Yeni dönemde şirketler, en fazla değer yaratan, sermaye verimliliğini artıran ve rekabet gücünü destekleyen yatırımlara öncelik veriyor. Ipekyol Group CFO’su Ayça Kural, yapay zeka ve veriyi en yüksek geri dönüş potansiyeline sahip alan olarak görürken Enerjisa Üretim CFO’su Mert Yaycıoğlu, yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütüyor. Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, deprem bölgesinin yeniden inşasına ve KOBİ’lerin yeşil dönüşümüne yatırıyor. Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ, sürdürülebilirlik bağlantılı kredileri, Alternatif Lease Genel Müdürü Ateş Yenen, reel sektör yatırımları destekliyor. Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı, 1,5 trilyon TL’yi aşan varlık büyüklüğünü geleceğe taşıyor. ING Türkiye Özel Bankacılık Ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, dijital yatırım platformundaki dönüşüme dikkat çekiyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, teknoloji yatırımını anlatıyor. QNB Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, farklı bankalardaki borçları dijital ortamda tek çatı altında toplayan çözüme odaklanırken TEB Genel Müdür Yardımcısı Kağan Yaşa, dijitalleşme ve yeşil dönüşümü destekliyor. Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, disiplinli fiyatlama stratejisini anlatıyor. Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert ise bütüncül müşteri deneyimine yatırım yapıyor.
ALİ ÇİÇEKLİ I a.cicekli@businesslife.com.tr
CFO’LAR HANGİ YATIRIMLARA ÖNCELİK VERİYOR?
Şirketler yatırım bütçelerini bugün hangi alanlara yönlendiriyor? Yeni fabrika ve fiziksel kapasite yatırımları mı, yapay zeka ve dijital dönüşüm mü, enerji verimliliği mi, uluslararası büyüme mi, yoksa satın almalar mı daha fazla öncelik kazanıyor?
Yüksek faizler, artan finansman maliyetleri ve küresel belirsizlikler, bu soruların yanıtını geçmişe göre çok daha kritik hale getiriyor. Sermayenin daha bol ve ucuz olduğu dönemlerde aynı anda çok sayıda projeyi hayata geçirmek mümkünken bugün her yatırımın stratejik uyumu, nakit akışına katkısı, geri dönüş süresi ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesi daha yakından sorgulanıyor. Bu değişim CFO’nun rolünü de dönüştürüyor. CFO artık şirketin sınırlı sermayesini geleceğin büyüme alanlarına yönlendiren stratejik karar verici konumunda. Fiziksel yatırımlar, dijitalleşme, yapay zeka, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve satın alma fırsatları arasındaki dengeyi kurmak, yeni CFO ajandasının en önemli başlıklarından biri haline geliyor. İşte Türkiye’nin önde gelen finans liderlerinin yeni yatırım rotası!
AYÇA KURAL I IPEKYOL GROUP CFO’SU
“EN YÜKSEK GERİ DÖNÜŞÜ YAPAY ZEKA SAĞLAYACAK”

“Yapay zeka, şirketlerin büyüme hızını, kârlılığını ve sermaye verimliliğini doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraca dönüştü. Talep tahmini, stok optimizasyonu, fiyatlama, müşteri davranışı analizi ve finansal planlama alanlarındaki yatırımların etkisi son derece yüksek olacak.”
Perakende sektöründe büyüme artık yalnızca yeni mağaza açmakla değil sermayeyi daha verimli kullanabilmekle mümkün hale geliyor. Bu nedenle yatırım bütçemizi hem büyümeyi destekleyen hem verimlilik yaratan alanlar arasında dengeli şekilde dağıtıyoruz.
ULUSLARARASI BÜYÜME ÖNCELİKLİ
Bugün öncelikli yatırım alanlarımızın başında uluslararası büyüme geliyor. Özellikle Orta Doğu bölgesindeki yapılanmamızı ve marka varlığımızı güçlendirmeye yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz.Veri analitiği, yapay zeka uygulamaları ve dijital dönüşüm projeleri de önemli bir yatırım başlığı oluşturuyor. Müşteri deneyimini geliştiren omnichannel çözümler, mağaza verimliliğini artıran teknolojiler ve karar alma süreçlerini hızlandıran dijital altyapılar yatırım ajandamızın önemli parçaları arasında yer alıyor. CFO perspektifinden baktığımızda yatırımın amacı yalnızca büyümek değil aynı zamanda daha çevik, daha ölçeklenebilir ve daha yüksek nakit üretme kapasitesine sahip bir organizasyon yaratmak.
