Liderin Karar Anı

Yapay zeka kararları hızlandırırken jeopolitik parçalanma, ticaret gerilimleri ve ekonomik belirsizlikler öngörüyü zorlaştırıyor. Liderlik artık doğru cevabı bilmekten çok eksik veriyle senaryo üretmeyi, hızla yön değiştirmeyi ve nihai sorumluluğu üstlenmeyi gerektiriyor. Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, “yönü yine insan tayin edecek” diyor. Ipekyol Group CEO’su Uğur Ayaydın, liderliğin doğru soruyu sorabilmeyi gerektirdiğine dikkat çekiyor. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetiyoruz” diyor. Polifarma CEO’su Dr. Ecz. Başbuğ Öke, gelecekte gençlere güveniyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “her küçük adım büyük dönüşümün parçası” diye konuşuyor. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “yapay zekaya erken hakim olun” diyor. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, yarattıkları etkiye dikkat çekiyor. Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız, “gençleri dönüşümün tam merkezine koyuyoruz” diyor. Tetra Pak Başkanı ve CEO’su Adolfo Orive, kalıcı dönüşümün iş birliğiyle mümkün olacağına dikkat çekiyor. Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, küreselde attıkları adıma dikkat çekiyor.

DR. BAHADIR KALEAĞASI I b.kaleagasi@businesslife.com.tr

KARARIN ZEMİNİ KAYIYOR

Yapay zeka lider takımınızın bir teknolojik aracı mı, daha fazlası mı? Önümüzdeki yıllarda yapay zeka liderlik kararlarınızı nasıl şekillendirecek? Nasıl bir etki ve değişim öngörüyorsunuz? Yönetim kurullarında ve icra takımlarında yeni bir çağ başladı. Artık konumuz yapay zekanın kullanılacağı değil, hangi kararlarda ne kadar etkili olacağı üzerine. Araç mı? Danışman mı? Takımın üyesi mi? Karar verici mi? Duruma göre hepsi birden mi? Kısmen mi? Gelmekte olan teknolojik sıçramalarla bu konu nereye gidiyor?

McKinsey'nin son araştırmalarına göre şirketlerin dörtte üçünden fazlası en az bir yönetim işlevinde üretken yapay zeka kullanıyor. Ancak milyarlarca dolarlık yatırımlar, satın almalar, yeni pazarlara girişler veya kriz dönemlerinde alınan kritik kararların sorumluluğu hala liderlere ait. Bu durum liderliği daha karmaşık hale getiriyor. Çünkü artık iyi yönetici, yalnızca veriyi okuyabilen değil verinin eksik bıraktığını da görebilen kişi. Yapay zekanın ürettiği analizleri sorgulayabilen, farklı senaryolar arasında öncelik belirleyebilen ve belirsizlik altında karar verebilen liderler öne çıkıyor. Bu dosyada, farklı sektörlerden şirket liderleriyle, yapay zekanın karar alma süreçlerini nasıl değiştirdiğini ve yönetim sorumluluklarının yeni kurallarını, eğilimlerini konuşuyoruz.

Bir dönem liderlerin önündeki temel soru, hangi seçeneğin daha yüksek büyüme sağlayacağıydı. Bugün karar masası çok daha karmaşık: Hangi veri güvenilir, hangi risk kalıcı, hangi pazar fırsatla birlikte siyasi ve düzenleyici tehdit taşıyor?

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, jeoekonomik çatışmayı yılın en büyük küresel riski olarak gösteriyor. Araştırmaya katılanların yarısı önümüzdeki iki yılı “çalkantılı” veya “fırtınalı” olarak tanımlıyor. Jeopolitik rekabet artık tedarik zincirinden yatırıma, pazar seçiminden teknoloji erişimine kadar bütün stratejik kararları etkiliyor.

Bu ortamda geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalıyor. Liderlerden tek bir tahmine güvenmeleri değil farklı senaryoları eş zamanlı değerlendirmeleri, alternatif rotalar oluşturmaları ve gerektiğinde hızla yön değiştirmeleri bekleniyor.

