Dikkat Ekonomisinde İletişim

Mesajların, kanalların ve yapay zekayla üretilen içeriklerin hızla çoğaldığı dikkat ekonomisinde markaların asıl sorunu görünür olmak değil hatırlanmak. Başarıyı anlamlı içerik, gerçek hikaye ve tutarlı deneyimle güven kuranlar yakalıyor. Ipekyol Group Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Müdürü Mine Homriş İlhan, “tüketici için anlamlı içerik üretmeli” diyor. Enerjisa Üretim Kurumsal İletişim Lideri Enes Battal, en güçlü hikayelerin kurumun içinden doğduğunu söylüyor. Fuzul Holding Pazarlama ve Marka İletişim Grup Başkanı Banu Derlen, “kişiye özel çözüm sunuyoruz” derken QNB Türkiye İletişim Direktörü Armağan Engel, “değerli hikayeler sunuyoruz” diyor. Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Aydın Bozdemir ise “dijital dönüşümü ‘App Yanında’ diyerek anlatıyoruz” diye konuşuyor.

SEYFETTİN BAYRAM I s.bayram@businesslife.com.tr

DİKKATİ ÇEKMEK YETMİYOR

Tüketicinin karşısına çıkan içerik miktarı her geçen gün artıyor. Dentsu, küresel reklam yatırımlarının 2026’da yüzde 5 büyüyerek 1,06 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor. Ancak iletişim yatırımlarının büyümesi, tüketicinin markalara ayırabileceği zamanı artırmıyor. Dikkat sınırlı kalırken onu kazanmak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle pazarlama iletişiminde “Kaç kişiye ulaştık?” sorusu tek başına yeterli değil. Mesaj gerçekten görüldü mü, izlendi mi ve tüketicide bir duygu ya da davranış yarattı mı? Dentsu’nun dikkat ekonomisi araştırmaları, bir reklamın teknik olarak görüntülenebilir olmasının gerçekten izlendiği anlamına gelmediğini gösteriyor. Kantar’a göre ise reklama açık bir kitleye, doğru mecra ve bağlamda ulaşan kampanyalar 7 kat daha fazla etki yaratabiliyor.

Yapay zeka, markalara daha fazla içeriği daha hızlı üretme ve kişiselleştirme imkanı sağlıyor. Ancak aynı araçları kullanan markaların benzer dil, görsel ve mesajlarla birbirine yaklaşması riskini de büyütüyor. Teknoloji içeriğin üretim hızını artırabilir ancak markanın kendine özgü bakış açısının, yaratıcılığın ve insan sezgisinin yerini tek başına dolduramaz.

Dikkat ekonomisinde güçlü iletişim, tüketiciye daha fazla mesaj göndermekten değil anlatılmaya değer bir hikaye bulmaktan geçiyor. Bu hikaye bazen kurum kültürünü yaşayan bir çalışanın gerçek deneyiminden, bazen karmaşık bir hizmeti sadeleştiren güçlü bir metafordan, bazen de toplumsal bir değeri uzun soluklu biçimde sahiplenen projeden doğuyor. Yeni dönemde iletişim liderlerinin görevi her gündeme dahil olmak değil markanın hangi konularda söz söyleme hakkı olduğunu belirlemek. Çünkü dikkati satın almak mümkün ancak kalıcı etkiyi yalnızca insanlara seslenmek yerine onları dinleyen, anlamlı bir hikaye kuran ve verdiği sözü bütün temas noktalarında yaşatan markalar yaratabiliyor.

 

ENES BATTAL I ENERJİSA ÜRETİM KURUMSAL İLETİŞİM LİDERİ

“EN GÜÇLÜ HİKAYELER KURUMUN İÇİNDEN DOĞUYOR”

“ENfluencer ile çalışanlarımızın günlük deneyimlerini, ekip ruhunu ve başarı hikayelerini görünür kılıyoruz. İşveren markamızı kurumsal mesajlarla değil kültürümüzü her gün yaşayan ekip arkadaşlarımızın gerçek anlatılarıyla güçlendiriyoruz.”

