Bartu Kaleağası: “Geleceği Nerede ve Nasıl İnşa Ettiğimizi Haritalıyorum”

Yapay zeka, uzay, robotik, biyoteknoloji ve enerji alanlarındaki öncü teknolojilere odaklanan Bartu Kaleağası, Brüksel, Londra ve New York’a uzanan kariyerinde yatırımcılıktan araştırmaya, akademiden girişimciliğe farklı roller üstlendi. Yakında Bridgex Ventures ekibine katılacak olan Kaleağası, Civilization Atlas projesiyle insan uygarlığının geleceğinin nerede ve nasıl inşa edildiğini haritalıyor.

Bartu Kaleağası’nın kariyerine tek bir temel soru yön verdi: “Gelecek nesiller için dünyayı nasıl daha güzel bir yer haline getirebiliriz?” Eğitim ve çalışma hayatını Brüksel, Londra ve New York’ta geçiren 30 yaşındaki yatırımcı, yakında Doğakan Toka liderliğindeki San Francisco merkezli girişim sermayesi fonu BridgeX Ventures’a katılacak. BridgeX; yapay zeka, biyoteknoloji, robotik ve uzay alanlarında faaliyet gösteren erken aşama teknoloji girişimlerine yatırım yapıyor ve geleceği inşa eden sıra dışı girişimcileri destekliyor. Kaleağası, University College London’da hukuk eğitimi alırken yapay zeka dünyasıyla tanıştı. Kariyeri daha sonra uzay teknolojileri, teknoloji jeopolitiği, girişim sermayesi ve girişimcilik alanlarına doğru genişledi. Seraphim Space, Avrupa Uzay Ajansı, Satellite Applications Catapult, Oxford Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi gibi kurumlarla çalıştı. Ayrıca yapay zeka girişimi Autoplay’in kurucu ortakları arasında yer aldı. Bugün Civilization Atlas projesiyle geleceğin teknolojilerini ve bu teknolojileri geliştiren şirketleri haritalıyor. Kaleağası’yla kariyer yolculuğunu, öncü teknolojileri ve gelecek hedeflerini konuştuk.

- Teknoloji dünyasına yolculuğunuz nasıl başladı?

2016 yılında University College London’da hukuk öğrencisiyken Google DeepMind’ın kurucu ortaklarından Demis Hassabis ile tanışma fırsatı buldum. Bu buluşma, gelişmekte olan teknolojiler hakkında daha fazla şey öğrenmem ve kendim bir şeyler geliştirmem konusunda bana ilham verdi. Makine öğrenmesi ve bilgisayarlı görü alanlarında hızlı ilerleme kaydetmeye başladığımız bir dönemdi. Bunun üzerine dünyanın en büyük yapay zeka konferanslarından biri olan AIBE Summit’i düzenlemeye karar verdim. Bugünkü yapay zeka devriminin tohumlarının gözlerimizin önünde atıldığı Londra’nın merkezinde 700’ün üzerinde kişiyi bir araya getirmeyi başardım.

- Hukuk eğitimi alırken yapay zeka alanına yönelmenizde bu buluşmanın etkisi oldu mu?

Evet, Demis Hassabis gibi önemli girişimcilerle tanışmak benim için önemli bir dönüm noktasıydı. Yapay zekanın henüz gelişiminin ilk aşamalarında olduğu bir dönemde bu teknolojilerin potansiyeline doğrudan tanıklık etme fırsatı buldum. AIBE Summit’i de bu nedenle düzenledim.

- Yapay zekadan sonra neden uzay teknolojilerine yöneldiniz?

Hukuk eğitimimi tamamladıktan sonra, uzay teknolojilerine yatırım yapmaya odaklanan dünyanın ilk girişim sermayesi fonu Seraphim Space’e katıldım. Uzay beni her zaman büyüledi. Birincisi, insan uygarlığının genişleyebileceği sonsuz alan ve kaynaklar sunan son sınır olması nedeniyle. İkincisi ise tarım ve deniz ticareti gibi kritik sektörlerden değişen iklime ve gezegenimizin doğal ekosistemlerine kadar dünya üzerinde olup biten her şeyi görmemizi ve birbirine bağlamamızı sağlaması nedeniyle. Bu dönem, SpaceX’in yeniden kullanılabilir Falcon 9 roketini başarıyla indirmesi ve ticari uydu takımyıldızlarının hızla büyümesiyle “Yeni Uzay” ekonomisinin henüz şekillenmeye başladığı yıllardı. Uzay şirketlerinin sayısı ve bu şirketlere yönelen yatırım miktarı katlanarak artmak üzereydi. Seraphim’de bu yeni gelişen ekosistemi inceleme ve en umut verici yatırımların belirlenmesine yardımcı olma fırsatı buldum. Aynı zamanda bugün sektörün en çok referans verilen ekosistem haritalarından biri olan Seraphim SpaceTech Map’i geliştirdim.

