Yapay zeka şirketlerde deneysel bir teknoloji olmaktan çıkıp karar alma, müşteri deneyimi, üretim ve operasyonların parçası haline geliyor. CTO’nun görevi artık veriyi, riski, insan denetimini ve ölçülebilir iş değerini aynı yönetişim yapısı içinde buluşturmak. Aydem Enerji CTO’su Engin Kavas, “yapay zeka yeni bir iş yapma modeli” diyor. Ipekyol Group CTO’su Tarık Zengin, yapay zeka stratejilerini 3 temel ilke üzerine kurduklarını söylüyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, enerji bütçesini yapay zekayla yönettiklerini anlatıyor. Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, “girişimleri küresel pazara hazırlıyoruz” diyor. Link Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Geyik, kritik projelerde güveni entegrasyonla kurduklarını belirtiyor. Pluxee Türkiye Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Serdar Güngör, “taleplerin yüzde 95’ini yapay zeka çözüyor” diyor. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, yapay zekanın artık opsiyon olmadığını söylüyor. Iyzico Ürünlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Onur Doğruer, “öneriden ödemeye kesintisiz deneyim sunuyoruz” diyor. Şekerbank Bireysel ve Dijital Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Aşık ise “yatırım fonlarını tek ekranda topladık” diyor.
ERKAN ASAK I e.asak@businesslife.com.tr
ALGORİTMADAN İŞ DEĞERİNE
Şirketlerin yapay zeka gündemindeki temel soru değişti. Artık “Yapay zeka kullanmalı mıyız?” değil “Hangi problemi çözmeli, hangi kararı desteklemeli ve nasıl gerçek iş değerine dönüşmeli?” soruları öne çıkıyor. Çünkü yapay zeka kendi başına değer üretmiyor. Güvenilir veri, doğru kullanım senaryosu, iş birimlerinin sahiplenmesi ve insan uzmanlığı olmadan güçlü algoritmalar da pilot aşamasında kalabiliyor. Bu nedenle başarı, geliştirilen model sayısından çok maliyet, hız, müşteri deneyimi ve gelir üzerindeki somut etkisiyle ölçülüyor. Yönetişim tarafında ise nihai karar sorumluluğunun insanda kalması kritik önem taşıyor. Yapay zeka çıktılarının sorgulanmadan kabul edilmesi kadar çalışanların teknolojiye tamamen mesafeli durması da dönüşümün önündeki riskler arasında. Bu nedenle eğitim, farkındalık ve eleştirel düşünme teknoloji yatırımlarının ayrılmaz parçasına dönüşüyor.
Araştırmamızda yapay zekanın enerji bütçesinden müşteri hizmetlerine, kişiselleştirilmiş tekliflerden alışveriş ve ödeme deneyimine kadar farklı alanlarda gerçek iş sonuçlarına dönüştüğünü göreceksiniz. Başarı formülü aynı: Doğru problem, güvenli veri, güçlü entegrasyon, açık yönetişim ve insan denetimi. Yapay zekanın rekabet avantajına dönüşeceği yeni aşamada farkı en fazla modele sahip şirketler değil teknolojiyi kurumun çalışma biçimine güvenli, ölçülebilir ve sürdürülebilir şekilde entegre edebilenler yaratacak.
TARIK ZENGİN I IPEKYOL GROUP CTO’SU
“STRATEJİMİZİ 3 TEMEL İLKE ÜZERİNE KURDUK”

“Yapay zekayı, iş süreçlerimizi hızlandıran ve çalışanlarımızın karar alma süreçlerini destekleyen bir araç olarak konumlandırıyoruz. Bu alandaki yaklaşımımızı üç temel ilke üzerine kuruyoruz: somut değer yaratmak, veriyi korumak ve insan kontrolünü esas almak.”
Yapay zeka uygulamalarını yalnızca iş birimlerimize, çalışanlarımıza veya müşterilerimize ölçülebilir bir fayda sağladığı alanlarda devreye alıyoruz. Hassas verileri doğrudan sistemlere aktarmıyor, bilgileri maskeleyerek, kimliksizleştirerek veya toplulaştırarak analiz ediyoruz. Yapay zekanın sunduğu çıktıları ise nihai karar olarak değil uzmanlarımızı destekleyen öneriler olarak değerlendiriyoruz. Son karar ve sorumluluk her zaman çalışma arkadaşlarımızda kalıyor.
