Büyümenin Yeni Kodları

2026, Yalnızca satışların, kârlılığın ve yatırım rakamlarının takip edildiği bir dönem değil. Jeopolitik belirsizlikler, yüksek maliyetler, finansmana erişim, değişen tüketici davranışları ve teknolojideki hızlı dönüşüm iş dünyasının büyüme anlayışını yeniden şekillendiriyor. CEO ajandalarında artık büyümek kadar büyümenin kalitesi, finansal dayanıklılık ve geleceğe hazırlanmak da var. Anadolu Grubu İcra Başkanı Burak Başarır, “büyüme ivmemizi sürdürüyoruz” derken Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, değer katma odağını anlatıyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, “operasyonel çevikliğe odaklandık” diyor. Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su E. Ali Bilaloğlu, “yarını şekillendirmeyi sürdüreceğiz” diyor. Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, sürdürülebilir gıdaya yön verdiklerini söylüyor. Mavi cEO’su Cüneyt Yavuz, “kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” diye konuşuyor. Pepsico Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, pozitif etkiyi genişlettiklerini anlatıyor. Suwen Genel Müdürü Ali Bolluk, yeni kadın odaklarını anlatıyor. sahibinden.com CEO’su burak ertaş, “bireysel tercihler dönüşüm yaratıyor” diyor. Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle ise dönüşüm vizyonunu anlatıyor. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik “mobilitenin yeni dönemine hazırlanıyoruz” diyor.

SELEN KOCABAŞ I s.kocabas@businesslife.com.tr

BÜYÜME ARTIK SADECE BÜYÜMEK DEĞİL

2026’ya baktığımda şirketlerin gündeminde büyümenin hala önemli bir yer tuttuğunu ancak büyümenin tarifinin belirgin biçimde değiştiğini görüyorum. Artık mesele yalnızca daha fazla satmak, daha fazla yatırım yapmak ya da daha büyük olmak değil. Asıl mesele belirsizlik içinde değer yaratabilen ve yarattığı değeri sürdürülebilir kılabilen bir şirket olabilmek. Kârlılık, nakit yaratma, operasyonel çeviklik, teknoloji, yeni pazarlar, sürdürülebilirlik ve toplumsal etki artık birbirinden ayrı başlıklar değil. Hepsi aynı büyüme denkleminin parçaları haline geliyor. Uzun yıllar büyümeyi ağırlıklı olarak ciro, pazar payı, yatırım ve kapasite artışı üzerinden konuştuk. Bugün ise CEO’nun önündeki soru değişiyor: Ne kadar büyüdük değil, nasıl büyüdük? Büyüme kârlı mı? Nakit yaratıyor mu? Sermayeyi doğru kullanıyor mu? Şirketi daha dayanıklı hale getiriyor mu? Yeni bir yetkinlik kazandırıyor mu? Gelecekteki rekabet gücünü artırıyor mu? Özetle büyümenin kalitesi öne çıkıyor. Bana göre önümüzdeki dönemde yönetim kurullarının da CEO’lara en fazla soracağı sorular bunlar olacak. Çünkü yüksek büyüme ile kaliteli büyüme her zaman aynı şey değil. Son yıllarda iş dünyasının en çok kullandığı kavramlardan biri “resilience” yani dayanıklılık oldu. Ancak artık sadece şoklara dayanmak yeterli değil. Jeopolitik gerilimlerin, finansmana erişimin, enerji maliyetlerinin, teknolojinin ve tüketici davranışlarının aynı anda değiştiği bir dünyada şirketlerin hızla okuyabilmesi, karar verebilmesi ve kaynaklarını yeniden yönlendirebilmesi gerekiyor. Bu nedenle büyümenin yeni kodlarından biri de çeviklik. Fakat çevikliği yalnızca hız olarak görmemek gerekiyor. Hızlı karar kadar doğru zamanda fikir değiştirebilmek de bir yönetim yetkinliği. Ana noktalarda biri de teknoloji artık ayrı bir ajanda değil. Yapay zekadan veri analitiğine, otomasyondan dijital müşteri deneyimine kadar teknolojinin hemen her sektörde büyümenin içine yerleştiğini görüyoruz. Bu önemli bir değişim. Artık CEO’nun önündeki soru “Teknolojiye ne kadar yatırım yapıyoruz?” değil “Teknoloji iş modelimizi, karar alma biçimimizi ve verimliliğimizi nasıl değiştiriyor?” Yapay zekayı yalnızca maliyet düşüren bir araç olarak görenlerle, onu yeni ürün, hizmet ve iş modeli yaratmak için kullanan şirketler arasındaki farkın önümüzdeki yıllarda çok daha görünür hale geleceğini düşünüyorum.