“STRATEJİK UYUMA BAKIYORUZ”
Sermaye tahsisi artık yalnızca yatırım bütçesini dağıtmak değil şirketin gelecekteki rekabet avantajını şekillendirmek anlamına geliyor. Yatırım kararlarımızda öncelikle stratejik uyuma bakıyoruz. Şirketin uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyen, ölçülebilir değer yaratan ve sürdürülebilir nakit akışı sağlayan projeler öncelikli konumda bulunuyor. Operasyonel verimliliği artıran, stok yönetimini iyileştiren, müşteri deneyimini güçlendiren ve karar alma kalitesini yükselten projeler ön plana çıkıyor. Uluslararası büyümeyi destekleyen yatırımlar ve dijital dönüşüm projeleri de sermaye tahsisinde öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Bir CFO olarak yatırım değerlendirmesinde yalnızca yatırımın geri dönüş süresine değil şirketin uzun vadeli değer yaratma kapasitesine yaptığı katkıya da odaklanılması gerektiğine inanıyorum.
“YAPAY ZEKA STRATEJİK BİR KALDIRAÇ”
Önümüzdeki dönemde en yüksek geri dönüşü sağlayacak alanın yapay zeka ve veri odaklı dönüşüm olacağını düşünüyorum. Geçmişte teknoloji yatırımları çoğunlukla destekleyici bir unsur olarak görülürdü. Bugün ise yapay zeka şirketlerin büyüme hızını, karlılığını ve sermaye verimliliğini doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraç haline geldi. Talep tahmini, stok optimizasyonu, fiyatlama, müşteri davranışı analizi ve finansal planlama alanlarında yapay zeka kullanımı şirketlere önemli bir rekabet avantajı sağlayacak.
“CFO STRATEJİK DEĞER MİMARI”
Başarılı şirketlerin ortak özelliği, yatırımlarını tek bir alana yoğunlaştırmaları değil sermayelerini büyüme, verimlilik ve dönüşüm arasında doğru dengeyle dağıtmalarıdır. Geçmişte yatırım kararları daha çok fiziksel kapasite artışına odaklanırken bugün şirketler aynı anda teknolojiye, veriye, sürdürülebilirliğe ve yeni büyüme alanlarına yatırım yapıyor.
REKABET
Rekabet avantajı yalnızca ne kadar üretim yaptığınızla değil ne kadar hızlı karar alabildiğiniz, müşterinizi ne kadar iyi tanıdığınız ve sermayenizi ne kadar etkin yönettiğinizle belirleniyor. Fiziksel yatırımları, dijital dönüşümü, enerji verimliliğini ve seçici satın alma fırsatlarını birlikte değerlendiren şirketler öne çıkacak. CFO artık yalnızca finansal sonuçları yöneten değil şirketin sermayesini geleceğin büyüme alanlarına yönlendiren stratejik bir değer mimarı haline geliyor.
ÖMER MERT I FİBABANKA GENEL MÜDÜRÜ
“ÖZEL BANKACILIĞI BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA YÖNETİYORUZ”

“Özel bankacılık anlayışımızı müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına çözüm sunmanın ötesinde yaşamlarına değer katan bütüncül bir yaklaşımla şekillendiriyoruz.”
Fibabanka olarak özel bankacılık anlayışımızı müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına çözüm sunmanın ötesinde yaşamlarına değer katan bütüncül bir yaklaşımla şekillendiriyoruz. Güvene dayalı, uzun soluklu ilişkiler kurmayı önemsiyor, finansal çözümlerimizin yanı sıra kültür, sanat ve yaşamın farklı alanlarında müşterilerimizle bir araya geliyoruz.