- Londra’dan sonra Oxford’a geçtiniz. Burada hangi çalışma ve projeleri yürüttünüz?

Oxford’da Avrupa Uzay Ajansı ve Satellite Applications Catapult bünyesinde pazar istihbaratı alanında çalıştım ve jeo-uzamsal politikalar konusunda kapsamlı bir rapor yayımladım. Ayrıca Oxford Space Initiative’in hayata geçirilmesine katkıda bulundum. Bu süreçte Oxford Üniversitesi MBA programında konuk öğretim görevlisi olmaya davet edildim. Bu çalışmalar, uzay politikaları ve uzay ekonomisinin geleceğine odaklanan bir araştırma enstitüsü olan Center for Space Governance’ı kurmak için finansman sağlamama imkan verdi.

- Columbia Üniversitesi’ne uzanan yolculuğunuz nasıl gelişti?

Columbia Üniversitesi’nde eğitim almak üzere tam burs kazandım ve New York’a taşındım. Burada teknoloji jeopolitiği üzerine araştırmalarımı derinleştirdim. Bu dönemde uzay ve yapay zekanın artık yalnızca teknolojik ve bilimsel ilerleme alanları olmadığını fark ettim. Bu teknolojiler, ABD ile Çin arasındaki büyük güç rekabeti satranç tahtasındaki kritik taşlara dönüşüyordu. Aynı zamanda Avrupa’nın bu yeni tekno-jeopolitik düzende üstlenmesi gereken rol de giderek daha önemli hale geliyordu.

- Bu dönemde hangi akademik çalışmaları gerçekleştirdiniz?

Center for Space Governance bünyesinde Cambridge Üniversitesi ile iş birliği içinde yürüttüğüm araştırmalar, iki akademik makalenin yayımlanmasıyla sonuçlandı. Makalelerden biri uzay teknolojileri ve yapay zekanın geleceğini incelerken diğeri uzay altyapısı ile sürdürülebilir kalkınma amaçları arasındaki ilişkiyi ele aldı. Columbia Üniversitesi’ndeyken ticari uzay istasyonlarının geliştirilmesine ilişkin araştırmalar yürütmek üzere ABD Dışişleri Bakanlığı ile çalışma fırsatı buldum. Aynı dönemde International Strategy Forum ve Foresight Institute bünyesinde fellow olarak seçildim.

- Bu sürecin ardından girişimcilik deneyimi de kazandınız. Autoplay nasıl ortaya çıktı?

Columbia Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra bir süre New York’ta etkinlikler düzenledim. Autoplay’deki kurucu ortaklarımla da bu dönemde tanıştım. Dünyanın önde gelen hızlandırma programlarından Betaworks Camp’e kabul edildik. Autoplay bugüne kadar 2 milyon doların üzerinde girişim sermayesi yatırımı aldı.

- Bir sonraki hedefiniz nedir?

Bu yaz, Avrupa genelindeki öncü teknolojiler ekosistemini görselleştiren EU Frontier Tech Map’i hayata geçireceğim. Bu platform, Avrupa’nın halihazırda güçlü teknolojik yetkinlikler geliştirdiği alanları ortaya koyacak. Aynı zamanda daha fazla kaynak yatırmamız gereken stratejik alanları da belirleyecek. 

“GELECEĞİ İNŞA EDEN GİRİŞİMCİLERİ DESTEKLİYORUZ”

BridgeX Ventures, Doğakan Toka liderliğinde faaliyet gösteren San Francisco merkezli bir girişim sermayesi fonu. Fon; yapay zeka, biyoteknoloji, robotik ve uzay alanlarında faaliyet gösteren erken aşama girişimlere yatırım yaparak geleceği inşa eden sıra dışı girişimcileri destekliyor.