Enerjisa Üretim’de güçlü kurum kültürümüzü oluşturan en önemli unsur, ekip arkadaşlarımızın her gün ortaya koyduğu emek, iş birliği ve ortak başarı hikayeleri. Bir kültürü en iyi, onu her gün yaşayan insanların anlatacağına inanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ENfluencer, gönüllülük esasına dayalı bir çalışan elçiliği modeli. Çalışanlarımız sahada, santrallerde, ofislerde ve günlük iş yaşamında deneyimledikleri ilham veren anları kendi bakış açılarıyla paylaşıyor.

“ÇALIŞANLARIMIZ HİKAYENİN KAHRAMANI”

Ekip arkadaşlarımızdan gelen doğal ve samimi içerikleri uzun süredir kurumsal iletişim çalışmalarımızda değerlendiriyorduk. Ancak bu katkılar çoğunlukla iletişim ekibimizin yönettiği süreçlerin bir parçası olarak kalıyordu. ENfluencer ile bu emeği görünür kılıyor, içeriklere ilham veren çalışanlarımızı hikayenin doğal kahramanlarına dönüştürüyoruz. İşveren markamızı ekip arkadaşlarımızın gerçek deneyimleriyle zenginleştiriyoruz.

“YENİ BİR İÇERİK EKOSİSTEMİ KURUYORUZ”

Çalışanlarımız içeriklerini Enerjisa Üretim’e özel geliştirilen ENport platformu üzerinden paylaşıyor. Kurumsal iletişim ekibimiz ise içeriklerin geliştirilmesi ve doğru iletişim kanallarında yayımlanması süreçlerine rehberlik ediyor. Böylece iç iletişimden kurumsal sosyal medya hesaplarına kadar farklı mecralarda çalışan deneyiminden beslenen bir içerik ekosistemi oluşturuyoruz.

“UZUN VADELİ BİR KÜLTÜR YATIRIMI”

Kurum kültürünün en güçlü anlatıcılarının, o kültürü her gün yaşayan çalışanlar olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz Türkiye’nin dört bir yanındaki lokasyonlarımızda birbirinden öğrenen, deneyimlerini paylaşan ve birbirini görünür kılan sürdürülebilir bir çalışan topluluğu oluşturmak.

İŞVEREN MARKASI

ENfluencer’ı kısa dönemli bir iletişim kampanyası değil çalışan deneyimini görünür kılan uzun vadeli bir kültür ve işveren markası yatırımı olarak görüyoruz.

 

MİNE HOMRİŞ İLHAN I IPEKYOL GROUP KURUMSAL İLETİŞİM VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

“TÜKETİCİ İÇİN ANLAMLI İÇERİK ÜRETMELİ”

“Bugün dikkat çekmenin yolu daha fazla mesaj vermekten değil, tüketici için gerçekten anlamlı bir içerik üretmekten geçiyor. Markanın kendine özgü bir dili, güçlü bir görsel dünyası ve net bir bakış açısı olması gerekiyor.”

Moda sektöründe tüketici yalnızca ürüne değil kendisini yakın hissettiği yaşam tarzına ve duyguya da bağlanıyor. Bu nedenle kalıcı etkiyi, markanın hedef kitlesine doğru anda ve doğal bir bağlam içinde dokunabilmesi yaratıyor.

DİKKAT FORMÜLÜ

Bugün dikkat çekmenin yolu daha fazla mesaj vermekten değil tüketici için gerçekten anlamlı bir içerik üretmekten geçiyor. Markanın kendine özgü bir dili, güçlü bir görsel dünyası ve net bir bakış açısı olması gerekiyor. Veri ve tüketici içgörüleri, hedef kitleyi ve değişen beklentileri daha doğru anlamamızı sağlıyor. Yapay zeka ise bu verileri daha hızlı değerlendirmemize, eğilimleri izlememize ve içerikleri farklı kanallara uyarlamamıza yardımcı oluyor. Ancak markayı farklılaştıran asıl unsurun yaratıcılık ve insan sezgisi olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle teknolojiyi yaratıcı kararların yerine geçen değil onları besleyen ve daha etkili hale getiren bir araç olarak kullanıyoruz.

