Yeni müşteri kazanımı hala markaların en kritik hedeflerinden biri olmaya devam ederken mevcut müşteriyi elde tutmak, tekrar tercih edilmek ve müşteriyle kurulan ilişkiyi derinleştirmek de en az kazanım kadar stratejik hale geliyor. Fiyat hassasiyetinin arttığı, sadakatin zorlaştığı, dijital kanalların ve yapay zekânın müşteri deneyimini dönüştürdüğü bu dönemde CMO’ların ajandasında tek bir büyüme yolu yok. Doğtaş Marka ve Ürün Direktörü Çağrı Öztürk, “Büyümeyi yalnızca satış adediyle değil müşteriyle kurulan ilişkinin derinliğiyle, tekrar tercih edilme oranıyla ve marka deneyiminin sürekliliğiyle değerlendiriyoruz” derken, Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden, “Dijital dünyanın sunduğu tüm zenginlikleri ve en yeni teknolojileri müşterilerimizle bir araya getirmeye devam edeceğiz” diyor. Vakıf Katılım Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Yorulmaz, hızlı, güvenli ve entegre bankacılık deneyimini ileri taşımaya odaklandıklarını söylüyor. AgeSA Ürün, Marka ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı Roşan Dilek, “Tüketiciyle gerçek bir ihtiyaç ve güçlü bir içgörü üzerinden bağ kuruyoruz” diyor. CarrefourSA Dijital Teknolojiler ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Burçin Çelik de yapay zeka asistanı Alista’yı müşterilerinin alışveriş yolculuğundaki en akıllı yol arkadaşı olarak konumlandırıyor. TFI TAB Gıda Yatırımları Sürdürülebilirlik Direktörü Tülay Özel ise “uzun vadeli değer yaratıyoruz” diyor.
GÜVEN BORÇA I g.borca@businesslife.com.tr
ELDEKİ MÜŞTERİ Mİ YENİ MÜŞTERİ Mİ?
Pazarlamanın en eski sorusu bugün yeniden masada: Büyümek için yeni müşteri mi kazanmalı, eldeki müşteriyi mi tutmalı? Aslında iyi pazarlamacılar bunun hiçbir zaman “ya o ya bu” sorusu olmadığını bilir. Marka, yalnızca yeni müşteriyi içeri alan bir vaat değil mevcut müşteriyi içeride tutan güven, tutarlılık ve deneyim bütünüdür. Bugün pazarlama liderleri tam da bu dengeyi yönetiyor. Fiyat hassasiyeti artarken sadakat her temas noktasında yeniden sınanıyor. Veri, teknoloji, yapay zeka ve kişiselleştirme ise pazarlamayı daha ölçülebilir ama aynı zamanda daha hassas bir alana taşıyor. Bu dönemde mesele müşterinin kararını kolaylaştırmak, kaygısını azaltmak, değer algısını güçlendirmek ve tekrar tercih edilme nedenini her temas noktasında yeniden üretmek. Pazarlamacılar artık dengeyi yeni müşteri ile mevcut müşteri arasında değil satış hedefi ile marka güveni, veriyle insan sezgisi, teknolojiyle duygusal bağ arasında kuruyor.
ROŞAN DİLEK I AGESA ÜRÜN, MARKA VE KURUMSAL İLETİŞİM GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“TÜKETİCİYLE GÜÇLÜ İÇGÖRÜ ÜZERİNDEN BAĞ KURDUK”

“AgeSA markası için hayata geçirdiğimiz tüm reklam kampanyalarında olduğu gibi ‘döngüyü kır’ söylemli kampanyamızda da sigorta kategorisinin iletişimlerinden ayrışan bir strateji ve yaratıcı fikirle ilerlemeyi hedefledik.”
AgeSA olarak “Döngüyü Kır” temasıyla hazırladığımız tamamlayıcı sağlık sigortası reklam kampanyamızla 38. Kristal Elma Ödülleri’nde toplam 4 ödülün sahibi olduk. Kampanyamızda sağlık hizmetlerine erişimde tüketicilerin en temel kaygılarından biri olan fatura endişesini yaratıcı bir anlatımla ele aldık. Film-Online Film kategorisinde banka, sigorta ve finansal hizmetler alt kategorisinde 1 kristal elma, 1 gümüş elma ve 1 bronz elma ödülü kazandık. Film-özel kategoriler kapsamında yer alan short form kategorisinde ise bronz elma ödülüne layık görüldük.