Yapay zeka bu tabloya hem hız hem yeni belirsizlikler ekliyor. Deloitte’un 2026 araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 60’ı kararlarını desteklemek için düzenli olarak yapay zekadan yararlanıyor. Ancak verinin doğruluğu, algoritmik önyargılar, şeffaflık ve sorumluluk gibi sorular önemini koruyor.

PwC’nin 2026 araştırmasında yapay zekadan hem gelir hem maliyet avantajı sağladığını söyleyen CEO’ların oranı yalnızca yüzde 12. CEO’ların yüzde 42’si ise şirketlerinin teknolojik değişime yeterince hızlı uyum sağlayıp sağlayamadığı konusunda endişeli.

Bu nedenle yeni liderlik modeli, kararı teknolojiye devretmek üzerine kurulu değil. Makinenin analiz gücüyle insanın deneyimini, sezgisini ve etik muhakemesini buluşturmayı gerektiriyor. Liderin farkı artık en fazla bilgiye sahip olmasından değil hangi veriye güvenileceğini ve insan kararının hangi noktada devreye girmesi gerektiğini belirleyebilmesinden doğuyor. Belirsizliğin kalıcı hale geldiği bu çağda başarılı liderleri, verdikleri her kararın doğruluğundan çok değişen koşullar karşısında karar sistemlerini ne kadar hızlı yenileyebildikleri belirleyecek.

 

GÜLİZ ÖZTÜRK I PEGASUS HAVA YOLLARI CEO’SU

“ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR İÇGÖRÜYLE KARAR VERİYORUZ”

“Yapay zekayı yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji olarak görmüyoruz. Daha hızlı öğrenmemizi, daha doğru öngörüler geliştirmemizi ve ekiplerimizin katma değeri yüksek alanlara odaklanmasını sağlayan stratejik bir çalışma arkadaşı olarak değerlendiriyoruz. Kararı yine insan veriyor ancak artık çok daha güçlü bir içgörüyle.”

Havacılık verisiz ilerlemez. Ama kriz anlarında bazen elinizde tam olarak bir veri seti bulunmayabilir. İşte o zaman devreye deneyim girer. Yıllar içinde benzer durumları görmüş olmak, eksik veriyle de makul karar almayı mümkün kılıyor. Ancak en güçlü kararların verinin objektifliğiyle, insan deneyiminin öngörüsünün buluştuğu noktada ortaya çıktığını söyleyebilirim.

LİDERLER İÇİN KRİTİK BECERİLER

Öğrenmeye açık olmak, doğru öncelikleri belirleyebilmek, belirsizlik altında sağlıklı karar alabilmek ve ekipleri ortak bir amaç etrafında harekete geçirebilmek, günümüz liderleri için her zamankinden daha kritik beceriler. Teknoloji değişimin hızını artırıyor; liderlerin fark yarattığı nokta ise güven inşa ederek doğru soruları sorması, değişime yön vermesi ve insanı merkeze alan kararlar alabilmesi. Biz yapay zekayı yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji olarak görmüyoruz. Daha hızlı öğrenmemizi, daha doğru öngörüler geliştirmemizi ve ekiplerimizin katma değeri yüksek alanlara odaklanmasını sağlayan stratejik bir çalışma arkadaşı olarak değerlendiriyoruz. Kararı yine insan veriyor, ancak artık çok daha güçlü bir içgörüyle.

“YÖNÜ YİNE İNSAN TAYİN EDECEK”

Gelecekte yapay zekanın en büyük etkilerinden biri, liderliğin odağını değiştirmek olacak. Operasyonel kararlar giderek daha fazla veri ve yapay zeka desteğiyle şekillenirken, liderler zamanlarını stratejiye, inovasyona ve insan odaklı dönüşüme ayırabilecek.

GÜÇLÜ DESTEK

Yapay zeka daha isabetli ve öngörülü kararlar almamızı sağlayan güçlü bir destek mekanizması haline gelecek. Ancak yönü belirleyen, sorumluluğu üstlenen ve güven inşa eden taraf yine insan olmaya devam edecek.