“TUTARLILIKBELİRLEYECEK”

Önümüzdeki dönemde başarının temel belirleyicisi, marka söylemi ile marka davranışı arasındaki tutarlılık olacak. Tüketiciler artık yalnızca kampanyalarda verilen mesajlara değil mağaza deneyiminden dijital kanallara ve kurumun genel yaklaşımına kadar bütün temas noktalarına bakıyor. Markaların gündemde görünmek için her konuda konuşması değil kendi değerleriyle ilişkili alanlarda inandırıcı ve sürdürülebilir bir duruş sergilemesi önem kazanacak. Güven de ancak bu tutarlılığın zaman içinde korunmasıyla oluşacak.

ASIL FARKI KİMLER YARATACAK?

İletişim başarısının tek bir unsura indirgenebileceğini düşünmüyorum. Doğru mecra mesajın ulaşmasını, güçlü içerik dikkat çekmesini, güven ise ilişkinin sürmesini sağlıyor.

KESİNTİSİZ DENEYİM

Topluluk oluşturmak ise tüketiciye yalnızca seslenmek değil onu dinlemek ve markayla kurduğu ilişkiye katılım alanı açmak anlamına geliyor. Asıl farkı, tüm bu unsurları bütünlüklü ve kesintisiz bir marka deneyimi içinde bir araya getirebilen markalar yaratacak.

 

AYDIN BOZDEMİR I ANADOLU SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ ‘APP YANINDA’ DİYEREK ANLATIYORUZ”

“Sigortam Cepte’yi yalnızca yenilemedik, sağlık ve sigorta hizmetlerini tek platformda birleştiren kapsamlı bir dijital ekosisteme dönüştürdük. ‘App Yanında’ kampanyamızla bu dönüşümü sade ve akılda kalıcı bir dille anlatıyoruz.”

100 yıllık geçmişimizden aldığımız güçle ikinci yüzyılımızda teknoloji ve inovasyonu odağımıza alarak büyüyoruz. Sigortam Cepte’nin yenilenmesi de bu dönüşümün en önemli kilometre taşlarından biri. Müşteri odaklılık, dijitalleşme, kişiselleştirme ve çevik dönüşüm başlıkları altında şekillendirdiğimiz stratejimizle sigortacılığı daha erişilebilir, anlaşılır ve kullanıcı dostu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda Sigortam Cepte’yi yalnızca poliçelerin görüntülendiği bir uygulama olmaktan çıkararak sigortalılarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlere tek noktadan ulaşabildiği kapsamlı bir dijital platforma dönüştürdük.

“TEK PLATFORMDA BÜTÜNCÜL DENEYİM”

Sağlığım Cepte uygulamasını Sigortam Cepte’ye entegre ederek sağlık ve sigorta işlemlerini aynı platformda buluşturduk. Kullanıcılarımız poliçe ve hasar işlemlerinden sağlık tazminat taleplerine, anlaşmalı kurumlardan kişiselleştirilmiş hizmetlere kadar farklı ihtiyaçlarını tek uygulama üzerinden yönetebiliyor. Yapay zeka, veri analitiği, dinamik fiyatlandırma ve karar destek sistemlerini de kullanıcı deneyimine entegre ettik. Kişisel risk profiline uygun poliçe seçenekleri, proaktif bilgilendirmeler ve Hasar Sanal Asistan gibi çözümlerle bilgiye erişimi hızlandırıyoruz.