“KATEGORİDEN AYRIŞTIK”
AgeSA markası için hayata geçirdiğimiz tüm reklam kampanyalarında olduğu gibi “Döngüyü Kır” söylemli kampanyamızda da sigorta kategorisinin iletişimlerinden ayrışan bir strateji ve yaratıcı fikir ile ilerlemeyi hedefledik. Bireylerin sağlık hizmetlerine erişirken yaşadığı en gerçek ve en güçlü kaygılardan biri olan fatura endişesini merkeze aldık. Kampanya kapsamında çektiğimiz 4 film ile 4 farklı personanın hikayesini ele aldık. “Döngüyü Kır” kampanyası bu içgörüden beslenen; samimi, gerçekçi ve sigorta kategorisinin genel iletişim dilinden ayrışan güçlü bir strateji üzerine kuruldu. Kristal Elma’da farklı kategorilerde aldığımız ödüller, bu yaklaşımın yaratıcı iletişim tarafındaki karşılığını görmek açısından bizim için çok değerli. AgeSA olarak Medisa ile oluşturduğumuz sinerjiyle tamamlayıcı sağlık sigortası pazarına güçlü bir giriş yaptık. Bütçe dostu yapısı, esnek teminat seçenekleri ve dijital çözümleriyle müşterilerimizin sağlık yolculuğunun her adımında yanında konumlanan bir ürün sunduk. Bu kampanyayla da TSS alanındaki iddiamıza yakışan, tüketiciyle gerçek bir ihtiyaç ve güçlü bir içgörü üzerinden bağ kuran bir iletişim çalışmasına imza attık.
“YERLEŞİK KAYGILARI YALIN, SAMİMİ VE ETKİLİ BİR DİLLE ELE ALDIK”
Kampanya filmlerimiz sağlık hizmetlerine erişimde tüketicilerin en temel kaygılarından biri olan “yüksek fatura” gerçeğinden yola çıkıyor. Sağlık sorunlarının yalnızca fiziksel değil aynı zamanda duygusal ve finansal bir yük de yaratabildiğine 4 farklı persona hikayesi üzerinden dikkat çekiyoruz. Bu kaygının günlük hayat içinde tekrar eden bir döngüye dönüşebildiğini çarpıcı bir anlatımla ortaya koyuyoruz.
ÖNE ÇIKANLAR
Kampanya kapsamında AgeSA Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın sunduğu yılda bir ücretsiz check-up hizmeti, geniş kurum ağı, çocuklara özel tek başına sigorta ve ayakta-yatarak tedavi seçenekleri gibi farklı ihtiyaçlara yönelik çözümleri öne çıkarıyoruz. Sağlık sigortasına dair yerleşik kaygıları yalın, samimi ve etkili bir dille ele alan reklam filmleriyle izleyiciyi AgeSA’yla birlikte bu döngüyü kırmaya davet ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını anlayan, hayatlarına güven ve değer katan çözümlerimizi etkili iletişim çalışmalarıyla anlatmaya devam edeceğiz.
TÜLAY ÖZEL I TFI TAB GIDA YATIRIMLARI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DİREKTÖRÜ
“UZUN VADELİ DEĞER YARATIYORUZ”

“Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi yönetmekle sınırlı bir sorumluluk alanı olarak değil uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden tedarike, lojistikten restoran operasyonlarına kadar uzanan dikey entegre iş modelimiz sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı değer zincirimizin tamamına yayabiliyor, attığımız her adımın etkisini bütünsel bir bakış açısıyla yönetebiliyoruz.”
TFI TAB Gıda Yatırımları olarak güvenilir gıda üretiminden iklim odaklı dönüşüme, dijitalleşmeden çalışan gelişimine uzanan sürdürülebilirlik yolculuğunda kaydettiğimiz ilerlemeleri ikinci Sürdürülebilirlik Raporu’nda paylaştık. Raporda, 2024-2025 döneminde çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY/ESG) alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar ile grup şirketlerinin sürdürülebilirlik performansı ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımı paylaşıldı.