CEO’NUN YENİ BÜYÜME DENKLEMİ

Bugünün CEO’su aynı anda iki farklı zaman dilimini yönetmek zorunda. Bir tarafta bugünün sonuçları var. Ciro, marj, nakit, maliyet, verimlilik ve finansman. Diğer tarafta ise yarının şirketini hazırlamak gerekiyor. Teknoloji, yetenek, yeni pazarlar, enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik ve yeni iş modelleri. Bence liderliğin en zorlayıcı tarafı da tam burada başlıyor. Bugünü yönetirken yarını feda etmemek, yarına yatırım yaparken bugünün finansal disiplinini kaybetmemek. Özetle önümüzdeki dönemin kazananları mutlaka en hızlı büyüyen şirketler olmayacak. Nerede büyüyeceğini seçebilen, nerede büyümemesi gerektiğini bilen ve büyümeyi uzun vadeli değere dönüştürebilen şirketler olacak. Çünkü yeni dünyada büyümenin belki de en önemli kodu, daha büyük olmak değil daha değerli, daha çevik ve geleceğe daha hazır olmak.

 

BURAK BAŞARIR I ANADOLU GRUBU İCRA BAŞKANI

“BÜYÜME İVMEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

“Yılın ilk yarısında büyüme ivmemizi sürdürdük. Dayanıklı iş modelimiz ve güçlü finansal yapımızla Vizyon 2035 hedeflerimize kararlılıkla ilerlerken, tüm paydaşlarımız için değer üretmeye devam ediyoruz.”

İlk yarı, süregelen jeopolitik belirsizliklerin, devam eden enflasyonist baskıların ve zorlu faaliyet koşullarının damga vurduğu bir dönem oldu. Farklı sektör ve coğrafyalara yayılan dengeli portföyümüzle bu dalgalı ortamda da dayanıklılığımızı güçlendirdik. Güçlü operasyonel disiplinimiz, etkin maliyet yönetimimiz ve çevik karar alma kabiliyetimiz sayesinde, söz konusu olumsuzluklara rağmen güçlü bir finansal performans sergiledik. Anadolu Grubu’nun satış gelirleri yılın ilk yarısında konsolide bazda yıllık yüzde 4,1 artarak 424,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken FAVÖK yüzde 10,7 artışla 39,2 milyar TL oldu. Konsolide net kâr ise yüzde 10 artışla 14,5 milyar TL’ye ulaştı. Anadolu Grubu’nun ilk yarıda 3,2 milyar TL olarak gerçekleşen ana ortaklık net kârı yıllık bazda yüzde 132,2 büyümeye işaret etti. Enflasyon muhasebesi etkisi hariç tutulduğunda grubun konsolide satış gelirleri yüzde 37,4 artışla 410,6 milyar TL oldu. FAVÖK ise yüzde 43,4 arttı.

“ORTA ASYA’YA GÜVENİMİZ PEKİŞTİ”

Bu sonuçlar Orta Asya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlara duyduğumuz güveni de pekiştirdi. Pakistan’daki meşrubat operasyonlarımız yılın ikinci çeyreğinde büyümeye katkı sağladı. Türkiye’de perakende segmenti gelir büyümesini sürdürürken, meşrubat segmentinde kârlılık odaklı bir büyüme performansı yakaladık. Mevcut faaliyet ortamı; ihtiyatlı bilanço yönetimi, güçlü serbest nakit akışı yaratımı, etkin maliyet kontrolü ve proaktif risk yönetimine dayanan disiplinli finansal yaklaşımımızın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

BÜYÜMENİN İTİCİ GÜÇLERİ

Pakistan ve Orta Asya operasyonları uluslararası pazarlardaki büyümenin temel itici güçleri olurken bu güçlü performans Türkiye’deki sınırlı hacim daralmasını fazlasıyla telafi etti. Disiplinli gelir büyümesi ve maliyet yönetimi ile kanal, paket ve ürün karmasında sağlanan iyileşmeler hem Türkiye hem de uluslararası operasyonlarda marj artışını destekleyerek kaliteli büyüme odağımız doğrultusunda güçlü sonuçlar elde etmemizi sağladı.

BİRA OPERASYONLARI

Türkiye’de nisanda başlattığımız Efes Ailesi dönüşüm programının sağladığı olumlu ivmeyi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Özbekistan ve Çin’deki yeni üretim anlaşmalarımızla uluslararası operasyonlarımızdaki büyüme ve yayılımı destekleyeceğiz.

PERAKENDE

Çok kanallı yapımız, başarılı promosyon yönetimimiz ve devam eden mağaza açılışlarımız gelir artışında etkili oldu. Güneş enerjisi ve mağaza içi teknoloji kullanımı başta olmak üzere bir süredir devam ettiğimiz verimlilik yatırımları kârlılığımızı destekledi.