DAHA İYİ BİR DÜNYA VİZYONU

Kaleağası’nın kariyerine yön veren temel soru şu: “Gelecek nesiller için dünyayı nasıl daha güzel bir yer haline getirebiliriz?” Kaleağası’nın vizyonu, öncü teknolojilerin bol ve sürdürülebilir enerjiye, daha iyi sağlık koşullarına, gelişmiş hareketliliğe, daha güçlü güvenliğe, daha yüksek bilgi üretme kapasitesine ve daha fazla keşif imkanına ulaşmamızı sağlaması üzerine kurulu. Bununla birlikte doğal ekosistemlerimizi nasıl koruyacağımızı ve onlarla uyum içinde yaşamayı da öğrenmemiz gerektiğini vurguluyor. Bu misyon, hem BridgeX Ventures’taki çalışmalarına hem de önümüzdeki 10 yılda hayata geçireceği projelere yön verecek.

 

“İNSAN UYGARLIĞININ GELECEĞİNİ HARİTALIYORUZ”

Kaleağası’nın halen üzerinde çalıştığı Civilization Atlas projesi, insan uygarlığının geleceğinin nerede ve nasıl inşa edildiğini haritalamayı amaçlıyor. Kaleağası bu platform aracılığıyla dünyayı yeniden şekillendiren öncü teknolojileri inceliyor ve bu alanlara yatırım yapıyor.

BİR REFERANS PLATFORMU

U.S. Frontier Tech Map; ABD’nin yapay zeka, uzay, robotik, enerji, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri ve savunma alanlarındaki bölgesel ekosistemlerini görselleştiriyor. Dijital harita, 1.200’den fazlası şirket olmak üzere yaklaşık 1.800 kuruluşu kapsıyor. San Francisco’dan İstanbul’a kadar binlerce girişimci ve yatırımcının ilgisini çeken harita, önemli bir referans platformuna dönüştü.

 

BARTU KALEAGASİ

“I MAP WHERE AND HOW WE ARE BUILDING THE FUTURE”

BARTU KALEAGASI, WHO FOCUSES ON FRONTIER TECHNOLOGIES SUCH AS ARTIFICIAL INTELLIGENCE, SPACE, ROBOTICS, BIOTECHNOLOGY AND ENERGY, HAS TAKEN ON A RANGE OF ROLES—FROM INVESTING AND RESEARCH TO ACADEMIA AND ENTREPRENEURSHIP—THROUGHOUT A CAREER SPANNING BRUSSELS, LONDON, AND NEW YORK. SET TO JOIN  THE BRIDGEX VENTURES TEAM SOON, KALEAGASI IS MAPPING WHERE AND HOW THE FUTURE OF HUMAN CIVILIZATION IS BEING BUILT THROUGH HIS CIVILIZATION ATLAS PROJECT.

One central question has guided Bartu Kaleagasi’s career: “How can we make the world a more beautiful place for future generations?” The 30-year-old investor, who spent his years of education and work in Brussels, London, and New York, will soon be joining BridgeX Ventures, a San Francisco-based venture capital fund led by Dogakan Toka. BridgeX invests in early-stage technology startups operating in artificial intelligence, biotechnology, robotics, and space, supporting exceptional entrepreneurs who are building the future. Kaleagasi was introduced to the world of  artificial intelligence while he was studying law at University College London. His career  subsequently expanded into space technologies, the geopolitics of technology, venture capital, and entrepreneurship.

He worked with institutions including Seraphim Space, the European Space Agency, the Satellite Applications Catapult, Oxford University, and Columbia University. He also co-founded the AI startup Autoplay. Today, through his Civilization Atlas project, Kaleagasi maps the technologies of the future and the companies that are developing them. We spoke with him about his career journey, frontier technologies, and his next goals.

- How did your journey into the technology world begin?

In 2016, while I was a law student at University College London, I had the opportunity to meet Demis Hassabis, one of the co-founders of Google DeepMind. That inspired me to learn more about emerging technologies and to build something myself. It was a time when we were starting  to make rapid progress in machine  learning and computer vision. So I decided to organize the AIBE Summit, one of the world’s largest conferences on artificial intelligence. I was able to bring together over 700 people in the heart of London, where the seeds of today’s AI revolution were being planted in front of our eyes.

- Did that meeting influence your decision to move into artificial intelligence while you were studying law?