ÜRETİMDEN TEDARİKE
Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerimizi yönetmekle sınırlı bir sorumluluk alanı olarak değil, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Üretimden tedarike, lojistikten restoran operasyonlarına kadar uzanan dikey entegre iş modelimiz sayesinde sürdürülebilirlik yaklaşımımızı değer zincirimizin tamamına yayabiliyor, attığımız her adımın etkisini bütünsel bir bakış açısıyla yönetebiliyoruz. Güvenilir gıda üretimi, izlenebilir ve sorumlu tedarik zinciri, kaynak verimliliği, çalışanlarımızın gelişimi, kapsayıcı çalışma kültürü ve teknoloji destekli operasyonel mükemmeliyet anlayışı sürdürülebilir büyüme stratejimizin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Bu rapor, yalnızca performans göstergelerimizi ortaya koyan bir çalışma değil; aynı zamanda geleceğe ilişkin sorumluluklarımızı, önceliklerimizi ve dönüşüm yolculuğumuzu yansıtan önemli bir yol haritası niteliği taşıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleden yenilenebilir enerji yatırımlarına, dijital dönüşüm uygulamalarından kadının güçlenmesine, sürdürülebilir tarımdan çalışan deneyimine kadar birçok alanda somut ilerlemeler kaydetmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de paydaşlarımız için ekonomik, çevresel ve sosyal değer yaratmaya; faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda daha dirençli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
GÜVEN, KALİTE, MÜŞTERİ
Üretimden lojistiğe, restorandan tüketiciye uzanan entegre değer zinciri boyunca gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve şeffaflığı odağımıza aldık. Güvenilir gıda tedarikini destekleyen uygulamalarımızı uluslararası standartlarla güçlendirirken, sürdürülebilir tedarik anlayışıyla tüketici güvenini artırmayı sürdürdük. Tedarik zincirinin yüzde 94-98’i yerel tedarikçilerden oluştu. Kahve tedarikinin yüzde 100’ü Rainforest Alliance sertifikalı kaynaklardan sağlandı. RSPO sertifikalı palm yağı kullanımı yüzde 33 artarak yüzde 38,3’e yükseldi. Atakey Patates ve AtaSancak, Farm Sustainability Assessment (FSA) değerlendirmesinde "Gold" seviyesini korudu. TFI Grubu, amfori’ye üye olan Türkiye’deki ilk yerli gıda şirketi oldu. Ekur Et, Atakey Patates, AtaSancak, Ekmek Unlu Gıda, Fasdat Sebze ve Fasdat Gıda, BRCGS Grade A ve üzeri puanlar alarak gıda güvenliği ve kalite standartlarındaki güçlü performanslarını sürdürdü. NSF International tarafından gerçekleştirilen denetimlerde Fasdat Sebze yüzde 98,2, Ekur Et yüzde 99,3, Atakey Patates yüzde 99,2, Ekmek Unlu Gıda yüzde 100 ve Fasdat Gıda yüzde 100 puan aldı. Aynı dönemde müşteri memnuniyet oranı Ekur Et'te yüzde 96'ya, TAB Gıda'da yüzde 97'ye, Ekmek Unlu Gıda ve AtaSancak'ta yüzde 98'e ulaştı.
BURÇİN ÇELİK I CARREFOURSA DİJİTAL TEKNOLOJİLER VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“ALISTA ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNDAKİ EN AKILLI YOL ARKADAŞI”

“Teknolojiye olan yatırımlarımıza ve müşteri deneyimini daha da güçlendirecek ‘doğru’ adımları atmaya devam ediyoruz. Yeni yapay zeka asistanımız alısta, müşterilerimizin alışveriş yolculuğundaki en akıllı yol arkadaşı olarak hayata geçirildi.”
CarrefourSA olarak dijital dönüşüm yolculuğumuzda yeni bir adım atarak müşterilerimizin alışveriş deneyimini kolaylaştıracak yapay zeka asistanı Alista’yı hayata geçirdik. 77 ilde 1.250’den fazla mağazamız ve bayilerimiz dahil 15.000 kişiye ulaşan kadromuzla müşterilerimize doğru ürünü, doğru üreticiden doğru fiyata ulaştırırken, dijital dönüşüm ve CRM alanındaki yatırımlarımıza yenisini ekledik. Yeni nesil market vizyonumuzla yapay zeka asistanı Alista’yı müşterilerimizin kullanımına sunduk.
