PROF. DR. ACAR BALTAŞ I PSİKOLOG - BUSINESS LIFE BAŞYAZARI
Dünyayı anlamanın yolu, deney yapmaktan geçer. Bilim insanları belirledikleri konular üzerinde defalarca deney yapar ve bulgularını o koşullar için genel geçer bir kurala dönüştürürler. İnsanları da anlamanın yolu bilimsel deneylerden geçer. Kalbi anlamak için kesmek, hücreyi anlamak için mikroskop altında incelemek gerekir. İnsan zihni de bu kuralın dışında değildir. Davranışlarımızın ve kararlarımızın arkasındaki gerçek motifleri bulup çıkarmak yine bilim insanlarının yaptığı deneylerle mümkün olmuştur. Yapılmış deneylerin ve son 40 yılda biriken bilimsel araştırma bulgularının sonucunda, bugün insanların “öngörülebilir şekilde akıldışı” davrandığını biliyoruz. Böylece kendimizin, aslında önemli kararları düşünerek verdiğini zanneden canlılar olduğunu öğreniyoruz. Biraz daha derine gidince sadece önemli kararların değil gündelik hayatımızdaki sıradan kararların da neredeyse tamamının farkına varmadığımız dış faktörler tarafından yönlendirildiği gerçeğiyle karşılaşıyoruz.
MİMİKLER
İnsan farkında olmadan karşısındaki kişinin jest ve mimiklerini taklit eder1. Bunun nedeni beynimizde bulunan ayna nöronlardır. New York Üniversitesi’nde iki psikolog T.L. Chartrand ve J.A. Bargh, laboratuvarlarına davet etikleri deneklerle fotoğrafçılık üzerine bir sohbet ortamı tasarlamıştır2. Denekler karşılarındaki araştırmacıların da kendileri gibi araştırmaya katılan birer denek olduğunu düşünür. Bu sohbet sırasında, araştırmacıların yüzünü ovuşturmak, ayağını sallamak gibi çok sayıda jestinin karşılarındaki denekler tarafından taklit edildiği kaydedilir. Daha sonra yapılan görüşmelerde deneklerin araştırmacıyı taklit eden jest ve mimiklerinin hiçbir şekilde farkında olmadığı görülür. Görüntüleri izleyen denekler kendi taklit hareketleri konusunda hayretlerini gizleyemez. Empati düzeyi yüksek insanlar, karşılarındaki kişilerin jest ve mimiklerini taklit etme konusunda doğal bir eğilime sahiptir. Benzer şekilde, ilişki içinde karşısındaki kişiden beklentisi olanların da daha fazla jest ve mimik taklidi yaptığı bulunmuştur. Örneğin iyi satıcıların, potansiyel müşteri olarak gördükleri kişilerin jest ve mimiklerini taklit ederek uyum geliştirme eğiliminde olduğu bilinir. Bu kişiler sizinle aynı fikirde olurlar, gülerler ve sizi de gülümsemeye veya en azından tebessüm etmeye zorlarlar. Hollanda’da restoranlarda yapılan bir araştırmada, müşterilerden aldığı siparişi dinlerken “evet” deyip not eden bir garsona kıyasla, siparişi sözlü olarak tekrar eden garsonun yüzde 70 daha fazla bahşiş aldığı görülmüştür3. İnsanların, bilgisayardaki sanal bir kişinin kendi jest ve mimiklerini taklit etmesinden de etkilendiği bulunmuştur. Bilgisayar ekranındaki kişi, dört saniye farkla kendisini dinleyen öğrencinin mimiklerini taklit etmiştir. Bu zaman farkının nedeni yapaylık algısını önlemektir. Yapılan izleme çalışması sonunda öğrencilerin bu türdeki duyuruyu daha gerçekçi buldukları, daha fazla beğendikleri ve verilen mesaja uygun hareket ettikleri bulunmuştur.