“DÖNÜŞÜMÜ SADE BİR SÖYLEMLE ANLATTIK”

Sigortacılık hizmetleri çok sayıda işlem ve farklı ihtiyaç içeriyor. İletişimdeki önceliğimiz, uygulamanın sunduğu bu kapsamlı deneyimi tüketicinin kolayca anlayabileceği sade ve akılda kalıcı bir söylemle anlatmaktı. “App Yanında” mottosuyla hazırladığımız reklam filminde sigortalılarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerin her an yanlarında olduğunu vurguluyoruz.

“YALNIZCA UYGULAMAYI DEĞİL DENEYİMİ YENİLEDİK”

Poliçe, hasar ve sağlık işlemlerini tek uygulamada birleştirerek kullanıcı deneyimini sadeleştirdik ve hızlandırdık. Yapay zeka ve otomasyon altyapısıyla hasar bildirimleri ve sağlık tazminat taleplerinin daha hızlı ve şeffaf biçimde yönetilmesini sağlıyoruz.

AKILDA KALAN SÖYLEM

“App Yanında” mottosuyla teknolojik dönüşümümüzü teknik ayrıntılara boğmadan, tüketicinin günlük hayatındaki faydaya odaklanan güçlü bir anlatımla aktarıyoruz. Sigortam Cepte’yi gelecekte gerçekleştireceğimiz inovatif açılımların öncüsü olan bir dijital ekosistem olarak görüyoruz.

 

BANU DERLEN I FUZUL HOLDİNG PAZARLAMA VE MARKA İLETİŞİM GRUP BAŞKANI

“KİŞİYE ÖZEL ÇÖZÜM SUNUYORUZ”

“Her müşterimizin bütçesi, ödeme gücü ve teslimat beklentisi farklı. ‘Size Fuzul Uyar’ kampanyamızla finansmanda tek bir kalıbın herkese uymayacağını, kişiye özel planlarımızla anlatıyoruz.”

Fuzul olarak sunduğumuz çözümlerde her zaman bütçe dostu olmayı önemsiyoruz. Her müşterimizin bütçesini, ödeme gücünü, önceliklerini ve teslimat beklentisini ayrı ayrı değerlendirerek kendisine en uygun planı oluşturuyoruz. Yeni reklam filmimiz “Size Fuzul Uyar” ile bu yaklaşımımızı kişiye özel finansman vurgusuyla anlatıyoruz. Çünkü ev, araç veya çatılı iş yeri sahibi olmak isteyen herkesin ihtiyacı ve bu hedefe ulaşma biçimi birbirinden farklı.

“TERZİ USULÜ FİNANS”

Filmimizde kullandığımız “terzi usulü finans” metaforuyla herkese aynı çözümün sunulamayacağını vurguluyoruz. Tıpkı kişiye özel dikilen bir kıyafet gibi finansman planlarının da kişinin bütçesine, ödeme alışkanlıklarına ve teslimat beklentisine göre şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz. Usta bir terzinin atölyesinde geçen reklam filminde peşinatsız, peşinatlı, uzun vadeli, kısa vadeli teslim veya yatırımlık gibi farklı beklentilerin tek bir kalıba sığmadığını gösteriyoruz. Fuzul’ün esnek finansman modelleriyle her müşteri için ayrı bir plan oluşturabildiğini anlatıyoruz. “Herkes için bir Fuzul var” söylemimiz, kişiselleştirilmiş yaklaşımımızın en güçlü ifadesi. İster ev sahibi olmak ister aracına kavuşmak isterse iş yerini büyütmek isteyen herkes kendi bütçesine ve hedeflerine uygun bir çözümü Fuzul’de bulabiliyor. 34 yıldır yalnızca insanların hayallerine değil bu hayallere ulaşma biçimlerine de çözüm üretiyoruz. Amacımız sadece finansman sunmak değil müşterilerimizin hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıran kişiye özel bir yol arkadaşı olmak.