“MÜŞTERİLERİMİZLE YENİ ANILAR BİRİKTİRİYORUZ”
Selami Şahin ve Nükhet Duru gibi Türk müziğine iz bırakmış iki değerli sanatçıyı aynı sahnede buluşturduğumuz gece de bu anlayışımızın anlamlı örneklerinden biri oldu.
Müşterilerimizle bir araya geldiğimiz her buluşmayı, güvene dayalı ilişkimizi daha da derinleştiren ve birlikte yeni anılar biriktirdiğimiz değerli bir paylaşım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı ilgi alanlarına hitap eden etkinliklerle müşterilerimizle kurduğumuz bağı daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz.
“BANKACILIĞIN ÖTESİNDE DENEYİM”
Fibabanka, özel bankacılık müşterilerini sanat ve müzik etkinliklerinde buluşturuyor. Müşteri ilişkileri finansal ürün ve hizmetlerle sınırlandırılmıyor. Etkinlikler, güvene dayalı müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesinin bir parçası olarak görülüyor.
KAĞAN YAŞA I TEB TİCARİ VE KOBİ BANKACILIĞI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“KOBİ’LERİ GELECEĞİN DEVLERİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

“Sürdürülebilir büyüme için finansmana erişim kadar o kaynağı nasıl yöneteceğiniz de kritik. İşletmeler için finansal kaynak olmanın ötesine geçerek danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.”
Euromoney tarafından bir kez daha “Türkiye’nin En İyi KOBİ Bankası” seçilmek, KOBİ’lerin Danışman Bankası olma hedefiyle hayata geçirdiğimiz faaliyetlerin uluslararası alanda ne kadar doğru yankı bulduğunu kanıtlıyor. KOBİ’leri doğru strateji ve rehberlikle geleceğin devlerine dönüşecek yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz.
“FİNANSMANIN ÖTESİNE GEÇİYORUZ”
Sürdürülebilir büyüme için finansmana erişim kadar o kaynağı nasıl yöneteceğiniz de kritik. Bu nedenle işletmeler için finansal kaynak olmanın ötesine geçerek TEB KOBİ Akademisi ile kendi yetiştirdiğimiz uzmanlarımız aracılığıyla danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. KOBİ’lerimize yalnızca finans alanında değil pazarlamadan organizasyona, üretimden insan kaynaklarına kadar pek çok konuda ücretsiz bilgi ve eğitim desteği veriyoruz.
“DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ DESTEKLİYORUZ”
KOBİ müşterilerimize etkin bankacılık hizmetlerine dijital kanallardan kolay ve hızlı erişim imkanı sağlıyoruz. Yeşil dönüşüm süreçlerinde ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarında KOBİ’lerimizi destekliyoruz. Ortaya koyduğumuz performansın ulusal ve uluslararası düzeyde takdir edilmesi motivasyonumuzu artırıyor. Euromoney ödülünü finansmanın ötesine geçen rehberlik anlayışımızın bir tescili olarak görüyoruz.
MERT YAYCIOĞLU I ENERJİSA ÜRETİM CFO’SU
“GÜÇ HEDEFİMİZE İLERLİYORUZ”

“Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyüme stratejimizin temel itici güçlerinden biri olarak görüyor, enerji arz güvenliğini güçlendiren ve uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratan bir yaklaşımla hayata geçiriyoruz.”
Muğla’daki üç rüzgar enerjisi santralimiz için imzaladığımız finansman anlaşması, önemli bir yatırımın hayata geçirilmesine katkı sağlarken uluslararası finans kuruluşlarının Enerjisa Üretim’in uzun vadeli stratejisine duyduğu güveni de güçlü biçimde ortaya koyuyor. Bugün 4.600 MW’ın üzerindeki kurulu gücümüz ve devam eden yatırımlarımızla 6.250 MW kurulu güç hedefimize kararlı adımlarla ilerliyoruz.