 

ÖZGÜR KÖLÜKFAKI I ÜLKER CEO’SU

“DEĞER KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Türkiye’den ihracatta tonaj olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,4 büyüme sağladık. Yılın ilk 6 ayında ülkemizde atıştırmalık sektöründe, Suudi Arabistan ve Mısır’da ise bisküvi pazarında liderliğimizi sürdürdük. Yılın altı ayını 63 milyar TL ciro ile bitirdik.”

Türkiye’den ihracatta tonaj olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,4 büyüme sağladık. Yılın ilk altı ayında ülkemizde atıştırmalık sektöründe, Suudi Arabistan ve Mısır’da ise bisküvi pazarında liderliğimizi sürdürdük. Yılın altı ayını 63 milyar TL ciro ile bitirdik. “Ülker Varsa Mutluluk Var” diyerek ikonik markalarımızla, inovasyonlarımızla, sürdürülebilirlik çalışmalarımız ve topluma katkılarımızla tüketicilerimize, iş ortaklarımıza, ülkemize değer katmaya devam ediyoruz.

“YENİLİKÇİ ÜRÜNLER HAZIRLADIK”

Tüketicilerimizin beklentilerini, farklılaşan öğün alışkanlıkları gibi ihtiyaçlarını odağımıza alarak çeşitli yaşam tarzlarına uygun, yenilikçi ürün portföyü hazırladık. Yılın altı aylık bölümündeki yeni ürünlerimiz arasında Ülker Çikolata Fındık Rüyası tablet, Ülker Çikolata yüzde 90 bitter, Albeni Mozaik, Hanımeller Limon Soslu Kurabiye, Dankek Mini Rulo, Çizi Big Bang çeşitlerini sayabilirim. Bütünsel iyilik konusunda Go Ahead markamızı büyütüyoruz. Go Ahead Yer Fıstıklı ve Taco Aromalı protein cipsi lansmanını gerçekleştirdik.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMI DESTEKLİYORUZ”

Sürdürülebilir tarıma yönelik Buğdayda Onarıcı Tarım, Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projelerimize eğitimler, teknik ekipman, fidan destekleriyle devam ediyoruz. Ambalaj tasarım süreçlerinde çevresel etkiyi azaltacak ve malzeme kullanımını optimize edecek çözümler geliştiriyoruz. Plastik ambalajlarımızın yüzde100’ü geri dönüşüme uygun olarak tasarlandı.

“DİJİTAL DÖNÜŞÜME ÖNEM VERİYORUZ”

Dijital dönüşümü mümkün olan her noktada kullanmaya özen gösteriyoruz. IoT, Endüstri 4.0 ve yapay zeka uygulamalarını satıştan üretime, pazarlamadan tedarik zincirine entegre ederek veri entegrasyonu, maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilikte kazanımlar elde ediyoruz. Yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil verimlilik ve gelecekteki rekabet gücümüzü yeniden kurguladığımız, büyüme stratejimizin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz.

“SPORA DESTEĞİ SÜRDÜRÜYORUZ”

Mutlu Et, Mutlu Ol felsefesiyle uzun yıllardır Türk sporunun yanında yer alıyoruz. Dünya Kupası’nda A Milli Erkek Futbol Takımımıza kampanyamızla destek verdik. Basketbol Milli Takımlarının üç yıl süreyle resmi sponsoru olduk.

ALTYAPI SALONLARI

Bununla birlikte Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde altyapı takımlarına ayrılmış üç spor salonu bundan sonra Ülker Altyapı Salonları olarak anılacak. Türk basketbolunun geleceğine, çocuklarımıza ve gençlerimize yaptığımız güçlü bir yatırımın göstergesi.

ÇOCUKLARA DESTEK

Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığımızın çocuklara yönelik Maarifin Kalbinde Çocuk – Ramazan Şenliği ve Maarifin Kalbinde Çocuk – 23 Nisan Çocuk Köyü” projelerinin ana destekçisi olduk. Önümüzdeki dönemde de üretim, istihdam, ihracatın yanı sıra sürdürülebilir büyüme, yapay zeka, inovasyon ve dijitalleşme alanlarındaki yatırımlarımızla ülkemize ve paydaşlarımıza değer katmaya devam edeceğiz.

 

CÜNEYT YAVUZ I MAVİ CEO’SU

“KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

“Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve LIFE STYLE markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz.”

Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz insan, çevre, toplum ve denimi odağına alan All Blue stratejimiz kapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuzda en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz.

“GLOBAL ARENADA TAÇLANDIRILDI”

İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, FTSE4Good Sürdürülebilirlik Endeksi ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl FTSE4Good Emerging Index’e girmeye hak kazanmamız, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile bir kez daha onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi bizi hem gururlandırıyor hem bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor.

“GLOBAL LİDERLİK GÜÇLENİYOR”

Mavi, çevresel, sosyal ve yönetişim performansıyla FTSE Russell tarafından oluşturulan FTSE4Good Endeks Serisi’ne girmeye hak kazandı. FTSE4Good Emerging Index listesinde 23 farklı pazardan 1.023 şirket bulunuyor.