KARŞI CİNSLE İLİŞKİLER
Bunun karşı cinsle olan ilişkileri nasıl etkilediğini bulmak için bir Fransız araştırmacı Batı’da yaygın olan “hızlı buluşma” (speed dating) uygulamasını kullanır4. Bu uygulamaya katılacak kadınlardan bazılarına, verilen ön eğitimde, karşılarına gelecek partnerlerin jest ve mimiklerini taklit etmeleri, ayrıca bazı sözlü ifadeleri tekrarlamaları öğretilir. Örneğin, bu uygulamaya dahil olan kadınlara, “Bunu gerçekten yaptın mı?” sorusuna sadece “Evet” değil, “Evet, bunu gerçekten yaptım” diyerek cevap vermeleri söylenir.
Hızlı buluşma oturumunun sonunda araştırmacılar bütün katılımcılara form vererek karşılaştıkları kişileri değerlendirmelerini ister ve bu kişilerle bir daha buluşmayı isteyip istemedikleri sorulur. Araştırma sonunda karşılarındaki erkeklerin mimik, jest ve ifadelerini taklit eden kadınların daha çekici bulundukları ve ikinci buluşma için daha çok tercih edildikleri görülür.
RENK VE KOKU
Bu konuda yapılan bir araştırmada kadınlardan, bir dizi erkek resmini çekicilik sıralaması yaparak değerlendirmeleri istenir. Bu değerlendirmede kırmızı renkli gömlek giyen veya resmi kırmızı renkli çerçeveye yerleştirilen erkeklerin daha çekici bulundukları görülür. Benzer şekilde koku, partner seçiminde düşünüldüğünden çok daha büyük bir etkiye sahiptir. Genetik olarak farklı olanların kokusu, kişiye cinsel bakımdan daha çekici gelir. Bunun türü sürdürmek için çeşitliliğin öneminden geldiği düşünülür. Çünkü genetik benzerlik türün devamı için risk taşır. Kapalı toplum içinde eş seçmek, sonraki kuşakların bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar5, 6.
SONUÇ
Kararlarımızda farkına varmadığımız dış koşullar tarafından yönlendirildiğimizi itiraf etmek kolay değil. Birçok kişi bunu öğrendiğinde duruma tepki verir ve karşı çıkar. Yönlendirildiğini öğrenmek, aldatılmışlık duygusu yaratır ve insanı rahatsız eder. Bu nedenle bir satış danışmanının önerisi size birdenbire çok cazip geliyorsa nedenini açıklayamadığınız bir şekilde birinden çok hoşlanmaya başlıyorsanız, yukarıda anlattığım dış koşullar tarafından etkilenmiş olma ihtimaliniz çok yüksek. Vereceğiniz kararlar ve yapacağınız seçimlerde bu gerçeği göz önünde bulundurmak size öngöremeyeceğiniz yararlar sağlayabilir.
(*) Bu yazı Remzi Kitabevi’nde yayınlanan “Akılsız Duyguların Cezasını Kararlar Çeker” kitabından bazı değişikliklerle alınmıştır.
Kaynakça:
1. Lakin JL ve ark. The chameleon effect as social glue: evidence for the evolutionary significance of nonconscious mimicry. Journal of Nonverbal Behavior 2003; 27(3): 145-162.
2. Chartrand TY, Bargh JA The chamelon effect: the perception -behavior link and social interaction. Journal of Personality and Social Psychology 1999; 76(6): 893- 910.
3. Van Baaren RB ve ark. Mimicry for money: behavioral consequences of imitation. Journal of Experimental Social Psychology 2003; 39(4): 393-398.
4. Gueguen N. Mimicry and seduction: an evaluation in a courtship context. Social Influence 2009; 4(4): 249-255.
5. Wedekind, C., Füri,S.: Body odor preferences in men and woman. Proceedings of the Royal Society of London. Sayı 264, 1997, 1471-1479
6. Şirin S.: Bakışımızı Değiştiren 10 Deney: İnsan, Mundi Yay. 2025