180 MİLYON DOLARLIK FİNANSMAN
YEKA 2’nin Muğla etabında inşa süreci devam eden Artuna, Gaia ve Falp rüzgar enerjisi santralleri için toplam 180 milyon dolarlık finansman sağlandı. FMO ve DEG iş birliğiyle sağlanan finansman, toplam 250 MW kurulu güce sahip üç santrali kapsıyor. Uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarının sağladığı kaynak, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne duyulan güveni de ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerjiye yaptığımız yatırımları büyüme stratejimizin temel itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Yatırımlarımızı enerji arz güvenliğini güçlendiren, sistem dayanıklılığını artıran ve uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratan bir yaklaşımla hayata geçiriyoruz.
“190 BİN HANEYE TEMİZ ENERJİ”
- ARTUNA RES Proje 92 MW kurulu güce sahip olacak.
- GAIA RES Santralin kurulu gücü 83 MW olacak.
- FALP RES Proje 75 MW kurulu güce ulaşacak.
- TOPLAM KAPASİTE Üç santral toplam 250 MW kurulu güce sahip olacak.
- ÜRETİM Projeler tamamlandığında yılda yaklaşık 630 GWh yenilenebilir elektrik üretilecek.
- KARBON ETKİSİ Yılda yaklaşık 221 bin ton karbon emisyonunun önüne geçilecek.
- HANE ETKİSİ Üretim yaklaşık 190 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer olacak.
OSMAN ARSLAN I VAKIFBANK GENEL MÜDÜRÜ
“300 MİLYON DOLARI DÖNÜŞÜME YÖNLENDİRİYORUZ”

“Finansmanı ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak görüyoruz. Üreticimizin, ihracatçımızın ve KOBİ’lerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Finansmanı ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı vizyonumuzun temelinde de bu anlayış yer alıyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin ettiğimiz 300 milyon dolarlık kaynak, uluslararası finans kuruluşlarının bankamıza duyduğu güvenin önemli bir göstergesi. Aynı zamanda ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı da ortaya koyuyor.
“DEPREM BÖLGESİNİ DESTEKLEYECEĞİZ”
Programla 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin yeniden ayağa kalkmasına destek vereceğiz. Depremden etkilenen 11 ilde sosyal konut, devlet okulu, hastane ve klinik yapımında görev alan yüklenici firmaların işletme sermayesi ihtiyaçlarıyla makine ve teçhizat yatırımları finanse edilecek. İşletme kredileriyle maaş, SGK, inşaat malzemesi ve işçilik giderleri desteklenirken yatırım kredileriyle makine ve teçhizat alımlarına kaynak sağlanacak.
“KOBİ’LERİN YEŞİL DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRACAĞIZ”
KOBİ’lerin enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarını finansmanla buluşturarak rekabet güçlerini artırmayı hedefliyoruz. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sanayide karbonsuzlaşma ve temiz ulaşım olmak üzere dört başlık altında uygun koşullu kredi seçenekleri sunacağız. Güneş ve rüzgar enerjisi projeleri, batarya depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ve karbon emisyonunu azaltmaya yönelik sanayi uygulamaları desteklenecek. Elektrikli ticari araç ve filo dönüşümünden akıllı filo yönetimine kadar uzanan temiz ulaşım yatırımları da program kapsamındaki imkanlardan yararlanabilecek.
DÖRT BAŞLIKTA YEŞİL FİNANSMAN
İşletmelerin enerji tüketimini azaltacak yatırımlar desteklenecek.
YENİLENEBİLİR ENERJİ
Güneş, rüzgar ve batarya depolama projelerine finansman sağlanacak.
SANAYİDE KARBONSUZLAŞMA
Karbon emisyonlarını azaltan üretim yatırımları desteklenecek.
TEMİZ ULAŞIM
Elektrikli ticari araçlar, filo dönüşümü, şarj altyapısı ve akıllı filo yönetimi finanse edilecek.
DEPREM BÖLGESİ
Program kapsamında risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar finansman sunulacak.
MEHMET ALİ ERSARI I AK PORTFÖY GENEL MÜDÜRÜ
“KÜRESEL LİGDE 393’ÜNCÜ SIRAYA YÜKSELDİK”

“Bugün 1,5 trilyon TL’yi aşan varlık büyüklüğümüz, 1,2 milyonun üzerinde yatırımcı sayımız ve 200’ün üzerinde fondan oluşan geniş yatırım evrenimizle Türkiye’de yatırım yönetiminin gelişimine liderlik yapmaya devam ediyoruz.”
