Teknoloji yatırımlarında yeni dönem başladı. Şirketler artık kaç proje geliştirdiklerinden çok bu projelerin ne kadar gelir yarattığına, maliyeti ne kadar düşürdüğüne ve hangi yeni iş modellerini mümkün kıldığına bakıyor. 2026’nın ilk yarısı, yapay zekadan veriye, dijital platformlardan yeni nesil altyapılara uzanan yatırımların pilot aşamasından çıkıp doğrudan iş sonuçlarına taşındığını gösteriyor. Aktif Bank BT Genel Müdür Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk, “ekosistem geliri büyütüyor” diyor. Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, teknolojiyi yeni gelir hattına dönüştürdüğünü söylüyor. Index Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “büyümemizi stratejik yatırımlarımız ve yeni iş modellerimizle destekliyoruz” diyor. Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, dijitalleşmeyi büyümenin merkezine aldıklarını belirtiyor. Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız” diye konuşurken Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, “6G’ye hazırlanıyoruz” diyor.
ERKAN ASAK I e.asak@businesslife.com.tr
TEKNOLOJİ BİLANÇOYA GİRİYOR
Bir dönem teknoloji bütçesi, şirketler için geleceğe hazırlanmanın bedeliydi. Sunumlarda dijital dönüşüm anlatılır, pilot projeler yapılır, yeni sistemler devreye alınırdı. Asıl soru ise çoğu zaman geride kalırdı: Bütün bunlar şirkete ne kazandırdı? Şimdi o soru masanın merkezinde. 2026’nın ilk yarısında öne çıkan teknoloji yatırımlarına bakıldığında ortak bir yön dikkat çekiyor. Teknoloji artık doğrudan gelir yaratan, maliyet azaltan, yeni ürün çıkaran ve şirketin iş modelini değiştiren bir büyüme aracına dönüşüyor. Bazı şirketler kendi geliştirdikleri teknolojileri farklı kurumlara satılabilir platformlara çeviriyor. Bazıları veriyi ikinci bir gelir motoru olarak konumlandırıyor. Yapay zeka, müşteri deneyiminden şebeke yönetimine ve finansal raporlamaya kadar süreçlerin içine girerken yeni nesil altyapılar aynı yatırımla daha fazla kapasite üretmenin yolunu açıyor. Bu değişim CTO’nun rolünü de dönüştürüyor. Teknoloji liderinden teknoloji yatırımının ticari karşılığını göstermesi, ölçeklenebilir kullanım alanları yaratması ve şirketin büyüme denklemine doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. Yeni dönemde teknolojinin gerçek sınavı da bu yani pilottan bilançoya geçebilmek.
PROF. DR. VEHBİ ÇAĞRI GÜNGÖR I TURKCELL ŞEBEKE TEKNOLOJİLERİNDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“GELECEĞİN İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİ ŞEKİLLENDİRİYORUZ”

“6G’den yapay zekaya, kritik altyapıların dayanıklılığından sürdürülebilir teknolojilere uzanan bu projeler, Turkcell’in Ar-Ge yaklaşımının çeşitliliğini ortaya koyuyor. Avrupa’nın önde gelen araştırma programlarında yürütülen 6 uluslararası projede koordinatörlük ve teknik liderlik gibi kritik rollerle de yer almamız, uluslararası Ar-Ge gücümüze duyulan güvenin önemli bir göstergesi.”
Turkcell olarak önceliğimiz bir yandan müşterilerimize en iyi hizmeti sunarken, diğer yandan da teknoloji ekosistemini desteklemek. Avrupa’nın önde gelen araştırma programları kapsamında desteklenen 6 yeni uluslararası Ar-Ge projesinde yer alıyoruz. 6G’den yapay zekaya, kritik altyapıların dayanıklılığından sürdürülebilir teknolojilere uzanan bu projeler, Turkcell’in Ar-Ge yaklaşımının çeşitliliğini ortaya koyuyor. 6G teknolojilerine odaklanan 3D-NET, MAGIC-6G ve FUTURE-6G projelerinde yeni nesil şebekeler, yapay zeka destekli sistemler ve otonom şebeke yönetimi üzerine çalışmalar yürütülecek. MAGIC-6G kapsamında telekom operatörlerine özel büyük dil modeli tabanlı bir servis geliştirerek şebeke ve servis yönetiminin daha otonom hale gelmesine katkı sunacağız. 3D-NET’te karasal ve karasal olmayan ağların birlikte çalışmasına yönelik üç boyutlu ağ yapılarına odaklanırken FUTURE-6G’de yapay zeka destekli karar mekanizmaları ve güvenilir yapay zeka sistemleri üzerinde çalışacağız.