“RİSK İNSANDA”
AI projelerinde en büyük riskin insan boyutunda olduğunu düşünüyorum. Teknoloji hızla gelişiyor ve güçlü modellere erişim her geçen gün kolaylaşıyor. Veri tarafı ise doğru sistem tasarımı, yönetişim ve disiplinli bir çalışmayla zaman içinde yönetilebilir hale geliyor.
Asıl belirleyici unsur, çalışanların yapay zekayla nasıl bir ilişki kurduğu. Bir yanda yapay zekanın işlerini ellerinden alacağı endişesiyle teknolojiye mesafeli duranlar, diğer yanda ise üretilen her çıktıyı sorgulamadan doğru kabul edenler olabiliyor. Bu nedenle en kritik konu, ekiplerin yapay zekayı ne bir tehdit ne hatasız bir otorite olarak görmesini sağlamak. Çalışanlara eleştirel düşünmeyi koruyarak yapay zekayla verimli biçimde çalışma alışkanlığı kazandırmak, dönüşümün en zor ancak en değerli kısmını oluşturuyor.
GÜVENLİ KULLANIM
Güvenli kullanımı sağlamak adına tüm şirket genelinde tek ve ortak bir yapay zeka platformu üzerinden hareket ediyoruz. Süreçlerimizi hem verimli hem güvenli kılmak için şu adımları atıyoruz:
ÖZEL GÜVENLİK KÖPRÜSÜ
Çalışanlarımızın bulut tabanlı yapay zeka modelleriyle doğrudan ham veri paylaşmasını engelleyen akıllı bir güvenlik filtresi kullanıyoruz. Bizim geliştirdiğimiz bu ara katman sayesinde, yapay zekaya sadece analiz edilmek üzere hazırlanmış-anonimleştirilmiş genel toplamlar gidiyor. Sistemimiz, hassas müşteri bilgilerini veya işlem detaylarını arka planda otomatik olarak ayıklıyor. Böylece yapay zeka büyük resme bakıp yorum yaparken, kurumsal veri güvenliğimiz de tamamen koruma altında kalıyor.
YETKİ ODAKLI AKILLI MODEL ERİŞİMİ
Şirketimizde departman bazlı katı sınırlar koymak yerine, tek bir ortak platform kullanıyoruz. Ancak bu platform üzerinde çalışanlarımızın rol ve sorumluluklarına göre akıllı yetkilendirmeler yapıyoruz. İhtiyaca göre kimi çalışma arkadaşımız temel akıllı modellerle günlük işlerini hızlandırırken daha karmaşık analizler yapan arkadaşlarımız kendilerine tanımlanan sınırlar dahilinde en gelişmiş sistemlerden güvenle faydalanabiliyor.
BİLİNÇLENDİRME ÇALIŞMALARI
Teknoloji ne kadar güvenli olursa olsun, işin sırrı onu kullanan insanda bitiyor. Çalışanlarımızın yapay zekanın sunabileceği yanıltıcı sonuçlara karşı farkındalığı olması ve bu araçları etik kurallar çerçevesinde kullanması için sürekli iç eğitimler düzenliyoruz.
DR. OKAN ACAR I KUVEYT TÜRK DİJİTAL BANKACILIK VE ÖDEME SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“GİRİŞİMLERİ KÜRESEL PAZARA HAZIRLIYORUZ”

“Lonca Global Programı ile girişimlerimizi yalnızca uluslararası etkinliklere taşımıyoruz. Mentorluktan yatırımcı eşleştirmelerine, görünürlükten stratejik iş birliklerine kadar küresel büyüme yolculuklarını uçtan uca destekliyoruz.”
Türkiye’de geliştirilen teknoloji girişimlerinin yalnızca yerel pazarda değil küresel ölçekte de güçlü oyuncular haline gelme potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz. Lonca Global Programı’nı bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdik. Program kapsamında ürününü doğrulamış, ölçeklenebilir iş modeline sahip ve küresel pazarlara açılmaya hazır beş teknoloji girişimini Helsinki’de düzenlenecek Slush 2026’ya taşıyacağız.