Dünyanın en büyük portföy yönetim şirketleri arasında bir kez daha yer almanın gururunu yaşıyoruz. Investment & Pensions Europe’un “Top 500 Asset Managers” listesinde bu yıl 393’üncü sıraya yükseldik. 2020 yılından bu yana listedeki istikrarlı yükselişimiz, uzun vadeli stratejimizin önemli bir sonucu.
“YATIRIMCI BEKLENTİLERİ DEĞİŞİYOR”
Varlık yönetimi sektörü küresel ölçekte önemli bir dönüşümden geçerken yatırımcı beklentileri de bu doğrultuda değişiyor. Güveni ve şeffaflığı merkeze alan, ürün geliştirme kabiliyetine sahip, erişimi kolay ve teknolojiyi değer üretiminin temel unsuru olarak kullanan kurumların iş yapış biçimlerinden hizmet modellerine kadar pek çok alanda yeni bakış açıları geliştirmesi gerekiyor. Tasarruf sahiplerine daha nitelikli bir yatırım deneyimi sunabilmenin yolu da bu dönüşümden geçiyor.
“ÇEYREK ASIRLIK DENEYİMİ GELECEĞE TAŞIYORUZ”
Bugün 1,5 trilyon TL’yi aşan varlık büyüklüğümüz, 1,2 milyonun üzerinde yatırımcı sayımız ve 200’ün üzerinde fondan oluşan geniş yatırım evrenimizle Türkiye’de yatırım yönetiminin gelişimine liderlik yapmaya devam ediyoruz. Çeyrek asırlık deneyimimizi, güçlü insan kaynağımızı, dijitalleşme, yapay zeka destekli çözümler ve sürdürülebilirlik odaklı ürünlerle geleceğe taşıyoruz. IPE Top 500 listesinde 393’üncü sıraya yükselmemiz, bu yaklaşımın uluslararası ölçekte ulaştığı seviyenin en net göstergesi. Türkiye’de sektörün lider kurumlarından biri olarak küresel varlık yönetimi liginde her zaman en iyiyi hedeflemeye devam edeceğiz.
“7 YILDIR DÜNYA LİGİNDE”
Ak Portföy, IPE Top 500 listesinde üst üste 7’nci kez yer aldı. Şirket dünya sıralamasında 393’üncülüğe yükseldi. Yönetilen varlık büyüklüğü 1,5 trilyon TL’yi aştı. Ak Portföy’ün 1,2 milyonun üzerinde yatırımcısı bulunuyor.
FON EVRENİ
Yatırımcılara 200’ün üzerinde fon sunuluyor. Şirket, World Finance tarafından üst üste 7 kez “Türkiye’nin En İyi Yatırım Yönetimi Şirketi” seçildi.
CEMAL ONARAN I GARANTİ BBVA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“ULUSLARARASI ÖDEMELERDE KONTROL VE GÖRÜNÜRLÜK SAĞLIYORUZ”

“Uluslararası ödeme deneyimini müşterilerimiz için daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirmeyi amaçladık.”
Uluslararası ödeme deneyimini müşterilerimiz için daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirmeyi amaçladık. Swift’in yeni ödeme şeması entegrasyonumuzla yalnızca daha hızlı para transferi sağlamıyoruz. Müşterilerimize uluslararası işlemler üzerinde daha fazla kontrol, görünürlük ve güven sunmak da mümkün oluyor. Garanti BBVA olarak Swift’in yeni ödeme şemasına gönderici banka olarak katılarak Türkiye’de bir ilke imza attık. Müşteriler işlem ücretlerini ve ödemenin alıcıya ne kadar sürede ulaşacağını transfer öncesinde görebiliyor. Alıcının hesabına geçecek tutar da işlem öncesinde netleşiyor. Transferin hangi aşamada olduğu dijital kanallar üzerinden uçtan uca takip edilebiliyor. Garanti BBVA olarak finans sektöründeki en yeni çözümleri tüm müşterilerimizle buluşturmak ve hayatlarını kolaylaştırmak üzere çalışmaya ve ilklere imza atmaya devam ediyoruz.