CDP’DE ÇİFT

A Mavi, CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı.

DÜNYADA İKİNCİ

TIME Dergisi ve Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” araştırmasında, önceki yıla göre altı basamak yükselerek sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü.

SUSTAINABILITY YEARBOOK

2026 S&P Global tarafından 9.200 şirketin değerlendirildiği Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi kapsamında gösterdiği güçlü performans ile “The Sustainability Yearbook 2026”ya girmeye hak kazandı.

 

E. ALİ BİLALOĞLU I DOĞUŞ OTOMOTİV YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE CEO’SU

“YARINI ŞEKİLLENDİRMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Mobilite sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz.”

Mobilite artık sadece araç sahipliğiyle sınırlı bir alan olmaktan çıkarak enerji, veri, yazılım, şarj altyapısı, müşteri deneyimi, satış sonrası hizmetler ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla birlikte yönetilen bütüncül bir ekosisteme dönüşüyor. Doğuş Otomotiv olarak bu dönüşümü yalnızca izlemekle yetinmiyor, geleceğin mobilite ekosisteminde aktif rol üstlenmeyi hedefliyoruz. 2025 yılı performansımız, güçlü finansal yapımızı, dijital yetkinliklerimizi, elektrikli mobilite yatırımlarımızı, insan kaynağımızı ve yönetişim yaklaşımımızı aynı değer yaratma modeli içinde ilerletebildiğimizi gösteriyor. Geçmişimizden aldığımız güçle değişimi yöneten, dönüşümün yönünü okuyan ve yarını şekillendirmek için sorumluluk alan bir şirket olmayı sürdüreceğiz.

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM HIZLANDI”

Dijital dönüşüm, Doğuş Otomotiv’in 2025 performansının en güçlü alanlarından biri oldu. Müşteri deneyimi, yapay zeka, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı. Çalışanların süreçlerin geliştirilmesine doğrudan katılımını sağlayan Fikir Platformu’na yıl boyunca 2.844 fikir sunuldu. Bunlardan 601’i hayata geçirilerek 175 milyon TL proje getirisi elde edildi. Yapay zeka uygulamalarının ortak kurumsal standartlarla yönetilmesi amacıyla Yapay Zeka Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçirdik. Çalışanların kurumsal bilgilere daha hızlı ulaşmasını sağlayan üretken yapay zeka destekli AsistOn kullanıma sunulurken kritik yeteneklerin elde tutulmasına yönelik makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı mekanizması geliştirildi.

“İKLİM ÇALIŞMALARI GENİŞLEDİ”

Doğuş Otomotiv, 2025 yılında iklim çalışmalarının kapsamını tedarikçiler, lojistik süreçleri, yetkili satıcı ve servis ağı, şarj hizmetleri ve araçların kullanım aşamasını içerecek biçimde genişlettik. Kapsam 3 emisyonlarının yaklaşık yüzde 98’i hesaplama kapsamına alınırken değer zincirinden kaynaklanan emisyonların daha sistematik ve izlenebilir biçimde yönetilmesine yönelik önemli bir altyapı oluşturduk.

2025’İN ÖNE ÇIKANLARI

Müşteri deneyimi, yapay zeka, veri analitiği, robotik süreç otomasyonu ve IoT tabanlı lojistik uygulamalarını kapsayan tamamlanmış dijital proje sayısı 133’e ulaştı. Bu projelerle 257 milyon TL operasyonel verimlilik sağlandı.

621 ŞARJ SOKETİ

Şirketin şarj çözümleri markası D-Charge, 254 AC ve 367 DC olmak üzere 45 ilde toplam 621 şarj soketine ulaştı. Yüksek voltajlı batarya onarım merkezlerinin sayısı 7’ye çıkarıldı.

YÜZDE 75,83

Şekerpınar Lojistik Merkezi’nde kurulu Güneş Enerjisi Santrali, 2025 yılında 4.382.500 KWh elektrik üretti ve tesisin elektrik ihtiyacının yüzde 75,83’ünü karşıladı.

9,81 YÖNETİŞİM NOTU

Doğuş Otomotiv’in kurumsal yönetim derecelendirme notu 2025 yılında 9,81’e yükseldi. Yetkili satıcı ve servis ağında gerçekleştirilen 518 adet ISO 9001, DOS5 ve marka standardı denetiminde yüzde 94,59 genel başarı oranına ulaşıldı.

 

MERT ALTINKILINÇ I YILDIZ HOLDİNG GIDA GRUBU BAŞKANI VE BESLER CEO’SU

“SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDAYA YÖN VERİYORUZ”

“Vizyonumuz sürdürülebilir gıdanın geleceğini şekillendirmek. Bu vizyonla faaliyet gösterdiğimiz tüm kategorilerde yenilikçi ürünleri, verimlilik odaklı uygulamaları ve uzun vadeli yatırımları somut sonuçlara dönüştürüyoruz.”