KRİTİK ALTYAPILAR
SAFARI ve UNIFIER projeleriyle kritik dijital altyapıların kriz ve olağanüstü durumlara karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyoruz. SAFARI kapsamında özellikle 112 acil çağrı hizmetlerinin sürekliliğini destekleyen, ağ kesintilerine dayanıklı ve otonom çalışan iletişim çözümlerinin geliştirilmesine liderlik edeceğiz. Uluslararası koordinatörlüğünü üstlendiğimiz UNIFIER projesinde ise altyapının zarar gördüğü olağanüstü durumlarda dahi iletişimin sürmesini sağlayacak hibrit bir iletişim altyapısı üzerinde çalışacağız. Geliştirilecek çözümler Türkiye ve Avrupa’da gerçek saha koşullarında test edilecek.
DÖNGÜSEL ÜRETİM
Sürdürülebilir ve döngüsel üretime odaklanan RESURRECTION projesinde yapay zeka, robotik sistemler ve dijital teknolojilerden yararlanacağız. Telekomünikasyon kullanım senaryosunun sahibi olarak modemlerin yeniden üretim ve kullanım süreçlerinin daha verimli hale getirilmesine yönelik çözümler geliştireceğiz. Cihazların durumunun yapay zeka ile analiz edilmesi ve söküm, onarım ve yeniden kullanıma hazırlık süreçlerinin robotik sistemlerle otomatikleştirilmesi hedefleniyor.
AR-GE GÜCÜ
Avrupa’nın önde gelen araştırma programlarında yürütülen 6 uluslararası projede koordinatörlük ve teknik liderlik gibi kritik rollerle de yer almamız, uluslararası Ar-Ge gücümüze duyulan güvenin önemli bir göstergesi. Bu çalışmalarla geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirirken, geliştirdiğimiz teknolojileri uluslararası standartlara taşıyarak ülkemizin teknoloji ekosistemine katkı sunmayı hedefliyoruz.
KADİR MUSTAFA ÖZTÜRK I AKTİF BANK BİLGİ TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
AKTİF BANK TEKNOLOJİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYOR

Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi Aktif Bank, geliştirdiği teknolojileri farklı kurumlara ve pazarlara sunarken iştirak entegrasyonlarıyla da hizmet çeşitliliğini artırıyor. Aktif Bank Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk, “Teknoloji üretim gücümüzü ölçeklenebilir ürünlere ve sürdürülebilir ticari değere dönüştürüyoruz” diyor.
Teknolojimizi ürünleştirerek farklı kurumlara sunuyoruz Aktif Bank’ta teknolojinin iş modellerinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Kadir Mustafa Öztürk, “Teknoloji üretim merkezi iştirakimiz Aktif Tech çatısı altında, yaklaşık 300 kişilik uzman kadromuzla altyapımızı büyük ölçüde iç kaynaklarımızla geliştiriyoruz. Bu yapı, dışa bağımlılığımızı azaltırken yeni ürün ve hizmetleri daha hızlı hayata geçirmemizi sağlıyor. Ödeme sistemleri, dijital bankacılık, biletleme teknolojileri ve dijital kanal altyapılarında geliştirdiğimiz çözümleri ürünleştirerek farklı kurumların kullanımına da sunuyoruz” dedi.