 

UĞUR AYAYDIN I IPEKYOL GROUP CEO'SU

“LİDERLİK DOĞRU SORUYU SORABİLMEYİ GEREKTİRİYOR”

“Teknolojinin hızlandığı bir dönemde liderleri ayrıştıran temel becerinin, değişimi yalnızca takip etmek değil yönünü öngörmek, etkisini doğru yorumlamak ve organizasyonu geleceğe bugünden hazırlamak olduğuna inanıyorum. Artık liderlik her sorunun cevabını bilmekten çok doğru soruları sorabilmeyi, farklı uzmanlıkları bir araya getirebilmeyi ve belirsizlik içinde karar alabilmeyi gerektiriyor.”

Bugünün iş dünyasında stratejik kararları yalnızca geçmiş deneyimlere ya da yalnızca veriye dayanarak almak yeterli değil. IPEKYOL Group’ta veriyi kararlarımızın başlangıç noktası, yapay zekayı bu veriyi anlamlandıran ve farklı senaryoları görmemizi sağlayan bir araç, sezgiyi ise markanın ruhunu ve insan davranışlarının her zaman ölçülemeyen tarafını değerlendiren tamamlayıcı bir güç olarak görüyoruz. Özellikle moda gibi yaratıcılığın, duygunun ve zamanlamanın belirleyici olduğu bir sektörde teknoloji tek başına doğru cevabı veremez. Veriden gelen içgörüleri, ekiplerimizin deneyimi ve müşteri beklentilerine ilişkin sezgileriyle birlikte değerlendiriyoruz. Bizim için doğru karar analitik doğrulukla insan muhakemesini buluşturan karardır.

Teknolojinin hızlandığı bir dönemde liderleri ayrıştıran temel becerinin, değişimi yalnızca takip etmek değil; yönünü öngörmek, etkisini doğru yorumlamak ve organizasyonu geleceğe bugünden hazırlamak olduğuna inanıyorum.

“GELECEK, İNSANI DENKLEMDEN ÇIKARMAYANLARIN OLACAK”

Artık liderlik, her sorunun cevabını bilmekten çok doğru soruları sorabilmeyi, farklı uzmanlıkları bir araya getirebilmeyi ve belirsizlik içinde karar alabilmeyi gerektiriyor. Çeviklik, veri okuryazarlığı, öğrenme isteği ve yetki paylaşımı giderek daha önemli hale geliyor. Bunun yanında teknoloji ilerledikçe empati, iletişim, yaratıcılık ve ekipleri ortak bir amaç etrafında buluşturma becerisi daha da değer kazanıyor. Geleceğin başarılı liderleri, teknolojiyi iyi kullanan ancak insanı hiçbir zaman denklemden çıkarmayan liderler olacak.

“KONTROLLÜ BİR KARAR YAPISI KURMAYI HEDEFLİYORUZ”

Önümüzdeki yıllarda yapay zekanın liderlik kararlarını daha öngörülü, dinamik ve senaryo bazlı hale getireceğini düşünüyorum. Liderler yalnızca geçmiş performansı analiz etmek yerine, farklı kararların gelecekte yaratabileceği sonuçları eş zamanlı olarak değerlendirebilecek. Bu da özellikle talep değişimleri, tedarik zinciri, stok, müşteri davranışları ve uluslararası pazarlara ilişkin kararlarımızı daha hassas biçimde yönetmemizi sağlayacak.

AJANDANIN ÖNEMLİ PARÇASI

Verinin doğruluğu, etik kullanım, şeffaflık ve insan üzerindeki etkilerin gözetilmesi yönetim ajandasının daha önemli bir parçası olacak. IPEKYOL Group olarak insan sezgisiyle teknolojinin analitik gücünü birlikte çalıştıran, hızlı ancak kontrollü bir karar yapısı kurmayı hedefliyoruz.