“MARKA VAADİNİ TEK METAFORDA ANLATIYORUZ”

“Terzi usulü finans” metaforuyla finansmanda tek bir kalıbın herkese uymayacağını sade ve akılda kalıcı bir anlatımla ortaya koyuyoruz. Her müşterimizin bütçesini, ödeme gücünü, hedefini ve teslimat beklentisini ayrı ayrı değerlendirerek kişiye özel plan oluşturuyoruz.

GÜÇLÜ SÖYLEM

“Herkes için bir Fuzul var” yaklaşımıyla farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunabildiğimizi anlatırken markamızın erişilebilir ve çözüm odaklı konumunu güçlendiriyoruz.

 

ARMAĞAN ENGEL I QNB TÜRKİYE İLETİŞİM DİREKTÖRÜ

“ÇOCUKLARA DEĞERLİ HİKAYELER SUNUYORUZ”

“Uzun yıllardır sürdürdüğümüz karne geleneğimizle çocukların tatil sevincine ortak olurken empati, dayanışma ve farklılıklara saygı gibi değerleri eğlenceli hikayeler aracılığıyla görünür kılıyoruz.”

Eşit fırsatları, çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Çocukların erken yaşlarda empati, dayanışma, paylaşma ve farklılıklara saygı gibi değerlerle tanışmasının daha kapsayıcı bir toplumun oluşmasına katkı sağladığına inanıyoruz.

Uzun yıllardır sürdürdüğümüz karne geleneğimiz kapsamında bu yıl da çocukları yeni bir Kral Şakir kitabıyla buluşturuyoruz. Varol Yaşaroğlu tarafından kaleme alınan “Kral Şakir: Eşit Dünya Güzel Dünya” kitabını “Minik Eller Büyük Hayaller” sosyal sorumluluk platformumuz kapsamında QNB Türkiye şubelerinde ücretsiz olarak sunuyoruz.

“EĞLENCELİ VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ BİR DENEYİM”

Çocukların tatil sevincine ortak olurken onları yalnızca eğlendiren değil düşündüren ve yeni bakış açıları kazandıran içeriklerle buluşturmayı önemsiyoruz. Kitap, paylaşmanın, yardımlaşmanın, dayanışmanın ve birbirini anlamanın daha güzel bir dünyanın temelini oluşturduğu fikrini eğlenceli bir macera üzerinden aktarıyor. Çocuklar Kral Şakir’in hikayesine eşlik ederken farklı bakış açıları üzerine düşünme fırsatı da buluyor.

“UZUN SOLUKLU BİR İLETİŞİM GELENEĞİ”

Bu çalışmayı tek dönemlik bir karne hediyesi olarak görmüyoruz. Uzun yıllardır devam eden geleneğimizle çocuklarla ve ailelerle kurduğumuz bağı toplumsal değerlerle güçlendiriyoruz.

İletişimin kalıcı etkisinin yalnızca görünürlük yaratmakla değil insanların hayatına anlamlı bir katkı sunmakla oluştuğuna inanıyoruz. “Kral Şakir: Eşit Dünya Güzel Dünya” ile çocukların keyifle okuyacağı ve birlikte yaşamanın önemini keşfedeceği bir hikayeyi onlarla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.

“DEĞERLERİ HİKAYEYLE ANLATIYORUZ”

Eşit fırsatları, çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımımızın temel unsurları arasında görüyoruz. Çocukların farklılıklara saygı duymasını ve empati kurmasını destekleyen içeriklere önem veriyoruz.

GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ

Sevilen bir karakter olan Kral Şakir’in anlatım gücüyle toplumsal değerleri çocukların dünyasına uygun, eğlenceli ve anlaşılır bir hikayeye dönüştürüyoruz. Karne geleneğimizle çocukların sevincine ortak olurken marka iletişimimizi sosyal fayda ve uzun vadeli toplumsal etkiyle birleştiriyoruz.

BUSINESS LIFE