DİJİTAL REHBER
Alista, mağazalardaki QR kodlar aracılığıyla erişilebilen bir yapay zeka asistanı olarak alışverişin her aşamasında dijital rehberlik sağlıyor. Müşterilerin ihtiyaç duydukları ürünleri kolayca bulmalarına ve stok kontrolü yapmalarına yardımcı oluyor. Kişiselleştirilmiş ürün önerileriyle alışverişi daha verimli hale getiriyor. CarrefourSA Kart sahipleri puan bakiyelerini ve kart bilgilerini anında sorgulayabiliyor, geçmiş alışverişlerinin detaylı dökümüne ulaşabiliyor. Alista müşterilerin konumuna göre en yakın mağaza bilgilerini paylaşırken, mutfakta da aranan yemeğe veya eldeki malzemelere göre pratik tarifler hazırlayarak yemek tarifi asistanı görevi üstleniyor.
YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER
Değişen ihtiyaçları göz önünde bulundurarak müşterilerimize yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyoruz. Teknolojiye olan yatırımlarımıza ve müşteri deneyimini daha da güçlendirecek doğru adımları atmaya devam ediyoruz. Yeni yapay zeka asistanımız Alista, bir asistanın ötesinde, müşterilerimizin alışveriş yolculuğundaki en akıllı yol arkadaşı olarak hayata geçirildi. Alista ile müşterilerimiz ürünlerin stok durumunu kontrol edebilecek, geçmiş alışveriş detaylarına ulaşabilecek ve hatta elindeki malzemelere göre pratik yemek tarifleri alabilecek. Yeni Nesil Market anlayışımızı yapay zeka ile birleştirerek, her noktada daha hızlı ve verimli bir iletişim süreci sunmayı hedefliyoruz.
MEHMET FATİH YORULMAZ I VAKIF KATILIM PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“DENEYİMİ DAHA İLERİ TAŞIMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“Dijital bankacılıkta kullanıcı deneyimini merkeze alan yenilikçi çözümler geliştirmeyi önceliklendiriyoruz.”
Vakıf Katılım olarak açık bankacılık alanındaki hizmetlerimizi hesap ve kart entegrasyonuyla daha da güçlendirdik. Devreye aldığımız yeni altyapıyla müşterilerimize farklı bankalara ait hesap ve kartlarını tek ekrandan yönetme imkânı sunuyoruz. Vakıf Katılım Mobil ve İnternet Şube üzerinden kullanılabilen bu özellik sayesinde müşterilerimiz dilediği banka hesabından düzenli para transferi işlemi başlatabiliyor; para transferi işlemlerini anlık veya ileri tarihli olarak kolayca gerçekleştirebiliyor.
AÇIK BANKACILIK FIRSATLARI
Dijital bankacılıkta kullanıcı deneyimini merkeze alan yenilikçi çözümler geliştirmeyi önceliklendiriyoruz. Açık bankacılık kapsamında devreye aldığımız hesap ve kart entegrasyonuyla, farklı bankalardaki hesap ve kart bilgilerinin tek bir platform üzerinden görüntülenmesine ve para transferi işlemlerinin farklı banka hesapları aracılığıyla kolaylıkla gerçekleştirilmesine imkân sağlıyoruz. Açık bankacılığın sunduğu fırsatları güçlü teknolojik altyapımızla bir araya getiriyoruz. Böylece hızlı, güvenli ve entegre bankacılık deneyimini daha da ileri taşımayı sürdürüyoruz. Müşteri deneyimi açısından baktığımızda, bankacılıkta sadakatin yalnızca ürün çeşitliliğiyle değil, müşterinin hayatını kolaylaştıran bütünleşik çözümlerle güçlendiğini görüyoruz.
“KARTLARI TEK PLATFORMDAN YÖNETME İMKANI SUNUYORUZ”
Yeni altyapımızla müşterilerimiz, farklı bankalara ait hesap ve kartlarını Vakıf Katılım Mobil ve İnternet Şube’ye ekleyerek tek platform üzerinden yönetebiliyor. Diğer banka hesapları üzerinden düzenli para transferi işlemi başlatabiliyor ve farklı banka hesapları arasında anlık ya da ileri tarihli para transferi talimatı verebiliyor.