Yes, meeting great entrepreneurs  like Demis Hassabis was an important turning point for me. At a time when the development of artificial intelligence  was still in its early stages, I had the opportunity to witness the potential of these technologies firsthand. That is why I organized the AIBE Summit.

- Why did you move into space technologies after artificial intelligence?

After graduating from my law degree, I joined Seraphim Space, the world’s first venture capital fund dedicated to investing in space technologies. Space has always fascinated me. First, because it is the final frontier, with endless space and resources for human civilization to expand into. And second,  because it allows us to see and connect everything that is happening on Earth, from critical industries like agriculture and maritime trade, to the changing climate and natural ecosystems of our planet.

This was at a time when the ‘New Space’ economy was just beginning to take shape, with SpaceX successfully landing its reusable Falcon 9 rocket and commercial satellite constellations growing rapidly. The number of space companies, and the amount of investment going into them, was about to grow exponentially.

At Seraphim, I had the opportunity to explore this emerging landscape and to help identify the most promising investments. At the same time, I developed the Seraphim SpaceTech Map, which is now one of the most widely referenced ecosystem maps in the industry.

- You moved to Oxford after London. What kind of work and projects did  you undertake there?

In Oxford, I worked in market intelligence at the European Space Agency and the Satellite Applications Catapult, where I published a major report on geospatial policy. I also helped to launch the Oxford Space Initiative, where I was invited to become a guest lecturer for the MBA program at Oxford University.

This allowed me to secure funding  to establish the Center for Space  Governance, a research institute dedicated to space policy and the future of the space economy.

- How did your journey to Columbia University develop?

I was awarded a full scholarship to study at Columbia University, and so I moved to New York. There, I deepened my research into the geopolitics of technology. During this time, I recognized that space and artificial intelligence were no longer just domains of technological and scientific progress. They were becoming critical pieces on the chess board of great power competition between the United States and China, as well as the role that Europe would have to assume in this new techno-geopolitical order.

- What academic work did you undertake during this period?

My research at the Center for Space  Governance, in collaboration with Cambridge University, resulted in the  publication of two academic papers.  One examined the future of space  technologies and artificial intelligence, while the other explored the relationship between space infrastructure and the sustainable development goals. At Columbia, I had the opportunity to work with the U.S. Department of State to conduct research on the development of commercial space stations. During that period, I was also selected to became a fellow at the International Strategy Forum and the Foresight Institute.

- Following this, you also gained entrepreneurial experience. How did Autoplay emerge?

After graduating from Columbia, I spent some time organizing events in New York, which is where I met my co-founders for Autoplay. We were accepted into Betaworks Camp, one of the world’s leading accelerator programs.  To date, Autoplay has raised more than  $2 million in venture capital funding.

- What is your next goal?

This summer, I will be launching the EU Frontier Tech Map, a platform which visualizes the landscape of frontier technologies across Europe. This will highlight the areas in which Europe is already building strong technological capabilities, as well as identify the strategic areas where we need to invest more resources. 

“WE ARE MAPPING THE FUTURE OF HUMAN CIVILIZATION”

The Civilization Atlas, the project Kaleagasi is currently working on, aims to map where and how the future of human civilization is being built. Through this platform, he is exploring and investing in some of the frontier technologies that are reshaping the world.

A REFERENCE PLATFORM

The U.S. Frontier Tech Map visualizes America’s regional ecosystems across artificial intelligence, space, robotics, energy, biotechnology, quantum technologies, and defense. The digital map covers around 1,800 entities, including more than 1,200 companies. It has become an important reference platform,attracting the interest of thousands of entrepreneurs and investors from San Francisco to Istanbul.

“WE SUPPORT THE ENTREPRENEURS WHO ARE BUILDING THE FUTURE”

BridgeX Ventures is a San Francisco- based venture capital fund led by Dogakan Toka. It invests in early-stage startups operating in artificial intelligence, biotechnology, robotics, and space, to support exceptional entrepreneurs who are building the future.

A VISION OF A BETTER WORLD

The central question guiding Kaleagasi’s  career is: How can we make the world a  more beautiful place for future generations? His vision is to ensure that frontier technologies empower us to achieve  abundant and sustainable energy, better health, improved mobility, stronger security, greater capacity to generate intelligence, and more opportunities for exploration. At the same time, he emphasizes that we must learn how to protect and live in harmony with our natural ecosystems.  This is the mission that will be guiding both his work at BridgeX Ventures and his projects over the next decade.

BUSINESS LIFE