2026 yılının ilk yarısında, lider markalarımız, inovasyon odağımız ve disiplinli iş modelimizle güçlü bir performans ortaya koyduk. Sürdürülebilir gıdanın geleceğini şekillendirme vizyonumuzla, faaliyet gösterdiğimiz tüm kategorilerde hayata geçirdiğimiz yenilikçi ürünleri, verimlilik odaklı uygulamaları ve uzun vadeli yatırımları somut sonuçlara dönüştürüyoruz. Besler’in 2026 yılının ilk altı ayındaki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 7,6 artarak 19,6 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde brüt kârı yüzde 4,5 milyar TL olurken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK) 2 milyar TL olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yarısında 1,5 milyar TL ihracat geliri elde eden Besler, işletme faaliyetlerinden de 1,6 milyar TL nakit akışı sağladı.

“İNOVASYON BÜYÜMEYİ DESTEKLEDİ”

Yaklaşık 64 milyon tabakta 21 milyon haneye ulaştık. Besler, 2026 yılının ilk yarısında faaliyet gösterdiği kategorilerdeki konumunu korurken, güçlü inovasyon odağı ile çalışmalarını sürdürdü. SuperFresh dondurulmuş gıda kategorisindeki, Bizim Yağ ve Terem ise margarin pazarındaki lider konumlarını sürdürdü. Besler, yılın ilk yarısında dondurulmuş gıda iş biriminde 16, yağ iş biriminde Türkiye pazarına yönelik 5, ihracat pazarlarında ve ev dışı tüketim (EDT) kanalında 9 olmak üzere toplam 30 yeni ürünü tüketicilerle buluşturdu.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME ADIMLARI

Besler, büyüme stratejisini üretim, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağındaki yatırımlarla desteklemeyi sürdürdü. Şirketin tarım ve tedarik zincirinde verimliliği artırmaya yönelik geliştirdiği akıllı tarım projesi SAFER’ın ikinci fazı uygulamaya alındı.

GÜNEŞ ENERJİSİ

Besler’in sürdürülebilir üretim yatırımları kapsamında Emirdağ fabrikasında hayata geçirilen güneş enerjisi santrali (GES) de yılın ilk yarısında faaliyete geçti. Besler ayrıca, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) sağladığı 25 milyon Euro tutarındaki uzun vadeli finansmanla büyüme yolculuğunu destekledi.

UZUN VADELİ BÜYÜME

Söz konusu finansmanın, üretim altyapısının güçlendirilmesi, verimlilik odaklı yatırımların hızlandırılması, sürdürülebilirlik projelerinin desteklenmesi ve şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin ilerletilmesi amacıyla kullanılması planlanıyor.

 

BURAK ERTAŞ I sahibinden.com CEO’SU

“BİREYSEL TERCİHLER DÖNÜŞÜM YARATIYOR”

“Bu yıl ulaşılan 12,8 milyon ton CO2 eşdeğeri tasarruf, ikinci el ekonomisinin çevresel etkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Kullanıcılarımızın tercihleriyle büyüyen bu etki, ikinci el ekonomisinin sürdürülebilir gelecekte üstleneceği rolü her geçen yıl daha da güçlendiriyor.”

Platformumuz üzerinden gerçekleşen milyonlarca işlem sayesinde ürünlerin kullanım ömrü uzarken, doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanıyor. Kullanıcılarımızın tercihleriyle büyüyen bu etki, ikinci el ekonomisinin sürdürülebilir gelecekte üstleneceği rolü her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Bu tablo, bireysel tercihlerle başlayan değişimin toplumsal ölçekte anlamlı bir dönüşüm yaratabildiğini gösteriyor.

TASARRUFTA REKOR YIL

Sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezine aldık. 2025 yılı faaliyetlerimiz kapsamında hem kurumsal operasyonel hedeflerindeki ilerlemeyi hem kullanıcı ekosisteminin yarattığı çevresel faydayı açıkladık. İsveç Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün (IVL) bilimsel metodolojisi ve veri tabanları kullanılarak 24 ana kategori ve 209 alt kategori üzerinden gerçekleştirilen analizlere göre platformda el değiştiren ikinci el ürünler yaklaşık 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Bir önceki yılın 11,6 milyon tonluk eşiğini aşan bu rakam, raporun yayımlandığı 6 yılın en yüksek değeri olarak tarihe geçti. Ölçümlenen etki, bir hibrit aracın dünya etrafında 3,3 milyon tur atmasına ya da 75 milyon dizüstü bilgisayar üretiminin yarattığı karbon yüküne eşdeğer olarak hesaplandı. Rapor karbon tasarrufunun yanı sıra hammadde koruma verilerini de ortaya koyuyor. 2025 yılında ikinci el ürünlerin yeniden kullanıma girmesiyle yaklaşık 207 bin ton plastik, 739 bin ton çelik ve 138 bin ton alüminyum korundu. 207 bin ton plastik 8,8 milyar plastik şişeye, 739 bin ton çelik 750 bin otomobile, 138 bin ton alüminyum ise 14,6 milyar içecek kutusuna karşılık geliyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN YENİ KÜLTÜRÜ

2025 verileri, ikinci el alışverişin çevresel etkisinin yanı sıra toplumsal karşılığının da giderek güçlendiğini gösteriyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, ürünlerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması, sürdürülebilir yaşam kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor.