FİNANSAL TEKNOLOJİDE GLOBALLEŞME HAMLESİ
“ATM, POS ve kart processing çözümlerimizi Atlas ve dijital bankacılık çözümlerimizi ise Mercury platformlarımız altında ürünleştiriyoruz. Bu platformlarla iş birliklerimizi proje bazlı entegrasyonların ötesine, teknoloji platformları ve servis modellerine taşımayı hedefliyoruz” diyen Öztürk, “Atlas’ın BKT Arnavutluk ve BKT Kosova projelerinde kullanılması, geliştirdiğimiz bir çözümün farklı ülkelerin ihtiyaçlarına uyarlanabilmesi adına somut bir örnek oluşturuyor. Globalleşmeyi ise Türkiye’de geliştirdiğimiz finansal teknoloji yetkinliğini sürdürülebilir bir teknoloji ihracatı modeline dönüştürmek olarak değerlendiriyoruz. Aktif Tech’in Avrupa’daki ödeme teknolojileri dönüşümünü, regülasyonları ve müşteri beklentilerini daha yakından takip edebileceğimiz bir teknoloji ve iş geliştirme merkezi olarak konumlandırdığımız Amsterdam yapılanması da bu vizyon doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri.” şeklinde konuştu.
EKOSİSTEM GÜCÜMÜZÜ ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİNE TAŞIYORUZ
Aktif Bank’ın 10’dan fazla iştiraki olan bir ekosistem olmasının avantajına değinen Öztürk, “Pay N Kolay’dan Sigortayeri, UPT, E-Kent, PAVO ve Passo’ya uzanan iştirak yapımız, farklı hizmet alanlarındaki uzmanlıkları aynı ekosistemde buluşturuyor. Güçlü API altyapımız ve iştirak entegrasyonlarımız sayesinde bu hizmetleri birbirine bağlayarak platformlarımıza yeni ürünler ve kullanım alanları ekliyoruz” dedi.
TEKNOLOJİYLE İŞ DEĞERİNİ BÜYÜTÜYORUZ
Teknolojinin altyapı sağlayan bir unsur olmanın ötesine geçerek doğrudan iş değerine katkı sunduğuna dikkat çeken Öztürk, “Örneğin N Kolay üzerinden diğer iştiraklerimizin ürünlerine erişilebilmesi veya Passo’nun biletlemenin ötesinde bir deneyim platformuna dönüşmesi için yürüttüğümüz çalışmalar, teknoloji aracılığıyla hizmet çeşitliliğimizi artırıyor. Böylece kullanıcıların daha fazla ihtiyacına yanıt veriyor, ürün ve hizmetlerimizin tercih edilme ve gelir üretme potansiyelini güçlendiriyoruz” dedi.
EROL BİLECİK I INDEX GRUP ŞİRKETLERİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“BÜYÜMEMİZİ STRATEJİK YATIRIMLARIMIZ VE YENİ İŞ MODELLERİMİZLE DESTEKLİYORUZ”

“2026 yılının ilk yarısını, yıl başında ortaya koyduğumuz hedeflerimizle uyumlu bir performansla tamamladık. Satışlardaki büyüme, teknoloji dağıtım sektöründeki güçlü konumumuzu korurken iş modelimizi daha verimli ve sürdürülebilir hale getirme yönünde attığımız adımların sonuçlarını da ortaya koyuyor.”
Bu dönemde büyümemizi yalnızca satış hacmiyle değil stratejik yatırımlarımız ve yeni iş modellerimizle desteklemeye devam ettik. 2026’yı, teknoloji ekosistemindeki konumumuzu güçlendirirken iş modelimizi geleceğin ihtiyaçlarına göre dönüştürdüğümüz bir yıl olarak görüyoruz. Gebze Pelitli’de temellerini attığımız 62 bin metrekarelik ILC-Index Logistics Center yatırımımız, lojistik alanındaki yetkinliklerimizi yeni bir iş modeline taşımamız açısından önemli bir adım. Bunun yanı sıra yeni distribütörlük anlaşmalarıyla marka portföyümüzü genişletiyoruz. Datagate çatısı altında hayata geçirdiğimiz Vodafone iş birliği gibi yeni iş modelleriyle de büyüme alanlarımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEKNOLOJİ
Bu kapsamda sürdürülebilir teknoloji alanındaki büyüme yatırımlarımızı da sürdürüyoruz. Bünyemize kattığımız HB Bilişim ve i-renovo şirketleriyle yenilenmiş akıllı telefon pazarında faaliyet gösteriyoruz. Bu yatırımla hem sürdürülebilir tüketim anlayışına katkı sağlıyor hem kullanıcıların kaliteli teknolojiye daha uygun maliyetlerle erişimini mümkün kılıyoruz. Her teknolojik cihazın ikinci bir şansa ihtiyacı vardır. Biz bu yaklaşımı döngüsel ekonomi vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz.