UÇTAN UCA DESTEK
Amacımız girişimleri yalnızca uluslararası bir etkinliğe götürmek değil yatırımcılar, potansiyel müşteriler ve stratejik iş ortaklarıyla buluşturarak küresel büyüme yolculuklarını hızlandırmak. Programa seçilen girişimlere ulaşım ve konaklama desteğinin yanında küresel yatırımcı sunumlarına yönelik mentorluk, yatırımcı eşleştirmeleri, uluslararası görünürlük çalışmaları ve etkinlik sonrasında devam edecek ekosistem desteği sunacağız. London Tech Week ile başlattığımız uluslararası açılımımızı Slush 2026 ile bir adım ileri taşıyoruz. Girişimlerimizin uluslararası pazarlarda müşteri kazanması, stratejik iş birlikleri geliştirmesi ve yatırım fırsatlarına erişmesi için ihtiyaç duydukları süreçleri bütüncül biçimde planlıyoruz. Hedefimiz Türkiye’den çıkan teknoloji girişimlerinin küresel pazarlarda daha güçlü yer edinmesine ve ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlayacak başarı hikayelerinin çoğalmasına destek olmak.
ŞABAN GEYİK I LİNK BİLGİSAYAR YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“KRİTİK PROJELERDE GÜVENİ ENTEGRASYONLA KURUYORUZ”

“Güvenlik projelerinde asıl değer, çok sayıda teknolojiyi kesintisiz ve güvenli çalışacak biçimde bir araya getirmekten doğuyor. 42 yılı aşan yazılım deneyimimizi sistem entegrasyonu ve saha kabiliyetimizle buluşturuyoruz.”
Kamu güvenliği ve savunma sanayii, teknoloji şirketleri açısından yalnızca ticari faaliyet alanları değil. Bu alanlar yüksek sorumluluk, teknik yeterlilik, güvenilirlik, süreklilik ve uzun vadeli iş birliği gerektiriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ve ASELSANNET ile yürüttüğümüz projeler, HAVELSAN iş ekosistemine onaylı tedarikçi olarak dahil olmamız ve farklı kamu kurumlarında üstlendiğimiz çalışmalar, bu kriterleri karşılayan bir sistem entegratörüne dönüştüğümüzü gösteriyor.
“ÜRÜN SAĞLAYAN DEĞİL ÇÖZÜM ÜRETEN ORTAĞIZ”
Bugün güvenlik sistemleri yalnızca kamera, kayıt cihazı veya geçiş kontrol ürünlerinden oluşmuyor. Yapay zeka, veri analitiği, haberleşme sistemleri, biyometrik doğrulama, plaka tanıma, siber güvenlik, merkezi yönetim yazılımları ve bulut altyapıları aynı sistemin parçaları haline geliyor. Asıl değer bu teknolojileri doğru mimari içinde bir araya getirerek kesintisiz ve güvenli biçimde çalıştırabilmekten oluşuyor. Projelerde yalnızca ürün sağlayan değil ihtiyacı analiz eden, doğru mimariyi oluşturan, sistemleri entegre eden ve çözümün sürdürülebilirliğini sağlayan iş ortağı olarak görev üstleniyoruz.
“YERLİ TEKNOLOJİ PAYINI ARTIRACAĞIZ”
Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla proje üstlenmek değil daha yüksek katma değer üreten ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmek. Yapay zeka destekli görüntü analizi, akıllı kent güvenliği, kritik tesislerin korunması, entegre komuta ve kontrol sistemleri, biyometrik doğrulama ve güvenli haberleşme altyapıları öncelikli alanlarımız arasında. Ar-Ge ve yazılım geliştirme yetkinliğimizi güvenlik teknolojileriyle bütünleştirerek projelerde kullanılan yerli teknolojilerin payını artırmayı hedefliyoruz.
ENGİN KAVAS I AYDEM ENERJİ CTO’SU
“YAPAY ZEKA YENİ BİR İŞ YAPMA MODELİ”

“Yapay zekayı kurumun çalışma biçimini dönüştüren yeni bir iş yapma modeli olarak görüyoruz. Böyle bir dönüşüm, sadece doğru teknolojiyi seçmekle yönetilemez; güçlü bir yönetişim yapısını, açık kullanım kurallarını, bilgi güvenliğini, etik ilkeleri, insan denetimini ve çalışan farkındalığını birlikte ele almayı gerektiriyor.”
Aydem Enerji olarak yapay zeka kullanımını kurumsal düzeyde tanımlanmış bir Yapay Zeka Kullanım Politikası çerçevesinde yönetiyoruz. Bu politika, tüm çalışanlarımız için yapay zekanın güvenli, etik ve sorumlu kullanımına ilişkin temel ilke ve kuralları belirliyor.