“İLK ETAPTA 5 ÜLKE”
Sistem İngiltere, İspanya, Avustralya, ABD ve Almanya transferlerinde kullanılacak. Müşteri, işlem ücretlerini transferden önce görebilecek. Alıcıya geçecek tutar işlem öncesinde bilinecek.
TAKİP
Transfer süreci dijital kanallardan uçtan uca izlenebilecek. İngiltere, İspanya ve Avustralya transferlerinde hız ve şeffaflık standartları tam kapasiteyle çalışacak.
ENİS KURTOĞLU I QNB TÜRKİYE BİREYSEL BANKACILIK VE İŞLETME BANKACILIĞI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“BORÇLARI TEK ÇATI ALTINDA TOPLUYORUZ”

“Kullanıcılarımızın farklı bankalardaki borçlarını bankamız çatısı altında toplayarak 36 aya varan vade seçenekleriyle daha esnek yönetebilecekleri bir çözüm sunuyoruz.”
Finansal ürünlerimizi müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak dijital deneyimlerle geliştirmeye devam ediyoruz. QNB Borç Transferi Kredisi ile kullanıcılarımızın farklı bankalardaki borçlarını bankamız çatısı altında toplayarak 36 aya varan vade seçenekleriyle daha esnek yönetebilecekleri bir çözüm sunuyoruz.
“SÜREÇ TAMAMEN MOBİLDEN İLERLİYOR”
Müşteriler farklı bankalardaki kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını QNB Mobil üzerinden görüntüleyebiliyor. Kapatmak istedikleri borçları seçerek ihtiyaç kredisi başvurularını kendilerine özel önerilen faiz oranlarıyla dijital ortamda tamamlayabiliyor.
Kredi kullanımının ardından ilgili bankalara yapılacak para transferleri de süreç içinde ücretsiz gerçekleştiriliyor. Avantajlı faiz oranları, mobil üzerinden ilerleyen hızlı akış ve ücretsiz para transferi imkanı sayesinde müşterilerimize daha konforlu ve pratik bir deneyim sağlamayı hedefliyoruz. Farklı bankalardaki kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçları birleştirilebiliyor. Süreç şubeye gitmeden QNB Mobil üzerinden tamamlanıyor. Kredi tutarına göre 36 aya varan seçenekler sunuluyor. Borçların bulunduğu bankalara yapılacak para transferleri ücretsiz gerçekleştiriliyor.
TAHA ÇAKMAK I TÜRKİYE SİGORTA GENEL MÜDÜRÜ
“REKORU SİGORTACILIĞIN KENDİSİ YAZDI”

“2026’nın ilk yarısında iki şirketimizin toplam net kârı yüzde 48 artışla 24,5 milyar TL’ye ulaştı. Sektör ortalamaları yüzde 110’un üzerindeyken bileşik oranımız yüzde 88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi. Bu dönemde rekoru yatırım gelirlerimiz değil sigortacılığın kendisi yazdı.”
Şirketlerimiz 2026’nın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın karlılıkta birinci, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise ikinci sırada yer alması güçlü finansal performansımızın en önemli göstergelerinden biri oldu. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde karlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürdü. Başarımızın temelinde enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlar hem finansal başarımızı güçlendirdi hem uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026’nın ilk yarısında rekoru yatırım gelirlerimiz değil sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları yüzde 110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste 10’uncu çeyrekte yüzde 100’ün altında kaldı. Bileşik oranımız yüzde 88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi.
“SİGORTA ENFLASYONU TÜFE’NİN ALTINDA”
Enflasyonla mücadele sürecinde finansal gücümüzü korurken sigortayı erişilebilir kılan dengeli bir fiyatlama yaklaşımıyla hareket ediyoruz. 2026 yılı Haziran sonunda yıllık TÜFE yüzde 32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sağlayan kampanyalarla katkı sunduk.