DÖNGÜSEL EKONOMİ

Korunan her kaynak ve yeniden kullanıma kazandırılan her ürün, döngüsel ekonominin büyümesine katkı sağlıyor. İkinci el alışverişin giderek daha fazla kişi tarafından benimsenmesini, sürdürülebilir bir gelecek adına son derece değerli buluyoruz.

KARBON NÖTR

GRI standartlarına uygun şekilde hazırladığımız Sürdürülebilirlik Raporu'nun üçüncüsünü yakın zamanda yayınladık. Türkiye'nin ilk karbon nötr e-ticaret platformu unvanını taşıyoruz. 2030 yılına kadar toplam karbon emisyonumuzu yüzde 20 azaltma hedefini de bu raporda ortaya koyuyoruz.

BİLİMSEL ONAY

sahibinden.com'un 2025 yılındaki ikinci el ürün satışları, ikinci el ürünlerin güçlü bir alternatif olduğunu bir kez daha ortaya koyarken çevre üzerindeki olumlu etkilerinin de artmasına katkı sağlıyor.

 

ERGÜN GÜNAY I PEPSICO TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

“POZİTİF ETKİYİ GENİŞLETİYORUZ”

“PEPSICO Türkiye olarak su yönetimini sürdürülebilirlik stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Daha az su kullanmak, kullanılan suyu geri kazandırmak ve temiz suya erişimi artırmak hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz.”

PepsiCo Türkiye olarak su yönetimini sürdürülebilirlik stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Daha az su kullanmak, kullanılan suyu geri kazandırmak ve temiz suya erişimi artırmak hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Bir Damla Bir Dünya’ projemizle 2025 yılında Tarsus, Manisa, İzmir ve Adana’daki operasyonlarımızın bulunduğu havzalarda yaklaşık 1,14 milyon m³ suyu doğaya geri kazandırdık. Operasyonel su kullanımımızın Tarsus ve İzmir’de yüzde100’ünü, Manisa’da yüzde98’ini ve Adana’da yüzde52’sini yerel havzalara geri kazandırdık.

“TEKİRDAĞ’DA DEVAM EDİYORUZ”

Şimdi de Tekirdağ’da, Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi iş birliğiyle Meriç-Ergene Havzasındaki yer altı ve yer üstü sularının korunmasına katkı sağlayarak yarattığımız pozitif etkiyi daha da genişletmeyi hedefliyoruz. 2023 yılında PepsiCo Türkiye’nin Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle Tarsus Berdan havzasında başlayan ve 2024’te Manisa ve İzmir, 2025’te Adana’da uygulanmaya devam eden Bir Damla Bir Dünya projesi, 2026 yılında Tekirdağ’da Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ortaklığı ile gerçekleştirilecek. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Önder Çiftçi Projesi bünyesindeki üreticilere tohum, ilaç ve gübre temininin yanı sıra ürettikleri ürünlerin değerlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılması süreçlerinde destek olmayı amaçlıyor. Özellikle sözleşmeli üretim modelinde alternatif ürünlerin üretimi ve değerlendirilmesi Trakya genelinde kooperatif aracılığıyla sağlanıyor.

“KORUYUCU TARIM EKLENDİ”

Proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık 3.000 dekar arazide uygulanan damla sulama pratiklerine 2026 yılında koruyucu tarım uygulamaları da eklendi. Yerel proje ortaklarımız olan kooperatiflerimizle yapılan iş birliği kapsamında çiftçiler topraklarını en az şekilde işleyerek ve anız üzerine ekim yaparak, toprağın yapısını korurken su tutma kapasitesini de artıracaklar.

“SUYU VE TOPRAĞI KORUYOR”

Son yıllarda sayısı ve şiddeti artan aşırı iklim olayları tarımsal üretimi olumsuz yönde etkilerken, iklim değişikliğine uyum kapsamında toprağı ve suyu koruyucu uygulamalar yaygınlaşıyor. Bu kapsamda, organik maddesi oldukça düşük olan ülkemiz topraklarının iyileştirilmesine yönelik en önemli uygulamalardan biri toprak işlemeyi azaltan ve tarımsal üretimi kuraklığa karşı dirençli hale getiren (anıza) doğrudan ekim yöntemi.