İŞLEM KOLAYLIĞI
Açık bankacılığın sunduğu fırsatları güçlü teknolojik altyapımızla bir araya getirerek kullanıcı deneyimini güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu yaklaşım, dijital bankacılıkta müşterinin zamanını, güvenliğini ve işlem kolaylığını merkeze alan yeni bir deneyim anlayışını temsil ediyor.
ZEYNEP ÖZDEN I TÜRK TELEKOM PAZARLAMA VE MÜŞTERİ DENEYİMİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“ZENGİNLİKLERİ MÜŞTERİLERİMİZLE BİR ARAYA GETİRİYORUZ”

“Müşterilerimizi çağın en modern ve yenilikçi teknolojileriyle buluşturuyor, geliştirdiğimiz dijital servislerle türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz.”
Türk Telekom olarak “herkes için erişilebilir yüksek hızda internet” vizyonuyla Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. İnsan merkezli, değer odaklı çalışmalarımızı sürdürürken iletişimin herkes için erişilebilir olması ilkesini pazarlama ve müşteri deneyimi stratejimizin merkezine alıyoruz. Türkiye’nin en büyük ve en yüksek kapasiteli Wi-Fi şebekesine sahip marka olarak, Dünya Wi-Fi Günü’ne özel 81 ildeki 7 bini aşkın noktada gün boyunca ücretsiz internet hizmeti sunduk.
“TÜM İHTİYAÇLARI KAPSIYORUZ”
Müşterilerimizi çağın en modern ve yenilikçi teknolojileriyle buluşturuyor, geliştirdiğimiz dijital servislerle tüm ihtiyaçları kapsayan bir ekosistem sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın bir sonucu olarak ülkemizi uçtan uca fiber ağlarla donatıyor ve 81 ilin tamamında yüksek hızda internet sunarak Türkiye’yi dünyaya bağlıyoruz. Dünya Wi-Fi Günü’ne özel olarak Türkiye geneline yayılan binlerce noktadaki Wi-Fi ağımızı ücretsiz hale getirerek kullanıcılarımıza sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizim için erişim yalnızca teknik bir hizmet değil müşteri deneyiminin ve marka değerinin temel bileşenlerinden biri. Kültür sanatın kalbi AKM başta olmak üzere müzeler, kütüphaneler, stadyumlar ve toplu taşıma gibi çok çeşitli alanlarda Wi-Fi hizmeti sunarak her yerde ve herkes için erişim imkanı sağlıyoruz.
“YEDİ BİNİ AŞKIN NOKTADA ÜCRETSİZ İNTERNET SUNDUK”
Türk Telekom’un Wi-Fi hizmeti kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor. 2025 yılında 54 milyon kullanıcı TT Wi-Fi noktalarında toplam 35 milyon GB veri kullandı. Elde edilen veriler, kesintisiz ve erişilebilir bağlantı sunan TT Wi-Fi noktalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
ERİŞİLEBİLİRLİK
Dünya Wi-Fi Günü kapsamında 81 ildeki binlerce noktada ücretsiz internet deneyimi sunmamız, “herkes için erişilebilir iletişim” ilkemizin somut yansımalarından biri oldu. İnsan odaklı stratejimiz doğrultusunda dijital dünyanın sunduğu tüm olanakları müşterilerimizle buluşturmayı sürdüreceğiz.
ÇAĞRI ÖZTÜRK I DOĞTAŞ MARKA VE ÜRÜN DİREKTÖRÜ
“MÜŞTERİYLE KURULAN İLİŞKİNİN DERİNLİĞİ ÖNEMLİ”

“Büyümeyi tek bir başlık üzerinden okumak artık mümkün değil. Yeni müşteri kazanımı da mevcut müşteriyi elde tutmak da birbirini tamamlayan iki kritik alan.”
Doğtaş olarak bugünün rekabet ortamında büyümeyi tek bir başlık üzerinden okumuyoruz. Yeni müşteri kazanımı da mevcut müşteriyi elde tutmak da birbirini tamamlayan iki kritik alan. Mobilya gibi yüksek katılımlı, uzun vadeli kararların verildiği bir sektörde sürdürülebilir büyümenin yolu yalnızca yeni müşteriye ulaşmaktan değil markayla temas etmiş müşterinin güvenini korumaktan, memnuniyetini artırmaktan ve tekrar tercih edilmesini sağlamaktan geçiyor.