TEMEL ESASLAR
Politikamızın temelini oluşturan 10 Altın Kural, çalışanlarımızın yapay zeka araçlarını güvenli ve bilinçli şekilde kullanmasını amaçlıyor. Bu kuralların özünde yalnızca kurum tarafından onaylanmış yapay zeka platformlarının kullanılması, kişisel verilerin, ticari sırların ve diğer kritik bilgilerin yapay zeka sistemleriyle paylaşılmaması yer alıyor. Ayrıca yapay zeka çıktılarının mutlaka yetkin çalışanlar tarafından doğrulanması ve nihai karar sorumluluğunun her zaman insanda olması gerekiyor. Kritik altyapı ve operasyonel süreçlerde yapay zekanın sıkı insan denetimi altında kullanılması, etik ilkelere bağlı kalınması ve risk veya tereddüt oluştuğunda veri paylaşımı ya da işlem yapılmadan önce konunun ilgili birimlere taşınması temel esaslarımız arasında.
“ÇALIŞMA MODELİ DÖNÜŞÜYOR”
Yapay zeka artık yalnızca belirli ekiplerin kullandığı bir teknoloji olmaktan çıkıyor; üretimden finansa, insan kaynaklarından hukuk ve bilgi teknolojilerine kadar hemen her iş fonksiyonunda günlük çalışma hayatının doğal bir parçası hâline geliyor. Önümüzdeki dönemde çalışanların önemli bir bölümü, işlerini yaparken yapay zeka destekli araçlarla birlikte çalışacak. Bu nedenle yapay zekayı yalnızca yeni bir teknoloji olarak değil kurumun çalışma biçimini dönüştüren yeni bir iş yapma modeli olarak görüyoruz. Böyle bir dönüşüm, sadece doğru teknolojiyi seçmekle yönetilemez; güçlü bir yönetişim yapısını, açık kullanım kurallarını, bilgi güvenliğini, etik ilkeleri, insan denetimini ve çalışan farkındalığını birlikte ele almayı gerektiriyor. Bu yaklaşım doğrultusunda politikamızı çalışan farkındalığı programları, bilgi güvenliği uygulamaları ve sürekli eğitim faaliyetleriyle destekliyoruz. Amacımız, yapay zekayı tüm iş süreçlerinde güvenli, sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde kullanırken, kurumumuza sağlayacağı verimlilik ve inovasyon potansiyelini en üst düzeye çıkarmak.
“KARAR HEP İNSANIN”
AI projelerinde en belirleyici unsur insan. Çünkü yapay zeka projelerinde değeri üreten de riski yöneten de insandır. Doğru teknolojiyi seçen, onu en yüksek faydayı sağlayacak iş süreçlerine konumlandıran, verinin kalitesini değerlendiren ve eksik ya da hatalı veriyi iyileştiren yine insan. Aynı zamanda yapay zekanın hangi problemi çözeceğine, hangi kararları destekleyeceğine ve başarısının nasıl ölçüleceğine de insan karar verir.
“KENDİ BAŞINDA DEĞER ÜRETEMEZ”
Yapay zeka kendi başına değer üretmez. Değer; doğru problem tanımı, güvenilir veri, doğru kullanım senaryosu ve insan uzmanlığının bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Yapay zekayı sıfır noktasından gerçek iş değerine taşıyan unsur algoritmalar değil insanın bilgi birikimi, deneyimi ve yönlendirmesidir. Bu nedenle başarılı yapay zeka projelerinin temelinde yalnızca güçlü teknoloji veya kaliteli veri değil doğru organizasyon yapısı, etkin yönetişim mekanizmaları ve yapay zekayı iş süreçlerine entegre edebilen insan kaynağı bulunur.
EN BÜYÜK RİSK
Teknoloji ve veri gerekli koşullardır ancak bunları gerçek iş değerine ve sürdürülebilir rekabet avantajına dönüştüren asıl unsur insandır. Bu nedenle yapay zeka projelerindeki en büyük risk de çoğu zaman teknoloji veya veri eksikliğinden değil yanlış problem seçimi, yetersiz yönetişim, değişime direnç ve insan faktörünün yeterince dikkate alınmamasından kaynaklanır diye düşünüyorum.