TOPRAĞIN NEMİ

Bir Damla Bir Dünya projesi kapsamında da kullanılacak bu yöntem ile toprağın nemi korunacak ve organik madde miktarı artırılacak, aynı zamanda toprağın işlenmesi azaldığı için yakıttan ve işçilikten de tasarruf sağlanarak çiftçilerin gelirlerine de katkıda bulunulacak. Doğrudan ekim yöntemi aynı zamanda iklim ve çevre dostu özellikleriyle dikkat çekiyor.

ÖZEL MİBZERLER

Bu yöntemde geleneksel uygulamalardan farklı olarak hasattan sonra yeniden ekime kadar herhangi bir toprak işleme yapılmıyor; ekim bir önceki ürüne ait anızla kaplı alan üzerine ekim yapabilen özel mibzerler ile gerçekleştiriliyor.

 

CAN YÜCEL I ŞİŞECAM GENEL MÜDÜRÜ

“OPERASYONEL ÇEVİKLİĞE ODAKLANDIK”

“İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimiyle operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik.”

Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık.

“FİNANSAL DAYANIKLILIĞI GÜÇLENDİRDİK”

Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri, kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı. Şişecam, 2026 yılının ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattıyla Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti. Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamladık. Yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitemizi yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdık. Yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağımız yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hatla bu alandaki küresel varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

İLK YARININ RAKAMLARI

Şişecam yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirdi. Toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde Şişecam'ın yatırımları 12 milyar TL'ye, ihracatı ise 464 milyon dolara ulaştı.

48,1 MİLYON METREKARE

Tarsus’taki yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 artarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştı.

198 BİN TON

Macaristan'daki yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırın test üretimlerine başlamak üzere ateşlendi.

106 MW HEDEFİ

Şişecam, 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor.

 

SİNEM TURANLI I SEPHORA TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

“MÜŞTERİ BEKLENTİLERİNİ VE TRENDLERİ MERKEZE ALIYORUZ”

“Sephora, Türkiye’de müşteri beklentilerini ve güncel trendleri merkeze alarak güzellik alışverişine yön veren yenilikçi perakendecilik anlayışını yerleştirdi. Bugün bu yaklaşımı, güzellik uzmanlarımızın yetkinliklerini teknolojiyle buluşturan omnichannel deneyimimizle daha da ileri taşıyoruz.”

Sephora Plus ile mağaza ve online stoklarımızı birbirine bağlıyor, Click&Collect ile siparişleri iki saat içinde hazırlıyoruz. My Client sayesinde güzellik uzmanlarımız, müşterilerimizin tercihleri ve alışveriş geçmişleri doğrultusunda daha kişiselleştirilmiş öneriler sunabiliyor. 15 mağazamızda yer alan Beauty Scan ile cilt ihtiyaçlarını analiz ederek uygun ürünleri öneriyor; Color IQ teknolojisiyle farklı markalar arasından en doğru ten ürünü renk eşleşmesini belirliyoruz.

“DİNAMİZM TEKNOLOJİYLE SINIRLI DEĞİL”

Bununla birlikte Sephora’nın sektöre getirdiği dinamizmin yalnızca teknolojiyle sınırlı olmadığına inanıyoruz. Alışılmışın dışına çıkan, özellikle Anneler Günü gibi özel dönemlerde hayata geçirdiğimiz dikkat çekici ve deneyim odaklı alanlarla mağazalarımızı güzellik keşfinin ötesine taşıyoruz. Müşterilerimize iyi hissettiren güzellik keşif anları yaratmayı önemsiyoruz. Bizim için inovasyon, teknolojiyi güzellik keşfini daha sezgisel, kişisel ve ihtiyaç odaklı hale getirmek için kullanmak anlamına geliyor.

“GÜZELLİK DAHA ERİŞİLEBİLİR OLMALI”

Güzelliğin geleceğini iki temel önceliğin şekillendireceğine inanıyoruz: yeni nesil markaları keşfetmek ve güzellik deneyimini daha kapsayıcı ve erişilebilir hale getirmek. Türkiye’den markaların da başvurabildiği Sephora Prize ile yükselen güzellik markalarını keşfediyor, büyüme yolculuklarını destekleyerek yeni fikirlerin ve bakış açılarının daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyoruz.

YENİ GÜZELLİK ANLAYIŞI

Radarımızda öne çıkan üç temel değişim var. İlk olarak ürün keşfi yapay zeka destekli ve diyalog odaklı deneyimlere doğru evriliyor. Tüketiciler artık ihtiyaçlarını anlayan ve önerilerin nedenlerini açıklayan, daha kişiselleştirilmiş bir yönlendirme bekliyor.