 

ZEYNEP BODUR OKYAY I KALE GRUBU BAŞKANI VE CEO’SU

“GELECEK NESİLLERİN İHTİYAÇLARINI DA GÖZETİYORUZ”

“Sanayiyi bilgi üretmek, teknoloji geliştirmek, tasarımı güçlendirmek, emeğe değer katmak ve ülkemizin rekabet gücünü yükseltmek olarak tanımlıyoruz. Geleceğin mekanlarını tasarlarken yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetiyoruz.”

Kale olarak kendimizi hiçbir zaman yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu olarak görmedik. Sanayiyi bilgi üretmek, teknoloji geliştirmek, tasarımı güçlendirmek, emeğe değer katmak ve ülkemizin dünyadaki rekabet gücünü yükseltmek olarak tanımlıyoruz. Bugün burada yani Bakü’de yalnızca yenilenen bir showroom’un açılışını gerçekleştirmiyoruz. Türkiye’den doğan bir sanayi markasının tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonunu dost ve kardeş Azerbaycan’da yeni bir anlayışla geleceğe taşıyoruz.

“MEKANI YENİDEN ANLAMLANDIRIYORUZ”

Bu showroom, bu vizyonun Bakü’deki somut bir yansıması. Burası yalnızca ürünlerin sergilendiği bir satış noktası değil mimarların, tasarımcıların, yatırımcıların ve yaşam alanlarına değer katmak isteyen herkesin ilham alacağı bir deneyim merkezi. Burada tasarım teknolojiyle, estetik fonksiyonla, yenilikçilik ise sürdürülebilirlik anlayışıyla buluşuyor. Bizim “Mekanı Yeniden Anlamlandırmak” vizyonumuz da tam olarak bunu ifade ediyor. Geleceğin mekanlarını tasarlarken yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözetiyoruz. Bu nedenle her adımımızda “İyi Bak Dünyana” diyoruz.

“AZERBAYCAN BİZİM İÇİN YALNIZCA BİR PAZAR OLMADI”

Azerbaycan bizim için hiçbir zaman yalnızca bir pazar olmadı. Ortak tarihimiz, kültürümüz, gönül bağımız ve “Bir millet, iki devlet” anlayışımızla Azerbaycan her zaman özel bir yere sahip oldu.

32 YILLIK VARLIK

Kale olarak 32 yıldır Azerbaycan’daki varlığımızı tam da bu anlayışla sürdürüyoruz. Bu showroom’un da Türkiye’nin üretim kalitesini, tasarım vizyonunu ve sürdürülebilir sanayi anlayışını temsil eden güçlü bir buluşma noktası olmasını diliyoruz.

 

HAKAN ARAN I İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ

“YAPAY ZEKAYA ERKEN HAKİM OLUN”

“Hangi alanı seçerseniz seçin yapay zekayı çok iyi kullanmayı başarırsanız önünüz açık olacak ve mesleğinizde fark yaratacaksınız. Yapay zeka şu anda her mesleğe nüfuz eden çok temel bir teknoloji.”

Meslek seçiminde ekonomiye, tarihe, psikolojiye, fiziğe, matematiğe ilgi duyuyor olabilirsiniz. Hangi alanı seçerseniz seçin yapay zekayı çok iyi kullanmayı başarırsanız o zaman önünüz açık olacak ve mesleğinizde fark yaratacaksınız. Yapay zeka şu anda her mesleğe nüfuz eden çok temel bir teknoloji. Ona ne kadar erken hakim olursanız gelecekte işinizi o kadar iyi yaparsınız.

“TEKNOLOJİ DAHA KOLAY KULLANILAN BİR ARAÇ OLACAK”

Teknoloji giderek daha kolay kullanılan bir araç olma yolunda ilerliyor. Önümüzdeki dönemde asıl işin özü olan ve geleceği tasarlayacak olan disiplinler yapay zekanın gücünden daha çok yararlanacaklar. Sağlık, genetik, biyoloji, kimya, eğitim ve uzay araştırmaları alanında merakı olanlar yapay zekayla çok daha yaratıcı çözümler geliştirebilecekler.