ENGİN AKSOY I VODAFONE TÜRKİYE CEO’SU
“YAPAY ZEKA ARTIK OPSİYON DEĞİL”

“Yapay zekayı teknoloji uygulaması olarak değil iş dönüşümü olarak ele alıyoruz. Veri, analitik, yapay zeka ve robotik süreç otomasyonu ekiplerimizi doğrudan CEO’ya bağlı tek bir organizasyon altında birleştirerek daha hızlı karar alan bir yapıya geçtik.”
Yapay zeka artık opsiyon değil zorunluluk. Ancak daha önemlisi yapay zekanın gerçek iş değerine dönüşmesi gerekiyor. Bunun için yapay zekayı yalnızca teknoloji olarak değil iş dönüşümü olarak ele almak, küçük başlayıp hızla ölçeklemek ve güçlü yönetişim yapıları kurmak gerekiyor. Şirketimizde yapay zeka yalnızca uygulanmıyor, nasıl çalıştığımızı da yeniden tanımlıyor. İlk aşamada raporlama, kontrol panelleri ve veri görünürlüğüne odaklanırken daha sonra kestirimci analizlere, satış tahminlerine ve müşteri davranışlarını öngören modellere geçtik.
150 KİŞİ TEK ÇATI ALTINDA
Yapay zeka kullanım alanlarımız büyüdükçe organizasyonumuzu da bu dönüşüme uyarlamamız gerektiğini gördük. Veri, analitik, yapay zeka ve robotik süreç otomasyonu ekiplerimizi doğrudan bana bağlı bir direktörlük altında bir araya getirdik. 150’yi aşkın kişinin görev yaptığı bu yapı sayesinde daha hızlı karar alabiliyor ve projelerimizi iş değerine göre daha net önceliklendirebiliyoruz.
“AI-FIRST DÜŞÜNÜYORUZ”
Bugün şirketimizde müşteri deneyiminden şebeke optimizasyonuna, kredi riskinden dolandırıcılık tespitine kadar 100’den fazla yapay zeka modeli aktif çalışıyor.
Tüm projelerimizi iş değeri, teknik efor ve risk açısından değerlendiren AI Board yapımızı oluşturduk. Ayrıca Yapay Zeka Şampiyonları programıyla yalnızca yapay zeka geliştiren değil yapay zekayı anlayan ve doğru talep edebilen bir organizasyon yaratmayı hedefliyoruz.
MUSTAFA AŞIK I ŞEKERBANK BİREYSEL VE DİJİTAL BANKACILIKTAN SORUMLU GM YARDIMCISI
“YATIRIM FONLARINI TEK EKRANDA TOPLADIK”

“Şekerbank Fon 360 ile TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarını, kapsamlı fon bilgilerini ve portföy performansını tek platformda buluşturduk. Kullanıcılarımızın yatırımlarını daha hızlı ve kontrollü yönetmesini sağlıyoruz.”
Müşterilerimizin yatırım süreçlerini sadeleştiren ve ihtiyaç duydukları bilgiye daha hızlı ulaşmalarını sağlayan dijital çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Şeker Mobil’e entegre ettiğimiz Fon 360 menüsüyle Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda işlem gören tüm yatırım fonlarına tek platform üzerinden erişim sağlıyoruz.
TÜM BİLGİLER TEK NOKTADA
Kullanıcılarımız fonların fiyat değişimlerinden valör bilgilerine, fon türünden yatırım temasına ve günlük kâr-zarar verilerine kadar ihtiyaç duydukları bilgilere tek ekrandan ulaşabiliyor. Fon alım-satım işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor, portföylerindeki fonların performansını anlık olarak izleyerek yatırımlarını daha etkin ve kontrollü biçimde yönetebiliyorlar.
“DİJİTAL DENEYİMİ GELİŞTİRECEĞİZ”
Fon 360 ile yalnızca yeni bir işlem alanı oluşturmadık. Yatırımcının bilgiye erişimini, fonları karşılaştırmasını, işlem yapmasını ve portföyünü takip etmesini tek bir kullanıcı yolculuğunda birleştirdik. Önümüzdeki dönemde dijital kanallarımızı geliştirmeyi ve müşterilerimize daha hızlı, kolay ve kullanıcı dostu bir yatırım deneyimi sunmayı sürdüreceğiz.
“YATIRIMI DAHA KOLAY YÖNETİYORUZ”
Kullanıcılarımız TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarına Şeker Mobil üzerinden ulaşabiliyor. Fon fiyatları, valör bilgileri ve günlük kâr-zarar verileri tek ekranda izlenebiliyor. Müşterilerimiz bilgiye erişimden alım-satıma ve portföy takibine kadar tüm süreci aynı platformdan yönetebiliyor.