KISA VE UZUN VADELİ HEDEFLER
Bu dengeyi kısa vadeli satış hedefleriyle uzun vadeli marka değeri arasında kuruyoruz. Yeni müşteri kazanımı bizim için markanın dünyasına ilk temas anlamına geliyor. Özellikle kampanya dönemleri, dijital kanallar, mağaza deneyimi ve koleksiyon iletişimleriyle Doğtaş’ı daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Kasım indirimleri gibi dönemleri yalnızca indirim odaklı değil Doğtaş’ın tasarım, kalite ve erişilebilir fiyat dengesini görünür kılan stratejik temas anları olarak değerlendiriyoruz. Bu dönemleri markayla ilk kez temas edecek tüketiciler için sadık müşteriye dönüşme yolculuğunun ilk fazı olarak konumlandırıyoruz. Mevcut müşteride ise odağımız güven, satış sonrası memnuniyet ve yaşam döngüsü yönetimi. Çünkü mobilya alışverişi tek seferlik bir ihtiyaç gibi görünse de aslında hayatın farklı dönemlerinde tekrar eden bir karar alanı. İlk ev, evlilik, çocuk odası, genç odası, ev yenileme ya da yaşam tarzı değişiklikleri gibi pek çok dönemde müşteriyle yeniden buluşma fırsatı doğuyor. Bizim için önemli olan, her temas noktasında müşterinin zihninde “Doğtaş bana eşlik eden, güven veren ve hayatımı kolaylaştıran bir marka” algısını güçlendirmek. Bu nedenle büyümeyi yalnızca satış adediyle değil müşteriyle kurulan ilişkinin derinliğiyle, tekrar tercih edilme oranıyla ve marka deneyiminin sürekliliğiyle değerlendiriyoruz.
DEĞER ALGISI DAHA ÖNEMLİ
Fiyat hassasiyetinin arttığı dönemlerde tüketici için değer algısı çok daha önemli hale geliyor. Bugün müşteri yalnızca “en uygun fiyatı” aramıyor; ödediği bedelin karşılığında uzun vadeli kullanım, tasarım, fonksiyonellik, güvenilir hizmet ve kendini iyi hissettiren bir deneyim bekliyor. Bu nedenle odağımız indirim rekabetinin ötesinde, güçlü bir fiyat-performans ve değer dengesi yaratmak. Doğtaş’ta müşteriyi tekrar tercih edilir kılmanın ilk adımı, ürünün hayatın içinde gerçek bir karşılık bulması. Tasarım anlayışımızı yalnızca estetik üzerinden değil, fonksiyonellik, konfor ve yaşam tarzı ihtiyaçları üzerinden şekillendiriyoruz. Genç odası segmentinde de vurguladığımız gibi, bizim için önemli olan sadece uygun fiyat sunmak değil uzun vadeli, fonksiyonel ve kullanıcıya yıllarca eşlik edebilecek bir değer yaratmak.
GELECEĞİN PAZARLAMASI
Pazarlama bakış açımız sayılar, içgörüler ve veriyle şekilleniyor. Bugün pazarlamada doğru karar yalnızca sezgiyle değil müşteriyi anlamaya, davranışlarını okumaya ve ihtiyaçlarını doğru yorumlamaya dayalı bir içgörü sistemiyle alınabiliyor. Yeni müşteri kazanımında veri, doğru hedef kitleye doğru mesajla ulaşmamızı sağlıyor. Hangi segmentin hangi ürün grubuna ilgi gösterdiğini, hangi kanalda daha hızlı karar verdiğini, hangi içerik diline daha güçlü tepki verdiğini analiz ederek iletişimimizi daha verimli hale getiriyoruz.
SADIK MÜŞTERİ YARATIMI
Sadık müşteri yaratma tarafında ise veri, müşterinin yaşam döngüsünü anlamamıza yardımcı oluyor. Mobilya alışverişinde her müşterinin evi, zevki, bütçesi, kullanım alışkanlığı ve karar süreci farklı. Bu nedenle önümüzdeki dönemde pazarlamanın en önemli başlıklarından biri, müşteriye kalabalık ürün seçenekleri içinde kaybolmadan, kendi yaşam alanına en uygun çözümleri daha hızlı sunabilmek olacak.