“FARKLI BULUŞLARA İMZA ATABİLECEKLER”

İnsan beynini, beynin öğrenme mekanizmasını merak edenler yapay zekayı kullanarak çok daha farklı buluşlara imza atabilecekler. Bilgisayara, fiziğe ilgi duyanlar için kuantum fiziği, kuantum bilgisayarlar önlerinde çok güzel bir pencere açacak.

“İŞLENMEMİŞ BAKİR BİR GELECEK VAR”

Bugüne kadar düşünülmeyen şeyleri düşünmeye, çözülmeyen problemleri çözmeye hazır olun. Biyolojiden fiziğe, matematikten uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda hiç işlenmemiş bakir bir gelecek var.

GELECEĞİN MESLEKLERİ

Bugünden geleceğin mesleklerine hazırlanmak istiyorsanız bu alanlarda tüm teknolojilerden güçlü bir şekilde yararlanarak çok güzel yerlere gelebilirsiniz.

 

ÜMİT N. YILDIZ I ALARKO ŞİRKETLER TOPLULUĞU CEO’SU

“GENÇLERİ DÖNÜŞÜMÜN TAM MERKEZİNE KOYUYORUZ”

“Bilgi ve deneyimlerimizi aktarırken yetkinlik ve liderlik alanlarındaki gelişimlerini uzun vadeli ve sistematik bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Geleceğin yöneticilerini bugünden yetiştirmeyi hedefliyoruz.”

Alarko olarak gençleri organizasyonel dönüşümün tam merkezine koyuyoruz. Onlara bilgi ve deneyimlerimizi aktarırken, yetkinlik ve liderlik alanlarındaki gelişimlerini uzun vadeli ve sistematik bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. 1986’da kurduğumuz Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı, yıllardır sürdürdüğümüz burs programlarımız, geleceğin yöneticilerini yetiştirmeyi hedefleyen Alarko İstikbal Kulübü ve çalışanlarımızın gelişimini uluslararası standartlara taşıyan eğitim programlarımızı aynı vizyonun ayrılmaz birer parçası olarak görüyoruz.

“LİDERLİK EKOSİSTEMİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Alarko MBA Programı da bu yatırımın çok değerli bir halkasını oluşturuyor. Geleceğin yöneticilerini bugünden yetiştirme amacıyla tasarladığımız bu programı öğrenmenin, deneyimin ve gelişimin iç içe geçtiği bir liderlik ekosistemi olarak görüyoruz. 2010 yılından bu yana devam eden, 2013’ten itibaren de Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle daha da güçlenen bu programdan 16 yılda 186 genç arkadaşımız mezun oldu. Yenibirlider Derneği ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği de bizim için son derece kıymetli. Bu yıl 7 çalışma arkadaşımız, 26. Dönem Yenibirlider Gelişim Programı’nı başarıyla tamamladı. Liderliği kurumlar, ekipler ve toplum üzerinde kalıcı ve anlamlı etki yaratma anlayışına dayanan bu program Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor.

“EN ÖNEMLİ GÖREV”

Gençlerimizin bugün aldıkları diploma ve sertifikaları, başarılı bir kariyer yolculuğunun güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz. Jenerasyon farklılıkları Alarko kültüründe hep çok daha az hissedilmiştir. Çünkü Alarko’da her yönetici, çalışma arkadaşlarını dinler, katkılarına önem verir, bilgi ve deneyimlerini etkin şekilde aktarır. Bu demokratik kültür bize kurucularımızdan aktarılmıştır.

YENİ NESLİ DESTEKLEMEK

Bir gün burada mezuniyetini kutladığımız arkadaşlarımızın da sorumlulukları ve yetkileri arttığında yeni nesli desteklemeyi en önemli görevlerinden biri olarak görmelerini tavsiye ediyor, tüm genç liderlerimizi gönülden kutluyorum.

 

DR. ECZ. BAŞBUĞ ÖKE I POLİFARMA CEO’SU

“GELECEĞİN SAĞLIK ÇÖZÜMLERİNİ GENÇLER GELİŞTİRECEK”

“Türkiye’nin sağlıkta tam bağımsızlık yolculuğu, güçlü bir bilim ve Ar-Ge ekosistemiyle mümkün. Bu ekosistemin en temel taşı ise yetişmiş, nitelikli insan kaynağımız.”