SABRİ ÇAKMAK I HAYAT KİMYA GLOBAL ENERJİ DİREKTÖRÜ
“ENERJİ BÜTÇESİNİ YAPAY ZEKAYLA YÖNETİYORUZ”

“Kendi bünyemizde geliştirdiğimiz yapay zeka destekli sistemle enerji üretimini, tüketimini, şebeke koşullarını ve değişen maliyetleri 7 gün 24 saat analiz ediyoruz. Amacımız enerjiyi üretimden tüketime kadar bütünsel biçimde yönetmek.”
Hayat Kimya olarak enerji yönetimindeki uzun yıllara dayanan sanayi deneyimimizi kendi geliştirdiğimiz yapay zeka teknolojisiyle bir araya getirdik. Yaklaşık beş yıl önce temellerini attığımız sistemimizi ilk olarak Kocaeli kampüsümüzde devreye aldık. Sistemimiz yıllık yaklaşık 65 milyon dolarlık enerji bütçesini 7 gün 24 saat izliyor. Üretim programlarını, anlık enerji tüketimini, kojenerasyon kapasitesini, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı değerlendiriyor.
DİNAMİK KARAR MODELİ
Geliştirdiğimiz yapı yalnızca enerji tüketimini takip eden bir izleme sistemi değil. Farklı enerji kullanım senaryolarını sürekli karşılaştırarak hangi kaynağın hangi zaman aralığında devreye alınmasının en verimli sonucu yaratacağını belirleyen dinamik bir karar modeli.
Enerjiyi yalnızca üreten veya satın alan değil üretimden tüketime, maliyetten operasyonel verimliliğe kadar bütünsel biçimde yöneten bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece enerji maliyetlerini optimize ederken kaynak verimliliğini ve üretim süreçlerimizin dayanıklılığını artırıyoruz.
“DİĞER TESİSLERE YAYILACAK”
Kocaeli kampüsümüzde elektrik ve ısı ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 80’ini doğal gazdan eş zamanlı elektrik ve ısı üreten kojenerasyon sistemimizle karşılıyoruz. Yapay zeka destekli modelimizle bu altyapıyı üretim ihtiyacına, maliyetlere ve şebeke koşullarına göre daha etkin yönetiyoruz. Kocaeli kampüsümüzde elde edeceğimiz sonuçlar doğrultusunda sistemi farklı üretim profillerine ve enerji altyapılarına uyarlayarak Türkiye’deki ve diğer ülkelerdeki tesislerimizde de devreye almayı planlıyoruz.
“ENERJİYİ BÜTÜNSEL YÖNETİYORUZ”
Sistemimiz maliyet analizlerini, enerji üretim planlamasını, şebeke optimizasyonunu ve süreç takibini kesintisiz gerçekleştiriyor.
İNSAN BİLGİSİ DİJİTALLEŞTİ
Enerji yönetimindeki kurumsal bilgi birikimimizi dijital ortama aktararak karar süreçlerini destekleyen bir yapı oluşturduk. Enerjide sağlanan her iyileştirme üretim maliyetlerinin yanı sıra verimlilik, rekabet gücü ve üretim sürekliliğine de doğrudan katkı sağlıyor.
SERDAR GÜNGÖR I PLUXEE TÜRKİYE MÜŞTERİ DENEYİMİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“TALEPLERİN YÜZDE 95’İNİ YAPAY ZEKA ÇÖZÜYOR”

“Agentic AI altyapısıyla geliştirdiğimiz Plaksi, kullanıcı taleplerinin yüzde 95’ini insan desteğine ihtiyaç duymadan tamamlıyor. Tekrarlayan işlemleri yapay zekaya, uzmanlık ve empati gerektiren konuları çalışanlarımıza yönlendiriyoruz.”
Çalışanların yemek kartı, ödüllendirme ve ulaşım desteği gibi yan hakları farklı zamanlarda ve kanallarda kullanmaya başlaması, 7 gün 24 saat erişilebilir müşteri hizmetlerini temel bir ihtiyaç haline getirdi. Kullanıcı yolculuklarını analiz ettiğimizde müşterilerimizin önce arama motorlarına, web sitesine, mobil uygulamaya ve çevrim içi yardım kaynaklarına başvurduğunu, çözüme ulaşamadıklarında müşteri hizmetlerine yöneldiğini gördük.