FATİH ERÜNSAL I PENTA TEKNOLOJİ GENEL MÜDÜRÜ
“BÜYÜME PERFORMANSIMIZI DEVAM ETTİRDİK”

“2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve satıştan tedarik zincirine uzanan iş yapış süreçlerimize yönelik yatırımlarımızın önemini ortaya koydu. Yılın ikinci yarısında da yapay zeka, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.”
2026 yılının ilk yarısında istikrarlı bir finansal performans sergiledik. Konsolide ciromuz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 17,3 milyar TL’ye, brüt kârımız yüzde 30 artışla 1,3 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK’ümüz yüzde 24 artışla 616,5 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken FAVÖK marjımız yüzde 3,6 oldu. Vergi öncesi kârımız ise 155,1 milyon TL olarak kaydedildi. 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik odaklı güçlü ekosistemimizle dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerinin ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunuyor; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm yolculuğuna ve sektörün büyümesine katkı sağlıyoruz. 2026 yılının ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, sürdürülebilir büyüme stratejimizin ve satıştan tedarik zincirine uzanan iş yapış süreçlerimize yönelik yatırımlarımızın önemini ortaya koydu.
DİJİTALLEŞME ODAKTA
Güçlü iş ortaklıklarımız, geniş ürün portföyümüz ve dijitalleşmeyi merkeze alan iş modelimiz sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayarak büyüme performansımızı devam ettirdik. Yılın ikinci yarısında da yapay zekâ, veri yönetimi ve bulut teknolojileri başta olmak üzere odaklandığımız alanlarda büyüme istikrarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Verimliliğimizi artıran dijital yatırımlarımız, operasyonel mükemmellik anlayışımız ve insan odaklı kurum kültürümüzle büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönem, iş ortaklarımızın dijital dönüşüm yolculuğunu desteklemeye ve teknoloji ekosistemine uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.
NEVZAT YAVAN I ESAS GAYRİMENKUL COO’SU
“GELECEĞİ ÖNGÖREREK YÖNETEN BİR ŞİRKETE DÖNÜŞÜYORUZ”

“Veri, doğrudan büyümenin kaldıracı oldu. Veri odaklı kiracı karması ve kira optimizasyonu stratejilerimizle ciro/m² büyümemiz yüzde 34,5'e ulaşarak yüzde 31,8 olan sektör ortalamasının üzerine çıktı. Kişi başı harcamada yüzde 32,2 büyümeyle yüzde 26 olan sektör ortalamasının 6,2 puan üzerinde performans gösterdik. Bizim için asıl kazanım tek tek rakamların ötesinde. Geçmiş veriyi raporlayan bir şirketten, geleceği öngörerek yöneten bir şirkete dönüşüyoruz.”
Maliyet baskısı bugün sektörümüzün ortak gündemi. 2026'nın ilk yarısında kişi başı maliyetlerimiz yüzde 42,7 arttı. Biz bu tabloyu bir savunma meselesi olarak değil iş modelimizi yeniden kurgulama fırsatı olarak okuduk. Yapay zeka tabanlı Project Horizon platformumuz ve veri odaklı yönetim modelimiz sayesinde maliyet artışını operasyonel verimlilikle karşıladık. Isı haritaları ve gerçek zamanlı ziyaretçi yoğunluk analitiğiyle enerjiyi yalnızca ihtiyaç olan alanda ve anda kullanıyoruz. Temizlik, güvenlik ve enerji gibi ortak alan giderlerinde yüzde 10-15 bandında tasarruf sağlıyoruz.
“VERİ BÜYÜMENİN KALDIRACI”
Gelir tarafında ise veri, doğrudan büyümenin kaldıracı oldu. Veri odaklı kiracı karması ve kira optimizasyonu stratejilerimizle ciro/m² büyümemiz yüzde 34,5'e ulaşarak sektör ortalamasının (yüzde 31,8) üzerine çıktı. Kişi başı harcamada yüzde 32,2 büyümeyle sektör ortalamasının (yüzde 26) 6,2 puan üzerinde performans gösterdik. Bizim için asıl kazanım tek tek rakamların ötesinde. Geçmiş veriyi raporlayan bir şirketten, geleceği öngörerek yöneten bir şirkete dönüşüyoruz.