Geleceğin sağlık çözümlerini bugünün genç araştırmacıları geliştirecek. Türkiye’nin sağlıkta tam bağımsızlık yolculuğu, güçlü bir bilim ve Ar-Ge ekosistemiyle mümkün. Bu ekosistemin en temel taşı ise yetişmiş, nitelikli insan kaynağımız.

“ÇOK YÖNLÜ FIRSATLAR SUNUYORUZ”

Sektörümüz eczacılar, kimyagerler, kimya mühendisleri, biyologlar, moleküler biyoloji ve genetik uzmanları, biyomühendisler, hekimler ve biyoteknoloji araştırmacıları için çok yönlü kariyer fırsatları sunuyor. Eczacılarımız Ar-Ge’den üretime, kaliteden ruhsatlandırmaya ve medikal süreçlere kadar zincirin her halkasında kritik rol üstleniyor. Sağlıkta tam bağımsızlık hedefimiz için bu alanlarda görev alacak yetkin eczacı ve araştırmacı sayısının artması büyük önem taşıyor. Bu stratejik alanlarda başarıya ulaşmak güçlü bir laboratuvar altyapısının yanı sıra bu projeleri omuzlayacak nitelikli araştırmacıları yetiştirmekten geçiyor. En önemli yetkinlikler ise bilimsel merak, sürekli öğrenme isteği, dijital teknolojileri etkin kullanma ve disiplinler arası bakış açısı.

“GENÇ YETENEKLERE YATIRIM YAPIYORUZ”

Kurucumuzun mirasını yaşatan Ecz. Necdet Nuri Kumrulu Burs Fonu ile eğitimde fırsat eşitliğini destekliyor, gençlerin geleceğe daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz.

GERÇEK PROJELER

Yeni Mezun Geliştirme Programımız ve üniversite-sanayi iş birliklerimiz sayesinde gençlerimizi henüz öğrenciyken gerçek projelerle buluşturuyoruz.

 

ERDEM İNAN I TRENDYOL GRUBU CEO’SU

“HER 1 TL’LİK FAALİYETİMİZ 6,94 TL’LİK ETKİ YARATIYOR”

“Yerli üreticilerimiz, esnafımız ve KOBİ’lerimizle Türkiye ekonomisinde her geçen gün daha fazla değer üretiyoruz. Ekosistemimizin yarattığı etki üretimden lojistiğe, perakendeden tekstil ve giyime kadar pek çok sektöre yayılıyor.”

Yerli üreticilerimiz, esnafımız ve KOBİ’lerimizle birlikte Türkiye ekonomisinde her geçen gün daha fazla değer üretmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün ülkemizin dört bir yanındaki iş ortaklarımızın ürünlerini yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve Asya kıtalarında milyonlarca kullanıcıyla buluşturuyoruz.

“ETKİ PLATFORMDAKİ SATIŞLARLA SINIRLI KALMIYOR”

Raporumuz, Trendyol üzerinden gerçekleşen ticaretin yalnızca platform üzerindeki satışlarla sınırlı kalmadığını üretimden lojistiğe, perakendeden tekstil ve giyime kadar birçok sektörde istihdam ve gelir yaratan bir etki oluşturduğunu ortaya koyuyor. Trendyol’un her 1 TL’lik faaliyetinin Türkiye ekonomisinde 6,94 TL’lik etki yaratması da ekosistemimizin oluşturduğu değerin somut bir göstergesi. Yerel işletmeler ve KOBİ’ler için ölçeklenebilir bir büyüme altyapısı sunarken e-ihracata erişimi kolaylaştırıyor, Anadolu’daki yerli üretimin küresel pazarlara açılmasına katkı sağlıyoruz.

“KOBİ’LERİN GÜÇLENMESİ TÜRKİYE’NİN GÜÇLENMESİ DEMEK”

Bir kez daha görüyoruz ki KOBİ’lerin güçlenmesi, Türkiye’nin üretim gücünün de güçlenmesi anlamına geliyor.