“24,5 MİLYAR TL’LİK REKOR KÂR”
2026’nın ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in toplam net kârı yüzde 48 artışla 24,5 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye Sigorta’nın net kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artarak 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik’in net kârı ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseldi. Türkiye Sigorta’nın prim üretimi yüzde 30 artarak 94 milyar 213 milyon TL’ye ulaşırken pazar payı yüzde 15 seviyesine çıktı. Türkiye Hayat Emeklilik’in BES ve OKS fon büyüklüğü yüzde 49 artışla 525 milyar TL’ye, katılımcı sayısı yaklaşık 5 milyona ulaştı. Şirket, hayat branşında yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimi ve yüzde 17,7 pazar payı elde etti. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırmaya, hizmet kalitemizi geliştirmeye ve sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam edeceğiz.
“HEDEFİMİZ HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR SİGORTA”
Temel hedefimiz sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek Türkiye’deki sigortalılık oranını artırmak. Farklı gelir gruplarının ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerimizi sürekli iyileştiriyoruz. Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarını hayata geçirdik.
MÜŞTERİLERİN YANINDA
Kasko ve trafik sigortalarında peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arasındaki gençlere özel tamamlayıcı sağlık sigortası kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu artırmak amacıyla bir ay prim iadeli hayat sigortası kampanyası düzenledik. Bireysel ürünlerde ödeme kolaylığı ve ek katkı sağlayan uygulamalarımızla da müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.
ATEŞ YENEN I ALTERNATİF LEASE GENEL MÜDÜRÜ
“YATIRIMLARA DEĞER KATAN ÇÖZÜMLER ÜRETİYORUZ”

“Şirketler yalnızca finansmana ulaşmayı değil bu finansmanı doğru vade, uygun ödeme yapısı ve bilanço yönetimini destekleyen bir modelle kullanmayı önceliklendiriyor. Leasing, yatırımcılara önemli bir hareket alanı sağlıyor."
2025 yılında 8,3 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşan leasing sektörü, Türkiye’de şirketlerin yatırım ihtiyaçlarını destekleyen en önemli tamamlayıcı finansman kanallarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sektörümüz 2026’nın ilk 6 ayında 5 milyar dolarlık işlem hacmini yakaladı. Yıl sonunda 10 milyar dolar seviyesinin aşılacağını öngörüyoruz.
“İŞ HACMİMİZİ YÜZDE 76 ARTIRDIK”
Alternatif Lease olarak 2025 yılında yeni iş hacmimizi dolar bazında yüzde 76 artırdık. Bu büyüme ivmesini 2026 yılında da sürdürüyoruz. Bugün şirketler yalnızca finansmana ulaşmayı değil bu finansmanı doğru vade, uygun ödeme yapısı ve bilanço yönetimini destekleyen bir modelle kullanmayı önceliklendiriyor. Leasing, bu noktada yatırımcılara önemli bir hareket alanı sağlıyor.
“BUTİK HİZMET ANLAYIŞIYLA ÇALIŞIYORUZ”
Alternatif Bank ekosisteminden aldığımız güç, yaygın erişim ağımız, tecrübeli ekibimiz ve butik hizmet anlayışımızla müşterilerimizin yatırım kararlarında güvenilir bir çözüm ortağı olmayı sürdürüyoruz. Yalnızca yüksek hacimli işlemlere değil ölçek ve sektör farkı gözetmeden tüm müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler üretmeye odaklanıyoruz.
Finansal kiralamayı standart bir finansman modelinin ötesine taşıyor, müşterilerimizin yatırım planlarını, nakit akışlarını ve büyüme hedeflerini birlikte değerlendiriyoruz. Satıcı, distribütör ve bayi ekosistemiyle kurduğumuz iş birlikleriyle satıcı firmaların satış süreçlerini kolaylaştıran leasing paketleri geliştiriyoruz. Bu çalışmalar hem yatırımcı şirketlerin finansmana erişimini destekliyor hem tedarikçilerin satış kabiliyetine katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de finansal kiralama alanındaki uzmanlığımızla şirketlerin büyüme yolculuklarına eşlik etmeye devam edeceğiz.
RECEP BAŞTUĞ I DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ
“KAYNAĞIN YÜZDE 54’ÜNÜ SÜRDÜRÜLEBİLİR KREDİLERE AYIRDIK”

“2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4,4 milyar dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik.”
