW’ını kojenerasyon ve kombine çevrim tesisleri, 18,9 MW’ını atık ısı geri kazanım tesisleri ve 44,7 MWp’ini yenilenebilir enerji yatırımları oluşturuyor. Özellikle son dönemde güneş enerjisine yaptığımız yatırımlarla portföyümüzde yenilenebilir kaynakların payını önemli ölçüde artırdık.
ÖNCELİKLİ YATIRIM ALANLARI
Enerji dönüşümünü yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil aynı zamanda uzun vadeli büyüme stratejimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Enerji maliyetlerinin yönetilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, küresel ölçekte faaliyet gösteren bir sanayi şirketi olarak rekabetçiliğimiz açısından kritik önem taşıyor. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız vermeyi planlıyoruz. Özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer alıyor. Türkiye’de 2027 yılı sonuna kadar devreye alınması planlanan toplam 96 MWp kapasiteli yeni güneş enerjisi santrali projelerimiz bulunuyor. Ayrıca başta yeni tesislerimizin bulunduğu ülkeler olmak üzere farklı coğrafyalarda da güneş enerjisi yatırımlarını hayata geçirmeyi ve bu sayede yenilenebilir enerji üretim kapasitemizi kademeli olarak artırmayı hedefliyoruz.
"ENERJİYE BAKIŞ DEĞİŞECEK”
Önümüzdeki dönemde şirketlerin enerjiye bakışının önemli ölçüde değişeceğine inanıyoruz. CEO'lar yalnızca enerji satın alan yöneticiler değil aynı zamanda enerjisini üreten, yöneten ve enerji stratejisini şirketin büyüme vizyonuyla entegre eden liderler olacak.
AKTİF OYUNCU
Şişecam olarak biz de bu dönüşümün aktif oyuncularından biriyiz. Son yıllarda artırdığımız yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve enerji üretim kapasitemiz bu yaklaşımın somut göstergeleri.
İTALYA'DA YATIRIM
Türkiye'deki yatırımlarımıza ek olarak İtalya’da hayata geçirdiğimiz 3,7 MWp kapasiteli güneş enerjisi santralleriyle enerji dönüşümünü uluslararası operasyonlarımıza da taşıdık. Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerde gerçekleştireceğimiz yeni yatırımlarla kendi enerjisini daha fazla üreten ve yöneten bir sanayi şirketi olma yolunda ilerlemeyi sürdüreceğiz.