KAPSAM GENİŞLİYOR

İkinci olarak güzellik anlayışı wellness’ı da kapsayacak şekilde genişliyor; cilt ve saç bakımından sağlıklı yaş almaya ve duygusal iyi oluşa uzanan daha bütünsel rutinler öne çıkıyor. Ürün kategorileri açısından baktığımızda ise parfüm ve saç bakımı gibi kategorilerde güçlü bir büyüme görüyoruz. Bu da tüketicilerin kendini ifade etme, bakım rutinlerini geliştirme ve yeni ürünler keşfetme arzusunu yansıtıyor.

ÖLÇEK GLOBALLEŞİYOR

Üçüncü olarak, K-beauty gibi yerel ekosistemlerden doğan yenilikler, sosyal platformlar aracılığıyla hızla global ölçekte önem kazanıyor. Gelecekte fark yaratacak perakendecilerin, bu değişimleri erkenden yakalayan, doğru yenilikleri müşterileriyle buluşturan ve şeffaflığı giderek daha kişiselleştirilmiş deneyimlerle bir araya getirenler olacağına inanıyoruz.

 

HAKAN TİFTİK I BORUSAN OTOMOTİV İCRA KURULU BAŞKANI

“MOBİLİTENİN YENİ DÖNEMİNE HAZIRLANIYORUZ”

“Bugün öncülük etmeye çalıştığımız değişim, aslında tek bir teknolojiden ya da ürün grubundan ibaret değil. Amacımız müşterilerimizin, çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın değişen beklentilerine yanıt veren, teknolojiyi ve sürdürülebilirliği iş modelinin ayrılmaz bir parçası haline getiren bütünsel bir mobilite ekosistemi oluşturmak.”

Hepimizin bildiği gibi otomotiv sektörü büyük bir dönüşümden geçiyor. Elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık birer trend değil sektörün ana oyun kurucuları. Bu nedenle göreve başladığım ilk günden bu yana temel odağımız, kısa vadeli pazar koşullarının ötesine geçerek Borusan Otomotiv Grubu’nu mobilitenin yeni dönemine hazırlamak oldu. Bugün ortaya koyduğumuz dönüşümün temelinde, Borusan Otomotiv Grubu’nun vizyonu olan “Otomotiv ekosisteminde faaliyet gösterdiğimiz her segmentte öncü ve ilk tercih edilen şirket olmak” hedefi yer alıyor. Sektörün ve müşterilerimizin gelecekteki beklentilerini de öngören bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz.

“ELEKTRİFİKASYON UZUN VADELİ BİR STRATEJİ”

Elektrifikasyonu mobilitenin geleceğini biçimlendiren uzun vadeli bir strateji olarak ele aldık. Bu yaklaşımımız, premium segmentteki çok markalı yapımıza da doğrudan yansıdı. BMW, MINI, BMW Motorrad, Range Rover, Defender, Discovery, Jaguar ve Microlino ile güçlü bir portföy sunarken Borusan Next çatısı altında geliştirdiğimiz yeni nesil mobilite ve ikinci el çözümleriyle tüm beklentilere tek bir ekosistem üzerinden yanıt veriyoruz. Bu dönüşümün sürdürülebilirlik boyutunda ise “Türkiye Otomotiv Sektörünün Elektrifikasyon Dönüşümünde Öncü Olmak” vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı, i³ olarak adlandırdığımız İklim, İnsan ve İnovasyon başlıkları altında şekillendiriyoruz. Elektrikli araçları pazara sunmanın ötesinde tüketicilerin bilinçlendirilmesi, sürdürülebilirlik kültürünün güçlendirilmesi, sürdürülebilir satın alma, yeşil finansman, yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı, döngüsel ekonomi ve inovasyon alanlarındaki çalışmalarımızla daha düşük karbonlu bir geleceğe katkı sağlamaya devam ediyoruz. Dijitalleşmeyi de bu stratejik hamlenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

“SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN TEMEL UNSURLAR”

Önümüzdeki dönemde elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik otomotiv sektörünün dönüşümündeki merkezi rolünü korurken dijital teknolojiler ve yapay zeka araçları, iş modellerini ve müşteri deneyimini yeniden şekillendirmeye devam edecek.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ DENEYİMLER

Kişiselleştirilmiş deneyimler, sürdürülebilir lüks anlayışı ve değişen mobilite ihtiyaçlarına bütünsel çözümler sunan ekosistemler ise sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.

DÖNÜŞÜMÜ ŞEKİLLENDİRMEK

Borusan Otomotiv Grubu olarak biz de bu dönüşümü yalnızca takip etmekle kalmayıp şekillendiren oyunculardan biri olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

AKILLI YAŞAM

Gelecek trendlerinde öne çıkan bir diğer kritik alan ise yazılım odaklı ve öğrenen mobilite çözümleri. Artık birer teknoloji platformuna dönüşen araçlar, yeni nesil işletim sistemleri, panoramik ekran teknolojileri ve yapay zeka entegrasyonlarıyla kullanıcıyla etkileşime geçen akıllı yaşam alanları haline geliyor.

BUSINESS LIFE