YENİ İŞ MODELİ
Gayrimenkul yönetimini, veriyi stratejik sermayeye dönüştüren "AVM 6.0" vizyonuyla yeni bir iş modeline çeviriyoruz. Bu bakışla şirketin gelir mimarisini iki motorlu hale getiriyoruz. Bir yanda kiralanabilir alandan gelen geleneksel gelir, diğer yanda bu alanların ürettiği veriden ve teknolojiden doğan yeni gelir. Assetify, Visitify, Shopla, Store 360, Project Horizon ve geliştirme aşamasındaki ürünlerimizle toplam 6 ürünlük dijital ekosistemimizi "satılabilir teknoloji çözümü" haline getirdik. Bu dönüşümün zamanlaması tesadüf değil.
“SEPETE YAPAY ZEKAYLA GELİYORLAR”
Araştırma platformumuz EsasLabs'in bulguları, tüketicilerin yüzde 68'inin satın alma yolculuğunda yapay zeka kullandığını, fiziki ziyaret artışının ise yıllık yüzde 2 düzeyinde kaldığını gösteriyor. Müşteri artık kapıya değil sepete yapay zeka ile geliyor. Yine Türkiye'de bir ilk olarak gerçekleştirdiğimiz Dijital Olgunluk Araştırması, AVM sektörünün dijital olgunluk ortalamasının (2,65) diğer sektörlerin (3,02) gerisinde kaldığını ortaya koydu. Bu açık, bizim için pazarın kendisidir. Kendi portföyümüzde kanıtladığımız çözümler hem ciro ve kira optimizasyonumuzu doğrudan besliyor hem sektöre ölçeklenebilir bir teknoloji gelir modeli olarak sunuluyor. Bugün toplam ciro içindeki payı henüz kuruluş aşamasında ancak bir yıl önce var olmayan bu gelir hattı, portföyümüzün en hızlı büyüyen kalemi olarak konumlanıyor.
“EN KRİTİK UYGULAMAMIZ”
Şirket genelinde ölçeklendirdiğimiz en kritik uygulama, yapay zekâ tabanlı Project Horizon platformu oldu. Platform, Visitify üzerinden yıllık 100 milyonun üzerindeki ziyaretçi etkileşim verisini, Assetify iş zekası uygulamamızla entegre 120'den fazla sensörden yılda elde edilen 2 milyondan fazla veriyi, Shopla ziyaretçi deneyimi ve sadakat uygulamamızdaki 650 bini aşkın kullanıcı verisini ve 2.000'den fazla perakendeci iş ortağımıza ait verileri tek bir "Akıllı Veri Katmanı" altında birleştiriyor.
İŞLER SAATTTE DEĞİL DAKİKADA
Bu katman, ERP sistemlerindeki dağınık veriyi saniyeler içinde normalize ediyor; IFRS/GAAP finansal dönüştürme ve raporlama süreçlerini otomatize ederek haftalar süren işleri dakikalar seviyesine indiriyor.
ZAFER ORHAN I TÜRK TELEKOM NETWORK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“DÜNYADAKİ ÖNCÜ OPERATÖRLERDEN BİRİ OLACAĞIZ”

“Türk Telekom olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi ‘akıllı asistanlarını’ oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu’nu yakın zamanda hayata geçireceğiz.”
Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Yeni nesil teknolojileri şebekemize entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz. Yapay zeka altyapısı, günümüzde küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geliyor. Türk Telekom olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi ‘akıllı asistanlarını’ (yapay zeka ajanlarını) oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu’nu yakın zamanda hayata geçireceğiz. Geliştirdiğimiz bu platform, sadece çalışanlarımız için bir asistan olmakla kalmayacak; telekomünikasyon şebekemizin kendi kendini optimize eden, hataları önceden tespit edip çözen (self-healing) canlı bir organizma gibi çalışmasını sağlayarak ağımızı uluslararası standartlarda tam otonom seviyeye taşıyacak.
TAM OTONOM AĞ
Bu sayede ağ yönetimimizde verimliliğimizi artıracak, zaman ve enerji tasarrufu ile çevresel etkilerimizi de azaltacağız. Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız. Bu öncü uygulama ile teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz. Türk Telekom olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeyi ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre ederek değer yaratmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.