“REAKTİF DESTEK ANLAYIŞINI DÖNÜŞTÜRDÜK”
Önce Yardım Merkezi projemizle kullanıcı yolculuğundaki kopuklukları giderdik. Ardından deneyimi daha proaktif hale getiren yapay zeka destekli asistanımız Plaksi’yi devreye aldık. Plaksi yalnızca bilgi veren geleneksel bir chatbot değil. Agentic AI mimarisi sayesinde bakiye sorgulama, PIN değiştirme, sipariş durumu görüntüleme, fatura takibi ve ekstre oluşturma gibi işlemleri saniyeler içinde gerçekleştirebiliyor.
“İNSANIN YERİNE DEĞİL İNSANLA BİRLİKTE”
Plaksi altı ay içinde operasyonel yapımızın önemli bir parçası haline geldi. Müşteri hizmetleri ekibimize 12 dijital çalışan ekledik ve yaklaşık dört kat daha verimli, kesintisiz bir hizmet yapısı oluşturduk. Yapay zekayı insanın yerine değil insanla birlikte konumlandırıyoruz. Tekrar eden rutin işlemleri yapay zeka tamamlarken uzmanlık, yorumlama ve empati gerektiren konuları müşteri temsilcilerimiz yönetiyor.
“SANİYELER İÇİNDE ÇÖZÜM”
Kullanıcı taleplerinin yüzde 95’i insan desteğine ihtiyaç duyulmadan tamamlanıyor. Agentic AI altyapısıyla çalışan dijital çalışanlarımız operasyonel yapımızın parçası haline geldi. Kullanıcılarımız Plaksi’ye WhatsApp, internet sitesi, mobil uygulama ve çevrim içi platformlarımızdan kesintisiz ulaşabiliyor.
ONUR DOĞRUER I IYZICO ÜRÜNLERDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“ÖNERİDEN ÖDEMEYE KESİNTİSİZ DENEYİM SUNUYORUZ”

“Yapay zeka destekli alışveriş asistanımız kolai ile kullanıcıların ihtiyacını anlayıp doğru ürünü öneriyor, uygulama içi ödeme özelliğiyle satın alma işlemini aynı sohbet akışı içinde tamamlıyoruz.”
Dünyada e-ticaretin yeni gelişim alanını doğru ürünü doğru anda öneren ve satın alma sürecini kesintisiz deneyime dönüştüren yapay zeka destekli ticaret altyapıları oluşturacak. Yapay zeka bu dönüşümün keşif ve karar verme aşamasını güçlendirirken ödeme teknolojileri deneyimin güvenli, hızlı ve ölçeklenebilir biçimde tamamlanmasını sağlıyor.
SOHBETTEN SATIN ALMAYA
Üretken yapay zeka destekli alışveriş asistanımız kolai’a eklediğimiz uygulama içi ödeme özelliğiyle kullanıcılarımızın ayrı kanallara geçme ihtiyacını ortadan kaldırıyoruz. Kullanıcı ihtiyacını sohbet akışı içinde ifade ediyor, kişiselleştirilmiş ürün ve kampanya önerilerini inceliyor ve seçtiği ürünü uygulamadan ayrılmadan “iyzico ile Öde” yöntemiyle satın alabiliyor. kolai kullanıcılar için daha az adımda, hızlı ve bütünleşik bir alışveriş deneyimi sunarken üye iş yerleri için de yeni bir görünürlük ve satış kanalı oluşturuyor. Ölçeklenebilir altyapımız sayesinde yeni üye iş yerlerinin sisteme kolayca dahil olmasını sağlıyoruz. Böylece yapay zeka destekli ticaretin hem tüketici hem işletme tarafındaki büyüme potansiyelini destekliyoruz.
“ALIŞVERİŞ YOLCULUĞUNU BÜTÜNLEŞTİRİYORUZ”
Yapay zeka kullanıcının ihtiyacını anlayarak kişiselleştirilmiş ürün ve kampanya önerileri sunuyor. Ürün keşfi, değerlendirme ve ödeme adımları aynı sohbet deneyimi içinde tamamlanıyor. Yeni üye iş yerlerinin kolayca entegre olabildiği altyapımızla görünürlük ve satış potansiyelini artırıyoruz.