DenizBank olarak sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılımımız, bu yaklaşımımızı uluslararası ölçekte ve ortak ilkelere dayalı bir taahhütle daha da güçlendiriyor.
“KARBON YOĞUN SEKTÖRLERİN DÖNÜŞÜMÜNÜ DESTEKLİYORUZ”
Bugüne kadar uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz kaynakları iklim risklerini azaltacak yatırımlara aktardık. Karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerimizin yeşil ekonomiye geçişini destekleyecek finansman çözümlerimizi sürekli geliştirdik. 2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4,4 milyar dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik.
“810 MİLYON DOLARLIK MAVİ FİNANSMAN”
Yakın dönemde dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonunu hayata geçirdik. Mavi kentsel altyapı, verimli sulama sistemleri, atık su yönetimi ve sürdürülebilir turizm gibi alanlardaki dönüşümü desteklemek üzere 810 milyon dolarlık finansman sağladık. Özel bankalar arasında lider konumda bulunduğumuz tarım bankacılığındaki deneyimimizle suyun bilinçli ve verimli kullanımını teşvik eden uygulamaları üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
SEZİN ERKEN I ING TÜRKİYE ÖZEL BANKACILIK VE YATIRIM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“YATIRIM FONU BÜYÜKLÜĞÜMÜZ YÜZDE 67 ARTTI”

“ING Mobil’i yalnızca bir işlem kanalı olmaktan çıkararak yatırımcıların karar yolculuğuna eşlik eden güçlü bir yatırım platformuna dönüştürüyoruz.”
Yatırımcıların beklentileri hızla değişiyor. Kullanıcılar artık yalnızca işlem yapabilecekleri bir uygulama değil yatırım kararlarını destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve yatırım süreçlerini daha anlaşılır hale getiren dijital deneyimler bekliyor. ING Türkiye olarak yatırım alanındaki dönüşümümüzü bu anlayışla şekillendiriyoruz.
“KARAR YOLCULUĞUNA EŞLİK EDİYORUZ”
40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren ING Grubu’nun global ağı ve deneyiminden aldığımız güçle yatırım platformumuzu sürekli daha ileriye taşıyoruz. ING Mobil’i yalnızca bir işlem kanalı olmaktan çıkararak yatırımcıların karar yolculuğuna eşlik eden güçlü bir yatırım platformuna dönüştürüyoruz. Kullanıcılar farklı yatırım araçlarını tek noktadan takip edebiliyor, analiz edebiliyor ve karşılaştırabiliyor. ING Mobil üzerinden yatırım fonlarının farklı dönemlerdeki performansları incelenebiliyor. Fon getirileri dolar, euro ve altın gibi alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırılabiliyor. Risk seviyeleri ve varlık dağılımlarına ilişkin detaylı görünüm, yatırımcıların kararlarını daha bilinçli vermesine katkı sağlıyor. Tematik fonlar ve fon listeleri de kullanıcıların kendi beklenti ve risk profillerine uygun ürünlere daha kolay ulaşmasını sağlıyor.
“FON BÜYÜKLÜĞÜ YÜZDE 67 ARTTI”
Bu dönüşümün bir yansıması olarak bireysel bankacılık yatırım fonu büyüklüğümüzde son bir yılda yüzde 67’lik artış kaydettik. Bankacılığın geleceğinde dijital kanallar, müşterilerin finansal kararlarını şekillendiren platformlar olacak. Biz de bu anlayışla dönüşüm yolculuğumuzu sürdüreceğiz.
“YATIRIMDA TEK PLATFORM”
Fon getirileri dolar, Euro ve altın gibi yatırım araçlarıyla karşılaştırılabiliyor. Fonların risk seviyeleri ve varlık dağılımları incelenebiliyor. Yatırımcılar beklentilerine ve risk profillerine göre ürün keşfedebiliyor.
TAKİP LİSTESİ
Fonlar takip listelerine eklenebiliyor, portföyler tek ekrandan izlenebiliyor. Z kuşağına özel GNZ fonuyla gençlerin tasarruf ve yatırım alışkanlığı kazanması destekleniyor.