İSTİHDAM VE KALKINMA

KOBİ’lerin güçlenmesi, Türkiye’nin istihdamının ve sürdürülebilir kalkınmasının da güçlenmesi anlamına geliyor.

 

MUSTAFA NURİ ÇOMU I SUNAR YATIRIM YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO’SU

“HER KÜÇÜK ADIM BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI”

“Çevresel sorumluluğu günlük iş yapış biçimimizin kalıcı bir unsuru olarak görüyoruz. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun, bugünden attığımız her adımla başladığına inanıyoruz.”

Çevresel sorumluluğu ve sürdürülebilirliği yalnızca stratejik ve tek seferlik bir hedef değil günlük iş yapış biçimimizin kalıcı bir unsuru olarak görüyoruz. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun, bugünden attığımız adımlarla başladığına inanıyoruz. Karataş sahilinde gerçekleştirdiğimiz etkinlik de çalışma arkadaşlarımızın ve çevre halkının gönüllü katılımıyla bu anlayışın sahadaki somut bir yansıması oldu.

“TOPLUMSAL FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN FIRSAT”

Bu yıl ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi’nin, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konusunda toplumsal farkındalığı artırmak adına önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Doğayı korumaya yönelik her küçük adımın, uzun vadede büyük bir dönüşümün parçası olduğunu düşünüyoruz. Çevresel sorumluluğu ve sürdürülebilirliği yalnızca stratejik ve tek seferlik bir hedef değil günlük iş yapış biçimimizin kalıcı bir unsuru olarak görüyoruz. Gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun, bugünden attığımız her adımla başladığına inanıyoruz.

 

ADOLFO ORIVE I TETRA PAK BAŞKANI VE CEO’SU

“KALICI DÖNÜŞÜM ANCAK İŞ BİRLİĞİYLE MÜMKÜN”

“Dünya genelindeki gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirme konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışarak ortak hedeflerimizi kalıcı ilerlemeye dönüştüreceğiz.”

Çevresel risklerin arttığı günümüzde, büyüyen dünya nüfusunu beslemek her zamankinden daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle dünya genelindeki gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirme konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz.

“SOMUT İLERLEMELERİN YAŞANDIĞI BİR YIL OLDU”

Belirlediğimiz net ve ölçülebilir hedefler doğrultusunda 2025 yılı, değer zincirimiz genelinde sera gazı emisyonlarını üçte bir oranında azaltma kilometre taşını aşmamız da dahil olmak üzere somut ilerlemelerin yaşandığı bir yıl oldu. Kalıcı dönüşüm ancak iş birliğiyle mümkün olabilir. Bu doğrultuda müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte çalışarak ortak hedeflerimizi kalıcı ilerlemeye dönüştürmeyi sürdüreceğiz.

 

UMUT ZENAR I ÇİMSA YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“KRİTİK BİR ADIM ATTIK”

“200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle Çin dışındaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, küresel yapı malzemeleri vizyonumuz için attığımız kritik adımlardan biri.”

Dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla küresel yetkinliklerimizi artırırken Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından yalnızca dokuz ay sonra bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan biri.

“15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ”

CAC yalnızca Çimsa için değil Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün. Sektörümüzde katma değeri en yüksek ürünlerden biri. Ülkemizin doğal kaynağını Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan gurur duyuyoruz.

“YÜZÜNÜ TAMAMEN İHRACATA DÖNMÜŞ BİR YATIRIM”

Bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımıyla Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ını dünya pazarlarına ihraç ediyoruz. Tüm bunlar, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının çok net bir göstergesi.

“GRİDEN YEŞİLE DÖNÜŞÜM İÇİN ÇOK DEĞERLİ”

Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor, diğer yandan karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz.

STRATEJİK ÜRÜN

CAC, sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve “griden yeşile” dönüşüm stratejimiz için çok değerli bir ürün. Bu yatırım, Çimsa’nın bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü ve küresel yapı malzemeleri vizyonunu destekleyen kritik adımlardan birini oluşturuyor.

BUSINESS LIFE